III. Ahmed Çeşmesi (Üsküdar)
III. Ahmed Çeşmesi, 1728 yılında III. Ahmed tarafından, annesi Emetullah Rabia Gülnuş Sultan adına yaptırılmıştır. İstanbul Boğazı'ndan gelip geçenlerin ihtiyacını karşılamasını sağlayan bu çeşmenin 8 adet musluğu vardır. Köşelerdeki musluklar su içmek için, kenarlardaki musluklar su doldurmak için yapılmıştır. Çeşmenin sahil yüzündeki kitabesi III. Ahmed ve Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yazılmıştır.
Kitabeleri III. Ahmed, Nedim, Şair Şakir ve Şair Rahmi tarafından yazılmıştır.
Tarihi
Üsküdar III. Ahmed Çeşmesi, Osmanlı sanatının Lâle Devri'ne özgü zarafetini yansıtan en seçkin meydan çeşmelerinden biridir. 1728 yılında III. Ahmed tarafından, annesi Emetullah Râbia Gülnûş Sultan'ın hatırasına yaptırılan yapı, Boğaz'dan geçen yolcuların su ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilmiş olup Üsküdar Meydanı'nın tarihî siluetinin ayrılmaz bir unsurudur. Çeşme, döneminin mimarî anlayışını temsil eden rokoko üslubunun erken örneklerinden sayılır; dış yüzeyindeki taş işçiliği, kubbe altında yer alan mukarnaslı bordürler, zarif hat kuşakları ve sebil pencereleri yapıya hem anıtsal hem de zarif bir görünüm kazandırır. Çeşmenin mimarının Ahmet Ağa olduğu kaynaklarda belirtilir ve yapı Üsküdar sahil yoluna bakan geniş cephesiyle devrinin estetik anlayışını açıkça ortaya koyar.[1]Tanman, M. Baha, “Lâle Devri Mimarlığı”, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yay., İstanbul 2011[2]Goodwin, Godfrey, A History of Ottoman Architecture, Thames & Hudson, London 1997
Çeşmenin inşası, III. Ahmed'in özellikle İstanbul'un kamusal su yapılarıyla yakından ilgilendiği bir döneme rastlar. Lâle Devri'nin şehircilik politikaları su yollarının yenilenmesi, meydan düzenlemeleri ve yeni çeşme-su sebili ağlarının kurulması ile belirginleşmişti. Üsküdar III. Ahmed Çeşmesi de bu dönemin politik bağlamı içinde gelişmiş olup yalnızca su dağıtımını sağlamaktan öte, padişahın cömertlik anlayışını, Osmanlı toplumunda suyun vakıf kültürüyle ilişkisini ve kamusal alan estetiğinin önemini yansıtan bir sembol hâline gelmiştir.[3]Kuban, Doğan, Osmanlı Mimarisi, YEM Yay., İstanbul 2010
Yapının dört cephesinde farklı düzenlemelere sahip kitabeler bulunur. Sahile bakan yüzeydeki uzun kitabe, III. Ahmed ile Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yazdırılmış olup dönemin çiçek ve bahar tasvirleriyle süslü zarif bir üsluba sahiptir. Üsküdar yönüne bakan cephenin kitabesinde ise dönemin ünlü şairlerinden Nedîm'in kaleminden çıkmış beyitler yer alır. Çeşmenin her cephesinde yer alan hat örnekleri talik hatla işlenmiş olup hem edebî hem de estetik değeriyle Lâle Devri sanatının parlak örnekleri arasında sayılır.[4]Eyice, Semavi, “İstanbul Çeşmeleri ve Sebilleri”, Belleten, C. 29, 1965
Mimari

Mimari plan, klasik Osmanlı meydan çeşmelerinin kare düzenini temel almakla birlikte rokoko etkilerini güçlü biçimde taşır. Çeşmenin köşeleri yumuşatılmıştır ve sivri olmayan, küresel eğrilere yaklaşan hatlara sahiptir. Üst örtüde dışarıdan görülebilen geniş saçak, ahşap bir çatının altına gizlenmiş olup taş mimarinin bütünlüğünü bozmadan yapıya zarif bir gölgelik sağlar. Çeşmenin çevresindeki sebiller, 18. yüzyıl İstanbul'unda yolcuların ve gemicilerin su ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tasarlanmış olup, pencere kafeslerinde görülen demir döküm işçiliği Avrupa etkilerinin Osmanlı detaylarıyla kaynaştığını göstermektedir.[5]Arseven, Celal Esad, Sanat Ansiklopedisi, C. 3, İstanbul 1973.
