# Koşma (edebiyat)

> Source: https://turkipedia.org/tr/wiki/Ko%C5%9Fma_(edebiyat)
> Last updated: 2026-10-05
> License: CC BY-SA 4.0 (https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0/). Credit "Turkipedia contributors" and link to the source.
> Based on: Koşma (edebiyat), https://tr.wikipedia.org/wiki/Ko%C5%9Fma_%28edebiyat%29 (CC-BY-SA-4.0)

**Koşma**, coşturucu duyguların dile getirildiği, [İslam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0slam)iyet öncesinde yazılan [koşuk](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ko%C5%9Fuk) türünün bir devamı olan [ladinî](https://turkipedia.org/tr/wiki/Din) *(dinî olmayan)* [Türk halk edebiyatı](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrk_halk_edebiyat%C4%B1) [nazım](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eiir) biçimi. Koşmalar genellikle 11'li [hece ölçüsü](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hece_%C3%B6l%C3%A7%C3%BCs%C3%BC) ile söylenir, en az 3 en çok 12 dörtlükten oluşur.[^1] Türk halk edebiyatının en çok kullanılan nazım şekli olan koşma,[^2] halk ozanları tarafından geliştirilmiş bir nazım şeklidir.[^3] Bu nazım biçimi [Türk Dil Kurumu](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrk_Dil_Kurumu) tarafından:

![Saz eşliğinde şiir söyleyen bir Azeri ozan (Âşık Elesker)](https://thumb.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/a/a1/Ashig_Alesger.jpg/1280px-Ashig_Alesger.jpg)
*Saz eşliğinde şiir söyleyen bir Azeri ozan (Âşık Elesker) (public-domain)*

“Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.[^4]”

olarak tanımlanmaktadır. Bu biçimin ilk örneklerine; [İslamiyet öncesi Türk edebiyatı](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0slamiyet_%C3%B6ncesi_T%C3%BCrk_edebiyat%C4%B1)'nda [koşuk](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ko%C5%9Fuk) adı verilen ve genellikle *şölen* adı verilen bayramlarda söylenen şiirlerde rastlanmaktadır. Ayrıca, 11. yüzyılda kaleme alınan [Divân-ı Lügati't-Türk](https://turkipedia.org/tr/wiki/D%C3%AEv%C3%A2nu_Lug%C3%A2ti%27t-T%C3%BCrk)'te de *koşuk* ifadesinin manzum eserlerin geneli için kullanıldığı görülmektedir.[^5]

Halk edebiyatında nazım şekilleri ve türler daha çok ezgilerine göre ayrılır.[^6] Bunun için koşma dahil birçok nazım (dizem) biçiminde belli bir hece sayısından bahsetmek imkânsızdır. [Türk halk edebiyatı](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrk_halk_edebiyat%C4%B1)nın en çok kullanılan biçimi olan koşmalar; daha çok 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.[^7] Kafiye düzeni: ***axax, bbbx, cccx***... biçiminde olan koşmaların, ilk dörtlükleri **xaxa** veya **aaax** biçiminde de uyaklandırılabilir.[^8] Ayrıca koşmalarda en çok [yarım uyak](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kafiye) tercih edilmiştir.[^9]

Koşmalar: aşk, sevgi ve doğa gibi lirik söyleyişleri konu alan şiirler olup, konularına göre dörde ayrılırlar. Bunlar: [Güzelleme](https://turkipedia.org/tr/wiki/G%C3%BCzelleme)ler (lirizm içerikli şiirler), [koçaklama](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ko%C3%A7aklama)lar (yiğitlik içerikli şiirler), [taşlamalar](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hicviye) (yergi içerikli şiirler) ve ölüm gibi trajik bir olayı anlatan [ağıt](https://turkipedia.org/tr/wiki/A%C4%9F%C4%B1t)lardır. Yapı özelliklerine göreyse koşmalar: düz ve birleşik gibi çeşitli adlarla incelenir.[^10]

Güzellemeleriyle [Karacaoğlan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karacao%C4%9Flan); taşlamalarıyla [Dertli](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%82%C5%9F%C4%B1k_Dertli), [Ruhsati](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ruhsati), [Seyrani](https://turkipedia.org/tr/wiki/Seyr%C3%A2n%C3%AE); koçaklamalarıyla [Kayıkçı Kul Mustafa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kay%C4%B1k%C3%A7%C4%B1_Kul_Mustafa), [Köroğlu](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%B6ro%C4%9Flu), [Dadaloğlu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Dadalo%C4%9Flu) ve ağıtlarıyla [Kağızmanlı Hıfzı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ka%C4%9F%C4%B1zmanl%C4%B1_H%C4%B1fz%C4%B1) koşma biçiminin önemli ozanlarından kabul edilmektedir.

## Koşmaların oluşum süreci ve sözcük kökeni

Koşma sözcüğü, **koş-** [eylem](https://turkipedia.org/tr/wiki/Fiil) kökünden türemiş bir kelimedir. Bugün koşmak fiili:*"Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek ve birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek.*[^11] anlamlarında kullanılsa da; bu sözcük Türkçenin erken dönemlerinde *türkü düzmek* anlamında da kullanılmıştır. Örneğin **koş-** eyleminin [Divânu Lügati't-Türk](https://turkipedia.org/tr/wiki/D%C3%AEv%C3%A2nu_Lug%C3%A2ti%27t-T%C3%BCrk)'te bir anlamının da *türkü düzmek* olarak kaydedildiği bilinmektedir.[^12] Buradan dolayı; koşma ve koşmanın proto varyantı olan [koşuk](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ko%C5%9Fuk) **koş-** eylem kökünden türemiş kelimelerdir. [Şaman](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eaman) gelenekleriyle yaşayan ilk Türk topluluklarında [müzik](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCzik) ve [şiir](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eiir) birbirinden ayrı düşünülemez; [kopuz](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kopuz) denilen temel Türk sazıyla [baksı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Baks%C4%B1)ların söylediği koşuklar daha sonra gelişerek; [çöğür](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87%C3%B6%C4%9F%C3%BCr) çalan halk ozanları geleneğinin bir başlangıç türevi özelliğini göstermiştir. Bunun için ilk dönemlerde türkü düzmek ve şiir söylemek birbiriyle eş tutulmuş, *koşuk* sözcüğü böylece ortaya çıkmıştır.[^13] Koşuklar; günümüz koşmaları gibi birçok kez dörtlüklerden oluşmuş (istisnaları vardır) ve hece ölçüsüyle söylenmiştir.[^14] Ayrıca [Kaşgârlı Mahmut](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2%C5%9Fgarl%C4%B1_Mahmud) koşuk sözcüğünü *koşug* biçimiyle kullanmış ve açıklamasını *şiir, kaside* olarak vermiştir.[^15] Yapıtta koşmanın ilkel şekli olan koşuk, ilk dönem Türk edebiyarında şiirle eş tutulmuştur.

