Turkipedia
Menü

Zekai Dede Efendi

İçindekiler2
  1. Yaşamı
  2. Ailesi
  3. Öğrenimi
  4. Mısır yılları
  5. Mevleviliği
  6. Eserleri
  7. Kaynakça

Zekâi Dede Efendi (1824 – 25 Ekim 1897), Osmanlı klasik Türk müziği bestecisi.[1]Arşivlenmiş kopya.

Sadece Dede Efendi olarak bilinen Hammâmîzâde İsmâil Dede Efendi'nin öğrencisidir. Klasik Türk musikisinin Osmanlı dönemindeki son büyük bestekârı kabul edilir. Pek çok öğrenci yetiştiren sanatçının klasik repertuvarı günümüze aktarmadaki rolü nedeniyle müzik tarihinde önemli yeri vardır.

Besteci Ahmet Irsoy'un babasıdır.

Yaşamı

Ailesi

Eyüpsultan'da Cedîd Ali Paşa mahallesinde Cedîd Ali Paşa Mescidi'nin yanındaki evde 1824 yılında dünyaya geldi.[2]Ali Sarıgül, Zekai Dede, Musiki Yolu, 01.11.2005. Babası, bu mescidin imamı idi (Sonradan Zekâi Dede ile oğlu Ahmed Irsoy da aynı mescitte imamlık yapmıştır).[3]Nidayi Sevim, Zekai Dede Efendi ve Beethoven, Musikidergisi.net. Babası, imamlığının yanı sıra hat hocası ve tanınmış bir hattat olan Hâfız Süleyman Efendi; annesi ise Hacı Hasan Efendi'nin kızı Ziyneti'Hanım'dır.[4]Mevlanakapisi.net sitesi, Zekai Dede Efendi sayfası, Erişim tarihi 26.07.2011. Ailenin tek çocuğu olan Zekâi, annesini 1859'da, babasını 1863 yılında kaybetti. 1865'ten evvel Fatma Hanım ile evlendi.

Öğrenimi

İlköğrenimini babasının hat dersi verdiği ve amcasının da öğretmenlik yaptığı Lâ'lî-zâde Abdülbaki İlkokulu'nu bitirdikten sonra babasından hat, amcasından Kur'ân öğrenmeye devam etti.[3]Nidayi Sevim, Zekai Dede Efendi ve Beethoven, Musikidergisi.net. Ağustos 1843'te 18 yaşını bitirdiği zaman hâfız oldu ve babasından da hat icâzet-nâme aldı. Öğrenimine Eyüpsultan İskelesi civarındaki yalısında oturan Balıklı Hoca Ali Efendi'den devam ederek ve medrese dersleri alarak devam etti. Aynı yıllarda yine Eyyubî Mehmed Bey'den müzik dersleri almaya başladı. Müzisyen olarak şöhreti yayılmaya başladığı sırada Kazasker Mustafa İzzet Efendi'den bir yıl boyunca sülüs ve nesih yazıları öğrendi.[3]Nidayi Sevim, Zekai Dede Efendi ve Beethoven, Musikidergisi.net.

Eyyubî Mehmed Bey'den bir yıl ders aldıktan sonra ilahi ve şarkılar bestelemeye başladı. Mehmet Bey onu, bir diğer öğrencisi Hamdi Efendi ile beraber, Dede Efendi'nin konağına götürüp tanıştırdı. Dede'nin arzusu üzerine, haftada bir gün tek başına, bir gün de hocası Mehmed Bey ile beraber konağında meşke başladı. 1844 yılı Temmuz'undan Mısır'a gittiği 1845 Mayısına kadar 10 ay meşk etme fırsatı buldu.[2]Ali Sarıgül, Zekai Dede, Musiki Yolu, 01.11.2005. Kendisinin son talebesi oldu. 1845 başlarında bir gün, Mehmed Bey, Sûz-i Dil'den bestelediği I. ve II. besteler'i Dede'ye takdim edince İsmail Dede, bu faslın Ağır Semaî'sinin Zekâi Efendi, Yürük Semaî'sinin de Hamdi Efendi tarafından bestelenmesini istemişti. Bu beste, Hafız Zekâi Efendi'nin büyük formdaki ilk eseri oldu.

Mısır yılları

1845 ortalarında Mısır Prensi Mustafa Fâzıl Paşa ile tanıştı. Sarayında musiki muallimliği teklifini kabul etti ve onunla Mısır'a gitti. Bu ülkede Arapçasını ilerletti; dini ve din dışı yerel müziği inceledi; Arapça güfteli "Şugl" denen ilahiler besteledi. Mustafa Fazıl Bey, paşa rütbesiyle İstanbul'a atanınca, onunla birlikte İstanbul'a döndü.