III. Ahmed Çeşmesi, yalnız mimarî özellikleriyle değil, Üsküdar Meydanı'nın tarihî gelişimindeki konumuyla da önemlidir. Bölge, Bizans döneminden itibaren İstanbul'a giriş noktası olarak işlev görmüş, Osmanlı çağında ise hem Anadolu'dan gelen yolların hem de Boğaz geçişinin kesişim merkezine dönüşmüştür. Bu nedenle çeşme, hem deniz yolculuğundan dönenlerin ilk karşılaştığı yapılardan biri olmuş hem de Üsküdar'ın pazar, iskele ve cami odaklı şehir dokusunun merkezinde önemli bir odak oluşturmuştur.[6]Barkan, Ömer Lütfi, “İstanbul’da Osmanlı Şehir Dokusu”, İstanbul Üniversitesi Yay., 1948
Restorasyon
Restorasyon geçmişi incelendiğinde, çeşmenin zaman içinde pek çok kez onarımdan geçtiği görülür. 19. yüzyılda Osmanlı Devleti tarafından yapılan küçük müdahalelerin ardından, Cumhuriyet döneminde 1930'lu yıllarda çevre düzenlemeleri sırasında yapının ön cephesinin konumu yeniden değerlendirilmiş, 1950'lerde ise kapsamlı taş temizliği ve kitabe bakımından geçirilmiştir. 2006 yılında gerçekleştirilen geniş restorasyon çalışmasında yapının tüm su yolları yenilenmiş, taş yüzeyindeki bozulmalar giderilmiş ve kitabeler orijinal renklerine sadık kalınarak restore edilmiştir.[7]İstanbul Büyükşehir Belediyesi Koruma Raporları, “Üsküdar Meydanı Restorasyon Projesi”, 2006
Üsküdar III. Ahmed Çeşmesi bugün hâlâ aktif durumdadır ve meydanın yeniden düzenlenmesiyle birlikte hem turistlerin hem de yerli halkın yakından ilgi gösterdiği bir kent simgesine dönüşmüştür.
Kitabeler
Sahil yönündeki kitabe III. Ahmed ve Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından 1 beyit olarak yazılmıştır. Kitabe aşağıda yazmaktadır:
Osmanlıca:
Didi Han Ahmet ile bile İbrahim tarihin Suvardı alemi dest-i Muhammed ile cevadullah
Hicri 1141
Günümüz Türkçesi:
Ahmet Han tarihi İbrahim'le birlikte söyledi Allah'ın cömertliği, alemi Muhammed eli ile suladı
Miladi 1728
Marmaray yönündeki kitabe, Şair Şakir tarafından 9 beyit olarak yazılmıştır. Kitabe aşağıda yazılmıştır:
Osmanlıca:
Şehinşâh-ı humayûn-pâye Sultan Ahmed Gâzi Kerâmetdir olan sâdır o hâkân-ı müeyyedden
O yektâ zıll-ı Hakk kim bir nefes Hakk’dan udûl etmez Eder kesb-i safâ icrâ-yı ahkâm-ı Muhammed’den
Vücûd-ı enveri kim matla-ı mihr-i saâdetdir Olur mana-yı şevket zâhir ol şeh-beyt-i müfredden
Vücûda gelmemiştir öşr-i mi’şâr-ı fütühatı Ki âcizdir kalem âsâr-ı âlişânını adden
Şeref-âbâd-ı bünyâd eyledikde izz ü devletle Ona bir su bulundu kim nişandır ömr-i sermedden
Vezir-i â’zam İbrahim Paşa’ya edip fermân Olunca yümnle me’mur o şâhenşâh-ı es’adden
Bu şehre bünyâd eyleyip cümle ahaliyi Hayat-ı taze buldu re’fet-i hâkân-ı emcedden