### Klasik biçimlerle koşmalar arasındaki bağ

Koşma, [Divan edebiyatı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Divan_edebiyat%C4%B1)ndaki [gazel](https://turkipedia.org/tr/wiki/Gazel)lere yakınlık gösterir. Gazeller de, sevgiliyi ve onun güzelliğini betimleyen şiirlerdir. Konuyu özele indirgediğimizde; koşma türleri olan güzellemelerin klasik edebiyatta [kaside](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kaside) ve gazele -nitekim koşuk sözü [Kâşgarlı Mahmud](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2%C5%9Fgarl%C4%B1_Mahmud) tarafından *kaside* olarak anlamlandırılmıştır[^16]-; yergi içeren şiirler olan taşlamaların [hicviye](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hicviye)lere, ölüme karşı duyulan üzüntüyü aktaran bir tür olan ağıdın [mersiye](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mersiye)ye konu itibarıyla benzediği görülmektedir.[^17]

## Sanat kurgusu

Koşmalar, [Türk halk edebiyatı](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrk_halk_edebiyat%C4%B1)nın [âşık tarzı](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%82%C5%9F%C4%B1k_halk_edebiyat%C4%B1) olarak bilinen koluna ait ürünlerdir. Bu yönüyle koşmaları oluşturan sanat kurgusu; kökenini halkın duyuş ve söyleminden almaktadır. Bu da halkla bağlantılı bir yazınsal temel kurulması sonucunu doğurmaktadır. Böylece; ana hatları benzetme ve [eğretilemelere](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mecaz) bağlı olan *halk edebiyatına ait imgeler* koşmalarda da kendini göstermektedir. Bu imgeler; halkın yaşayışına paralel olarak daha çok doğa unsurlarından seçilmiştir. Halk edebiyatındaki benzetme ögeleri üç temel unsura yönelik benzetme imgeleri taşır:

- **Sevgili imgesi:** Halk edebiyatında sevgiliye genellikle halk nazarında güzelliğiyle değer bulan: [ördek](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%96rdek), [bülbül](https://turkipedia.org/tr/wiki/B%C3%BClb%C3%BCl), [suna](https://turkipedia.org/tr/wiki/Suna) ve [keklik](https://turkipedia.org/tr/wiki/Keklik) gibi kuş isimleriyle -açık eğretileme yoluyla- hitap edilir.[^18] Örnek olarak aşağıdaki [Karacaoğlan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karacao%C4%9Flan)'a ait koşmada; şair sevdiğini "gövel ördeğe" benzetmiştir:

“Hey ağalar, gelin seyran edelim, Gövel ördek gölden uçtu sabahtan. Allar geyinmiş de çelenk sokunmuş. Doğan güneş gibi doğdu sabahtan[^19]”

Yine koşmalarda sevgilinin en çok benzetildiği diğer iki varlık, [ceylan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ceylan) ve [ahu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ceylan)dur.[^20] Bu imgeleştirmenin toplumsal kabulü; bugün *ahu* kelimesinin *güzel, ince, zarif kadın* anlamında kullanılan mecazlı bir söz olması sonucunu doğurmuştur.[^21]

- **Rakip imgesi:** Halk şiirinde rakip; sürekli sevgilinin peşinde dolaşması ilgisiyle -açık eğretileme yoluyla- halk nazarında ilenç olarak görülen [karakuş](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karaku%C5%9F) ve [kelb](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%B6pek) (köpek) gibi ifadelerle anılır. Örneğin aşağıdaki şiirde rakip bir köpeğe benzetilmiştir.

“Karac'oğlan eydür: Sarsam dilberler, Kelb rakipler birbirine girerler.[^22]”

- **Seven imgesi:** Koşmaların bazı dörtlüklerinde sevgili bir yırtıcı kuş olarak betimlenip, seven bir **av** olarak karşımıza çıkar.[^23] Ancak bazen de ozan kendini; [şahin](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eahin)e, sevgiliyi de [balaban](https://turkipedia.org/tr/wiki/Balaban), [üveyik](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%9Cveyik) gibi kuşlara benzetir:

“Ben şahan (şahin) olsam da sen bir balaban Alsam çırnağıma çıksam yola ben[^24]”

### İçerik

![Koşuklar baksı kültüründen doğmuş ve daha sonra koşma halini almıştır.](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/2/2d/SB_-_Altay_shaman_with_drum.jpg)
*Koşuklar baksı kültüründen doğmuş ve daha sonra koşma halini almıştır. (Sergei Ivanovich Borisov, public-domain)*

Koşmalar, Tanrısal mistisizm ögelerini içeren ve [baksı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Baks%C4%B1)lar tarafından söylenen [koşuk](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ko%C5%9Fuk)ların günümüzdeki türevidir.[^25] Genel olarak: aşk, sevgi, doğa ve yiğitlik temleri kullanılan koşmalar; konularına göre [güzelleme](https://turkipedia.org/tr/wiki/G%C3%BCzelleme), [koçaklama](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ko%C3%A7aklama), [ağıt](https://turkipedia.org/tr/wiki/A%C4%9F%C4%B1t) ve [taşlama](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ta%C5%9Flama) olmak üzere dört temel ulamda incelenir.[^26]

#### Anlamsal köken

Koşma coşkun duyguları ifade etmeyi sağlayan bir nazım (dizem) biçimidir. Bunun için koşmalar daha çok: *doğa, aşk, ölüm, ayrılık, yiğitlik, toplumsal olaylar*... gibi konuları işler.[^27] Temele inildiğinde ise koşmanın [şaman](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eaman) geleneğinin izlerini taşıdığı görülmektedir. Örneğin [Karakalpak](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karakalpaklar) koşuklarında; ateşe sığınma, gelin geldiğinde ateşe yağ dökme, zikir salma, ruh çağırma, hastalanan insana çeşitli nesnelerle vurma gibi şaman geleneğine ait ögeler; folklorik şiire yön verir.[^28] Bunda ilk dönem Türk toplumlarında şiir söyleyen kişilerin [baksı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Baks%C4%B1)lar olması en önemli etkendir. Hatta ilk dönemlerde şiirler baksılar vasıtasıyla, afetlere karşı korunmayı sağlayan bir çeşit moral-mistik unsur görevini görmüştür.[^29] Örneğin *bedik* adı verilen bir koşuk türü, zamanıyla insan ve hayvanlara musallat olan hastalıkları def etmek için kullanılmıştır.[^30] Yani özellikle [mitoloji](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mit)k devirler boyunca sanat; yaşamın, korkuların ve sığınışın bir ifade biçimi olmuştur. Yaşamını anlamlandırmaya çalışan insanoğlu; mistik bir söylem üzerinde yoğunlaşmıştır. Bunun için estetik bir temele binaen gelişen bir edebiyatın oluşması mitolojik dönemlerin ardından gelir. Buradan hareketle genel hatlarıyla şu gerçeğe ulaşılır; koşmalar estetik kuramlamaları da kapsayan koşukların mitolojik dönem sonrası varyantlarıdır. Proto dönemlere ait bir koşuk incelendiğinde bu dönem koşuklarındaki yaşam algısının ne denli [tanrı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tanr%C4%B1)sal bir mistisizm içerdiği görülmektedir:

“Tang Tengri kelti (Tan Tanrı geldi) Tang Tengri özi kelti (Tan Tanrı kendisi geldi) Tang Tengri kelti (Tan Tanrı geldi) Tang Tengri özi kelti (Tan Tanrı kendisi geldi) Turunglar kamag begler kadaşlar (Kalkınız, bütün beyler, kardeşler) Tang Tengring ögelim (Tan Tanrıyı övelim)[^31]”

#### Koşma konuları

Koşukların yeni bir türevi olan koşmalar temel olarak: *doğa, aşk, ölüm, ayrılık, yiğitlik, toplumsal olaylar...* gibi konuları ele alır.[^32] Koşmalar, insanî duyguları işledikleri ve [saz](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ba%C4%9Flama) eşliğinde söylendikleri için; koşmaların [müzikalite](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCzikalite) ve coşumsal değerleri oldukça yüksektir. Bunun için, konu olarak ortak paydaları paylaştıkları [semai](https://turkipedia.org/tr/wiki/Semai)ler ve diğer nazım şekilleriyle, koşma arasındaki temel fark; koşmanın kendisine has müzikalitesidir. Halk şiirinde müzikalitenin süreğenliğini sağlayan olgu; saz olmaksızın şiir söyleyen şairlere ancak 19. yüzyılda rastlamaya başlamamızdan kaynaklanır.[^33]

Koşmalar anlamsal bir sınıflandırılmaya tabii tutulursa 4 temel ulamda incelenir. Bu dört öge ayrıca halk edebiyatı *nazım (dizem) türleri* içerisinde de yer alır.[^34] Bu dizem türlerinin ortaya çıkışı tesadüfî değildir. Koşmalar müzik eşliğinde söylendiği için; eğer bir konu içten bir üslupla anlatılacaksa *güzelleme havası*, eğer yerilecekse *taşlama havası* gibi psikolojik sunumlar ortamdaki duruma göre kendini göstermiştir.[^35] Koşmaya ait âşık edebiyatı dizem türleri şunlardır:

#### Güzellemeler

Güzellemeler coşku ve övgü içerikli şiirlerdir. Sevilen kişilere veya varlıklara karşı olan bağlılığı ifade etmek için yazılırlar. Güzellemelerde ele alınan konular ayrı ayrı ya da birlikte ele alınabilir.[^36] Özele indirgendiğinde, temel güzelleme temleri: bir kadına, at gibi [Türk kültürü](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrk_k%C3%BClt%C3%BCr%C3%BC)nde önemli yeri olan hayvan ya da varlıklara, doğaya... duyulan sevgidir. Bunun yanında güzellemeler özlem gibi düşünsel-estetik konuları da işler. Güzellemeler halk edebiyatında en çok tercih edilen türlerdendir. Bugün güzellemeler anlamsal boyutta özellikle adlandırma bazında modern edebiyata da tesir etmiştir. Örneğin [Tuna](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tuna)'yı anlatan bir seyahat kitabına *Tuna Güzellemesi*[^37] adı verilirken, [İkinci Yeni](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0kinci_Yeni) şiirinin temsilcilerinden [Cemal Süreya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Cemal_S%C3%BCreya)'nın anlam bakımından güzellemeye yaklaşan bir şiirinin adı da *Güzelleme*[^38] dir. Güzelleme yalnızca koşma biçimine mensup şiirler için kullanılan bir tabir olmayıp, anlamsal bir içeriği vardır. Bunun için güzelleme konularını işleyen [semai](https://turkipedia.org/tr/wiki/Semai)ler de güzelleme olarak değerlendirilir.[^39] Güzelleme türünün en önemli temsilcisi olarak [lirik](https://turkipedia.org/tr/wiki/Lirik_%C5%9Fiir) söyleyişleriyle 17. yüzyıl halk ozanı [Karacaoğlan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karacao%C4%9Flan) kabul edilmektedir.[^40]

“Kömür gözlüm ne salının karşımda, Gündüz hayalimde, gece düşümde. Bir güzelin sevdası var başımda, Yar sevdası çetin olur yaradan.[^41]”

Örneğin bu şiirde [Karacaoğlan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karacao%C4%9Flan), yârini ne kadar sevdiğini lirik bir söylemle dile getirmiştir. İşte güzellemeler, anlatılan duyguyu lirik bir biçimde övgüyle anlatan Türk halk şiiri ürünleridir.

#### Koçaklamalar

![Koçaklamalar: savaşlar ve yiğitlikle ilgili halk şiir türleridir.](https://thumb.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/c/c6/Nicopol_final_battle_1398.jpg/1280px-Nicopol_final_battle_1398.jpg)
*Koçaklamalar: savaşlar ve yiğitlikle ilgili halk şiir türleridir. (public-domain)*

Koçaklama genel bir tür kavramından çok, yiğitlik ve meydan okuma içerikli şiirlere verilen addır. Yani koçaklama [semai](https://turkipedia.org/tr/wiki/Semai)ye veya koşmaya özgü bir tür değildir; genel ve anlamsal bir kategoridir. Örneğin halk destanları da bir koçaklamadır. Kısacası koçaklamalar bir nevi [epik](https://turkipedia.org/tr/wiki/Epik) kavramının halk şiirindeki yansımasıdır. Bunu [TDK](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrk_Dil_Kurumu)'nın tanımında şöyle ifade edilmektedir:

*"Halk edebiyatında biçimi ne olursa olsun, konusu yiğitlik, savaş, kahramanlık olan veya bir kahramanı öven, kahramanlık duygularını canlandıran şiir, yiğitleme."*[^42]

[Battalname](https://turkipedia.org/tr/wiki/Battalname) gibi [Divan edebiyatı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Divan_edebiyat%C4%B1) geleneğinden beslenen ürünlerin yanında, bugün dahi hamasi (yiğitliklerden söz eden) bir anlayışla yazılan birçok modern şiire rastlamak mümkündür. Türk halk edebiyatına baktığımız zaman ise karşımıza iki tür koçaklama anlayışı çıkar. Bunlardan ilki *duygusal koçaklama*, ikincisi ise *coşkun koçaklama*dır.

