# II. Abdülhamid dönemi Osmanlı tarihi (1876-1881)

> Source: https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Abd%C3%BClhamid_d%C3%B6nemi_Osmanl%C4%B1_tarihi_(1876-1881)
> Last updated: 2026-10-05
> License: CC BY-SA 4.0 (https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0/). Credit "Turkipedia contributors" and link to the source.
> Based on: II. Abdülhamid dönemi Osmanlı tarihi (1876-1881), https://tr.wikipedia.org/wiki/II._Abd%C3%BClhamid_d%C3%B6nemi_Osmanl%C4%B1_tarihi_%281876-1881%29 (CC-BY-SA-4.0)

![II. Abdülhamid, 1878](https://thumb.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/d1/Hottinger_Volksblatt_1878_065_Bild1.jpg/1280px-Hottinger_Volksblatt_1878_065_Bild1.jpg)
*II. Abdülhamid, 1878 (Verlag von Dr. Hottingers Volksblatt, public-domain)*

- **Başlangıç:** 1876
- **Bitiş:** 1881
- **Konum:** Osmanlı İmparatorluğu
- **Öncesi:** V. Murad dönemi
- **Sonrası:** 1881-1897
- **Hükümdar:** II. Abdülhamid
- **İçerik:** Osmanlı İmparatorluğu reform dönemi; Büyük Doğu Buhranı; Osmanlı İmparatorluğu'nda milliyetçiliğin yükselişi
- **Önemli olaylar:** Tersane Konferansı; Birinci Meşrutiyet; 93 Harbi; Çırağan Baskını; Yıldız mahkemesi

Bu madde [II. Abdulhamid](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Abd%C3%BClhamid)'in 1876-1881 yılları arasındaki padişahlığında [Osmanlı İmparatorluğu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu)'nda yaşanan tarihi olayları ele almaktadır.

## Tahta çıkışı ve I. Meşrutiyet

![1876 Eylül'ü Eyüp Camii'nde kılıç kuşanma töreninde II. Abdülhamid, saltanat kayığı ile Haliç'i geçip Eyüp Camii'ne ulaşmasını gösteren çizim](https://thumb.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/e/e7/Girding_the_Sword_in_the_Eyub_Mosque_for_New_Sultan_Abdulhamid_II%2C_1876.jpg/1280px-Girding_the_Sword_in_the_Eyub_Mosque_for_New_Sultan_Abdulhamid_II%2C_1876.jpg)
*1876 Eylül'ü Eyüp Camii'nde kılıç kuşanma töreninde II. Abdülhamid, saltanat kayığı ile Haliç'i geçip Eyüp Camii'ne ulaşmasını gösteren çizim (Henry Scott / Fortuné Méaulle, public-domain)*

![Meclis-i Mebusan'ın açılışı, 1876](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/1/1b/London_news_c1877_-_scanned_constantinopole%281996%29-Opening_of_the_first_parlement.png)
*Meclis-i Mebusan'ın açılışı, 1876 (The Illustrated London News, 7 April 1877., public-domain)*

II. Abdülhamid, amcası [Abdülaziz](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abd%C3%BClaziz)'in [1876'da tahttan indirilmes](https://turkipedia.org/tr/wiki/30_May%C4%B1s_1876_Darbesi)i ve şüpheli şartlarda ölümü, ağabeyi [V. Murad](https://turkipedia.org/tr/wiki/V._Murad)'ın tahta geçirildikten üç ay sonra ruhi çöküntü geçirdiği iddiasıyla[^1] tahttan indirilerek [Çırağan Sarayı](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87%C4%B1ra%C4%9Fan_Saray%C4%B1)'na hapsedilmesi olaylarına şahit oldu. 31 Ağustos 1876'da *İkinci Abdülhamid* ismi ile [padişah](https://turkipedia.org/tr/wiki/Padi%C5%9Fah) ilân edildi ve 7 Eylül günü [Eyüp](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ey%C3%BCpsultan)'te kılıç kuşandı.[^2]

Abdülhamid tahta çıktığında Osmanlı İmparatorluğu büyük bir buhrandaydı. 1871'de [Âli Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mehmed_Emin_%C3%82l%C3%AE_Pa%C5%9Fa)'nın ölümünden sonra saray ile [Bâb-ı Âli](https://turkipedia.org/tr/wiki/B%C3%A2b-%C4%B1_%C3%82li) arasındaki çekişme alevlenmiş, 1875'te devlet, borçlarını ödeyemez hâle düşerek [Ramazan Kararnamesi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ramazan_Kararnamesi) ile [moratoryum](https://turkipedia.org/tr/wiki/Moratoryum) ilan etmiş, [Rusya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Rus_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu)'nın başını çektiği [panslavizm](https://turkipedia.org/tr/wiki/Panslavizm) akımının etkisiyle, Osmanlı'ya bağlı özerk gözüken ama fiilen bağımsız şekilde hareket eden [Sırbistan](https://turkipedia.org/tr/wiki/S%C4%B1rbistan_Prensli%C4%9Fi_%281817-1882%29) ve [Karadağ](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karada%C4%9F_Prensli%C4%9Fi)'ın da kışkırtma ve yardımlarıyla [Balkanlar](https://turkipedia.org/tr/wiki/Balkanlar)'da millî isyanlar baş göstermişti. Yurt içinde [Genç Osmanlılar](https://turkipedia.org/tr/wiki/Yeni_Osmanl%C4%B1lar) denilen kesimde [meşrutiyet](https://turkipedia.org/tr/wiki/Me%C5%9Frutiyet) yanlısı görüşler güçleniyor, hatta padişahlığın tasfiyesiyle [cumhuriyet](https://turkipedia.org/tr/wiki/Cumhuriyet) ilânı fikri tartışmaya açılıyordu. Ağabeyinin yerine tahta geçirildikten sonra ilk başta V. Murad döneminin Sadrazamı [Mütercim Mehmed Rüşdi Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCtercim_R%C3%BC%C5%9Fd%C3%BC_Pa%C5%9Fa)'yı Aralık 1876'ya kadar [sadrazamlıkta](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1_sadrazamlar%C4%B1_listesi) tutsa da daha sonra 20 Aralık 1876'da istifası üzerine, kendinden hoşlanmasa da bazı kesimlerde devletin içinde bulunduğu bunalımın onun tarafından aşılabileceği iddia edildiğinden ve verdiği taahhüt uyarınca her iki saltanat değişiminin mimarı olan [Midhat Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Midhat_Pa%C5%9Fa)'yı sadrazam yapmak zorunda kaldı.[^3]

Yine II. Abdülhamid, tahta geçtikten sonra Midhat Paşa'ya verdiği taahhüt uyarınca; onun hazırladığı [Kanun-i Esasi](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2n%C3%BBn-%C4%B1_Es%C3%A2s%C3%AE) taslağı (Kanun-i Cedid) üzerinde bazı değişiklikler yaparak büyük devletlerin Osmanlı Balkan topraklarındaki durumu görüşmek üzere İstanbul'da bir araya geldikleri [Tersane Konferansı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tersane_Konferans%C4%B1)'nın zorlayıcı şartlarının etkisi ile aynı gün 23 Aralık 1876'da ilk Osmanlı anayasası olan [Kanun-ı Esasî](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2n%C3%BBn-%C4%B1_Es%C3%A2s%C3%AE)'yi ilan etti.[^4] [Meclis-i Mebûsan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Meclis-i_Meb%C3%BBsan) ve [Meclis-i Âyan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Meclis-i_%C3%82yan) üyelerinden oluşan ilk meclis [Meclis-i Umumi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Meclis-i_Um%C3%BBm%C3%AE), 19 Mart 1877'de açıldı. Böylece [I. Meşrutiyet](https://turkipedia.org/tr/wiki/Birinci_Me%C5%9Frutiyet) dönemi başladı. Padişah ile meclisin ülkeyi birlikte yönetmesi ilkesine dayanan [anayasal monarşi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Me%C5%9Frutiyet) sistemine geçilmesi ile birlikte, yargı bağımsızlığı ve temel hakların anayasada teminat altına alınmasına rağmen, esas hâkimiyet padişahındı.[^5] Abdülhamid, Kanun-ı Esasî'nin 113. maddesiyle kendine tanınan "idari sürgün yetkisi"ni kullanarak daha meclis toplanmadan ve 93 Harbi başlamadan önce Midhat Paşa'yı sadrazamlıktan alıp sürgüne yolladı.

