Turkipedia
Menü

Mai ve Siyah

İçindekiler3
  1. Konusu
  2. Karakterler
  3. Özet
  4. Kaynakça

Mai ve Siyah (Günümüz Türkçesiyle: Mavi ve Siyah), Halid Ziya Uşaklıgil'in 1896-1897 yıllarında Servet-i Fün''u''n'da tefrika edilen, 1898'de kitap olarak yayımlanan sosyal romanıdır.[1]Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü. Batılı anlamda Türk edebiyatında ilk realist roman kabul edilir.[2]Türkedebiyatı.org. Yazar, Mai ve Siyah'ın en değer verdiği romanı olduğunu "Tereddütsüz söyleyeceğim ki yazdıklarımın hiçbirisini yazmamış olmak ihtimalini o kadar büyük bir hüzün duymayarak düşünebiliyorum. Fakat Mai ve Siyah için böyle değil! Onu yazmış olmak isterdim. Ve pek iyi etmişim ki yazmışım. [...]"[3]Yarın Dergisi — Uşşakizade Halid Ziya Beyefendi'de Bir Gün. diyerek ifade etmiştir.

Yapıtta roman kahramanı Ahmed Cemil'in kişiliğinde Babıali'de basın hayatında yok olup giden sanatçılar anlatılmaktadır. Ahmed Cemil'de, hem yazarın yaşantısından hem de Edebiyat-ı Cedde topluluğunun bakış açısından izler bulmak mümkündür; çünkü Halid Ziya yaşanılan bir dönemin sosyokültürel durumunu gözler önüne sermiştir.

Mai etimolojik olarak Arapça bir kelime olup mavi demektir. "Mai ve Siyah" ifadesi; Ahmed Cemil'in romanın başında altında hayallere daldığı mavi gece ile, romanın sonunda hayatın acı gerçekleriyle yüzleşmiş bir şekilde izlediği siyah geceyi karşılaştıran, hayalleri ve gerçekler için bir alegori olup, romanın sonlarında geçmektedir.

Konusu

Mai ve Siyah; 19. yüzyılın sonlarına doğru İstanbul'da babasının vefatının ardından ailesini geçindirmeye çalışan, hayalperest bir genç ve Mirat-ı Şuun gazetesinde bir yazar olan Ahmed Cemil'in başından geçen olayları, dönemin ve toplumun özelliklerinin üzerinde durarak anlatır.[4]MAİ VE SİYAH.[5]Bıçak, Nazım. Mai ve Siyah Özeti, Konusu ve Karakterleri - Kitap Diyarı. 17 Ekim 2021.

Karakterler

  • Ahmed Cemil: Mirat-ı Şuun gazetesinde bir kalem, hayalindeki büyük eseri tamamlayarak ünlü bir yazar ve matbaa sahibi olmayı düşleyen bir genç.

  • Sabiha Hanım: Ahmed Cemil'in annesi.

  • İkbal: Ahmed Cemil'in evlenme çağına gelen kız kardeşi.

  • Hüseyin Nazmi: Ahmed Cemil'in Mülkiye Mektebi'nde tanıştığı dostudur. İki arkadaş edebiyata bu dönemde ilgi duymaya başlamış, boş zamanlarını beraber şiir okuyarak geçirmişlerdir. Hüseyin Nazmi, Gencine-i Edeb dergisinde çalışmaya başlamış ve başyazar olmuştur.

  • Lamia: Hüseyin Nazmi'nin kız kardeşidir. Lamia'yı çocukluğundan beri tanıyan Ahmed Cemil, bir genç kız olunca ona âşık olmuştur.

  • Hüseyin Baha Efendi: Mirat-ı Şuun gazetesinin imtiyaz sahibi.

  • Ahmed Şevki Efendi: Mirat-ı Şuun idare memuru.

  • Ali Şekib: Mirat-ı Şuun başyazarı.

  • Tevfik Efendi: Mirat-ı Şuun'un ihtiyar matbaa müdürü. Matbaada "bir gölge gibidir," hiçbir şeye karışmaz.