Mevleviliği

Zekâi Efendi, 1868 yılında Mevlevîlik tarikatına girdi; İstanbul'da Mustafa Fazıl Paşa'nın dostu ve V. Murad taraftarı olan Yenikapı Dergahı şeyhi Osman Selahaddin Dede'ye kapılandı.[3]Nidayi Sevim, Zekai Dede Efendi ve Beethoven, Musikidergisi.net. Dergâhtaki mukabelelerde ayin okudu. 1883'te Darüşşafaka’da musiki muallimi oldu ve ölümüne kadar 14 yıl bu kurumda öğretmenliği sürdürdü.[2]Ali Sarıgül, Zekai Dede, Musiki Yolu, 01.11.2005. 1884 Aralığında Arif Dede'nin ölümüyle Eyüp Mevlevihanesi kudümzen başılığı boşalması üzerine kendisine teklif edilen bu görevi kabul etti ve “Dede” unvanını aldı.[2]Ali Sarıgül, Zekai Dede, Musiki Yolu, 01.11.2005. Kudümzenbaşılığı ölümüne kadar devam ettirdi. O güne kadar “Hafız Zekâi Efendi” olarak anılırken ömrünün geri kalanında “Zekâi Dede” olarak anıldı ve tarihe bu şekilde geçti.[3]Nidayi Sevim, Zekai Dede Efendi ve Beethoven, Musikidergisi.net.

1897 yılında öldü. Kaşgari Murtaza Efendi Cami civarına defnedildi.[3]Nidayi Sevim, Zekai Dede Efendi ve Beethoven, Musikidergisi.net. Serlevhası Mevlevi Sikkesi formunda stilize edilmiş mezar taşı günümüze kadar ulaşmıştır. Bu tarihi mezar taşının önünde Latin harfleri ile düzenlenmiş yeni bir mermer tanıtım levhası daha bulunmaktadır.[5]Sevim, Nidayi: Medeniyetimizin Sessiz Tanıkları, Kitapdostu Yay. İst. 2007, s.75 Eyüp, Nişanca Mahallesi, Zekai Dede Sokakta bulunan ve bir zamanlar Zekai Dede Efendi'nin ikamet ettiği ev aslına uygun olarak yenilenmiştir. Mekan günümüzde Siyer Vakfı tarafından kullanılmaktadır.

Eserleri

Zekâi Dede'nin ilk büyük formlu eseri Sûz-i Dil'den olduğu gibi, ilk ayin'i de bu makamdandır.[3]Nidayi Sevim, Zekai Dede Efendi ve Beethoven, Musikidergisi.net. Mustafa Fâzıl Paşa'nın isteği üzerine bestelenmiş ve ona ithaf edilmiştir. 1870'te birkaç günde bestelenen bu ayin, Zekâi Dede o tarihte Mevlevi olmadığı için ancak 1891'de Bahariye Dergahında ilk mukabelesi resmen yapılmıştır. Oğlu Ahmed Irsoy, babasının 5 ayin, 100 kadar Kâr, Beste ve Semaî, 400 küsur İlahi, Şugl, Şarkı ve Marş bestelediğini söylemiştir. 5 âyin ile 95 Kâr, Beste ve Semaî elimizde olmasına rağmen, küçük formla bestelediklerinin yalnız 163'ü günümüze gelebildi. Zira Zekâi Dede, pek çok ilahi ve şarkısını büyük eserleri gibi meşke değer bulmamış ve nota da bilmediği için unutulup gitmiştir.[2]Ali Sarıgül, Zekai Dede, Musiki Yolu, 01.11.2005. İlk ayininden 15 yıl sonra, kudümzenbaşılığının ilk yılı olan 1884 Aralığından 1885 Aralığına kadar olan dönemde son dört ayinini besteledi. Hayatının son yıllarında talebesi Dr. Suphi Ezgi'den Hamparsum notasını öğrendi. O yıllarda batı notası da öğrendi. Ancak gerek batı notasını, gerekse Hamparsum'u hiç kullanmadı.[3]Nidayi Sevim, Zekai Dede Efendi ve Beethoven, Musikidergisi.net.

