# Osmanlı İmparatorluğu'nda dilencilik

> Source: https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu'nda_dilencilik
> Last updated: 2026-10-05
> License: CC BY-SA 4.0 (https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0/). Credit "Turkipedia contributors" and link to the source.
> Based on: Osmanlı İmparatorluğu'nda dilencilik, https://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu%27nda_dilencilik (CC-BY-SA-4.0)

![Julius R. Van Millingen'in 1911 tarihli "Peeps at Many Lands Turkey" eserinde yer alan İstanbullu bir dilenci tasviri.](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/7/70/A_STAMBOUL_BEGGAR.jpg)
*Julius R. Van Millingen'in 1911 tarihli "Peeps at Many Lands Turkey" eserinde yer alan İstanbullu bir dilenci tasviri. (Alexander Van Millingen, CC0-1.0)*

**Osmanlı'da dilencilik**, [Osmanlı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu) kültürünün bir parçası olarak tarihçiler ve [sosyolog](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sosyoloji)lar tarafından ele alınmış bir olgudur.

## Devletin dilencilere genel bakışı

Osmanlı tarihinin her döneminde yardımı hak eden yoksullarla, yardım hak etmeyen kesimler arasında bir ayırım yapılmış olduğu söylenebilir. Özellikle dilenciler konusunda böyle bir ayrıma sıklıkla rastlanabilir. Çalışamayacak durumdaki dilencilere [Cer kağıdı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Cer_ka%C4%9F%C4%B1d%C4%B1) verilir ve tayin edilmiş olan başbuğun sorumluluğu altında mesleklerini icra etmelerine göz yumulurken, çalışabilecek durumda olduğu halde dilenciliği tercih ettiği düşünülen kimseler yakalanıp kürek ve kalebentlik gibi çeşitli cezalara çaptırılmıştır.

## 18. yüzyıl

[18. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/18._y%C3%BCzy%C4%B1l)ın sonlarından itibaren [dilenci](https://turkipedia.org/tr/wiki/Dilenci)lere ilişkin politikalarda değişme başlamıştır. Bu değişim, tek tek bireylerin üretken kapasitesinin önemsenmesine ve bedensel ve fiziki cezalandırmalardan, daha çok ıslah ve terbiye eksenli bir uygulamaya doğru yavaş da olsa bir geçiş olarak değerlendirilebilir. Bu yönelimle dilenciler, devletin pozitif sosyal politikalarının doğrudan muhatapları haline dönüşme yoluna girmişlerdir.

Bu tarihlerde devletin, meşru gördüğü yoksullara ilişkin yaklaşımında da önemli değişiklikler vardır. 18. yüzyıldan önce meşru dilencilerin dilencilik yapmalarına göz yumulurdu, hatta rencide edilmemeleri konusunda hassasiyet gösterilirdi. 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, bu kimselere nakdi yardımlar yapılmaya başlandı. Bu uygulamalar tekil olmakla birlikte merkezi devletin dilenciliği meşru ve gayr-i meşru biçimleriyle topyekûn ortadan kaldırmaya niyetlendiği durumlar olması son derece önemlidir. Galata [kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1)sı, [topçubaşı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Top%C3%A7uba%C5%9F%C4%B1)sı ve [voyvodasına](https://turkipedia.org/tr/wiki/Voyvoda_%28Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu%29) gönderilen 1792 tarihli hüküm bu konuda ilginç bir örnektir. Hükümde çalışamayacak durumda olan hasta, yaşlı ve sakat kimselerin [hastane](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hastane)lere yerleştirilmeleri ve mümkünse tedavi edilmeleri, çalışabilecek durumda olan dilencilerin ise memleketlerine gönderilmeleri istemiştir. “Devletin öncelikli gündemini, kamusal mekanları dilencilerden temizlemek ve gelip geçenlerin dilenciler tarafından rahatsız edilmelerinin önünün alınması oluşturmuştur”. Osmanlı açısından dilenciler ekmekle sorumlu oldukları toprakları terk edip [İstanbul](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0stanbul)’a gelmişlerdir (Çiftu çubuk kaçkunu) ve hemen ait oldukları yere geri gönderilmeleri gerekmekdir.

Yine 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren çalışamayacak durumda olan kişilerin de dilenmesine artık izin verilmemeye başlanmıştır. Bu kişilerin kamusal mekanda gezinmeleri önlenmeye ve geçinmeleri için de nakdi yardımlar yapılmaya başlanılmıştır.

Devlet dilencilere yeni uygulama yapmakla beraber eski uygulamalar da devam etmiştir. Meşru görülen yoksulların dilenmesine müsaade edilmiştir. 1788 tarihli bir belgede belirtildiği üzere, Anzur Çeşri Mustafa Paşa Mahallesi'nde oturmakta olan ve tamamen kör olan Makro adlı kişi, arzuhalinde geçimini dilencilikle sağladığını ve [cizye](https://turkipedia.org/tr/wiki/Cizye)sini ödeyemediğini belirtmiştir. Makro’nun dilencilik yapmasına izin verilmiş ve ismi de cizye defterinden silinmiştir.