## Balkanlar'da huzursuzluk ve Tersane Konferansı

[Abdülaziz](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abd%C3%BClaziz) döneminde (1861-1876) 1875 yılında başlamış olan [Hersek İsyanı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hersek_%C4%B0syan%C4%B1) ve [Bulgar İsyanları](https://turkipedia.org/tr/wiki/1876_Bulgar_%C4%B0syan%C4%B1) sürerken [V. Murad](https://turkipedia.org/tr/wiki/V._Murad) döneminde [Sırbistan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1-S%C4%B1rp_Sava%C5%9F%C4%B1_%281876-1877%29) ve [Karadağ savaşları](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1-Karada%C4%9F_Sava%C5%9F%C4%B1_%281876-1878%29) ile Balkan toprakları savaş alanına çevrilmişti. Bu isyanları kışkırtan ve destekleyen [Rusya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Rus_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu), [Şark Meselesi'](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eark_Meselesi)ni halletmek üzere fırsat kollamaktaydı. [Kırım Savaşı](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1r%C4%B1m_Sava%C5%9F%C4%B1) (1853-1856) sırasında Rusya, aralarında Osmanlı Devleti'nin de bulunduğu Batı ittifakına yenilmiş ve yalıtılmıştı. Rusya, dikkatini 1860'lardan itibaren [Kafkasya'daki son direnişi](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87erkes_Soyk%C4%B1r%C4%B1m%C4%B1) kırmaya (1863-1864) ve [Orta Asya'daki Türk hanlıklarının topraklarının ele geçirmeye](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ruslar%C4%B1n_Orta_Asya%27y%C4%B1_Fethi) (1866-1876) verdi, aynı dönemde ise [Birleşik Krallık](https://turkipedia.org/tr/wiki/Birle%C5%9Fik_Krall%C4%B1k) ve [Fransa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Fransa)'nın dikkati 1871'de [Almanya'nın birleşmesi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Almanya%27n%C4%B1n_birle%C5%9Fmesi) ve [İtalya'nın birleşmesi](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0talya%27n%C4%B1n_birle%C5%9Fmesi)yle Avrupa kıtasında oluşan yeni dengelere yönelmişti. Birleşik Krallık'ta [Kırım Savaşı](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1r%C4%B1m_Sava%C5%9F%C4%B1)'nda Osmanlı Devleti'ni destekleyen [Palmerston](https://turkipedia.org/tr/wiki/Henry_John_Temple%2C_Lord_Palmerston) (1855-1865) ve İngiltere'nin çıkarlarını düşünse de Osmanlı'ya karşı nispeten ılımlı bir politika izleyen [Disraeli](https://turkipedia.org/tr/wiki/Benjamin_Disraeli) (1874-1880) dönemlerinin aksine[^6] [Gladstone](https://turkipedia.org/tr/wiki/William_Ewart_Gladstone) (1868-1874, 1880-1885 ve 1892-1894) Osmanlı muhalifi bir siyasi tutum içine girmiş, muhalefetteyken de özellikle [Bulgar İsyanları](https://turkipedia.org/tr/wiki/1876_Bulgar_%C4%B0syan%C4%B1)'nın bastırılması sırasında Osmanlı Devleti'nin katliamlar yaptığı iddialarını gündeme taşımış;[^7] bu da [Macar devrimcilerinin Osmanlı Devleti'ne sığınmaları](https://turkipedia.org/tr/wiki/1848_Macar_Devrimi) (1848) ve [Kırım Savaşı](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1r%C4%B1m_Sava%C5%9F%C4%B1) (1853-1856) sırasındaki müttefiklik sayesinde Türklere yönelik olumlu bakış açısını tersine çevirmeye başlamıştı.

II. Abdülhamid iktidarının başında Osmanlı'da büyük problemlere neden olan [büyük güçler](https://turkipedia.org/tr/wiki/B%C3%BCy%C3%BCk_g%C3%BC%C3%A7)in Osmanlı topraklarına müdahalesini ve [93 Harbi](https://turkipedia.org/tr/wiki/93_Harbi)'nin nedenini oluşturan [Büyük Doğu Buhranı](https://turkipedia.org/tr/wiki/B%C3%BCy%C3%BCk_Do%C4%9Fu_Buhran%C4%B1) denen bir dönemi içeriyordu. Balkanlarda çıkan isyanlar ve başlayan kargaşa sebebiyle İngiltere öncülüğünde [büyük güç](https://turkipedia.org/tr/wiki/B%C3%BCy%C3%BCk_g%C3%BC%C3%A7)ler, Osmanlı İmparatorluğu'nu ve tahta yeni çıkan II. Abdülhamid'i [Tersane Konferansı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tersane_Konferans%C4%B1) denen bir konferansı toplamaya zorladılar. [Midhat Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Midhat_Pa%C5%9Fa) ve Osmanlı yetkilileri bu toplanacak konferanstan hayırlı bir sonucun çıkmayacağını fark ettiklerinden II. Abdülhamid ile konuştular ve konferanstaki reform taleplerini geçersiz bırakmak için konferansın toplanacağı gün daha öncesinde anlaştıkları gibi [I. Meşrutiyet](https://turkipedia.org/tr/wiki/Birinci_Me%C5%9Frutiyet) ve [Kanun-i Esasi](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2n%C3%BBn-%C4%B1_Es%C3%A2s%C3%AE)'nin daha hızlı şekilde yürürlüğe konmasına Padişah'ı ikna ettiler. Bu sırada İngiltere'de başbakan Disraeli ezeli rakibi ve Türk düşmanı olarak bilinen ana muhalefet lideri Gladstone tarafından Osmanlı'nın [Bulgar katliamlarına](https://turkipedia.org/tr/wiki/Batak_Katliam%C4%B1) seyirci kaldığı gibi suçlamalarla sıkıştırılmaktaydı ve İngiliz kamuoyunda Osmanlılar katliamcı olarak gösteriliyordu. Disraeli, Palmerstone kadar olmasa da Osmanlı'ya karşı ılımlı bir politika izlemeye çalışmaktaydı. Ancak bu baskılar karşısında bu konferansta ılımlı bir yaklaşımda bulunmadı. Bunun üzerine 24 Nisan 1877'de Rusya'nın Osmanlı'ya savaş ilanıyla, [93 Harbi](https://turkipedia.org/tr/wiki/93_Harbi) olarak bilinen Osmanlı-Rus Savaşı patlak verdi. Abdülhamid'in Rus tekliflerinin kabulü ile [Armağan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mustafa_Arma%C4%9Fan) ve [Bahadıroğlu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Yavuz_Bahad%C4%B1ro%C4%9Flu) gibi bazı araştırmacıların iddialarına göre savaşa karşı olmasına rağmen[^8] öncesinde Midhat Paşa, sonrasında [Damat Mahmud Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/D%C3%A2mad_Mahmud_Cel%C3%A2leddin_Pa%C5%9Fa_%281836-1884%29) ve Redif Paşa gibi devlet adamlarının ısrarlarıyla girilen savaşta esasında Osmanlı ordusu Rus ordusuna nazaran Sultan [Abdülaziz](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abd%C3%BClaziz)'in sağladığı ekipman sayesinde çok daha eğitimli ve donanımlıydı. Ama Osmanlı komuta kademesi için aynı şeyi söylemek zordu. Daha başında Rusların Balkanlar'da ordularını gönderip, saldırıya geçebileceği tek bir yer bulunmaktaydı, o da Osmanlı himayesi altındaki [Romanya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Romanya) topraklarıydı ve Ruslar bu topraklar üstünde [Siret](https://turkipedia.org/tr/wiki/Siret_Nehri) (Sava) Nehri üzerinde Barboşi Köprüsü'nün olduğu yerden ordularını geçirmek zorundaydı. Bu köprü kritik bir öneme sahip olmakla beraber, köprünün havaya uçurulması Osmanlılara en az 2 veya 3 ay vakit kazandıracaktı. Avusturya-Macaristan askerî ataşesi, ülkesi Rusya ile gizlice anlaşmış olsa da Osmanlı başkumandanı [Çırpanlı Abdülkerim Nadir Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87%C4%B1rpanl%C4%B1_Abd%C3%BClkerim_N%C3%A2dir_Pa%C5%9Fa)'yı İstanbul'dan cepheye hareket edeceğinde "*Paşa Hazretleri bilhassa size Barboşi köprüsünün mümkün olduğu kadar süratle tahrîbini tavsiye ederim zîrâ pek mühim noktadır*" diye uyarmıştı. Nitekim Osmanlı kuvvetlerine askeri danışmanlık veren İngiliz danışmanlar da bu durumun farkındaydılar. Köprünün hemen yakınındaki Osmanlı [Tuna](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tuna) donanmasının komutanına İngiliz askeri danışmanı [Hobart Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hobart_Pa%C5%9Fa), Barboşi'nin tahrip edilmesi emrini verdi fakat Tuna'daki 4 gemilik Osmanlı filo komutanı bunun bir aldatmaca veya casusluk oyunu olduğuna dair şüpheleri yüzünden emri uygulamakta 4-5 gün kadar gecikti ve tam emri uygulayacakken de bu defa iş işten çoktan geçmişti,[^9] çünkü Ruslar orduları ile [Sava Nehri](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sava) kıyısına gelip filoyu donanmaları ve karadaki topları ile ateşe alıp batırdılar. Sonuçta Osmanlılar için büyük bir fırsat daha muharebenin başında kaybedildi.[^10]