Zekâi Dede Efendi'nin her biri değerli pek çok öğrencisi olmuştur. Şevki Bey, Hüseyin Fahreddin Dede, Ahmed Avni Konuk, Leon Hanciyan, Ali Rıfat Çağatay, Raûf Yektâ Bey, Muallim İsmail Hakkı Bey, Dr. Suphi Ezgi, Ahmet Rasim, Şükrü Şenozan, Hüseyin Sadettin Arel; onun öğrencisi oldular. Zekai Dede'nin, klasik repertuvarı günümüze aktarmada büyük rolü olmuştur. Üç öğrencisi Rauf Yektâ Bey, Suphi Ezgi ve aynı zamanda oğlu olan Ahmet Irsoy; Darülelhân (İstanbul Belediye Konservatuvarı) Türk Müziği Eserlerini Tasnif ve Tespit Heyeti'nde önemli çalışmalar yaparak, yüz yıllardır meşk zinciriyle aktarılan ve sınırlı bir kısmı notaya alınmış olan eserleri tespit ederek notaya geçirmiştir.

177 parça eserinin notası, 3 cilt halinde oğlu Ahmed Irsoy ile talebesi Dr. Suphi Ezgi tarafından İstanbul Konservatuvarı yayınları arasında basılmıştır. 5 Mevlevi ayini ile bazı tasavvufi eserleri de Ahmet Irsoy, Suphi Ezgi ile Raûf Yektâ ve Ali Rıfat Çağatay tarafından yayınlanmıştır. Bayatî-Bûselik terkîbini kullanan ilk bestekârdır.[3]Nidayi Sevim, Zekai Dede Efendi ve Beethoven, Musikidergisi.net. Önemli eserleri arasında “Hisâr-Bûselik”, “Şehnâz-Bûselik”, “Hicazkâr” fasılları, “Ferahnâk Beste”, “Acem-Aşîrân Beste”, “Sûz-i Dil Semaî”, Mevlevî Ayinleri yer alır.

Bestekâr hakkında yayınlanmış ilk ve en önemli eser, Rauf Yektâ Bey tarafından kaleme alınan Esâtiz-i Elhân eseridir.[6]Rauf Yekta, Esâtiz-i Elhan, Mahmud Bey Matbaası, İstanbul, 1900; eserin son basımı için Rauf Yekta, Esâtiz-i Elhan, İstanbul, 2000. Eserin birinci cüz'ü, bestekâra ayrılmıştır. İrfan Karaduman tarafından da Mehmet Zekai Dede Efendi'nin Makam Anlayışı ve Türk musikisine etkileri hakkında bir doktora tezi hazırlanmıştır.[7]Karaduman, İrfan: Mehmet Zekai Dede Efendi’nin Makam Anlayışı ve Türk musikisine etkileri. acikarsiv.ankara.edu.tr. Erişim Tarihi: 24.10.2016 Bestekârın eserleri hakkındaki bir diğer doktora tezi, Kibele Kıvılcım Çiftçi tarafından hazırlanan "Türk mûsikîsi makâm eğitiminde kullanılabilirliği bakımından Mehmet Zekâi Dede Efendi'nin beste formundaki eserlerinin analizi" başlıklı çalışmadır.[8]Kibele Kıvılcım Çiftçi, TÜRK MÛSİKÎSİ MAKÂM EĞİTİMİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ BAKIMINDAN MEHMET ZEKÂİ DEDE EFENDİ’NİN BESTE FORMUNDAKİ ESERLERİNİN ANALİZİ, Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Bilimleri Üniversitesi, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Konya, 2014.

Kaynakça

  1. 1.Arşivlenmiş kopya. timeturk.com
  2. 2.Ali Sarıgül, Zekai Dede, Musiki Yolu, 01.11.2005. musikiyolu.blogspot.com
  3. 3.Nidayi Sevim, Zekai Dede Efendi ve Beethoven, Musikidergisi.net. musikidergisi.net
  4. 4.Mevlanakapisi.net sitesi, Zekai Dede Efendi sayfası, Erişim tarihi 26.07.2011. mevlanakapisi.net
  5. 5.Sevim, Nidayi: Medeniyetimizin Sessiz Tanıkları, Kitapdostu Yay. İst. 2007, s.75
  6. 6.Rauf Yekta, Esâtiz-i Elhan, Mahmud Bey Matbaası, İstanbul, 1900; eserin son basımı için Rauf Yekta, Esâtiz-i Elhan, İstanbul, 2000.
  7. 7.Karaduman, İrfan: Mehmet Zekai Dede Efendi’nin Makam Anlayışı ve Türk musikisine etkileri. acikarsiv.ankara.edu.tr. Erişim Tarihi: 24.10.2016 acikarsiv.ankara.edu.tr
  8. 8.Kibele Kıvılcım Çiftçi, TÜRK MÛSİKÎSİ MAKÂM EĞİTİMİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ BAKIMINDAN MEHMET ZEKÂİ DEDE EFENDİ’NİN BESTE FORMUNDAKİ ESERLERİNİN ANALİZİ, Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Bilimleri Üniversitesi, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Konya, 2014.