## II. Mahmud dönemi

[II. Mahmud](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Mahmud) döneminde İstanbul’da yeni düzenlemelere gidilmiştir.[^1] II. Mahmud *“Se’ele” (Dilenciler) Müdürlüğü* veya *Fukara Müdürlüğü* adı altında birim oluşturmuş ve 1834 yılında, Süleyman Ağa adlı birini bu göreve atamıştır. Bu kişinin maaşı devlet tarafından karşılanmıştır. Bu yenilik Dilenciler Kethüdalığı'ndan, Fukara Müdürlüğü'ne geçiştir. Bu yenilik, II. Mahmud döneminde merkezi devletin, dilenciliği denetim altında tutma arzusunda olduğunun bir işaretidir.

Devletin dilencilere yönelik politik değişimlerinin bir etkeni de, kırsal kesimlerden özellikle 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bir göç başlamış olmasıdır.[^2] Devlet de bu göçün önüne geçebilmek için tam önlem almıştır.[^3]

## 19. yüzyıl

[19. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/19._y%C3%BCzy%C4%B1l)ın ikinci yarısından itibaren, [ekonomi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ekonomi)deki iyileşme, [İstanbul](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0stanbul)'a göçü azaltmıştır. Ancak [yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/Y%C3%BCzy%C4%B1l)ın son çeyreğinde bu istikrarlı ortam bozulmuştur. [Maliye](https://turkipedia.org/tr/wiki/Maliye) bir kriz ortamına girmiştir. Devlet borçlarını ödeyemez hale gelmiştir. Özellikle 19. asırda kaybedilen savaşlar yüzünden bir göç dalgası olmuş ve İstanbul yoğun bir [nüfus](https://turkipedia.org/tr/wiki/D%C3%BCnya_n%C3%BCfusu) göçüne maruz kalmıştır. Devletin bu göçle baş edebilmesi oldukça zor olmuştur.

1890'lı yılların gazetelerinde, dilencilerle ilgili kaygılar ortaya konmuştur. Birçok gazetede dilencilerin şehrin görüntüsünü bozduğu ileri sürülmüştür. Bu durumun Osmanlı'nın dışardaki imajını zedelediği belirtilmiştir. [Meclis-i Vükela](https://turkipedia.org/tr/wiki/Meclis-i_V%C3%BCkel%C3%A2), 26 Ekim 1905 tarihli oturumunda bu konuyu gündemine almıştır. [Dahiliye Nezareti](https://turkipedia.org/tr/wiki/Dahiliye_Nez%C3%A2reti), köprü üzerinde dilenciliğin önlenmesine ilişkin bir [talimatname](https://turkipedia.org/tr/wiki/Talimatname) hazırlamıştır. Teklife göre [Darülaceze](https://turkipedia.org/tr/wiki/Dar%C3%BClaceze) görevlileri yakalanan her bir vakayı dikkatle inceleyecekler ve gerçekten yoksul olanları Darülaceze'ye, [taşra](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1rsal_alan)lı olanları da memleketlerine göndereceklerdir. Anne-baba sahibi çocuklar ailelerinden [kefalet](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kefalet) alınmak şartıyla iade edileceklerdir. [Cüzzam](https://turkipedia.org/tr/wiki/C%C3%BCzzam) hastalığına sahip olanlar ise [Üsküdar](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%9Csk%C3%BCdar)’daki [Miskinler Dergahı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Miskinler_Dergah%C4%B1)'na gönderileceklerdir.

## Elit tabakanın dilencilere bakışı

Osmanlı elitinin dilenciler hakkındaki görüşleri gazetelerden görülebilmektedir. 28 Ekim 1900 tarihli [Sabah gazetesi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sabah_%28gazete%29)nde yer alan bir yazıda, dilenciler dört sınıfa ayrılmaktadır:

- İlk sınıf, *aile sahibi olmayarak âlil, sakat, velhasıl maişetlerini tedarike gayri muktedir olan mesakinlerden* oluşmaktadır. Bu kişiler kendileri için yapılacak olan **müessesat-ı aide-i hayriyesi**ne gönderileceklerdir. Bu kişilerin sayısı fazladır. Dolayısıyla [vilayet](https://turkipedia.org/tr/wiki/Vilayet)lere gönderilmesi uygun görülmüştür.
- İkinci sınıf, *âlil ve sakat fakat aile sahibi bulunanlardan* oluşmaktadır. Bunların kendileri [Darülaceze](https://turkipedia.org/tr/wiki/Dar%C3%BClaceze)’ye, çocukları da [Darüleytan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Dar%C3%BCleytan), [Darüşşafaka](https://turkipedia.org/tr/wiki/Dar%C3%BC%C5%9F%C5%9Fafaka) veya [ıslahhane](https://turkipedia.org/tr/wiki/Islahhane)lere konulmalıdır.
- Üçüncü sınıf, *çocuklar, genç kızlar ve velisiz kadınlardan* oluşmaktadır. Bunlardan tese‘ül eden (dilenen) hamisiz çocuklar ile genç kızlar ıslahhanelere, diğerleri “müessesat-ı münasibe-i hayriyye’ye” gönderilmelidir. Burada ayrıca bazı genç kızların dilencilik maskesi altında fuhuş yaptığı vurgulanıyor.
- Son sınıf da *çalışmaya gücü yettiği halde dilencilik yapanlardan* oluşmaktadır. Sabah gazetesinin yazarına göre dilencilerin çoğu bu sınıfa dahildir. Bu kimseler en önemli tehlike olarak görülmekte, sadece memleketlerine gönderilmesi yetmemekte bunların üretken hale gelinmesi için uğraşılmalıdır. Fakat halen dilencilik yapacak olurlarsa cezai tedbirlere başvurulması önerilmektedir.