  • Vehbi Bey: Matbaa müdürünün oğlu. Romanın devamında İkbal ile evlenerek Ahmed Cemil'in eniştesi olmuştur. Babasının sağlığının kötüleşmesinden sonra matbaanın sahibi olmuştur.

  • Raci: Ahmed Cemil ile sürekli çatışan, onu eleştiren Mirat-ı Şuun yazarı. Evli olmasına, hatta Nedim adını verdiği bir oğlu olmasına, rağmen gece hayatına düşkündür.

  • Sait ve Saib: Mirat-ı Şuun'daki diğer kalemler.

  • Seher: Ahmed Cemil'in ailesinin hizmetçisi.[6]Mai ve Siyah Roman İncelemesi.

Özet

Halid Ziya Uşaklıgil (1912)
Halid Ziya Uşaklıgil (1912)See source, Kamu malı, Wikimedia Commons

Mülkiye Mektebi'nde arkadaşı Hüseyin Nazmi ile hayatının en güzel zamanlarını geçiriyorken on dokuz yaşında yetim kalmasıyla, kendi deyişiyle dudakları hayatın acı kadehinin zehirli suyuna temas eden Ahmed Cemil'in hayat mücadelesi başlar. Hayattayken bir dava vekili olan babasının sıkı çalışarak elde ettiği birikimlerle aldığı Süleymaniye'deki konakta annesi Sabiha, kız kardeşi İkbal ve hizmetçileri Seher ile yaşayan Ahmed Cemil, ailesini geçindirmek için arkadaşı Hüseyin Nazmi'nin tavsiyesiyle yabancı eserleri tercüme etmeye başlar ve akabinde Mirat-ı Şuun gazetesinde çalışmaya ve ek gelir için haftanın bazı günleri akşam saatlerinde özel ders vermeye başlamıştır.

Ahmed Cemil, bir yanda Mirat-ı Şuun'da çalışırken, bir yandan da hayalindeki büyük eseri yazmakla uğraşır. Ahmed Cemil'in, aruz ölçüsünün şiirdeki duygularla birlikte değişebileceğini savunan yenici bir şiir anlayışı vardır. Bir hayatı detaylıca baştan sonra betimlemelerle anlatan manzume eserini de buna göre yazmak ister. Aynı anda hem matbaada çalışmasına, hem özel ders vermesine, hem de eseriyle uğraşmasına rağmen Ahmed Cemil neticede huzurludur. Konakta kendisini rahat hisseder, ailesiyle ve hizmetçi Seher'le samimi bir şekilde şakalaşır. İdare memuru Ahmed Şevki Efendi, matbaa müdürünün oğlu Vehbi'yi kardeşi İkbal için damat adayı olarak gösterene dek. Herkesin razı olduğu bu evlilikten sonra, Ahmed Cemil hayatının aynı olmayacağını anlamıştır. Vehbi Bey zaman zaman eve alkolik gelir, herkese rahatsız edici söylemlerde bulunur ve üstten bakar. Ahmed Cemil'in şakalarının aksine, ev halkı bunlardan memnun olmaz. Ahmed Cemil de evden uzak durmak için elinden geleni yapar, hatta özel ders verecek başka bir öğrenci bile bulur.

Genç bir kızla evlenen matbaa müdürü Tevfik Efendi'nin inme geçirmesinin ardından oğlu Vehbi matbaayı devralır ve başyazarlık görevini kayınbiraderi Ahmed Cemil'e bırakır. Çok sevdiği eski başyazar Ali Şekib'in ayrılmasına ve matbaanın karşısında bir kırtasiye dükkanı açmasına üzülmekle beraber, Ahmed Cemil matbaa sahibi olma hayaline bir adım daha yaklaşmanın mutluluğunu yaşar. Öte yandan da İkbal'in mutlu olmadığının farkındadır ve buna çok üzülüyordur. Evliliğe razı olurken matbaanın müstakbel sahibi olacak Vehbi Bey ile enişte olacağını düşünmüş olabileceği aklından çıkmaz, İkbal'in durumundan kendisini suçlu tutar.

