# Seyrânî

> Source: https://turkipedia.org/tr/wiki/Seyr%C3%A2n%C3%AE
> Last updated: 2026-10-05
> License: CC BY-SA 4.0 (https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0/). Credit "Turkipedia contributors" and link to the source.
> Based on: Seyrânî, https://tr.wikipedia.org/wiki/Seyr%C3%A2n%C3%AE (CC-BY-SA-4.0)

**Âşık Seyrani**, Türk halk ozanı.

[Develi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Develi)'li (Everek) Seyrani'nin doğum tarihi kesin değildir. 1800 veya 1807 yılında doğduğuna dair kayıtlar vardır. Bugün [Kayseri](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kayseri) ilinin ilçesi olan, o yıllarda Everek adıyla bilinen Develi'de doğmuştur. Asıl adı Mehmet'tir.[^1]

Babası fakir bir mahalle camii imamı olan Hoca Cafer Efendi'dir. Çocukluğu ekonomik güçlüklerle geçmesine rağmen babasının sayesinde [medrese](https://turkipedia.org/tr/wiki/Medrese) eğitimi almaktan geri kalmamıştır.

Seyrani'nin hayatı ile ilgili kesin bilgiler mevcut olmadığından halk kendisi için bazı menkıbeler yayarak bu eksikliği gidermeye çalışmıştır. Seyrani'nin ününü duyan çevre vilayet ve kaza aşıkları sık sık Develi'ye gelerek onunla atışırlar. Seyrani ustalığını konuşturarak onları pes ettirir. Ama artık ona Develi dar gelmeye başlamıştır, [İstanbul](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0stanbul)'a gitmeyi arzular.

Seyrani, büyük bir ihtimalle [Sultan Abdülmecit](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abd%C3%BClmecid)'in tahta geçtiği yıl olan 1839 yılında [İstanbul](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0stanbul)'a gelir. O yıllarda [İstanbul](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0stanbul)'da semai kahvelerine, söz meclislerine ilgi gösterilir, aşıklar birer bilge kişi olarak görülür, dinlenirdi. Bu meclislerin tiryakileri, aşıkları yalnız bırakmaz, onları meclisten meclise, kahveden kahveye taşırlardı. Saray'da devlet erkanının konaklarında, zenginlerin köşklerinde bir araya gelen aşıklar, birbiriyle tanışır, söyleşir, atışırlardı. Bazı paşa ve beyler, şairleri himaye eder onlara rahat bir hayat sağlarlardı. Böylesi bir zamanda [İstanbul](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0stanbul)'a giden Seyrani, zamanın saz ve kalem şairleriyle tanışır, bilişir. Seyrani, İstanbul'a gelmişken yarım kalan medrese öğrenimini tamamlar. Şu sözleriyle tanımlamıştır bugünlerini:

*"Yedi yıl eğlendi, kaldı Seyrani * *Bütün tahsil etti ilmi irfanı * *Sendeyken her türlü mürüvvet kânı * *Bulmadın derdime çare İstanbul" *

Ancak Seyrani karakteri gereği, etrafında gördüğü yanlışlıklara, bu yanlışlıkları yapan [Padişah](https://turkipedia.org/tr/wiki/Padi%C5%9Fah) da olsa görmezlikten gelemeyen ve şiirlerinde bu durumları ağır bir şekilde [hicveden](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hiciv) bir şairdir.[^2] Bu yüzden hakkında soruşturma açılmış ve yakalanmamak için de Develili bir dostunun yardımıyla Develi'ye kaçmak zorunda kalmıştır. Bir süre burada kalan Seyrani daha sonra [Halep](https://turkipedia.org/tr/wiki/Halep)'e gider. Burada da tutunamayan Seyrani tekrar Develi'ye gelir. Yakalandığı sinir hastalığından dolayı ona "Deli Seyrani" denmiş, son yıllarını Develi'de yoksulluk içinde geçirmiştir.

Yoksulluğunu, çektiği acıları, dik kafalı bir [ozan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ozan) oluşuna bağlamak pek yanlış olmaz. Seyrani devrindeki gelişmeleri yakından takip etmiş, yanlışlıkları eleştirmiş, şiirlerinde kendisinden önceki ozanların alışılmış konu sınırlarının dışına çıkmıştır. Olaylara genellikle eleştirel gözle bakmış ve halkın sesi olmaya özen göstermiştir. Şiirleri hem ele aldığı konu bakımından hem de [kafiye](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kafiye) yapısı bakımından çeşitli ve zengindir. Şiirlerini daha çok hece ölçüsüyle yazmıştır. Asıl ününü hece ölçüsüyle yazdığı koşma, semai, destan, nefes ve şathiyeleriyle kazanmıştır. Şiirlerinde daha önce kimsede rastlanmayan kafiye yapılarına yer vermiştir. Şiirlerinde bazen bir [tarikat](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tarikat) ehli, bazen siyasi bir eleştirmen, bazen de koyu bir aşık olur. Bu da Seyrani'nin içten, dindar, duygulu ve duyarlı bir kişi olduğunu gösterir.

Şiirlerinden bir örnek: *"Dök Seyrânî gözden yaşı * *Sağlıktır cümlenin başı * *Merdin eşiğinin taşı * *Kuş tüyünden yumşak olur"*

## Hakkında yazılanlar

- Okay, Haşim Nezihi (1953). *Develili (Everekli) Seyranî: Hayatı ve Şiirleri*. İstanbul: Maarif Kitaphanesi. [OCLC](https://turkipedia.org/tr/wiki/OCLC) [21622856](http://www.worldcat.org/oclc/21622856), [OL](https://turkipedia.org/tr/wiki/Open_Library) [OL26355207M](https://openlibrary.org/books/OL26355207M)
- Kasır, Hasan Ali (2000). *Seyrani*. Timaş Yayınları. İstanbul 2001

[^1]: SEYRÂNÎ. <http://www.turkedebiyatiisimlersozlugu.com/index.php?sayfa=detay&detay=647>
[^2]: HİKMET VE HİCİV ŞAİRİ OLARAK SEYRÂNÎ. <http://e-dergi.atauni.edu.tr/ataunitaed/article/view/1020001209>