Sabah gazetesinde çıkan yazılardan anlaşılacağı üzere, [Abdülhamid](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abd%C3%BClhamit) rejimi, dilencileri önlemediği gerekçesiyle eleştirilmektedir. Habere göre; “Dilencilerin sokaklardan toplanılması hakkında artık nafile yere söz söylemeyeceğiz. Fakat hiç olmazsa geceleri köprü üzerindeki dilencilerin toplanılması hakkında zabıtanın nazarı dikkatini celb etmek arzusundan kendimizi men edemedik” haberiyle belirtilmektedir.

## II. Abdülhamit dönemi

[II. Abdülhamit](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Abd%C3%BClhamid) döneminde dilencilere barınak olarak, Darülaceze kurulmuştur. Devrine göre oldukça modern sayılan bir yapıdır. Abdülhamid bu kurumu sadece dilenciliği kontrol altına alma amacıyla kurmamıştır. Darülaceze, bir yandan Abdülhamid'in yoksul halkın yegane koruyucu olduğu şeklindeki imajını güçlendirmek diğer yandan da Osmanlı Devleti'nin modern görüntüsünü pekiştirmek üzere gündeme getirmiştir.

Darülaceze her ne kadar II. Abdülhamit'in iktidar sembolü ise de dilenciliğe karşı mücadele kapsamında gündeme alınmıştır. Zira Darülaceze'nin açıldığı gün olan 31 Ocak 1896 tarihinden birkaç gün sonra konuyla ilgili iki ayrı [nizamname](https://turkipedia.org/tr/wiki/Anayasal_bildirge) yayınlanmıştır:

1. [Tese’ülün Men’ine Dair Nizamname](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tese%E2%80%99%C3%BCl%C3%BCn_Men%E2%80%99ine_Dair_Nizamname)
2. [Nizamname-i Dahile](https://turkipedia.org/tr/wiki/Nizamname-i_Dahile) (Bu nizamname de gazete yazarlarının yazdıklarından pek farklı değildir. Ancak çalışamayacak durumda olanların dilencilik yapmalarına izin verilmiştir. Nizamnamede çalışabilecek durumda olanlar için, ilk yakalandıklarında kefaletle bırakılacaklarına, taşralı olanların memleketlerine geri gönderileceklerine, aynı kişiler ikinci kez dilencilik yaparken yakalandıkları takdirde, İstanbullu olup olmadıklarına bakılmaksızın taşraya sürüleceklerine işaret edilmektedir.)

## II. Meşrutiyet dönemi

[II. Meşrutiyet](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0kinci_Me%C5%9Frutiyet) devrinde dilenciliğin ve serseriliğin önlenmesi konusunda Osmanlı eliti ile hükûmet arasındaki ayrılıklar ortadan kalkmıştır. Meşrutiyet rejimi öncelikle, [Abdülhamid](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abd%C3%BClhamit) döneminden miras kalan sosyal refah sisteminin paternal (tek kişi) ve monarşik görünümünü ortadan kaldırıp, refah sistemini bürokratik ve seküler (dünyevi) bir zemine oturtmak arzusunda olmuştur.

[II. Meşrutiyet](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0kinci_Me%C5%9Frutiyet) döneminde ayrıca dilencilik, serserilik ve potansiyel suçluluk kavramları kapsamı içinde değerlendirilmeye başlanılmıştır. Bu yeni yasa daha çok şehirdeki yoksul ahalinin kontrolünü sağlamaya yöneliktir. Bu konu ayrıca, Osmanlı polisine sosyal ve ahlaki kontrolleri yükleyerek polisin toplumdaki konumunu yükseltmiştir.

[^1]: Somel, Selçuk Akşin. Historical dictionary of the Ottoman Empire. Scarecrow Press, 2012. <https://archive.org/details/historicaldictio0000some_b1m8>
[^2]: Somel, Selçuk Akşin. Historical dictionary of the Ottoman Empire. Scarecrow Press, 2012. <https://archive.org/details/historicaldictio0000some_b1m8>
[^3]: Somel, Selçuk Akşin. Historical dictionary of the Ottoman Empire. Scarecrow Press, 2012. <https://archive.org/details/historicaldictio0000some_b1m8>