Bir gün Taksim Meydanı'nda, arkadaşı Hüseyin Nazmi'nin kardeşi Lamia'ya rastlar. Çocukluğundan beri tanıdığı, küçük kız kardeşi gibi gördüğü Lamia, artık genç bir kız olmuştur. Ahmed Cemil, Lamia'ya âşık olur ve onunla evlenme hülyasına kapılarak eserini çabucak bitirmeye çalışır. Aynı zamanda, matbaa harcamaları için Süleymaniye'deki köşkünü rehineye verir.

Eserini bitirdikten sonra, Hüseyin Nazmi; köşkünde bir akşam yemeği düzenler ve tanıdığı önemli şairleri, yazarları davet eder. Bunların arasında, Ahmed Cemil'in baş düşmanı Raci de vardır. Raci, evli olmasına rağmen gece hayatına düşkün; karısını bir gazinoda tanıştığı Alman sevgilisiyle aldatan bir Mirat-ı Şuun yazarıdır. Karısının bir gün matbaaya gelip Ahmed Cemil'e ve idare memuru Ahmed Şevki Efendi'ye derdini anlatmasının üzerine, Ahmed Cemil Raci'ye acımaya başlamıştır. Raci'nin oğlu Nedim de, bu konuşmanın ardından matbaada takılmaya başlamıştır; Ahmed Cemil ona yazmayı öğretir. Raci'nin kendisini ağır eleştirilere maruz bırakmasına rağmen, Cemil onun hâline ve içkiye düşkünlüğünden dolayı gitgide kötüleşen hâline acır. Bu yüzden onu, dostluğunu gösterme amacıyla bu akşam yemeğine davet etmiştir. Ahmed Cemil, eserini iftiharla okumuş; Raci hariç masadaki herkesin takdirini almıştır. Masada bıraktığı defterini ertesi gün aldıktan sonra, Lamia'nın eserin sonuna bir not düştüğünü görür: "Tebrik ederim..." Bu, Ahmed Cemil'i Lamia'nın kendisine âşık olduğuna inandırır.

Raci'yi o sofraya davet etmek, belki de Ahmed Cemil'in aldığı en kötü kararlardan biriydi. Çok geçmeden, Raci bir gazetede Ahmed Cemil'i ve eserini yerden yere vuran bir yazı yayımlar. Vehbi Bey, bunun Mirat-ı Şuun matbaasının itibarını etkileyeceğini düşünerek Ahmed Cemil'i başyazarlık görevinden alır ve bu konu hakkında İkbal ile kavga eder. Ahmed Cemil, o an Vehbi ile ilişkisini tamamen kesmek ister, fakat yapamaz, çünkü matbaaya yeni makine almak için konağını ipotek etmiştir. Taksitleri ödeyemezse, ailesinin kalacak bir yeri olmayacaktır. Bu yüzden her şeye katlanmaya çalışır; Vehbi Beyi, hamile olan İkbal'in karnını tekmeleyerek ölümüne sebep olana kadar.

Kardeşinin ölümüyle birlikte Ahmed Cemil'in dünyası yıkılmıştır. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Hüseyin Nazmi'yi ziyarete gittiğinde Lamia'nın bir subay ile nişanlandığını öğrenir. Bunun üzerine, o kadar emek verdiği eserini kendi elleriyle yakar; eser, artık ona hiçbir şey ifade etmiyordur.

Romanın sonunda Ahmed Cemil, İstanbul'u terk etmeye karar verir. Yemen'e memur olarak tayin edilen Cemil; annesi ile Seher'i alarak tüm hayallerinin yıkıldığı şehri arkada bırakır.

Kaynakça

  1. 1.Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü. tees.yesevi.edu.tr
  2. 2.Türkedebiyatı.org. turkedebiyati.org
  3. 3.Yarın Dergisi — Uşşakizade Halid Ziya Beyefendi'de Bir Gün. books.google.com.tr
  4. 4.MAİ VE SİYAH. dergipark.org.tr
  5. 5.Bıçak, Nazım. Mai ve Siyah Özeti, Konusu ve Karakterleri - Kitap Diyarı. 17 Ekim 2021. kitapdiyari.com.tr
  6. 6.Mai ve Siyah Roman İncelemesi. netinceleme.com