Turkipedia
Menü

Türk Kurtuluş Savaşı'nda Türk basını

İçindekiler6
  1. Arka plan
  2. Millî Mücadele'nin yanında yer alan basın
  3. Anadolu basını
  4. Millî Mücadele'nin karşısında olan basın
  5. İstanbul basını
  6. Azınlıkların kontrolündeki basın
  7. Ayrıca bakınız
  8. İlgili kitaplar
  9. Kaynakça
Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara Hükümeti'nin yanında yer alan yayın organlarından biri olan haftalık Güleryüz gazetesinin 26 Mayıs 1337 (1921) tarihli 4. sayısının kapağında, bir seyyar satıcının Galata Köprüsü üzerinde işgâl kuvvetleri subayına, üzerinde Mustafa Kemal Paşa'nın fotoğraflarının yer aldığı kartpostalları satmaya çalışması resmedilmiş. Satıcı "Çok bakma hemşehri rüyana girer" diyor.
Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara Hükümeti'nin yanında yer alan yayın organlarından biri olan haftalık Güleryüz gazetesinin 26 Mayıs 1337 (1921) tarihli 4. sayısının kapağında, bir seyyar satıcının Galata Köprüsü üzerinde işgâl kuvvetleri subayına, üzerinde Mustafa Kemal Paşa'nın fotoğraflarının yer aldığı kartpostalları satmaya çalışması resmedilmiş. Satıcı "Çok bakma hemşehri rüyana girer" diyor.Yazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Kurtuluş Savaşı'nda Türk basını, Mondros Mütarekesi ile Lozan Antlaşması arasında fiilen dört yıl süren (1919-1922) Türk Kurtuluş Savaşı esnasında İstanbul ve Anadolu'da yayımlanan gazete ve dergilerin siyasi tutumlarını ele alan bir konudur.

Arka plan

Osmanlı İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkınca toprakları İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmeye başlamıştı. Ülke bütünlüğünü korumak için Kuvâ-yi Milliye, Mîsâk-ı Millî sınırları içinde çok cepheli siyasi ve askeri bir mücadeleye girişti. 1919-1922 yılları arasında gelişen ve Türk Kurtuluş Savaşı (İstiklâl Harbi, Türk İstiklâl Harbi ya da Millî Mücadele) adı verilen ve Ankara Hükûmeti'nin galibiyetiyle sonuçlanan bu çetin mücadele 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi ile başlar ve 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile resmen sona erer.

Bu dönem zarfında hem İstanbul hem de Anadolu'da çıkan gazete ve dergilerin önemli bir kısmı Ulusal Bağımsızlık Savaşı'nın yanında yer almıştır. Mondros Mütarekesi şartları gereği işgâl atında olan İstanbul basını, uygulanan sansür nedeniyle başlangıçta Mustafa Kemal Paşa, Kuvâ-yi Milliye, Millî Mücadele ve Türkiye Büyük Millet Meclisi konularında yazılara yer verememişlerdi. Bazı gazeteler ise açıkça Millî Mücadele karşısında tavır almışlar, işgâlci emperyalist devletlerin görüşlerini ve çıkarlarını savunmuşlar, halkı işgâle karşı koymama hususunda ikna etmeye çalışmışlardı. Bunlardan bazıları yabancı devletlerin manda idaresine girilmesini savunuyorlardı. Bu tür gazetelere dönemin adından hareketle Mütareke Basını adı verilmiştir.[1]Milli Mücadele Başlangıcında Basın ve Mustafa Kemal Paşa’nın Basınla İlişkileri.

Mütareke döneminde hem İstanbul hem de Anadolu'da çıkan azınlık gazeteleri İmparatorluğun parçalanması için büyük çaba gösterdiler, İmparatorluk topraklarının işgâlini alkışladılar, manda yönetimini desteklediler, Kuvva-yı Milliye'yi 'sorumsuz çeteler' olarak nitelendirdiler.[2]Azınlıklar Milli Mücadele ve Sonrası Ekonomik, Eğitim-Kültür, Basın Faaliyetleri.

Millî Mücadele'nin yanında yer alan basın

Anadolu basını

Adana

Adapazarı

Afyon

Amasya

Ankara

Ardahan

Aydın

Bakü

Balıkesir

Batum

Bolu

Bursa

Çankırı

Daday

Diyarbakır

Edirne

Elazığ

Erzurum

Eskişehir

Giresun

İnebolu

İzmir

Kastamonu

Kayseri

Konya

Manisa

Maraş

Merzifon

Moskova

Muğla

Ordu

Pozantı

Samsun

Sarıkamış

Selanik

Sivas

Sofya

Trabzon

Millî Mücadele'nin karşısında olan basın

İstanbul basını

Mondros Mütarekesi sırasında Millî Mücadele aleyhinde yayın yapan basına Mütareke Basını da deniyordu.

Azınlıkların kontrolündeki basın

Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yaşayan azınlıkların ilk kez kendi dillerinde gazete çıkarmaları 1831 yılına rastlar. İlk gazete "Takvimi Vahayi"dir. 1839 yılında Tanzimat'ın ilân edilmesiyle bu yayınların sayısı çok artmıştır. Bu gazeteler Ermenice, Rumca, eski İspanyolca (Museviler çıkartıyordu) dışında Arapça, Farsça ve Fransızca olarak da yayımlanmışlardır. 1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilânından sonra bu yayınlardaki hareketlilik daha da artmıştır. Genelde kendi cemaatleri ile ilgili haberlere ve kültürel faaliyetlere yer veren bu gazeteler arasında belli ideolojilerin sözcülüğünü yapanlar olsa da genellikle bu yayın organları Mondros Mütarekesi'ne kadar Osmanlı siyasetinden ayrılmadılar. Mütareke döneminde hem İstanbul hem de Anadolu'da çıkan azınlık gazeteleri İmparatorluğun parçalanması için çaba gösterdiler, İmparatorluk topraklarının işgâlini alkışladılar, manda yönetimini desteklediler, Kuvva-yı Milliye'yi 'çeteler' olarak nitelendirdiler.[2]Azınlıklar Milli Mücadele ve Sonrası Ekonomik, Eğitim-Kültür, Basın Faaliyetleri.

Tamamı Millî Mücadele'nin karşısında olan azınlık basını şunlardır:

İstanbul

İstanbul'daki Rum gazeteleri Türklerin İstanbul'dan çıkarılması gerektiğini yazıyorlardı.

İzmir

İzmir'de çıkan Rum gazeteleri Aydın Vilayeti'nin Yunanistan'a bırakılması için kampanyalar açtılar.

Trabzon

Trabzon'da çıkan Rum gazeteleri İzmir'in işgâline alkış tuttular.

Adana

Ermeniler tarafından yayımlanan gazetelerin tamamı 1921 yılında kapanmıştır. Bunların bir tanesi ("Adana") Ermeni harfleriyle Türkçe basılırken diğerleri Ermenice basılıyordu.

Ayrıca bakınız

İlgili kitaplar

  • "Kuvayi Milliye'den Günümüze Türk Basını" (70. Yılında Cumhuriyet Basını), Orhan Koloğlu, Kültür Bakanlığı Yayınları, 1993, Ankara. ISBN 9751713560.

Kaynakça

  1. 1.Milli Mücadele Başlangıcında Basın ve Mustafa Kemal Paşa’nın Basınla İlişkileri. isteataturk.com
  2. 2.Azınlıklar Milli Mücadele ve Sonrası Ekonomik, Eğitim-Kültür, Basın Faaliyetleri. filozof.net