Ryan Gingeras
İçindekiler2
Ryan Gingeras, Geç Dönem Osmanlı tarihçisidir.[1]Ryan Gingeras, Ph.D. - Department of National Security Affairs - Naval Postgraduate School. Gingeras, tezini Birinci Dünya Savaşı sırasında Kars veya Nahçıvan'ın Azerbaycan'a dahil oluş süreci üzerine yazmak istediyse de, Kürtler ve Ermeniler gibi tartışmalı konular hakkında yazmanın "profesyonel intihar" gibi olacağı konusunda uyarıldığı için vazgeçti.[2]Truth, Silence, and Violence in Emerging States. Histories of the Unspoken. Routledge, 2018, s. 201-202.
Osmanlı devleti ve Ermeni Sorunu üzerine araştırmaları
Ryan Gingeras, Türkiye'nin Ermeni Soykırımı "iddialarına" karşı pozisyonunu şu şekilde özetlemektedir:
“Birinci olarak, tehcir, Ermeni isyanına karşı adil ve insancıl bir karşılıktı. İkincil olarak, Osmanlı yöneticileri, savaşın zor koşullarına rağmen, Ermenileri korumak için büyük önlemler almıştır. Üçüncül olarak, Ermeni zayiatının çoğu, Ermeni ihtilalciler ve büyük kayıp veren masum Müslüman siviller arasında gerçekleşen bir iç savaşın sonucuydu.”
Bu açıklamada bazı hatalar mevcuttur. Türkiye'nin tezine göre tehcir, savaş zamanında gerekli bir savunma önlemi olsa da Ermenilerin bu olay sırasında faciaya uğradığı kabul edilmektedir. Türkiye, bunu "adil" veya "insancıl" bir muamele olarak görmemektedir. Eski başbakan Ahmet Davutoğlu, Yerevan'a yaptığı bir ziyarette tehciri "çok yanlış ve insanlık dışı" bir eylem olarak tanımlamıştır.[3]Ahmet Davutoğlu, 1915’te Ermenilerin tehcirini, çok yanlış ve insanlık dışı ilan etti!. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ermeni Patriği Sahak Maşalyan'a gönderdiği bir mektupta Ermeni acıları için sempatisini belirtmiş ve taziyelerini iletmiştir.[4]The letter President Recep Tayyip Erdoğan sent to Armenian Patriarch of Turkey, Reverend Sahak Maşalyan. T.C. Dışişleri Bakanlığı.
Gingeras, aynı zamanda, Ermeni ihtilalciler tarafından öldürülen Müslüman siviller ile Ermeni ihtilalciler içinde çatışma halinde olan bazı Kürt aşiretleri ve Arap bedevileri gibi silahlı grupları birbiriyle karıştırmaktadır. Bu, Türkiye'nin Ermenilerin ölümüne sebep olan Müslümanları "masum" gördüğü izlenimine yol açmaktadır. Şayet Osmanlı devleti, o tür Müslümanları masum görseydi, 1.673 görevliyi Ermeni sevk kararlarını ihlal ettiği için yargılamazdı.[5]Ermeni Sevk Kararını İhlal Eden Görevlilerin Divan-ı Harp’te Yargılanmaları. Marmara Üniversitesi Projesi, 6 Mayıs 2015.
Müslüman kayıpları üzerine çalışması
Ryan Gingeras Sorrowful Shores kitabının 5. bölümünde Kurtuluş Savaşı sırasında çeteler arasında gerçekleşen çatışmaları ele almaktadır. Savaş sırasında Yunanlar tarafından ölüdürülen sivil Müslüman nüfusun miktarı hakkında bulgu edinmek için Arnold Toynbee'nin The Western Question kitabından yararlanmaktadır:
“Osmanlı memurları tarafından toplanan ifadeler, garip bir şekilde, göstermektedir ki bu yıkım harekâtında düşük bir zayiat olmuştur. Ankete katılan 177 kişiden sadece 28 birey Yunan işgali sırasında ailelerinin saldırıya uğradığını ifade etmiştir. Toplamda 35 kişi öldürüldüğü, yaralandığı, dövüldüğü veya kaybolduğu bildirilmiştir. Bu, Arnold Toynbee'nin gözlemleriyle uyuşmaktadır: 'Bir iki cinayet çoğu zaman tüm nüfusu uzaklaştırmak için yeterliydi'.”
Toynbee, Anadolu gezisinde köyleri birinci elden dolaşarak yaşanan zulmü belgelemiştir ancak yaşanan toplam zayiatla ilgili bir demografik çalışma yapmamıştır. Gingeras, kitabının bibliyografyasında listelemesine rağmen, bu konuda en detaylı çalışmayı yapmış olan akademisyen Justin McCarthy'nin Ölüm ve Sürgün kitabına atıfta bulunmamıştır. Aynı zamanda, Gingeras, Osmanlı memurlarının yaptığı anket hakkında dipnot vermemektedir. Toynbee de kitabında böyle bir anketten söz etmemektedir. Alıntının sonundaki atıf incelendiğinde Gingeras'ın Toynbee'nin sözlerini yanlış aktardığı ortaya çıkmaktadır:
“Bir veya iki cinayet genellikle köylüleri terörize edip evlerini terk ettirmek ve onları ormana ya da dağa kaçırtmak için yeterliydi ki pek çok kişi açıkta kalmaktan ve açlıktan helak olmuştur.”