Abdülaziz'in çabaları ile oluşturulan [Osmanlı donanması](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1_donanmas%C4%B1), [Rus Karadeniz donanmasından](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karadeniz_Filosu) son derece üstün bir konumdaydı, öyle ki Ruslar [Kırım Savaşı](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1r%C4%B1m_Sava%C5%9F%C4%B1)'nın aksine [Dobruca](https://turkipedia.org/tr/wiki/Dobruca) üzerinden sahilden Osmanlı'nın Bulgar kıyısından saldırıya geçemediler çünkü bu yönde destek verecek savaş gemileri yeterli değildi. Savaş boyunca Ruslar Kırım Savaşı'ndaki [Sinop Baskını](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sinop_Bask%C4%B1n%C4%B1) gibi Karadeniz Donanması ile Osmanlı donanmasına doğrudan saldırmak yerine; Osmanlının zayıf savunmasız ticaret gemilerine baskın yapmayı yeğlediler. Osmanlı ise bu gemileri korumak için savaş gemileri ile eskortluk yapmak zorunda kaldı. Ancak Osmanlı donanmasındaki askeri reformun maddi kaynaklar bakımından yeterli personel yetiştirilmesi ve eğitim açısından ise yetersizliği savaş esnasında ortaya çıktı. Rusya'nın denizdeki yolu ithal teknolojiyi yerli üretimle birleştirmek oldu. Transfer edilen teknolojiyi Rusya kendi personelini kullanarak adapte etmişti. Rusya'nın askeri modernleşmesinin Osmanlıdan en bariz farkı organizasyon kabiliyetini yükseltmeye çalışmaları ve insan gücünün mobilizasyonunu sağlamaktı. Bu bariz fark Osmanlı Devleti'nin Karadeniz'de Rusya'ya karşı bariz üstün deniz gücüne rağmen sivil gemilerden bozma Rus donanmasına karşı başarılı bir blokaj uygulayamaması, [Mersin Vapuru Olayı'nda](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mersin_Vapuru_Olay%C4%B1) olduğu gibi Karadeniz'in Osmanlı kıyılarında bir vapurun çatışmaya girilmeden esir edilebilmesi Osmanlı Devleti'nin teknolojik üstünlüğünü kalifiye personel eksikliği nedeniyle savaş sahasında ortaya koyamadığını göstermiştir. Mersin Vapuru Olayı'nda (1877) bir Rus kruvazörü Osmanlı donanma eskort gemilerinin gerisine düşen Mersin Vapuru'na 22 Aralık 1877'de baskın yaptı. 890'dan fazla Osmanlı askeri ve onlarca sivil tek kurşun atamadan Ruslara esir düştü.

Bunun gibi Osmanlı komuta ve sevk idaresindeki başarısızlıklar, yanlış uygulamalar ve paşalar arasındaki kavgalar birbirini kovaladı. Buna ek olarak II. Abdülhamid'in savaşı koordine etmekle görevli Heyet-i Müşavere'nin, cepheden çok uzak alanda [Yıldız Sarayı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Y%C4%B1ld%C4%B1z_Saray%C4%B1)'nda kurması, bu kadar uzak mesafede İstanbul çıkan bir emrin cepheye ulaşmasının tek telgraf hattı ile 7-8 günü bulması, II. Abdülhamid'in sürekli olarak ordunun kendisine sadakati yönündeki müdahaleleri, başarısızlıklar üzerine yapılan sürekli kumandan değişiklikleri, gerekli takviyelerin zamanında yetiştirilememesi, paşalar arasındaki iktidar mücadelesi, [Rus Çarı](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Aleksandr)'nın en yakınındaki kişiler bile cephedeyken Padişah ve erkanının başkentte sarayda durması ve buradan tüm cepheyi yönetmeye uğraşması Osmanlı dönemindeki kaynaklardan olan [Kaplanzade Ahmed Saib Bey](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ahmed_Saib)'in[^11] (1860-1918) "*Son Osmanlı Rus Muharebesi*", Kolağası Reşid'in "*1293 Seferi Avrupa'da*",[^12] Ahmed Muhtar Paşa'nın "*Sergüzeşti Hayatımın Cildi Sanisi*", Mehmed Arif'in "*Başımıza Gelenler*" gibi eserlerinde ve Cumhuriyet döneminde de [Cemal Kutay](https://turkipedia.org/tr/wiki/Cemal_Kutay) gibi pek çok tarihçi ve araştırmacı için ağır bir eleştiri konusu oldu.[^13][^14][^15]

Karada [Gazi Osman Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Gazi_Osman_Pa%C5%9Fa) ve [Ahmet Muhtar Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ahmed_Muhtar_Pa%C5%9Fa) haricinde komuta kademesi son derece eksik ve birbiri ile sürekli mücadele halindeydi. Bu iki paşanın çabaları ve [Plevne](https://turkipedia.org/tr/wiki/Plevne_Savunmas%C4%B1), [Kızıltepe](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1z%C4%B1ltepe_Muharebesi), [Halyaz](https://turkipedia.org/tr/wiki/Halyaz_Muharebesi), [Zivin](https://turkipedia.org/tr/wiki/Zivin_Muharebesi) gibi muharebelerdeki başarılar savaşın gidişatını değiştirmedi. Rus ordusu Osmanlı ordu komuta kademesinin kuvvetleri sevk ve idaresindeki hatalarından, Gazi Osman Paşa ve Ahmet Muhtar Paşa'nın uyarılarının ve önerilerinin zamanında Padişah ve Genelkurmay tarafından dikkate alınmamasından, [Şıpka Geçidi](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9E%C4%B1pka_Ge%C3%A7idi_Muharebeleri) gibi kritik bir geçidin yanlış eksik müdahaleler ile tutulamamasından yararlanarak Balkan ve Kafkas cephelerinde Osmanlı kuvvetlerini mağlubiyete uğratarak doğuda [Erzurum](https://turkipedia.org/tr/wiki/Erzurum)'u, batıda ise [Bulgaristan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bulgaristan)'ın tamamı ile [Trakya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Trakya)'nın İstanbul surlarına kadarki kısmını işgal ettiler. 31 Ocak 1878'de [Yeşilköy](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ye%C5%9Filk%C3%B6y)'e dayanan Ruslar ile Osmanlı Devleti önce Edirne Ateşkes Antlaşması'nı imzaladı.

