Turkipedia
Menü

Türk (etimoloji)

İçindekiler3
  1. VI. yüzyıl öncesi kaynaklar
  2. Türkçe kaynaklarda
  3. Türk Kelimesinin Anlamına Dair İddialar
  4. Kaynakça

Türk (𐱅𐰇𐰼𐰰, 突厥) sözcüğünün etimolojisini, sözcüğün geçirdiği düşünülen süreçleri ve bu ismi kullanan halkları ifade eder. Eldeki belgelere göre Türk adının resmî olarak kullanımı 6. yüzyıldaki Göktürk Devleti'nde kesinleşir.[1]Rásonyi, László. Tarihte Türklük. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 1971, s. 20.[2]aton.ttu.edu/pdf/Eski_Turk_Yazitlari_Part_1.pdf‎[3]aton.ttu.edu/pdf/Eski_Turk_Yazitlari_Part_4.pdf‎ Orhun Yazıtları'ndaki yazınsal dil ve Türk adının yoğun kullanımı da Türk sözcüğünün sözlü ve yazılı olarak daha önceden kullanıldığını gösterir.[4]eogrenme.anadolu.edu.tr/eKitap/EDB201U.pdf

VI. yüzyıl öncesi kaynaklar

MÖ 3. yüzyılda Çin kaynaklarında geçmektedir. Çin yıllıklarında T’ieh-lê, T’u-cüeh, Ting-ling şeklinde değişik biçimlerle ifade edilmiştir.[5]Prof. Dr. Tuncer Baykara, Türk, Türklük ve Türkler, s. 371-387, İstanbul, IQ yayınları.

MS 1. yüzyılda Pomponius Mela ve Plinius adlı Romalı tarihçilerce kaydedilmiştir. Azak'ın doğusunda yaşayan insanlar Turcae/Tyrcae adı ile kayda geçmiştir.

Türkçe kaynaklarda

Türk adı Orhun Yazıtlarında 𐱅𐰇𐰼𐰰 (Türük) olarak geçer.[6]Arşivlenmiş kopya. Türkçe belgelere göre Türk adı (突厥) ilk defa Cücen Kağanlığı'nı yıkıp Göktürk Kağanlığı'nı kuran kabileye (Aşina olarak da bilinir) verilmiştir.<ref>Peoples of Western Asia By Marshall Cavendish Corporation - "An Introduction to the History of the Turkish Peoples, p. 121-122</ref> Göktürkler zamanında göçebe olarak yaşamıştır. Bu göçebeler Orta Asya'da Moğolistan'ın kuzeyindeki Altay Dağları civarında yaşamışlardır.[7]Deny. History of the Turkish Peoples in the Pre-Islamic Period. Schwarz, 2000, s. 108. Göktürkler 6. yüzyıldan 8. yüzyıla kadar Maveraünnehir olarak da bilinen Aral Denizi Hindukuş Dağları arasındaki bölgede etki gösteren Kağanlar tarafından yönetilmişlerdir. Sekizinci yüzyılda, içinde Oğuzların da yer aldığı bazı Türk kabileleri Ceyhun nehrinin güneyine gitmişlerdir. Diğerlerinin ise batıya, Karadeniz'in kuzey kıyılarına göç ettiği iddia edilmektedir.[8]Turkish origins.

Türk ismi, Göktürk egemenliği altında bulunan Türk veya Türk olmayan kişilere verilen siyasi bir unvan olarak yayıldı. Daha sonradan, Türklerle bağlantı kuran Müslüman halkı tarafından Orta Asya'daki Türkçe konuşan çoğu kabileye bu isim verildi.[9]Ambros/Andrews/Balim/Golden/Gökalp/Karamustafa, Turks, in Encyclopaedia of Islam, online ed., ret. 2009

Ancak Türk sözcüğü, Çin kaynaklarında; 丁零 (Pinyin: dīng líng), 丁霊 (dīng líng), 敕勒 (chì lè), 鉄勒 (tiě lè) şeklinde kullanıldığı düşünülmektedir.[5]Prof. Dr. Tuncer Baykara, Türk, Türklük ve Türkler, s. 371-387, İstanbul, IQ yayınları.

10. yüzyıla ait Uygurca metinlerde Türk, "güç, kuvvet" anlamında kullanılmıştır.[1]Rásonyi, László. Tarihte Türklük. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 1971, s. 20. Ancak Göktürk Kağanlığı'nın çözülmesinden iki yüzyıl sonrasına ait olan bu kullanımın, siyasi/tarihi bir referansa sahip olması olasılığı güçlüdür.

Türk Kelimesinin Anlamına Dair İddialar

Çin Kaynakları: Çin-Şu adlı Çin Kronikasında "Tu-ko kavminden hiung-nu(Hun) Şanyü'lerinin meydana çıkmalarından" söz edilmektedir. Toba'larda ise Tu-ku adlı bir oymak vardır.[1]Rásonyi, László. Tarihte Türklük. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 1971, s. 20. Gök Türk dönemindeki Sui-Şu adlı Çin kaynağında Tu-kie sözünün Türk dilinde miğfer anlamına geldiği belirtilmekte. Bu kaynağa göre, Türkler adlarını eteklerinde oturdukları miğfere benzer dağların şeklinden almışlardır.[10]Otto Franke, Beitraege aus Chinesischen Quellen zur Kenntnis der Türk Völker und Skythen Zentralasiens, Berlin, 1904, s. 13. Çinliler Türk kelimesini kendi fonetiklerine göre ancak “T’u-kue” veya “T’u-chüeh” şeklinde yazabilmişlerdir. Görüldüğü üzere bu kelimede fazla ve eksik harfler bulunmaktadır. Ayrıca bu kelime tek değil, çift heceli görünmektedir. Bundan da anlaşıldığı üzere Çinliler “T’u-kue” kelimesini, “Türk” değil, “Türük” veya “Türküt” kelimesinin karşılığı olarak yazmışlardır.[11]İbrahim Kafesoğlu, 1966: 313; Paul Pelliot, 1915: 687-689.

