Trabzon Olayları
Trabzon olayları, II. Meşrutiyet sonrası Ermeni Komitecilerin Trabzon ve Samsun illerinde neden oldukları olaylardır. Periyodik olarak tekrarlanmış ve ağırlıklı olarak 1917 Bolşevik İhtilali'ne kadar devam etmiştir.[1]SAKARYA, İhsan-, Belgelerle Ermeni Sorunu, 2. Baskı, Genelkurmay ATASE Yayınları, Ankara 1984, s. 198-199
Olayların gelişimi
Samsun ve Trabzon konumları itibarıyla Karadeniz'in Anadolu'ya açılan kapıları hükmündeydiler. Bu konum bugün de güncelliğini korumaktadır. Ermeni komiteciler de bu önemin farkında olarak Erzincan, Erzurum, Sivas, Şebinkârahisar, Van ve Elazığ gibi illere yaptıkları silah sevkiyatını, bu limanları kullanan ve eşya ticareti yapan tüccarlar aracılığıyla yapmaktaydılar. Savaş ilanından önce bu bölgede çok yaygın bir şubeleşmeye giden komiteciler, Rusya'nın bölgedeki konsoloslarından bilgi almakta, aynı zamanda yine Rusya'nın telgraf hatlarını kullanarak bölgesel koordinasyonlarını sağlamaktaydılar.[2]Hocaoğlu, Mehmet, Arşiv Vesikalarıyla Tarihte Ermeni Mezalimi ve Ermeniler, İstanbul: Anda Dağıtım, 1976;579.[3]Ermeni Sorunu-Tranzon olayları.
Tahkikat ve isyan girişimi
Silah ithali için Giresun iskelesine büyük önem verilmişti. Bu bölgedeki silah kaçakçılığı, Vahan Badelyan ve Kel Artin isimli iki Ermeni tarafından kontrol ediliyordu.[4]Hocaoğlu, a.g.e.;579. Bir gün Rus vapurlarından çıkartılmakta olan bir saman balyasının vinçten boşalarak dağılması üzerine, samanların arasında bulunan 400 martin ile çok sayıda mavzer tüfekleri ve mermiler ortaya çıktı. Böylece gümrük ambarlarında yapılan aramalar ve tahkikat sonucunda, ticaret eşyaları arasında çok sayıda tüfek ve cephane ele geçirildi.[5]Cengiz, Erdoğan, Ermeni Komitelerinin A’mal ve Harekat-ı İhtilaliyyesi, Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1985;194.
Bir başka olay da Giresun'da gerçekleşmişti. Giresun'un Rus torpidosu tarafından bombardımanı sırasında Ermeniler, büyük sevinç gösterileri yapmışlar ve Müslüman halk ile hükûmet memurlarına hakaretler yağdırmışlardı. Ayrıca Samsun'da yapılan bir aramada birçok silah ve cephaneden başka Ermeni kilisesinin zeminliğinde büyük çapta 20 memeli bomba ile bomba yapımında kullanılan çokça araç ve gereç bulunmuştur. Bu sandıkların üzerinde ise Ermenice ‘’Samsun Ermeni Piskoposluğuna verilecektir’' ibaresi bulunmuştu.[6]Anadol, Cemal, Tarih Boyunca Türk-Ermeni Meselesi, İstanbul: Bilge Karınca Yayınları, 2007;290.
Sonuç
Ermeniler, bu bölgede, yüksek iktisadi durumları sayesinde asker kontrolünden ve idari baskılardan nispeten kurtulmuşlardı. Bu rahatlık onların limanları istedikleri gibi kontrol etmelerine ve silah sevkiyatını kolayca yapabilmelerine imkân sağlamaktaydı. Rus konsolosluklarının bölgedeki etkinliği onlara ayrıca büyük bir güç sağlamış oluyordu. Bölgede çıkan karışıklıkların, Rus saldırıları ile paralel zamanlarda olmasından anlaşıldığı üzere Ermeniler dış güçler ile paralel hareket etmeleri sayesinde bu güce sahip olmuşlardı.
Kaynakça
- 1.SAKARYA, İhsan-, Belgelerle Ermeni Sorunu, 2. Baskı, Genelkurmay ATASE Yayınları, Ankara 1984, s. 198-199
- 2.Hocaoğlu, Mehmet, Arşiv Vesikalarıyla Tarihte Ermeni Mezalimi ve Ermeniler, İstanbul: Anda Dağıtım, 1976;579.
- 3.Ermeni Sorunu-Tranzon olayları. ermenisorunu.gen.tr
- 4.Hocaoğlu, a.g.e.;579.
- 5.Cengiz, Erdoğan, Ermeni Komitelerinin A’mal ve Harekat-ı İhtilaliyyesi, Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1985;194.
- 6.Anadol, Cemal, Tarih Boyunca Türk-Ermeni Meselesi, İstanbul: Bilge Karınca Yayınları, 2007;290.