[Meclis-i Mebusan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Meclis-i_Meb%C3%BBsan)'da Osmanlı-Rus Harbi'nde gelinen bu son gelişmeler üzerine eleştirileriyle ön plana çıkan bazı mebuslar, bir pazar günü meclisin açık olmadığı zamanda toplanarak iki önemli karar aldılar. Pazartesi günü meclise gelerek verecekleri önergede aralarında nazırların da bulunduğu beş kişiyi "istenmeyen adam" ilan edeceklerini açıklayacaklardı. Bunlar, eski sadrazam ancak [Meclis-i Vukela](https://turkipedia.org/tr/wiki/Meclis-i_V%C3%BCkel%C3%A2)'da hala söz sahibi [Ethem Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Edhem_Pa%C5%9Fa), Tophane Müşiri [Damat Mahmud Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/D%C3%A2mad_Mahmud_Cel%C3%A2leddin_Pa%C5%9Fa_%281853-1903%29), Dâhiliye Nazırı [Said Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%BC%C3%A7%C3%BCk_Said_Pa%C5%9Fa), Bahriye Nazırı ve [Mabeyn](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%A2beyn-i_H%C3%BCm%C3%A2yun) Müşiri [Said Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%BC%C3%A7%C3%BCk_Said_Pa%C5%9Fa) ve Serasker [Redif Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mehmed_Redif_Pa%C5%9Fa)'ydı. Bu kararlar daha meclise gelmeden Sultan II. Abdülhamid tarafından haber alınınca, kabineyi hemen değiştirdi.

Sadrazamlığın adını II. Abdülhamid, "Başvekalet" olarak değiştirdiğini belirtip, [Ahmed Hamdi Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ahmed_Hamdi_Pa%C5%9Fa) yerine [Ahmed Vefik Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ahmed_Vefik_Pa%C5%9Fa)'yı sadrazam olarak atadı. Mebuslar [Meclis-i Mebusan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Meclis-i_Meb%C3%BBsan)'da bu yapılanın anayasaya aykırı olduğunu belirttiler. Hükûmetin savaş politikalarına mebuslarca yöneltilen ağır tenkitler Padişah'a da yöneldi. Osmanlı Devleti bu tür iç problemleriyle uğraşırken, Rus baskısı da olabildiğince sürüyordu. Ruslarla yapılacak bir anlaşmaya İngilizlerin desteği alınmak isteniyordu. İngilizlerin [Kıbrıs Adası](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1br%C4%B1s)'nı istemeleri üzerine yapılan Meşveret Meclisindeki iki mebustan biri olan Astarcılar Kethüdası Ahmed Efendi, toplantıda ayağa kalkarak Padişah'ın yüzüne karşı alışık olunmayan bir üslupla: "*Siz bizim fikrimizi pek geç soruyorsunuz, felaketin önünü almak mümkün olduğu zaman bize suret-i ciddiyede müracaat etmeliydiniz.*" dedi. Aynı Mebus, konuşmasının devamında "*Meclis-i Mebusan kendi malumatı haricinde olarak husule sebebiyet verilen bir halden dolayı mesuliyeti asla kabul edemez.*" diyerek Meclisin savaşın ağır yenilgisini üzerine almayacağını açıkça ifade etmişti. Gerçekten de 13 Ocak 1878'de daha savaş sürerken Padişah, Meclis-i Mebusan yerine Meşveret Meclisini ([Meclis-i Vükelâ](https://turkipedia.org/tr/wiki/Meclis-i_V%C3%BCkel%C3%A2)) toplamış [Bosna](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bosna-Hersek), Kıbrıs gibi konularda Meclis-i Mebusan'ı atlayarak bu meclis ile [Bab-ı Ali](https://turkipedia.org/tr/wiki/B%C3%A2b-%C4%B1_%C3%82li) arasında bir sistem kurup işleri yürütmüştü. Savaş boyunca Meclisi atlayıp Harp Meclisi veya danışma meclisleri ile işi yürütmekteydi. Bosna ve Kıbrıs gibi pek çok hayati karar da Meclis-i Mebusan'ın önüne gelmedi. Temsilde ve protokolde bile Meclis-i Mebusan, Meclis-i Vukelanın gerisindeydi. Ancak bu şekilde Astarcılar Kethüdası Ahmed Efendi'nin Padişahı'n yüzüne karşı yaptığı sert konuşma o günün diplomasisinde olmayan bir üsluptu. II. Abdülhamid vekilin cezalandırılmasını talep etti. Özellikle bu üslubun Meclis-i Mebusanı kapatma konusunda çekinen Padişah'ın çekincesini giderdiği iddia edilmektedir. Bu konuşma sonrasında "*Ben artık Sultan Mahmud'un izinden gitmeye mecbur olacağım.*"[^16] diyerek [Yeniçeri Ocağı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Yeni%C3%A7eri)'nı [kapatan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Vaka-i_Hayriye) dedesi [II. Mahmud](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Mahmud)'a atıf yaparak meclisi kapatma yönünde imada bulunduğu belirtilmektedir.

Meclis-i Mebusanı II. Abdülhamid'in kapatmasında ikinci olay da bir iddiaya göre 93 Harbi'nin tartışmalı bir kişiliği olan aynı zamanda Abdülaziz'e yapılan darbede rol oynaması sebebiyle Abdülhamid tarafından pek güvenilmeyen ancak savaşta zaruri olarak görevlendirilen [Süleyman Hüsnü Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/S%C3%BCleyman_H%C3%BCsn%C3%BC_Pa%C5%9Fa)'nın kendidir. Abdülhamid tarafından başta başkentte uzak geri planda tutulmaya çalışılan ancak diğer komutanların başarısızlıkları üzerine 8 Kasım 1877'de Rumeli Orduları Komutanlığına atanan Süleyman Hüsnü Paşa, başarılarına karşın [Plevne](https://turkipedia.org/tr/wiki/Plevne)'de Osman Paşa'nın bulunduğu çemberi aşmasını sağlayamadı ve kaybedilen [Şipka Geçidi](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eipka_Ge%C3%A7idi)'ni geri alamadı. Katıldığı [Maçka Muharebesi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ma%C3%A7ka_Muharebesi) de başarısız oldu. Ordunun sıkışık durumu ve yaklaşan kışın zorlukları yüzünden İngiltere'nin aracılığıyla Osman Paşa'nın ordusuyla geri çekilmesi, statükonun korunması şartıyla Şubat ayına kadar uzanan bir mütareke akdine girişilmesi ve bunun Rumeli ordusunun derlenip toparlanmasına, düşmanın Tuna'nın öte yakasına atılmasına vesile olabileceği gibi fikirler ileri sürmesi üzerine kısa zaman içinde azledildi ve yerine Şâkir Paşa getirildi. Ancak kendisi birlik kumandanı olarak hâlâ görevdeydi ve Aralık 1877'den beri Plevne'nin düşmesi akabinde Ruslara karşı Bulgaristan'ın kaybedilmek üzere olmasından Edirne'de savunma hattı kurulması gerektiği yönünde direnişteydi.

Yıldız Sarayı'ndaki Heyet-i Müşavere'nin kuvvet komutanlarının durumu anlamamasından yakınmaktaydı. Kendisi durumu anlatmak için haber vermeden cepheden ayrılıp gizlice II. Abdülhamid'in yanına gelip durumu anlatmaya çalıştı, gizlice ayrılıp gelmesi tepki çekti ve Abdülhamid onu kendine darbe girişiminde bulunulacağı söylentileri altında dinlemedi. İstanbul'dan ayrılıp Edirne'ye vardığında (21 Aralık 1877) şehrin savunma tertibatı içinde olmadığını gördü ve Rus ileri harekâtı karşısında kuvvetlerin Edirne hattında savunmaya geçmesi gerektiği fikrinde daha da ısrarcı oldu. Bu tutumu zaten arasının kötü olduğu Rauf Paşa'ya, saltanat değişikliğine karışmış olması sebebiyle orduyla İstanbul'a yakın bir yerde bulunmasını padişahın vehmini tahrik edecek şekilde istismar etmesine imkân vermekteydi. 4 Ocak 1878'de bizzat Padişah'ı da yanına alan Rauf Paşa ile yapılan telgraf görüşmesinde Edirne'de savunma hattı oluşturulması fikrinden dönmedi ve bunun üzerine kumanda mevkiinden alınarak yerine Rauf Paşa tayin edildi. Sonrası Şipka Geçidi düşünce Ruslar Trakya'ya dayandı, ortada Bulgaristan sonrası bir savunma hattı olmadığından 20 Ocak 1878'de Edirne kolayca Ruslar tarafından ele geçirildi.[^17] Süleyman Paşa kendisi de araya giren güçlü Rus birlikleri karşısında çaresizce birlikleriyle [Gümülcine](https://turkipedia.org/tr/wiki/G%C3%BCm%C3%BClcine)'ye çekilmek zorunda kaldı. Rusların İstanbul'a kadar ilerlemesini durduracak bir engel neredeyse kalmadı. Bununla birlikte kendisi [Gelibolu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Gelibolu)'da [Bolayır](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bolay%C4%B1r) mevki kumandanlığına tayin edildi.