Arşivler ve belge kullanımı
Gingeras, eserlerine Türkçeden tercüme ettiği belgeleri sıklıkla kullanmaktadır. Sakıp Sabancı Türk Araştırmaları Merkezi'nde yaptığı bir seminerden (dk. 44):[6]Ryan Gingeras - "Internal Reflections on Elites and the Countryside in Atatürk’s Turkey, 1931-1938". Sakıp Sabancı Center for Turkish Studies, 28 Ekim 2020.
“Dadayı (Sivas) 1940, Doğu Anadolu'daki Dadayı kazasında müfettişler 1700 kişiden 444'ünün Ermeni olduğunu tespit ettiler. Pek çok Ermeni hâlâ seyyar satıcı veya zanaatkâr olarak iş sahibiydi (ki müfettiş bunu ekonomik açıdan parazitsel bir davranış olarak sınıflandırmaktadır.) Dahası her ailede Ermeni bir karı veya köle var, bu da bölgenin etnik/ırksal/ahlaki dokusunu yozlaştırmaktadır.”
“Bu kazada dikkat nazarından kaçırılmayacak bir nokta da Ermeni meselesidir. Kaza merkezinin nüfusu 1700 olup bunun 444'ünü Ermeniler teşkil etmektedir. Terzilik, duvarcılık ve taşçılık gibi sanatları tamamen ellerinde tuttukları gibi çerçilikle köy köy dolaşarak köylüyü soymaktadırlar. Aileler içerisine kadar girerek hemen her ailenin esrarına nüfuz etmekte oldukları ve hatta kızların gelin olmasında büyük amil oldukları söylenmektedir. Köle ruhlu olan bu Ermeniler her aile içerisine hizmetçilik yapmak için girmektedirler. Dada'yı barınmaya, üreyip üremeye pek müsait bulan bu Ermeniler hakkında münasip tedbirler alınması muvafık olur.”
İki metin karşılaştırıldığında çeviri hataları ortaya çıkmaktadır: Asıl metinde Ermenilerin köle olduğundan bahsetmemektedir. Gingeras, mecazi "köle ruhlu" ifadesini gerçek anlamda "köle" olarak çevirmiştir. Türkiye'de kölelik, 19.yy.da Tanzimat Islahatları'yla kalktığı için böyle bir şey olması mümkün değildir.[7]Tanidi, Duygu. 1657 ve 1698 Yılları Arasında Kadı Sicilleri'ne Göre Rusçuk'ta Köleler ve Cariyeler. 22 Haziran 2016, s. 219-235. Gingeras, "Dada"daki "-yı" ekinin ismin belirtme hâli olduğunu fark edemeyip kazanın adını "Dadayı" olarak çevirmiştir.
Gingeras, Türkiye'deki arşivlerin durumu hakkında şu yorumu yapmıştır:
“Evet, İstanbul ve Ankara'da tanıştığım arşivciler, akademisyenler ve personel yardımsever ve nazikti. Zaman zaman onların yanında olmaktan çok keyif aldım. Anadolu'daki Müslüman göçmenlere olan ilgimden bahsetmem bile büyük bir sevinç ve destekle karşılandı. Onlar da araştırmamı tamamlamamda bana yardımcı oldular. İstanbul'daki ve Ankara'daki Osmanlı ve Cumhuriyet arşivleri personeline yalnızca teşekkürlerimi ve ince sözlerimi dile getirmek isterim.”
Çalışmaları
Gingeras, Ryan (2010) Beyond Istanbul's ‘Laz Underworld’: Ottoman Paramilitarism and the Rise of Turkish Organised Crime (İngilizce), 1908–1950
Kaynakça
- 1.Ryan Gingeras, Ph.D. - Department of National Security Affairs - Naval Postgraduate School. nps.edu
- 2.Truth, Silence, and Violence in Emerging States. Histories of the Unspoken. Routledge, 2018, s. 201-202.
- 3.Ahmet Davutoğlu, 1915’te Ermenilerin tehcirini, çok yanlış ve insanlık dışı ilan etti!. t24.com.tr
- 4.The letter President Recep Tayyip Erdoğan sent to Armenian Patriarch of Turkey, Reverend Sahak Maşalyan. T.C. Dışişleri Bakanlığı. mfa.gov.tr
- 5.Ermeni Sevk Kararını İhlal Eden Görevlilerin Divan-ı Harp’te Yargılanmaları. Marmara Üniversitesi Projesi, 6 Mayıs 2015. turksandarmenians.marmara.edu.tr
- 6.Ryan Gingeras - "Internal Reflections on Elites and the Countryside in Atatürk’s Turkey, 1931-1938". Sakıp Sabancı Center for Turkish Studies, 28 Ekim 2020. youtube.com
- 7.Tanidi, Duygu. 1657 ve 1698 Yılları Arasında Kadı Sicilleri'ne Göre Rusçuk'ta Köleler ve Cariyeler. 22 Haziran 2016, s. 219-235. dergipark.org.tr