İslam Kaynakları: İslam kaynaklarında Türkler için Ye'cüc-Me'cüc seddinin arkasında “terk” edilmiş olduklarından bu adı aldıkları belirtilmiştir.[12]İbrahim Kafesoğlu, a.g.m., s. 316. Etimolojik açıdan da desteklenebilirliği söz konusu olan iddia Arapçadaki Türk: أتراك (atrāk) isminin trk kökenli bir kelime olmasıdır. Trk kökünden türeyen kelimelere baktığımızda bir şeyi bırakmak, terk etmek manalarına gelmektedirler; ترك (Tark): “bırakma, bırakıp gitme”[13]terk. متروك (matrūk): “bırakılmış, terk edilmiş”,[14]metruk. متاركة (mutārakat): “bırakışma, kavgayı terk etme”.[15]mütareke.

Uygur Kaynakları: Türkçe “güç, kuvvet, kudret” anlamına gelen Türk kelimesi “erk” kelimesiyle birlikte eş anlamlı kavram olarak kullanılmıştır.[1]Rásonyi, László. Tarihte Türklük. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 1971, s. 20.[16]F. W. K. Müller, 1911: II, 10, 15, 97, 108; A. Caferoğlu, 1968: 259; B. Ögel, 1982: 278 vd.

Louis Bazin: Türk kelimesi “Törük” veya ”Türük”, “var olmuş, şekil kazanmış” anlamlarına gelmektedir.[17]L. Bazin, 1994: 176, 179.

Arminius Vambery: Türk kelimesini ilk defa etimolojik açıklamasını H. Vambery yapmıştır. Vambery'e göre, “Türk”, Türkçede “türemek” kelimesinden türeyip “türe”, “töre” kelimesi ile de bağlantılıdır ve “yaratılmış” “yaratık” anlamına gelmektedir[18]Hermann Vambery, Die Primitive Cultur des Türko-Tatarischen Volkes, Leipzig, 1879, s. 51. “Törük” kelimesinde “ö” sesi zamanla “ü”ye dönüşerek, kelime “türük” şeklini almıştır.[19]Németh, 1927: II/4, 278.

Laszlo Rasonyi: Türk sözü Uygurca eski metinlerde kuvvet anlamında, cins ismi olarak da geçmektedir. Eski Türk oymak ve kişi adları arasında bu anlama gelen pek çok söz bulunur. Meselâ: Berk, Küç, Erdim vb. gibi Türk adlarının da önce bir oymak adı olduğunu anlaşılmaktadır. Sonradan bu isim daha büyük etnik teşekküle ad olmuştur. Türk devletinin khingan dağlarından Azak denize kadar süratle yayılışını da hatırlasak bu manâ değişikliğinin kısa zamanda meydana geldiğine hükmedebiliriz."[1]Rásonyi, László. Tarihte Türklük. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 1971, s. 20.

Kaynakça

  1. 1.Rásonyi, László. Tarihte Türklük. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 1971, s. 20. books.google.com.tr
  2. 2.aton.ttu.edu/pdf/Eski_Turk_Yazitlari_Part_1.pdf‎
  3. 3.aton.ttu.edu/pdf/Eski_Turk_Yazitlari_Part_4.pdf‎
  4. 4.eogrenme.anadolu.edu.tr/eKitap/EDB201U.pdf
  5. 5.Prof. Dr. Tuncer Baykara, Türk, Türklük ve Türkler, s. 371-387, İstanbul, IQ yayınları.
  6. 6.Arşivlenmiş kopya. m.star.com.tr
  7. 7.Deny. History of the Turkish Peoples in the Pre-Islamic Period. Schwarz, 2000, s. 108. books.google.com
  8. 8.Turkish origins. allaboutturkey.com
  9. 9.Ambros/Andrews/Balim/Golden/Gökalp/Karamustafa, Turks, in Encyclopaedia of Islam, online ed., ret. 2009
  10. 10.Otto Franke, Beitraege aus Chinesischen Quellen zur Kenntnis der Türk Völker und Skythen Zentralasiens, Berlin, 1904, s. 13.
  11. 11.İbrahim Kafesoğlu, 1966: 313; Paul Pelliot, 1915: 687-689.
  12. 12.İbrahim Kafesoğlu, a.g.m., s. 316.
  13. 13.terk. nisanyansozluk.com
  14. 14.metruk. nisanyansozluk.com
  15. 15.mütareke. nisanyansozluk.com
  16. 16.F. W. K. Müller, 1911: II, 10, 15, 97, 108; A. Caferoğlu, 1968: 259; B. Ögel, 1982: 278 vd.
  17. 17.L. Bazin, 1994: 176, 179.
  18. 18.Hermann Vambery, Die Primitive Cultur des Türko-Tatarischen Volkes, Leipzig, 1879, s. 51.
  19. 19.Németh, 1927: II/4, 278.