30 Ocak'ta gittiği Gelibolu'da askerlerin İstanbul'a sevkiyle ilgili aldığı emirleri yerine getirmeye çalıştı. Ancak Edirne'de Rusların İstanbul'a dayanması neticesi 31 Ocak'ta imzalanan ateşkes antlaşmasına karşın Rusların Enez'e çıkartma yapma ihtimalleri bulunduğunu belirtip karşı savaş gemisi gönderilmesi talebinde bulundu ve şikâyetlerini yüksek hükûmet makamlarına yazılı olarak ileterek iki gün içinde olumlu cevap verilmemesi halinde istifa etmiş sayılması talebinde bulundu. Ortalığı ayağa kaldıracak telgrafını 7 Şubat 1878 tarihinde [Mabeyne](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%A2beyn-i_H%C3%BCm%C3%A2yun) (Padişah'a), Sadarete, Seraskerliğe ve Bahriye Nezâretine gönderdi ve Meclis-i Mebusanda milletvekilleri ile irtibat kurdu, zaten savaşın başından beri anlaşamadığı Serasker [Rauf Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mehmed_Rauf_Pa%C5%9Fa) ve Bahriye Nâzırı [Said Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%BC%C3%A7%C3%BCk_Said_Pa%C5%9Fa) aleyhine suçlamalarda bulundu. Telgraf metni Selanik mebusu ve aynı zamanda Selanik'te yayımlanan *Zaman* gazetesinin sahibi Mustafa Bey'in eline geçti. Mustafa Bey, 13 Şubat 1878 günü Meclis-i Mebusanda ayağa kalkıp ağlayarak Süleyman Paşa'nın taleplerini kürsüden duyurdu. Bu durum Meclisin, hükûmetin, sarayın iyice karışmasına neden oldu. Süleyman Paşa, kendi meclisin kapatıldığı gün tutuklandı. Daha sonra yargılandı ve Bağdat'a sürgün edildi.

II. Abdülhamid, 14 Şubat 1878'de Meclis-i Mebusanı toplantı halindeyken tatil etti. Bahane olarak kararların hızlı alınması gibi nedenler gösterildi. Ama esasında kapatma nedenleri arasında kendisinin 93 Harbi'nin sonucundan şahsen sorumlu tutulma korkusu da bulunmaktadır. 1880'lere kadar Meclis tekrar toplanacak gibi bir görüntü çizildiğinden başlangıçta bir mebus tepkisi olmadı. Ancak takip eden 30 yıl boyunca Meclisi bir daha toplantıya çağırmadı ve bu süre zarfında meşrutiyet anayasası olan [Kânûn-ı Esâsî](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2n%C3%BBn-%C4%B1_Es%C3%A2s%C3%AE) kaldırılmayıp askıda kaldı. Abdülhamid kâğıt üzerinde de olsa anayasayı muhafaza ederek aldığı kararları yine bu anayasaya göre yürürlüğe koydu.[^18] Tarihçi [Sina Akşin](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sina_Ak%C5%9Fin)'in belirttiği ve tarihçi Ahmet Oğuz'un zikrettiği üzere 1880 yılı ve sonrasında tutuklama, gözaltılar Abdülhamid tarafından [Yıldız mahkemesi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Y%C4%B1ld%C4%B1z_mahkemesi)nin 1881'de kurulup Midhat Paşa'nın [Taif](https://turkipedia.org/tr/wiki/Taif)'e sürgüne gönderilmesi, muhalif kitleye verilen gözdağı ile esas olarak Abdülhamid'in istibdat dönemi denen dönemi başlatmış oldu.

Armağan[^19] ve Müftüoğlu[^20] gibi bir kısım araştırmacı her ne kadar Abdülhamid'in Meclisi kapatmasının devleti parçalanmaktan kurtardığını, demir yumruğu ile devletin çöküşünü yıllarca geciktirdiğini, devletin güvenliğini düşündüğünü iddia etse de Ahmet Oğuz gibi bir kısım tarihçiler bunun tam aksi düşüncededir.

Edirne'de imzalanan ateşkes antlaşması sonrasında 93 Harbi, 3 Mart 1878'de İstanbul surları dışındaki [Ayastefanos (Yeşilköy)](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ye%C5%9Filk%C3%B6y)'ta karargâh kuran Rus kuvvetlerinin dikte ettiği [Ayastefanos Antlaşması](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ayastefanos_Antla%C5%9Fmas%C4%B1) ile sona erdi.[^21][^22] Antlaşmaya göre Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı ve sınırları [Tuna](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tuna)'dan [Ege](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ege_Denizi)'ye, [Trakya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Trakya)'dan [Arnavutluk](https://turkipedia.org/tr/wiki/Arnavutluk)'a uzanacak bağımsız bir [Bulgaristan Prensliği](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bulgaristan_Prensli%C4%9Fi) kurulacak; [Bosna-Hersek](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bosna-Hersek)'e iç işlerinde bağımsızlık verilecek; [Sırbistan](https://turkipedia.org/tr/wiki/S%C4%B1rbistan), [Karadağ](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karada%C4%9F) ve [Romanya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Romanya) tam bağımsızlık kazanacak ve sınırları genişletilecek; [Ardahan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ardahan_%28il%29), [Kars](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kars), [Ardahan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ardahan), [Batum](https://turkipedia.org/tr/wiki/Batum), [Artvin](https://turkipedia.org/tr/wiki/Artvin), [Eleşkirt](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ele%C5%9Fkirt) ve [Doğubayazıt](https://turkipedia.org/tr/wiki/Do%C4%9Fubayaz%C4%B1t) Rusya'ya verilecek; [Teselya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Teselya), [Yunanistan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Yunanistan_Krall%C4%B1%C4%9F%C4%B1)'a bırakılacak; [Girit](https://turkipedia.org/tr/wiki/Girit) ve [Ermenistan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ermenistan)'da ıslahat yapılacak ve Osmanlı İmparatorluğu Rusya'ya 30.000 [ruble](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ruble) savaş tazminatı ödeyecekti.[^23]

![Berlin Antlaşması sonucu Osmanlı sınırları](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/b/b7/Ottoman_Empire_in_1878.png)
*Berlin Antlaşması sonucu Osmanlı sınırları (Abdullah Usman, CC-BY-SA-4.0)*

Oldukça ağır şartlar içeren bu antlaşmaya Rusya'nın aşırı derecede güçlenmesinden kaygı duyan İngiltere ve diğer [Avrupa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Avrupa) devletleri karşı çıktılar.[^24] İngiltere 14 Şubat 1878'de [Marmara Denizi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Marmara_Denizi)'ne donanmasından bir kısım gemileri soktu[^25] ama bunun yanında İngiltere, Osmanlı Devleti'ne [Kıbrıs](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1br%C4%B1s)'ı kendine kiralaması karşılığında Rusları daha iyi şartlarla yeni biranlaşmaya ikna edeceğini bildirdi. Bir yandan da Osmanlı'yı Kıbrıs konusunda zorladı. 13 Temmuz 1878'de [Ayastefanos Antlaşması](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ayastefanos_Antla%C5%9Fmas%C4%B1)'nın yerine geçen [Berlin Antlaşması](https://turkipedia.org/tr/wiki/Berlin_Antla%C5%9Fmas%C4%B1_%281878%29) İngiltere'nin Osmanlı'dan aldığı Kıbrıs adası tavizi ve baskısı sonucunda imzalandı.[^26] Yeni antlaşmayla Rusya'nın toprak kazanımları görünüşte kısmen geri alındı; Makedonya, [Doğubayazıt](https://turkipedia.org/tr/wiki/Do%C4%9Fubayaz%C4%B1t) ve [Eleşkirt](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ele%C5%9Fkirt) Ovası Osmanlı'da kalırken; Romanya, Sırbistan ve Karadağ'a tam bağımsızlık verildi. Bulgaristan'da [Almanya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Alman_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu) ve [Avusturya-Macaristan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Avusturya-Macaristan_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu) himayesinde ve bununla birlikte Büyük Bulgaristan Prensliği yerine daha dar topraklarda başkenti [Tırnovo](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C4%B1rnovo) (1879'da [Sofya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sofya) oldu) olan ve prensini Osmanlı padişahının seçemeyeceği, kendi savunma kuvvetleri ve milli marşı da olacak olan özerk [Bulgaristan Prensliği](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bulgaristan_Prensli%C4%9Fi) oluşturuldu. Bunun yanında yine Osmanlı'ya bağlı ve valilerini Osmanlı padişahının seçip atayacağı, Osmanlı ordusunun denetiminde ve başkenti [Filibe](https://turkipedia.org/tr/wiki/Filibe) olan özerk [Doğu Rumeli](https://turkipedia.org/tr/wiki/Do%C4%9Fu_Rumeli) vilayeti kuruldu.