*Duygusal koçaklama*, olayın [psikoloji](https://turkipedia.org/tr/wiki/Psikoloji)k bir analize tabii tutularak kahramanlık yönlerinin yanında trajik yönlerinin de ön plana çıkarıldığı koçaklama türüdür. Bu tür eserlerde coşkun bir yiğitlik teminin ardında duygu gizlidir. Birçok kahramanlık bildiren halk destanı bu ulamda incelenir. [Kayıkçı Kul Mustafa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kay%C4%B1k%C3%A7%C4%B1_Kul_Mustafa)'ya ait olan [Genç Osman Destanı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kay%C4%B1k%C3%A7%C4%B1_Kul_Mustafa) bu tür koçaklamaların güzel bir örneğidir. Eserde yalnızca hamasi duygular yoktur; Genç Osman'ın öldürülüşünün ardından asker ve padişah nazarında yaşanan üzüntü hali de tahlil edilmiştir. Duygusal koçaklamalar halk tarafından çok sevilen bir türü oluşturur, bunun için bu eserler genellikle halk hikâyesi oluşum sürecinin bir parçası haline gelir. Örneğin Genç Osman Destanı halk öyküsü oluşum süreci bakımından incelenen ilk eserlerden biridir.[^43]

*Coşkun koçaklama*, en yaygın koçaklama türüdür. Bu tür koçaklamalarda ozanın korkusuz ve meydan okuyan bir söyleyişi vardır. Gerek savaş meydanındaki kahramanlıklar gerekse mevcut düzene karşı yapılan başkaldırı bu yolla ifade edilir. Otoriteler tarafından coşkun koçaklamaların en güzel örnekleri [Köroğlu](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%B6ro%C4%9Flu) ve [Dadaloğlu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Dadalo%C4%9Flu) ait koçaklamalar olarak kabul edilir.[^44] Köroğlu'nun bir koçaklaması şöyledir:

“Benden selam olsun Bolu Beyi’ne Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır Ok gıcırtısından kalkan sesinden Dağlar seda verip seslenmelidir[^45]”

bu yapıtta da olduğu gibi, coşkun koçaklamalarda psikolojik bir sentezden çok bir meydan okuma ve korkusuz söylem üzerinde durulmaktadır.

#### Taşlamalar

Taşlama, [Türk halk edebiyatı](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrk_halk_edebiyat%C4%B1)na ait [satirik şiir](https://turkipedia.org/tr/wiki/Satirik_%C5%9Fiir)lere verilen addır. Bu yönüyle taşlamalar: toplumdaki aksayan yönleri, bireysel yanlışlıkları, devlet yönetimindeki hataları... eleştirel bir dille konu edinir ve halk edebiyatında yermek-hicvetmek sözcüklerinin karşılığı olarak kullanılır.[^46] Taşlamalar; [semai](https://turkipedia.org/tr/wiki/Semai) ve koşma dizem (nazım) biçimleriyle yazılır.[^47] Bu nazım şekilleri dörtlüklerden ibarettir; bunun için [Divan edebiyatı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Divan_edebiyat%C4%B1)nda dörtlüklerle yazılan ve felsefi-eleştirel dizem biçimleri olan [rübai](https://turkipedia.org/tr/wiki/Rubai) ve [kıta](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1ta)larla benzer özellikler gösterir. Taşlamalar divan edebiyatında bir tür olarak *hicviyye* karşılığını bulur. Hicviyye veya hiciv türünün Divan edebiyatındaki en büyük temsilcisi ise [Nefi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Nef%27%C3%AE)'dir.[^48] Taşlamanın en önemli temsilcileri ise [Dertli](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%82%C5%9F%C4%B1k_Dertli), [Ruhsati](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ruhsati) ve [Seyrani](https://turkipedia.org/tr/wiki/Seyr%C3%A2n%C3%AE) gibi ozanlardır.[^49] Taşlama geleneği, çağdaş Türk edebiyatı dairesinde de kendini göstermiştir. [Abdürrahim Karakoç](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abdurrahim_Karako%C3%A7) gibi halk şiirine yakın şairler taşlamalar yazmıştır. Karakoç'un bir şiirini incelersek:

“Şu berbat dünyada delicesine. Gülmemiz kötü şeydir emmeoğlu. Kaç vicdan eğilmez para sesine. Bilmemiz kötü şeydir emmeoğlu[^50]”

Görüldüğü gibi şair bu dörtlüğünde; dünyanın madde ve paraya dayalı işleyişinden rahatsız olmuş; dünyadaki çıkara dayalı sistemi eleştirmiştir.

Taşlamalar bazen genel bir sitem üzerinden ilerlerken bazen; bazen de doğrudan eleştirilen hedefe açıkça saldırılmıştır.[^51] Hatta [Neyzen Tevfik](https://turkipedia.org/tr/wiki/Neyzen_Tevfik) gibi bazı şairler; şiirlerinde sokak dili ve [argo](https://turkipedia.org/tr/wiki/Argo) ifadeleri kullanmaktan çekinmemiştir. Tevfik'in *Mecnun* şiiri buna örnektir.[^52]

Eleştiri, halk edebiyatında temel olarak iki yolla yapılmıştır. Bunlardan biri; *temsil yoluyla* ikincisi ise [*türkü*](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrk%C3%BC)* koşmak* yoluyladır. Temsil yoluyla yapılan eleştiriler genellikle; *yapıcı eleştiri* mahiyetindedir. Bu tür yergilerde; görülen eksiklik temsil yoluyla öyküleştirilir ve iletinin ulaşması istenen merciye üstü kapalı bir biçimde mesaj verilerek; istenilmeyen davranışın giderilmesi beklenir.[^53] İkinci tür olan türkü dizme ise büyük oranda taşlamaya karşılık gelir. Çünkü istisnalar haricinde halk edebiyatı ürünleri saz eşliğinde söylenir ve bu eserlere halk nazarında *türkü* olarak bakılır. Taşlamaların dili temsil getirmeye göre daha sivridir. Bu şiirlerde yer yer alaycı ifadelere de rastlanır. Türkü koşma yoluyla oluşurulan eleştirilere aşağıda verilen anonim örnek; bu tür taşlamaların içerdiği eleştirel üslubu göstermektedir:

“Rüfet Ağa at getirmiş Gurda guşa et getirmiş Çobanlara dert getirmiş Geberir kırat geberir[^54]”