Hemîşe dest-i cûdun maksem-i erzâk edip Mevlâ Vücûd-ı kâmilin âsûde kılsın dîde-i bedden
Tamam oldukda atşân dedi târîhini Şâkir Gel iç mâ-ı hayâtı çeşme-i Sultan Ahmed’den
Hicri 1141
Günümüz Türkçesi: Sarayın padişahı mertebesindeki Gazi Sultan Ahmed Ondan olan keramettir o kuvvetlendirilmiş hakandan
O tek Allah'ın gölgesi ki bir nefes bile Allah'tan vazgeçmez Eğlenceyle çalışır, Muhammed'in hükümlerini yürütür
Nurlu vücudu ki mutluluğun güneşi onda doğar Heybetli anlamı görünür o yalnız evin şahından
Oluşmamıştır fetihlerin yüzde biri Ki acizdir kalem, yüksek şanlı eserlerini yazmaktan
Şerefabad'ı devletin kıymetinde inşa eyledik de Ona bir su bulundu ki daimi ömürden bir işarettir
Veziriazam İbrahim Paşa'ya ferman edip Uğurla görevli olunca o en mutlu şahların şahından
Bu şehri inşa edip bütün halkı Taze hayat buldu büyük hakanın merhametinden
Daima cömertliğin elini rızık çeşmesi edip Mevla Olgun varlığını rahat kılsın kötü gözlerden
Susayanlara tarihini tamamlattı Şakir Gel iç hayat suyunu Sultan Ahmed Çeşmesi'nden
Miladi 1728
Mihrimah Sultan Camii yönündeki kitabe, Nedim tarafından 9 beyit olarak yazılmıştır. Kitabe aşağıda yazmaktadır:
Osmanlıca: Semiyy-i fahr-i mevcûdât Sultan Ahmed-i Gâzi Şeh-i sâhib-meâsir zıll-i pâk-i Hazret-i Vehhâb
Emin-i Yesrib u Batha muîn-i millet-i beyzâ Ebâ an cedd şeh-i dâna hidivv-i tâhiru’l-en sâb
O hâkân-ı keremkârın bu arz-ı cennet-âsâda Olub gufrân ille Ümm-i Safiyye haslet-i der-hâb
Onun rûh-i şerifin hayr ile yâd eylemek kasdın Derûn-i pâkine ilhâm edince Hâlıku’l-esbâb
Vezir-i a’zam ve Damat İbrahim Paşa’nın Gül-i kâmın hitâb-ı müstetâbıyle edib şâdâb
Şeref âbâd-ı bünyâd eyledikten sonra emriyle Bu ayn-ı zemzemin çün kıldı icrâsın ona işrâb
Turâb-ı kabrine merhumenin ikrâm için yapdı Reh-i Hak’da diyâr-ı Üsküdar’a çeşme-i pür-âb
O hâkân-ı cihânı dâima Hakk eyleyub te’yid Ne kâre azm ederse hükm-i takdir etsin istisvâb
Bu mısrayla Nedimâ söyledi tarih-i itmamın Bu şehri ma’ ile Sultan Ahmed eyledi sîr-âb
Hicri 1141
Günümüz Türkçesi: Kainatın övüneniyle adaş Gazi Sultan Ahmed Güzel eserleri yaptıran şah, mübarek Allah'ın gölgesi
Mekke ve Medine'nin emini, temiz milletin yardıımcısı Babasından kuvvetli, alimlerin şahı, nesebi temiz vezir
Kerem sahibi o hakanın bu cennet gibi yerde "Temizlerin Annesi"ne rahmet için, uykudaki huyuyla
Onun şerefli ruhunu hayır ile hatırlamaktır sebebi Mübarek kalbine esinlenince Allah'ın sebepleri
Vezir-i Azam Damat İbrahim Paşa'nın Gülün arzusunun güzel hitabıyla suya kandırıp (doydurup)
Şerefabad'ı inşa ettikten sonra emriyle Bu zemzem çeşmesini o içsin diye inşa etti.