Savaş, Osmanlı tebaası Müslüman halk için bir insanlık dramı yaşanmasına neden oldu. 1877-1878 yılları arasında özellikle batıda Rus güçleri ve onlarla birlik hareket eden Bulgar çetelerinin ve savaş sırasında ve hemen akabinde doğuda Ruslar ve birlikte hareket eden [Ermeni](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ermeniler) ve [Kazak](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kazaklar_%28Slav%29) milis alaylarının süre gelen katliamları, çatışmaları, yağma vs. hareketleri neticesinde çok sayıda Türk ve Müslüman ahali göç etmek zorunda kaldı.[^27] Savaş sırasında ve hemen akabinde bağımsız hale gelen Sırbistan ve Karadağ'da pek çok [Arnavut, Pomak, Türk ve diğer Müslümanlar göçe zorlandı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Arnavutlar%C4%B1n_kovulmas%C4%B1_%281877-1878%29) ve [muhacir](https://turkipedia.org/tr/wiki/Muhacir) olarak kötü koşullarda Kosova, Anadolu ve İstanbul'a göç etmek zorunda kaldılar.[^28][^29][^30] Savaş sonrası II. Abdülhamid, Rusların İstanbul, [Yeşilköy](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ye%C5%9Filk%C3%B6y)'de [Ayastefanos Rus Abidesi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ayastefanos_Rus_Abidesi) denen ve Rus zaferini temsil eden abidenin savaş tazminatı olarak masrafı Osmanlı'dan alınarak yaptırılmasına izin vermek zorunda kaldı. Bu anıt 1898'de bitirildi ve 1914'te II. Abdülhamid sonrası Osmanlı İmparatorluğu'nun Rusya'ya karşı [I. Dünya Savaşı](https://turkipedia.org/tr/wiki/I._D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1)'na girmesi ile birlikte yıkıldı.[^31][^32]

## Çırağan Sarayı Baskını

![Baskını yapanlardan Ali Suavi](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/f/f3/Ali_Suavi-1.jpg)
*Baskını yapanlardan Ali Suavi (Abdullah Biraderler, public-domain)*

II. Abdülhamid, 13 Şubat 1878'de Meclis-i Mebusanı tatil etti ve idareyi tümden ele aldı ancak 93 Harbi Osmanlı'nın ağır yenilgisi ile sonuçlanmıştı. İmzalanan [Ayastefanos Antlaşması](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ayastefanos_Antla%C5%9Fmas%C4%B1) ile kaybedilen topraklar, sürgüne yollanan Midhat Paşa, Genç Osmanlılar ve kapatılan meclis; kitlelerde ağır hoşnutsuzluk ve tepki yarattı. Genç Osmanlılardan [Ali Suavi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ali_Suavi) de bu tepki içindeydi. Ali Suavi, topladığı ve galeyana getirdiği kitle ile 20 Mayıs 1878'te [V. Murad](https://turkipedia.org/tr/wiki/V._Murad)'ı padişah, [Mithat Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Midhat_Pa%C5%9Fa)'yı sadrazam yapmak ve II. Abdülhamid'i devirmek için [Çırağan Baskını](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87%C4%B1ra%C4%9Fan_Bask%C4%B1n%C4%B1) olarak geçen başarısız darbe girişimini gerçekleştirdi. Darbenin başarıya ulaşması Beşiktaş Muhafızı [Yedi Sekiz Hasan Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Yedi_Sekiz_Hasan_Pa%C5%9Fa) ve yanındakilerce son anda engellendi. 23 ihtilalcinin ölümü ile sonuçlanan bu başarısız darbe girişimi, II. Abdülhamid'in hafiye denilen gizli teşkilatını kurarak çok daha baskıcı bir şekilde idareyi ele almasıyla ve [Yıldız Sarayı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Y%C4%B1ld%C4%B1z_Saray%C4%B1)'na idare merkezini nakletmesiyle sonuçlandı.[^33] Bu darbe girişimi tarihçi [Erhan Afyoncu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Erhan_Afyoncu)'ya göre II. Abdülhamid'in ayrıca ruhunda ve psikolojisinde derin etkiler bırakmıştır, onu içe daha kapanık ve kuruntulu bir yapıya itmiştir.[^34]

Bu baskının ardında İngilizlerin başını çektiği bir dış gücün bulunup bulunmadığı yolunda çeşitli iddialar bulunmaktadır. Bir iddiaya göre Ali Suavi, İngilizlerce maşa olarak kullanılmıştır. Buna karşın bir diğer görüşe göre ise bu iddia doğru değildir ve tam aksine II. Abdülhamid olay sonrası İngiliz Büyükelçisi'ni çağırıp kendini ailesini korumasını talep etmiş bunun üzerine İngiltere onu korumak için bir savaş gemisi göndermiştir.

## Hafiye teşkilatı

Osmanlı İmparatorluğu içerisinde bir istihbarat teşkilatı kurma fikri tek başına II. Abdülhamid'e ait değildir. Padişahlardan [I. Abdülhamid](https://turkipedia.org/tr/wiki/I._Abd%C3%BClhamid), [III. Selim](https://turkipedia.org/tr/wiki/III._Selim), [II. Mahmud](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Mahmud) ve [Abdülmecid](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abd%C3%BClmecid) modern anlamda istihbaratı faaliyetlerde bulunmaya çalışmış ve Sultan Abdülmecid bu yönde bir kurumsallaşma yapmaya uğraşsa da başarısız olmuştur. [Abdülaziz](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abd%C3%BClaziz) döneminde Tuna valiliği sırasında Mithad Paşa, Bulgar bölgesinde Rusların takip ve isyan faaliyetlerini engelleme amaçlı bir istihbarat örgütü kurmuştu. Bu örgüt iyi işler çıkarsa da Midhat Paşa'nın valiliği, Bulgar bölgesi ve Rusya ile sınırlı kaldı. Padişah geliştirilmesine sürdürülmesine ilgi göstermeyince dağıldı.

II. Abdülhamid, Meclisi kapatarak yönetimi kendi eline aldıktan sonra özellikle kendisine karşı yapılan başarısız Çırağan Baskını sonrası Osmanlı tarihinde ilk defa geniş kurumsallaşmış kapsamlı bir polis ve istihbarat örgütü olarak 1880 yılında [Yıldız İstihbarat Teşkilatı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Y%C4%B1ld%C4%B1z_%C4%B0stihbarat_Te%C5%9Fkilat%C4%B1)nı kurdu.[^35] Bu örgüt gerekli bir kurum olmasına, 93 Harbi'nin kaybedilme nedenlerinin birinin istihbarat zafiyeti olmasına karşın sansür ve istihbarat, II. Abdülhamid'in [istibdat](https://turkipedia.org/tr/wiki/Despotizm) döneminin bilinmesine sebep en önemli iki sembol olduğundan ve bu dönem içinde Sultan'ın şahsi çıkarlarına da hizmet ettiğinden ve kimi zaman düştüğü acziyetten, büyük eleştiri konusu oldu. Çok sayıda hafiyeden meydana gelen bu teşkilatın amacı ilgili devletlerin durumu hakkında haber alma ve [espiyonaj](https://turkipedia.org/tr/wiki/Casusluk) faaliyetlerinin yanında II. Abdülhamid'in siyasi rakipleri hakkında bilgi toplamak ve Abdülhamid'e karşı hazırlanan darbe veya isyan teşebbüslerini önlemekti. Bu sebeple teşkilat [Jön Türkler](https://turkipedia.org/tr/wiki/J%C3%B6n_T%C3%BCrkler)in bulunduğu toplandığı Paris, Roma, Londra ve Berlin gibi yurt dışı yerlerde de örgütlendi ve operasyonlar düzenledi.[^36]