#### Ağıtlar

Ağıt, *ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi*[^55] lere verilen addır. Bu yönüyle ağıt, evrensel-insanî bir olgu gelişiminde, anlamsal bir genellik kazanmıştır. Hemen hemen tüm kavimlerde ağıt türünün farklı biçim ve ezgilerde örnekleri görülür. Örnek olarak ağıt; [Amerikan edebiyatı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Amerikan_edebiyat%C4%B1)nda *elegy*[^56] adıyla anılırken, [İslam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0slam) etkisinde gelişen klasik doğu edebiyatlarında [mersiye](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mersiye) biçiminde adlandırılmıştır.[^57] *Halk edebiyatındaki formu olan ağıt türü ile mersiyeler arasında konu bütünlüğü vardır. Halk ve *[*Divan edebiyatlarının*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Divan_edebiyat%C4%B1)* farkları üzerinde çok durulsa da aynı konuyu dile getiren bu iki şiir arasında aslında birtakım şeklî hususiyetleri dışında fazlaca bir farklılık yoktur.*[^58][^59] *Ağıt, bir ölüm üzerine belli bir geleneğe uyularak yapılan törenlerde yakılmış ve söylenmiş bir de böyle bir törende yakıldığı halde daha sonra da hatıralarda yaşayan türkü olarak iki anlama gelir.*[^60] Ayrıca evlenen kızın evden ayrılması gibi ölüm dışı konularda yazılan ağıtlar da vardır.[^61]

Türk edebiyatında ağıt türünün ilk örnekleri [sagu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sagu)lardır.[^62] Türk halk edebiyatında en önemli ağıt ozanlarından biri [Kağızmanlı Hıfzı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ka%C4%9F%C4%B1zmanl%C4%B1_H%C4%B1fz%C4%B1)'dır. Örnek olarak Hıfzı'nın ölen amcasının kızı için yazdığı ağıtın bir dörtlüğü şöyledir.

“Ecel tuzağını açamaz mısın? Açıp da içinden kaçamaz mısın? Azâd eyleseler uçamaz mısın? Kırık mı kanadın kolların hani[^63]”

Ağıt geleneği bugün çağdaş edebiyatta anlamsal olarak sürdürülmektedir. Örneğin [Ceyhun Atıf Kansu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ceyhun_Atuf_Kansu)'nun ölümü üzerine [Cahit Külebi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Cahit_K%C3%BClebi) şu dizeleri söylemiştir:

“Ceyhun kardeş sen bu ilden gideli Dağlarım yıkıldı, çöllerim bomboş. Söğütlü dereler, iğdeli beller, Kuraktan çatlamış göllerim bomboş.[^64]”

### Yapısal özellikler

Halk edebiyatında nazım şekilleri ve türler daha çok ezgilerine göre ayrılır.[^65] Bunun için koşma dahil birçok nazım (dizem) biçiminde belli bir hece sayısından bahsetmek imkânsızdır. Bununla birlikte, [Türk halk edebiyatı](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrk_halk_edebiyat%C4%B1)nın en çok kullanılan biçimi olan koşmalar; daha çok 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.[^66] Kafiye düzeni ise: ***axax, bbbx, cccx***... biçimindedir. Ayrıca koşmanın ilk dörtlüğü **xaxa** veya **aaax** biçiminde de olabilir.[^67] Koşmalar yapıları bakımından beş ana başlık hâlinde incelenir:

#### Yapılarına göre koşmalar

**Düz koşma:** Genellikle 8 ve 11'li [hece ölçüsü](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hece_%C3%B6l%C3%A7%C3%BCs%C3%BC) ile yazılan ve 4+4, 6+5 ya da 4+4+3 durakları kullanılan; 3-5 dörtlük arasında yazılan koşmalardır.[^68] Düz koşma, halk edebiyatında en çok kullanılan koşma biçimidir.[^69]

**Sözcük oyunuyla kurulmuş koşmalar:** Bu tür koşmalar kendi aralarında dörde ayrılır. Bunlardan ilki *dedim dedili koşma*dır. Dedim dedili koşmalar seven-sevilen arasındaki atışma biçimindedir.[^70] [Aşık Ömer](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%82%C5%9F%C4%B1k_%C3%96mer)'in sözcük oyunuyla kurulmuş bir koşması şöyledir:

“Dedim bu Ömer'in aklını aldın Dedi sevdiğine pişman mı oldun Dedim dilber niçün sararup soldun Dedi hep çektiğim dil yarasıdır[^71]”

Dedim dedili koşmanın yanında; [cinas](https://turkipedia.org/tr/wiki/Cinas)la söylenen *cinaslı koşma*, koşmanın son dizelerinin tekrarıyla şarkıya benzetilen *koşma şarkı* ve tümce aralarında iç [uyak](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kafiye)lar bulunan *musammat koşma*; sözcük oyunuyla kurulmuş koşmaların diğer türleridir.[^72]

**Ek getirilerek kurulan koşmalar:** Ana manzumelerine ek getirilerek yapılan koşmalardır. Ek getirilerek yapılan koşmaların *ayaklı* ve *yedekli* olmak üzere iki türü vardır. Ayaklı koşma, *ilk dörtlüğünün ikinci ve dördüncü dizelerinden sonra beş heceli kısa bir dizenin eklenmesiyle oluşan koşma biçimidir. Ayaklı koşmalarda uzun dizeler 6+5=11'li kısa dizeler 5'li olarak düzenlenir. Ziyade mısra da denilen kısa dizeler, daima ana kafiye taşıyan uzun dizelerden sonra yer alır. Kafiye bakımından da ana kafiye düzenine bağlı kalırlar.*[^73] Bir diğer ek getirilerek yapılan koşma çeşidi ise yedekli koşmalardır. Yedekli koşmalar, birimlerinin arasına mani vb. dizeler eklenerek yapılan ve daha çok [Batı Türkçesi](https://turkipedia.org/tr/wiki/O%C4%9Fuz_dil_grubu)nin Doğu kısımlarında tercih edilen bir yapıdır.[^74]

**Sözcük taşırması ile kurulan koşmalar:** Bu tür koşmalar dize veya dörtlük sonunda uyak olan sözcüğün bir sonraki birimde tekrarı esasına dayanır. Eğer dize sonundaki uyak bir sonraki mısrada yineleniyorsa buna *zincirleme koşma*, eğer dörtlük sonundaki uyak yineleniyorsa buna da *zincirbent koşma* adı verilir.[^75] Örneğin [Aşık Zülali](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%82%C5%9F%C4%B1k_Z%C3%BCl%C3%A2li)'nin aşağıdaki şiiri bir zincirbent koşmadır:

“O ki yaratıldık türâb-ı Tur'a Perverdigâr Hak Sübhan'ı biliriz Türâbın aslını yarattın nurdan Nurdan evvel bir mekânı biliriz Mekânda var iken nice bin seher Anı ziynet kıldı ne mürg-i seher Günde yetmiş kere eyledi teher Eklettiği rızk u nânı biliriz[^76]”

Yukarıdaki şiirde; mevcut yapıya uygun olarak ilk dörlüğün son uyak kelimesi *mekân* sözcüğü, ikinci dörtlüğün başında tekrar edilmiştir.

