Merkez Efendi

Merkez Efendi, (d.1463 ö.1552 ).[1]www.turbeler.org.tr “Merkez Efendi”[2]Ömer Menekşe: “İstanbul Camileri” As Kitap syf.126-128 Denizli’de doğmuştur.Asıl adı Musa Muslihuddin olan Merkez Efendi, ilk öğrenimini Manisa'da tamamlamış, daha sonra İstanbul'a gelerek Hızır Velüyiddin Efendi ve Mevlana Ahmet Paşa'dan dersler almıştır.[3]Haber Kültür, 12 Mayıs 2011 “ Merkez Efendi deyip geçmeyin” - erişim 05.05.2012 Müderrislik için Bursa, Karaman ve Amasya'ya gitmiştir ve bu dönemde “Halvetiye Tarikati” icazetini almıştır. Sonrasında İstanbul'a döndüğünde Etyemez Tekkesine devam eden Merkez Efendi, “Sümbül Efendi” lâkaplı Şeyh Yusuf Sinaneddin Efendi'nin öğrencisi olmuş, döneminin ileri gelen sûfîlerinden ve hekimlerinden olmuştur.[4]Zeytinburnu Müftülüğü: “Merkez Efendi Camii”
1514 yılında Merkez Efendi, mensubu olduğu tarikatın (halvetilik) halvet geleneğine uygun olarak bir tekke kurmak için Merkezefendi Mahalllesine (Osmanlı dönemindeki adıyla “Mevlevihane Yenikapısı”) Mevlanakapı surları dışındaki bu tenha yere yerleşmiştir. Şah Sultan 1551’de evlenmiş olabileceği ve kısa süren evliliklerinde Ahmed Çelebi isminde bir çocukları olduğu söylenir.[5]Esin, Emel (1977-12-10). "Merkez Efendi ile Şah Sultan Hakkında Bir Haşiye".. Türkiyat Mecmuası, İstanbul Üniversitesi.[6]Merkez Efendi'nin İstanbul Yenikapı dışındaki dergâhı, hamamı ve mülklerinin gelirlerini bıraktığı vakfiyede şu açık ibare yer alır: "Oğlum Ahmed Çelebi'nin validesi Şah Sultan, ibnet-i Sultan Selim Han". Bu resmi belge, onun doğrudan Yavuz Sultan Selim'in torunu ve Kanuni Sultan Süleyman'ın yeğeni olduğunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlar.
Mesir Macunu
Merkez Efendi'nin Manisa'daki Hafsa Sultan Külliyesi'nin darüşşifasında tabip olarak vazife yaptığı ve burada çeşitli baharatlardan nevrûziye de denilen mesir macununu hazırlayıp her yıl nevruzda şifa için halka dağıttırdığına dair bilgiler aktarılmaktadır.[7]Bayat, Ali Haydar, Manisa Mesir Bayramı ve Darüşşifası, Manisa 1981, s. 26. Lâkin Osmanlı tarihçisi Prof. Dr. Feridun Mustafa Emecen; Merkez Efendi'nin muasırı olan müelliflerin bundan söz etmemesine ve dârüşşifânın onun Manisa'dan ayrılmasından çok sonra (1539-40) tamamlandığının bilinmesine dayanarak bu bilginin doğru olmadığını yazmıştır.[8]Emecen, Feridun Mustafa, XVI. Asırda Manisa Kazâsı, Ankara 1989, s. 96.
Kaynakça
- 1.www.turbeler.org.tr “Merkez Efendi” turbeler.org.tr
- 2.Ömer Menekşe: “İstanbul Camileri” As Kitap syf.126-128
- 3.Haber Kültür, 12 Mayıs 2011 “ Merkez Efendi deyip geçmeyin” - erişim 05.05.2012 haberkultur.net
- 4.Zeytinburnu Müftülüğü: “Merkez Efendi Camii” zeytinburnumuftulugu.gov.tr
- 5.Esin, Emel (1977-12-10). "Merkez Efendi ile Şah Sultan Hakkında Bir Haşiye".. Türkiyat Mecmuası, İstanbul Üniversitesi. dergipark.org.tr
- 6.Merkez Efendi'nin İstanbul Yenikapı dışındaki dergâhı, hamamı ve mülklerinin gelirlerini bıraktığı vakfiyede şu açık ibare yer alır: "Oğlum Ahmed Çelebi'nin validesi Şah Sultan, ibnet-i Sultan Selim Han". Bu resmi belge, onun doğrudan Yavuz Sultan Selim'in torunu ve Kanuni Sultan Süleyman'ın yeğeni olduğunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlar.
- 7.Bayat, Ali Haydar, Manisa Mesir Bayramı ve Darüşşifası, Manisa 1981, s. 26.
- 8.Emecen, Feridun Mustafa, XVI. Asırda Manisa Kazâsı, Ankara 1989, s. 96.