Aslen Osmanlı [zaptiye](https://turkipedia.org/tr/wiki/Zabtiye_Nez%C3%A2reti) (jandarma) teşkilatına bağlı gözükse de doğrudan II. Abdülhamid'e bağlı [Umur-u Hafiye](https://turkipedia.org/tr/wiki/Umur-u_Hafiye) denen bir teşkilat daha vardı.[^37] Hafiyeler sadece kendi başlarına bilgi toplamakla kalmıyor, halk arasında çok sayıda kişiye maaş bağlayarak geniş bir istihbarat ağı oluşturuyorlardı. Jurnalci adı verilen bu kişiler, Abdülhamid yönetimine karşı olabilecek faaliyetleri bildiriyor, böylece her türlü hareketin önü önceden kesilmiş oluyordu.[^38]

Bu teşkilatlardan Yıldız İstihbarat Teşkilatı, II. Meşrutiyet'in ilanı sonrasında Bakanlar Kurulunun (Vukela) 29 Temmuz 1908 tarihli kararnamesi ile dağıtılsa da [I. Balkan Savaşı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Birinci_Balkan_Sava%C5%9F%C4%B1) sırasında Osmanlı'nın bozgunun bir diğer nedeni Balkan devletlerinin durumu hakkındaki istihbarat zafiyeti oldu. Bir istihbarat teşkilatının varlığı gerektiğinden bu teşkilattan yola çıkarak Enver Paşa tarafından 1913'te [Teşkilat-ı Mahsusa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Te%C5%9Fk%C3%AEl%C3%A2t-%C4%B1_Mahs%C3%BBsa) adlı istihbarat örgütü kuruldu.[^39]

![II. Abdülhamid'in Umur-u hafiyelerinden ve aynı zamanda yaverlerinden biri olan Serhafiye Fehim Paşa (1873-1908). İstanbul'daki faaliyetleri nedeniyle Fehim Paşa hakkında Avrupalı sefaretlerden çok sayıda şikâyet alan II. Abdülhamid, onu 1907 yılı başlarında Bursa'ya zorunlu ikamete gönderdi. Burada II. Meşrutiyet dönemine kadar kalan Fehim Paşa, meşrutiyetin ilan edildiği günlerde Bursa, Yenişehir'de, arabasının önünü kesen bir grup tarafından linç edilerek öldürüldü. Yaverlik ve hafiyelik yaptığı süreçte esnaftan haraç aldığı, kabadayılık-mafya faaliyeti ve kadın düşkünlüğü gibi iddialar gündemden düşmemiştir.](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/4/4a/Fehim_Pa%C5%9Fa-1.jpg)
*II. Abdülhamid'in Umur-u hafiyelerinden ve aynı zamanda yaverlerinden biri olan Serhafiye Fehim Paşa (1873-1908). İstanbul'daki faaliyetleri nedeniyle Fehim Paşa hakkında Avrupalı sefaretlerden çok sayıda şikâyet alan II. Abdülhamid, onu 1907 yılı başlarında Bursa'ya zorunlu ikamete gönderdi. Burada II. Meşrutiyet dönemine kadar kalan Fehim Paşa, meşrutiyetin ilan edildiği günlerde Bursa, Yenişehir'de, arabasının önünü kesen bir grup tarafından linç edilerek öldürüldü. Yaverlik ve hafiyelik yaptığı süreçte esnaftan haraç aldığı, kabadayılık-mafya faaliyeti ve kadın düşkünlüğü gibi iddialar gündemden düşmemiştir. (public-domain)*

II. Abdülhamid döneminin bilinen iki istihbaratçısı [Serhafiye Fehim Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Serhafiye_Fehim_Pa%C5%9Fa) ve [Ahmet Celalettin Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ahmed_Cel%C3%A2leddin_Pa%C5%9Fa)'dır. İkisi birbirinin rakibiydi. Ahmet Celalettin Paşa, Paris'te 1897'de Contraxeville'de yaptığı antlaşmayla bir grup Jön Türk'ün İstanbul'a dönmesini ve bazı Jön Türk gazetelerinin kapatılmasını sağladı.[^40] 1904'te Sultan'ın gözünden düşüp İstanbul'dan Mısır'a kaçtı ve 1924 yılında orada veya 1909 sonrası döndüğü İstanbul'da öldü. Mısır'daki faaliyetleri II. Abdülhamid'in iktidarda olduğu süre boyunca sürekli olarak gözlemlendi. Jön Türk muhalefetine katılıp katılmadığı konusu ise belirsizdir.Diğer serhafiye ise Fehim Paşa ise hafiye teşkilatının en üst kademesine kadar çıktı ancak keyfi ve görev dışı davranışları sebebiyle dış ülkelerin büyükelçilik yetkililerinden bile gelen şikayetler üzerine 1907'de görevden alınarak Bursa'ya sürgün edildi. 1908'de halktan bir kısım kişilerce linç edilerek öldürüldü.

![1898'de Sadrazam Halil Rıfat Paşa'nın oğlu İbrahim Cavid Bey tarafından rant hesaplaşmasında öldürtüldüğü iddia edilen Gani Toptani Bey.](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/e/e9/Gani_Toptani_%28portret%29.jpg)
*1898'de Sadrazam Halil Rıfat Paşa'nın oğlu İbrahim Cavid Bey tarafından rant hesaplaşmasında öldürtüldüğü iddia edilen Gani Toptani Bey. (public-domain)*

![Şura-yı Devlet üyesi Bedirhani Abdurrezzak Bedirhan'ın adamları tarafından 1906'da öldürüldüğü iddia edilen İstanbul Şehremini Rıdvan İsmail Paşa](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/9/9a/R%C4%B1dvan_%C4%B0smail.jpg)
*Şura-yı Devlet üyesi Bedirhani Abdurrezzak Bedirhan'ın adamları tarafından 1906'da öldürüldüğü iddia edilen İstanbul Şehremini Rıdvan İsmail Paşa (SALT Araştırma, CC-BY-SA-4.0)*

II. Abdülhamid döneminde gelen bilgilerin önemli bir kısmının doğruluk payı varken zaman içinde bu doğruluk payları Sultan'ın gözüne girebilmek için sahte jurnaller vs. uyduranlar ile azalmıştır. Bu da istihbarat verilerinin doğruluğu konusunda büyük sorunlar çıkardı.II. Abdülhamid döneminde bu iki istihbarat kurumuna karşın İstanbul'da dahil asayiş olaylarındaki sorunlar giderilemedi hatta devlet içinde Sultan'ın gözüne girmek isteyenler arasındaki rekabetten veya rant sağlama amaçlı çete ve kişilerden dolayı sokak çatışmaları bile gerçekleşti. Amaç dışı kendi rantlarının peşine düşen hafiye ve istihbarat ajanları çıktı. Örneğin Sadrazam [Halil Rifat Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Halil_Rifat_Pa%C5%9Fa)'nın oğlunun öldürülmesi olayında olduğu gibi. Sadrazam'ın oğlu ve [Şûrâ-yı Devlet](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9E%C3%BBr%C3%A2-y%C4%B1_Devlet) (günümüzde [Danıştay](https://turkipedia.org/tr/wiki/Dan%C4%B1%C5%9Ftay_%28T%C3%BCrkiye%29)) üyesi [İbrahim Cavid Bey](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0brahim_Cavid_Bey)'in İstanbul'da bir haraç-rant çetesi kurdurup bir süre sonra bölge çatışmasına girdiği; rant konusunda Arnavut Toptanilerden [Gani Bey Toptânî](https://turkipedia.org/tr/wiki/Gani_Bey_Topt%C3%A2n%C3%AE) ile anlaşamadığı ve onu, adamlarına 1898'de öldürttüğü ve bunun üzerine ağabeyi [Esad Toptani](https://turkipedia.org/tr/wiki/Esad_Topt%C3%A2n%C3%AE)'nin Arnavutluk'tan getirdiği adamlarına onu Cisr-i Cedit'te (Yeni Köprü-Eski Galata Köprüsü) 7 Ekim 1899'da öldürttüğü iddia edilmektedir. Sadrazam, oğlunun öldürülmesinden kısa süre sonra hastalandı ve öldü.İstanbul Şehremini [Rıdvan Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/R%C4%B1dvan_%C4%B0smail_Pa%C5%9Fa) cinayeti de bir başka olaydı. İstanbul'un rantında söz sahibi [Kürt](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%BCrtler) Bedirhanilerden [Şura-yı Devlet](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9E%C3%BBr%C3%A2-y%C4%B1_Devlet) üyesi [Abdürrezzak Bey](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abdurrezzak_Bedirhan)'in rantta kendilerine direnen İstanbul [Şehremini](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eehremini) [Rıdvan İsmail Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/R%C4%B1dvan_%C4%B0smail_Pa%C5%9Fa)'yı 23 Mart 1906 Cuma günü adamlarına öldürttü. Sonrasında aile, [Trablusgarp](https://turkipedia.org/tr/wiki/Trablusgarp_%28eyalet%29)'a sürüldü.[^41] Birkaç yıl sonra Abdürrezzak Bey affedildi. [Deli Fuad Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Deli_Fuad_Pa%C5%9Fa)'nın yakını Çerkeslerin de bu rantta söz sahibi olmak isteyip Serhafiye Fehim Paşa ile işbirliğine girmeye çalıştıkları ancak gerekli desteği elde edemedikleri ve Deli Fuad Paşa'nın Abdülhamid'e muhalefeti neticesi etkisiz kaldıkları da yine bazı iddialar arasındadır.