**Birleşik koşmalar:** Bu biçimdeki koşmalar birden fazla koşma biçiminin birlikte kullanılmasıyla oluşturulur ve dört başlık altında incelenir. Bunlar: *Zincirbent ayaklı koşma, musammat ayaklı koşma, musammat zincirbent koşma ve musammat zincirleme ayaklı koşma*lardır. Bu koşma biçimleri, adlandırıldıkları yapıların bir bileşimidir. Yalnızca zincirbent ayaklı koşmanın ziyade mısralarında da tekrarlama yoluna gidildiğinden kısmî bir değişiklik gösterir.[^77]

#### Ölçü, uyak ve uyak şeması

![Yukarıdaki diyagramda Karacaoğlan'nın bir şiirinin yapısal incelemesi yapılmıştır. Görüldüğü gibi axcx - dddx uyak örgüsüyle yazılan bu şiir; ayrıca 8'li hece ölçüsüyle (4+4 durakla) yazılan bir semaidir. Bununla birlikte semailer ve koşmaların yapısal özelliklerinden çok; ezgilerinde fark vardır. Şiirde kırmızıyla yazılan yerlerde redif, maviyle yazılan yerlerde kafiyeler bulunmaktadır. Ayrıca şiir genelindeki tüm son dizelerin birbiriyle uyaklı olduğu görülmektedir.](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/6/6f/Kosma.gif)
*Yukarıdaki diyagramda Karacaoğlan'nın bir şiirinin yapısal incelemesi yapılmıştır. Görüldüğü gibi axcx - dddx uyak örgüsüyle yazılan bu şiir; ayrıca 8'li hece ölçüsüyle (4+4 durakla) yazılan bir semaidir. Bununla birlikte semailer ve koşmaların yapısal özelliklerinden çok; ezgilerinde fark vardır. Şiirde kırmızıyla yazılan yerlerde redif, maviyle yazılan yerlerde kafiyeler bulunmaktadır. Ayrıca şiir genelindeki tüm son dizelerin birbiriyle uyaklı olduğu görülmektedir. (Çalıştay ileti, CC-BY-SA-2.0)*

Koşmalar [Türk halk edebiyatı](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrk_halk_edebiyat%C4%B1) nazım biçimleri oldukları için; birçok koşma, [hece ölçüsü](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hece_%C3%B6l%C3%A7%C3%BCs%C3%BC) kullanılarak söylenmiştir. Ancak özellikle 17. yüzyıldan başlayarak [Bayburtlu Zihni](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bayburtlu_Zihni) gibi ozanlar, şiirlerinde [aruz veznini](https://turkipedia.org/tr/wiki/Aruz_%C3%B6l%C3%A7%C3%BCs%C3%BC) de kullanmıştır.[^78] Koşmalarda biçimsel türleri ve yapılarına göre birçok durak çeşidi kullanılır. Halk şiirinde en çok tercih edilen düz koşmalar 8 veya 11'li hece ölçüsü ile yazılır ve 4+4, 6+5 ya da 4+4+3 durak yapısına sahiptir.[^79] Koşmaların yapısal biçimleri değiştikçe; hece sayılarında ve duraklamalarda değişiklikler meydana gelir. Tüm bunlarla birlikte koşmaların ekseriyetinde 11'li hece ölçüsü en çok kullanılan kalıptır. Koşmalarda 11'li hece ölçüsü çokça kullanıldığı için, genel tanımlamalarda koşma daha çok 11'li hece ölçüsüyle yazılan şiir olarak gösterilir.[^80] Oysaki halk edebiyatı nazım biçimleri daha çok saz eşliğinde söylenir ve birbirinden farklı okunuş ezgilerine sahiptir. Biçimleri birbirinden ayıran temel kıstas da ezgidir.[^81] Ancak koşmalar yazınsal metin olarak incelendiğinde, ezginin belirlenmesi zorlaştığı için özellikle edebiyat testlerine yönelik çalışmalarda koşmaların yalnızca 11'li biçimleri kullanılmaktadır.[^82]

Halk şiirinde en çok tercih edilen kafiye türü; [yarım uyak](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kafiye)tır.[^83] Bununla birlikte, Türk halk şiirinde, Türkçenin ses ve hece yapısına uygun olarak "a-e", "ı-i", o-ö" ve "u-ü" ünlüleri ve hatta dar ve geniş ünlüler arasında kafiye oluşturulabilmektedir.[^84] [Ruhsati](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ruhsati)'nin aşağıdaki şiirinde:

“Babanı katma sayıya (a) Özün benzettim ayıya (a) Kendi eştiğin kuyuya (a) Düşesin Seyit Efendi (b)[^85]”

"u" ve "ı" dar ünlüleri arasında uyak oluşturulmuştur. Bu seslerden önce gelen "y" sesleri de uyağa katılarak bir [tam uyak](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kafiye) ortaya çıkmıştır. Birimdeki uyak örgüsü ise **aaab** olup; şiir 8'li hece ile (5+3) söylenmiştir. Uyaklardan sonra gelen "-ya"lar ise [redif](https://turkipedia.org/tr/wiki/Redif)tir.

Yine halk şiirinde "ğ ve y" gibi özellikle kayıcılaşan bazı yakın sesler arasında kafiye oluşturulabilmektedir. [Karacaoğlan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karacao%C4%9Flan)'ın bir şiirinde:

“Karac'oğlan bunu böyle söyledi İndi aşkın deryasını boyladı Kızlar gitti diye pınar ağladı Acıştım yüreğim yandı pınara[^86]”

bu tarz bir alımlamayla; "ğ" ve "y" sesleri arasında uyak ilgisi kurulmuştur.

