Turkipedia
Menü

Mehmed Muzaffer

Mehmet Muzaffer, (? - 9 Nisan 1916; Kut'ül Ammare Kuşatması), I. Dünya Savaşı esnasında Osmanlı ordusunda Çanakkale'de asteğmen ve Irak'ta yüzbaşı olarak görev yapmış Türk subayıdır.

}
}EkremBayram, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

1914 yılında savaşa katıldı. Çanakkale Savaşı'nda "Asteğmen" rütbesiyle görev alan, ordunun lastik teminatını sağlamak için bir gece kendi yazdığı 100'lük banknotu lastik tüccarına götürüp lastikleri temin etmesiyle de tanınmış olan Mehmet Muzaffer, cephedeki savaşın son bulmasıyla Irak Cephesi'nde Kut'ül Ammare Kuşatması'na katıldı ve "Yüzbaşı" rütbesiyle 9. Alay'da görev aldı. 9 Nisan 1916'da II. Felahiye Muharebesi esnasında boynundan vurularak öldü.

Öldüğü esnada cebinden çıkardığı ve üzerine kendi kanıyla; "Kıble ne yöndedir?", "Bölük intikamımı alsın." notlarını yazdığı zarf, 6. Alay Komutanı Halil Kut Paşa tarafından müzeye gönderilmiş ve koruma altına alınmıştır.[1]Bilgin, İsmail, Kut'ül Amare Son Osmanlı Zaferi, Timaş Yayınları, 2013 İstanbul, s.161-162

100'lük banknot hikâyesi

Çanakkale savaşı sonunda lastik temini için Yahudi tüccara verilmek üzere Mehmet Muzaffer'in hazırladığı sahte 100'lük banknot
Çanakkale savaşı sonunda lastik temini için Yahudi tüccara verilmek üzere Mehmet Muzaffer'in hazırladığı sahte 100'lük banknotEkremBayram, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Çanakkale Savaşı sonlarına doğru cephedeki mühimmatın araçlarla diğer cephelere taşınması için gerekli olan araç lastikleri temin edilmesi orduda bir görev halini almıştır. Bölük komutanı Mehmet Muzaffer'i (o dönem Asteğmen) yanına çağırarak bu görevi vermiş ancak hem Çanakkale çevresinde lastik hem de orduda yeterli lastik parası olmadığı için Mehmet Muzaffer İstanbul'a gönderilmiştir. İstanbul'da Karaköy'e gelen ve lastik satan Yahudi bir tüccarla karşılaşan Mehmet Muzaffer, lastikler için para konusunda tüccarla anlaşmış ama ordudan para temin edememesi nedeniyle o gece masanın başına oturup aldığı mürekkeple kaliteli bir kağıda 100'lük kaime yapmıştır. Sabah gün ağarırken tüccarın yanına dönmüş ve yapmış olduğu parayı vererek lastikleri satın alıp Çanakkale'ye doğru yola çıkmıştır.

O dönem Hükûmet, kâğıt paraların üzerine "Bedeli Dersadette altın olarak tesviye olunacaktır" diye yazdırıyordu. Tüccar bankaya gittiğinde veznedar paranın sahte olduğunu ve üzerinde "Bedeli, Çanakkale'de kanla ödenecektir" yazdığını belirtmiştir. Olayın ünlenmesi sonucu Şehzade Abdulhalim Efendi lalasını tüccara göndermiş, lastiklerin parasını altın olarak ödemiş ve sahte banknotu aldırmıştır.[2]Bilgin, İsmail, Kut'ül Amare Son Osmanlı Zaferi, Timaş Yayınları, 2013 İstanbul, s.96-106

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. 1.Bilgin, İsmail, Kut'ül Amare Son Osmanlı Zaferi, Timaş Yayınları, 2013 İstanbul, s.161-162
  2. 2.Bilgin, İsmail, Kut'ül Amare Son Osmanlı Zaferi, Timaş Yayınları, 2013 İstanbul, s.96-106