Toprak mezarına merhumenin ikramı için yapıldı Allah'ın yolunda, Üsküdar diyarında pek sulu çeşme
O dünya hakanını daima Allah kuvvetlendirsin Ne işe toplanırsa kader hükmünü doğru kılsın
Bu mısra ile Nedim tarihin tamamını söyledi Bu şehri Sultan Ahmed bu şehri su ile suya doyurdu.
Hicri 1728
Otobüs durakları yönündeki kitabe, Şair Rahmi tarafından 9 beyit olarak yazılmıştır. Kitabe aşağıda yazmaktadır:
Osmanlıca: Âb-rû-yi saltanat Hân Ahmed-i Gâzi ki ânın Dâima icrâ-yı şer-i Ahmedî’dir hem-demi
Mazhar-ı te’yid edip Hakk âna âsân eyledi Gayre müşkilter olan her emr-i sa’b u muazzamı
Bu kerâmet kutb-ı âfâk olduğun isbât eder Buldu İbrahim Paşa gibi sadr-ı efhamı
Rahatıyla kesb-i şevk u ihtiyât etmek için İhtira’ etti şeref-âbâd-ı şâh-ı âlemi
Nâmın almış bir güherdir suyunu bulsun diye Su yerine bezl ü îsâr etti bî-had dirhemi
Çeşme bünyâd etmeyi imâ ve işrâb eyleyip Kıldı me’mur âsaf-ı derya-nevâl ekremi
Öyle dil-cû çeşme-sâr-ı bî-bedel yapdırdı ki Oldu her bir lülesi âb-ı hayâtın maksemi
Sa’yini hüsn-i kabûl eyleyip Mevlâ karîn Hıfz ede dâim hatalardan o şâh-ı efhamı
Şâkirâ! Rahmi içip âbın dedi târihini Hükm-i Sultan Ahmed icrâ etti el-Hakk zemzemi
Hicri 1141
Günümüz Türkçesi: Saltanatın yüzü suyu Gazi Ahmed Han ki onun Daima işi canciğer arkadaşı Ahmed'in (Muhammed) vaazını yürütmektir
Allah kuvvetlilikle şereflendirip ona kolay eyledi Çok zor yapılan işaret edilen bütün muhteşem emirleri
Bu keramet ufukların kutbu olduğunu kanıtlar Buldu İbrahim Paşa gibi pek büyük veziri
Rahatıyla şevkle çalışmak ve tedbirlenmek için İcat etti dünyanın şahının sonsuz şerefini
Bir cevherdir suyunu bulsun diye namını almış Su için bol bol verip ikram etti hadsiz dirhemi
Çeşme inşa etmeyi yapmaya çalışıp ve içirip Büyük denizlerin kısmeti, vezir kıldı
Öyle gönül cezbeden, bedelsiz bir çeşme yaptırdı ki Her musluğu hayat suyunun çeşmesi oldu
Çalışmasını güzellikle kabul edip işini Mevla Daima hatalardan korusun o büyük şahı
Şükürler olsun! Rahmi suyu içip dedi tarihini Sultan Ahmed'in hükmü akıttı Allah'ın zemzemini
Miladi 1728
Dış bağlantılar
Kaynakça
- 1.Tanman, M. Baha, “Lâle Devri Mimarlığı”, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yay., İstanbul 2011
- 2.Goodwin, Godfrey, A History of Ottoman Architecture, Thames & Hudson, London 1997
- 3.Kuban, Doğan, Osmanlı Mimarisi, YEM Yay., İstanbul 2010
- 4.Eyice, Semavi, “İstanbul Çeşmeleri ve Sebilleri”, Belleten, C. 29, 1965
- 5.Arseven, Celal Esad, Sanat Ansiklopedisi, C. 3, İstanbul 1973.
- 6.Barkan, Ömer Lütfi, “İstanbul’da Osmanlı Şehir Dokusu”, İstanbul Üniversitesi Yay., 1948
- 7.İstanbul Büyükşehir Belediyesi Koruma Raporları, “Üsküdar Meydanı Restorasyon Projesi”, 2006