Koşmalar ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı şiirlerdir.[^87] Yani, koşmaların uyak örgüsü; genellikle: **axax - bbbx - cccx...** biçimindedir ve bir koşma genellikle en az 3 en çok 12 dörtlükten oluşur. Ancak koşmanın ilk dörtlüğü: "**xaya** veya **aaax**" biçiminde de kafiyelendirilebilir.[^88]

[^1]: Nazım şekilleri. <http://www.edebiyatalemi.com/index.php/konu-anlatimi/edebiyat/51-nazim-sekilleri>
[^2]: Bekir Şahin. Osmanlı Ansiklopedisi. 1993. <http://books.google.com.tr/books?id=yrZpAAAAMAAJ&q=ko%C5%9Fma+en+%C3%A7ok+kullan%C4%B1lan+naz%C4%B1m+%C5%9Fekli&dq=ko%C5%9Fma+en+%C3%A7ok+kullan%C4%B1lan+naz%C4%B1m+%C5%9Fekli&hl=tr&ei=k2eLTpeHCMqKswabg-iQAg&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=7&ved=0CEQQ6AEwBg>
[^3]: Türk edebiyatı (183-194. sayılar). 1989.
[^4]: Koşma. <http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=ko%C5%9Fma>
[^5]: Kâşgarlı Mahmud (Düzenleyen=Mehran Bahari). Divânu Lügati't-Türk Dizini. 2003. <http://www.turansam.org/kitaplar/KasgarliMahmutDivaniLugatitTurk.pdf>
[^6]: Erman Artun. Âşıklık Geleneği ve Âşık Edebiyatı. 2001.
[^7]: Turan Karataş. Ansiklopedik Edebiyat Terimleri Sözlüğü. 2007, s. 456.
[^8]: Turan Karataş. Ansiklopedik Edebiyat Terimleri Sözlüğü. 2007, s. 456.
[^9]: Turan Karataş. Ansiklopedik Edebiyat Terimleri Sözlüğü. 2007, s. 456.
[^10]: Türk halk Edebiyatı El Kitabı. 2008, s. 205.
[^11]: Koşmak. <http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=ko%C5%9Fmak>
[^12]: Kâşgarlı Mahmud (Düzenleyen=Mehran Bahari). Divânu Lügati't-Türk Dizini. 2003. <http://www.turansam.org/kitaplar/KasgarliMahmutDivaniLugatitTurk.pdf>
[^13]: Şiire Bakış Ötesi, s. 81. <http://books.google.com.tr/books?id=KnJszQhPhSMC&pg=PA81&dq=%C5%9Faman+ko%C5%9Fuk&hl=tr&ei=knOLTpq1MIap4gSb0u3NAw&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=1&sqi=2&ved=0CCoQ6AEwAA#v=onepage&q=%C5%9Faman%20ko%C5%9Fuk&f=false>
[^14]: Şiire Bakış Ötesi, s. 81. <http://books.google.com.tr/books?id=KnJszQhPhSMC&pg=PA81&dq=%C5%9Faman+ko%C5%9Fuk&hl=tr&ei=knOLTpq1MIap4gSb0u3NAw&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=1&sqi=2&ved=0CCoQ6AEwAA#v=onepage&q=%C5%9Faman%20ko%C5%9Fuk&f=false>
[^15]: Kâşgarlı Mahmud (Düzenleyen=Mehran Bahari). Divânu Lügati't-Türk Dizini. 2003. <http://www.turansam.org/kitaplar/KasgarliMahmutDivaniLugatitTurk.pdf>
[^16]: Kâşgarlı Mahmud (Düzenleyen=Mehran Bahari). Divânu Lügati't-Türk Dizini. 2003. <http://www.turansam.org/kitaplar/KasgarliMahmutDivaniLugatitTurk.pdf>
[^17]: Kazım Yetiş. Belagattan Retoriğe. 2006.
[^18]: Karacaoğlan'sa Sevgili Mazmunu. 1998. <http://turkoloji.cu.edu.tr/HALK%20EDEBIYATI/turgut_karabey_karacaoglanda_sevgili_mazmunu.pdf>
[^19]: Müjgan Cumhur. Karacaoğlan. 1973, s. 127.
[^20]: Müjgan Cumhur. Karacaoğlan. 1973, s. 127.
[^21]: Ahu. <http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=ahu>
[^22]: Cumhur, 1993, s.13
[^23]: Müjgan Cumhur. Karacaoğlan. 1973, s. 127.
[^24]: Cumhur, 1993, s.6
[^25]: Şiire Bakış Ötesi, s. 81. <http://books.google.com.tr/books?id=KnJszQhPhSMC&pg=PA81&dq=%C5%9Faman+ko%C5%9Fuk&hl=tr&ei=knOLTpq1MIap4gSb0u3NAw&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=1&sqi=2&ved=0CCoQ6AEwAA#v=onepage&q=%C5%9Faman%20ko%C5%9Fuk&f=false>
[^26]: Koşma. <http://www.bilgicik.com/yazi/kosma-nazim-bicimleri/>
[^27]: Koşma. <http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=ko%C5%9Fma>
[^28]: Mambetov. Karakalpakların Etnografya Tarihi, s. 158-165.
[^29]: Mambetov. Karakalpakların Etnografya Tarihi, s. 158-165.
[^30]: Mambetov. Karakalpakların Etnografya Tarihi, s. 158-165.
[^31]: Şiire Bakış Ötesi, s. 81. <http://books.google.com.tr/books?id=KnJszQhPhSMC&pg=PA81&dq=%C5%9Faman+ko%C5%9Fuk&hl=tr&ei=knOLTpq1MIap4gSb0u3NAw&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=1&sqi=2&ved=0CCoQ6AEwAA#v=onepage&q=%C5%9Faman%20ko%C5%9Fuk&f=false>
[^32]: Koşma. <http://www.bilgicik.com/yazi/kosma-nazim-bicimleri/>
[^33]: Mustafa Ayyıldız. Edebiyat Bilgi ve Teorileri. 2005, s. 411. <http://books.google.com.tr/books?id=AjO7AAAAIAAJ&q=ko%C5%9Fma+semai&dq=ko%C5%9Fma+semai&hl=tr&ei=q_mLTsCICoXssgaHtfC5Ag&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=2&ved=0CC4Q6AEwAQ>
[^34]: Aşık edebiyatı. 2008, s. 562. <http://books.google.com.tr/books?id=8N8PAQAAIAAJ&q=a%C4%9F%C4%B1t,+ta%C5%9Flama&dq=a%C4%9F%C4%B1t,+ta%C5%9Flama&hl=tr&ei=BP2LTriPCIfFswaJvuSQAg&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=1&ved=0CDUQ6AEwAA>
[^35]: Özkul Çobanoğlu. Âşık Tarzı Kültür Geleneği ve Destan Türü. 2000, s. 30. <http://books.google.com.tr/books?id=BSNkAAAAMAAJ&q=g%C3%BCzelleme&dq=g%C3%BCzelleme&hl=tr&ei=Sf6LTsviBNH4sgbp1vSOAg&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=4&ved=0CDQQ6AEwAzgK>
[^36]: Feride Turan. Türk Şiirinde Kullanılan Nazım Şekilleri ve Türleri, s. 25. <http://www.esbl.k12.tr/belge/nazim.pdf>
[^37]: Haluk Dursun. Tuna Güzellemesi. 2004. <http://books.google.com.tr/books?id=igF5uSnifXgC&pg=PA7&dq=g%C3%BCzelleme&hl=tr&ei=sQGMTvqSE42TswatntS2Ag&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=1&ved=0CCkQ6AEwADgU#v=onepage&q=g%C3%BCzelleme&f=false>
[^38]: Güzelleme. <http://siir.gen.tr/siir/c/cemal_sureya/guzelleme.htm>
[^39]: Cemal Süreya Şiirinde Geleneğin Görünüşü. 2000, s. 87.
[^40]: Aşık Edebiyatı Nazım Biçimleri. <http://www.edebiyol.com/kosma_tipi.html>
[^41]: Aşık Edebiyatı Nazım Biçimleri. <http://www.edebiyol.com/kosma_tipi.html>
[^42]: Koçaklama. <http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=ko%C3%A7aklama>
[^43]: Halk Hikayelerinin Motif Yapısı. 1997, s. 66.
[^44]: Sami Yıldız. ÖSS Edebiyat. 2008, s. 51.
[^45]: Birikim Dergisi (149-151. sayı). 2001.
[^46]: Adem Balkaya. Türk Halk Kültüründe Taşlamaya Küçük Bir Örnek. <http://www.turkishstudies.net/dergi/cilt1/sayi5/sayi5pdf/balkayaadem.pdf>
[^47]: Adem Balkaya. Türk Halk Kültüründe Taşlamaya Küçük Bir Örnek. <http://www.turkishstudies.net/dergi/cilt1/sayi5/sayi5pdf/balkayaadem.pdf>
[^48]: Nef’i ve Siham-ı Kaza. 1998, s. 46.
[^49]: Adem Balkaya. Türk Halk Kültüründe Taşlamaya Küçük Bir Örnek. <http://www.turkishstudies.net/dergi/cilt1/sayi5/sayi5pdf/balkayaadem.pdf>
[^50]: Turan Karataş. Ansiklopedik Edebiyat Terimleri Sözlüğü. 2007, s. 456.
[^51]: Adem Balkaya. Türk Halk Kültüründe Taşlamaya Küçük Bir Örnek. <http://www.turkishstudies.net/dergi/cilt1/sayi5/sayi5pdf/balkayaadem.pdf>
[^52]: Mecnun. <http://www.antoloji.com/mecnun-8-siiri/>
[^53]: Balkaya, s.142.
[^54]: Balkaya, s.143
[^55]: Ağıt, s. 132. <http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=a%C4%9F%C4%B1t>
[^56]: American Elegy: The Poetry of Mourning from the Puritans to Whitman. 2007.
[^57]: M. Zeliha Stebler Çavuş. Türk edebiyatında Mersiyeler. 2008. <http://turkoloji.cu.edu.tr/ESKI%20TURK%20%20EDEBIYATI/zeliha_stebler_cavus_mersiyeler.pdf>
[^58]: M. Zeliha Stebler Çavuş. Türk edebiyatında Mersiyeler. 2008. <http://turkoloji.cu.edu.tr/ESKI%20TURK%20%20EDEBIYATI/zeliha_stebler_cavus_mersiyeler.pdf>
[^59]: Genç Osman İçin Yazılan Bir Ağıt ve Bir Mersiye, Ötelerden Bir Ses. 1997, s. 465.
[^60]: Folklor ve Edebiyat I-II. 1982.
[^61]: Erman Artun. Çukurova Ağıt Söyleme Geleneğinde “Gelin Göçürme Ağıtları”. <http://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/erman_artun_agit_soyleme_gelenegi_gelin_gocurme.pdf>
[^62]: Karataş, s.21
[^63]: Karataş, s.21
[^64]: Cahit Külebi. Ceyhun Atıf kansu (Bir Halk Adamı), s. 97. <http://www.ceyhunatufkansu.com/index_dosyalar/Page2639.htm>
[^65]: Erman Artun. Âşıklık Geleneği ve Âşık Edebiyatı. 2001.
[^66]: Turan Karataş. Ansiklopedik Edebiyat Terimleri Sözlüğü. 2007, s. 456.
[^67]: Turan Karataş. Ansiklopedik Edebiyat Terimleri Sözlüğü. 2007, s. 456.
[^68]: Türk halk Edebiyatı El Kitabı. 2008, s. 205.
[^69]: Türk halk Edebiyatı El Kitabı. 2008, s. 205.
[^70]: Türk halk Edebiyatı El Kitabı. 2008, s. 205.
[^71]: Şükrü Elçin. Aşık Ömer. 1987.
[^72]: Türk halk Edebiyatı El Kitabı. 2008, s. 205.
[^73]: Erman Artun. Aşık Geleneği ve Aşık Edebiyatı. 2001, s. 95-96.
[^74]: Oğuz, s.206.
[^75]: Oğuz, s.207.
[^76]: Oğuz, s.207.
[^77]: Erman Artun. Aşık Geleneği ve Aşık Edebiyatı. 2001, s. 95-96.
[^78]: Turgut Karabey. Bayburtlu Zihni'nin (1797-1859) Meşhur Bir Koşmasına Tahlili Bir Bakış. 2007, s. 66. <http://turkoloji.cu.edu.tr/HALK%20EDEBIYATI/turgut_karabey_bayburtlu_zihni_meshur_bir_kosmasi.pdf>
[^79]: Türk halk Edebiyatı El Kitabı. 2008, s. 205.
[^80]: Aşık-Tekke Edebiyatı-Türler. <http://www.kultur.gov.tr/TR/belge/1-1912/turler.html>
[^81]: Erman Artun. Âşıklık Geleneği ve Âşık Edebiyatı. 2001.
[^82]: Sami Yıldız. ÖSS Edebiyat. 2008, s. 51.
[^83]: Mustafa Altun. Şiirde Uyak (Kafiye). 2003. <http://www.dilbilimi.net/siirde_uyak.pdf>
[^84]: Mehmet Yardımcı. Aşık Edebiyatında Uyak ve Yeni Bir Uyak Tanımı. 2002, s. 697-717.
[^85]: Aşık Ruhsati. 1999.
[^86]: Akça Kızlar Göç Eyledi Yurdundan. <http://www.antoloji.com/akca-kizlar-goc-eyledi-yurdundan-siiri/>
[^87]: Koşma. <http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=ko%C5%9Fma>
[^88]: Nazım şekilleri. <http://www.edebiyatalemi.com/index.php/konu-anlatimi/edebiyat/51-nazim-sekilleri>