## Yıldız mahkemesi

Darbe ile indirilen Sultan [Abdülaziz](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abd%C3%BClaziz), [Feriye Sarayı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Feriye_Saray%C4%B1)'nda 4 Haziran 1876 günü sakalını düzeltmek için bir makas istemiş, daha sonra bilekleri kesik vaziyette bir minder üzerinde bulunmuş ve kısa zaman sonra hayatını kaybetmişti. Sâbık sultanın naaşı önce Feriye Karakolu'na götürülmüştü, doktorların incelemesiyle ölüm nedeninin bileklerini keserek intihar olduğu kararına varılmıştı. Bugün bile bu işin intihar mı yoksa cinayet mi olduğu tartışmaları sürmektedir. Sonrasında tahta geçen [V. Murad](https://turkipedia.org/tr/wiki/V._Murad) da akıl sağlığının bozulması gerekçesi ile tahttan indirilmiş yerine II. Abdülhamid çıkarılmıştı. Ancak hâlâ hayatta olan V. Murad'ın iyileşme ihtimali vardı ve taraftarları onu tekrar tahta çıkarmak istemekteydi. II. Abdülhamid'in tahta çıktığı sene sabık Sultan Murad ve oğlu [Selahaddin Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mehmed_Selahaddin_Efendi)'yi bir vapur ile Avrupa'ya kaçırmak maksadıyla yerli ve yabancı kişilerden oluşan bir heyetin faaliyetleri, hafiyeler tarafından Saray'a bildirildi. Bu istihbarattan birkaç gün sonra [çarşaf](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87ar%C5%9Faf_%28giyim%29) giymek suretiyle kadın kılığına girmiş ikisi maliye ve rüsumat kâtiplerinden diğer ikisi de Hristiyanlardan oluşan dört kişilik bir heyet, [annesinin](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eevkefza_Sultan) isteği üzerine Sultan Murad'a kurşun dökmek için geldiklerini söyleyerek saraya girmek ve eski sultanı kaçırmak istemişlerdi. Ancak bu teşebbüs alınan sıkı önlemler sayesinde başarısızlıkla sonuçlanmıştı.[^42]

Olayın sonrasında [Ali Suavi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ali_Suavi) ve taraftarlarının [Çırağan Baskını](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87%C4%B1ra%C4%9Fan_Bask%C4%B1n%C4%B1) ve darbe girişimi Sultan'ı büsbütün şüpheci hale getirdi. Bunun da üstüne Temmuz 1878'de Rum Masonlardan Kleanti Skelyeri yanında Aziz Bey, Ali Şeffati gibi kişilerin V. Murad'ı kaçırma girişiminin, hatta bazı iddialara göre bu plan ile eş zamanlı olarak II. Abdülhamid'e suikast planının son anda bir ihbarla engellenmesi, II. Abdülhamid'in şüpheciliğinin iyice artmasına neden oldu.[^43]

İktidarı tümden ele alan II. Abdülhamid artık tekrar bir darbe, kaçırma teşebbüsü olmaması ve önceki sultanların akıbetine uğramamak ve 1880'lere doğru uygulanan tedavilerle kısmen ruhi yönden iyileşmeye başladığı iddia edilen V. Murad'ın, tekrar kendi otoritesini riske atmaması için siyasi otoritesini iyice güçlendirmek istiyordu. Sonuçta kendisine muhalif olabilecek kitleyi ortadan kaldırmaya karar verdi. Bu amaçla da Haziran 1881 öncesi gözaltı, ifade alma, yakalama ve tutuklamalar başladı. Midhat Paşa da yakalananlar arasındaydı. Yakalanan kişilere yine mahkeme önüne çıkmadan önce ifadeleri öncesi ve sonrasında işkence yapıldığı da iddialar arasındadır.[^44]

Abdülhamid selefi olan amcası Sultan [Abdülaziz](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abd%C3%BClaziz)'in öldürüldüğünden bahisle 27 Haziran - 29 Haziran 1881 tarihleri arasında Yıldız Sarayı'nın bahçesinde bir çadır kurdurdu. Suikast ve cinayetle suçladığı birçok kişiyi yargılattı. Ancak bu yargılamalar Abdülaziz'in ölümünün intihar mı yoksa cinayet mi olduğu ve cinayetse kimin/kimlerin nasıl işlediğini bulmak için değildi. Bu yargılamalar ile II. Abdülhamid hem saltanatı için tehlike olarak gördüğü kişileri yok etmek hem de V. Murad'ı halkın gözünden düşürerek yeniden tahta çıkarılma ihtimalini ortadan kaldırma peşindeydi.[^45] Diğer önemli isimler ise Sultan Abdülaziz döneminin saray yönetiminde aktif rol oynayan [Rüşdi Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCtercim_R%C3%BC%C5%9Fd%C3%BC_Pa%C5%9Fa), [Damat Mahmut Celaletddin Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/D%C3%A2mad_Mahmud_Cel%C3%A2leddin_Pa%C5%9Fa_%281836-1884%29), [Hasan Hayrullah Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hasan_Hayrullah_Efendi) gibi kişilerdi. Bunların yanı sıra Sultan Abdülaziz'in cinayetiyle ve onun mallarının bir kısmını gasp etme suçlamasıyla yargılanan dönemin mabeyncisi [Damat Nuri Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Damat_Nuri_Pa%C5%9Fa) da yargılandı. Buna karşın sabık Sultan [V. Murad](https://turkipedia.org/tr/wiki/V._Murad) ve annesi [Şevkefza Sultan](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eevkefza_Sultan) ise zaten hapiste tutulduklarından yargılanmadılar.

Mahkeme kurulunun başkanı Ali Sururî Efendi ve ikinci başkanı ise Rum asıllı Hristo Forides Efendi idi. Feriye Sarayı'nın görevlilerinden Pehlivan Mustafa, Cezayirli Pehlivan Mustafa ve Boyabatlı Pehlivan Hacı Mehmed ile Mâbeynci Fahri Bey, Binbaşı Namık Paşazade Ali Bey, Binbaşı Gürcü Necip Bey, Sadrazam [Midhat Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Midhat_Pa%C5%9Fa), [Damat Mahmud Celaleddin Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/D%C3%A2mad_Mahmud_Cel%C3%A2leddin_Pa%C5%9Fa_%281836-1884%29) ve [Damat Nuri Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Damat_Nuri_Pa%C5%9Fa) idama; Seyyid Bey ve Albay İzzet Bey de 10 yıl hapse mahkûm edildi.

9 Temmuz 1881 günü toplanan 25 kişilik bir temyiz kurulu tarafından karar tekrar gözden geçirildi. Bu kurulun üyeleri arasında [Gazi Osman Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Gazi_Osman_Pa%C5%9Fa) ve [Ahmed Cevdet Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ahmed_Cevdet_Pa%C5%9Fa) da vardı. 25 kişi arasından 15 kişi mahkemenin kararının aynen uygulanması, 10 kişi ise cezaların hafifletilmesi yönünde oy kullandı. Böylece onaylanmış olan idam cezalarını II. Abdülhamid, [Taif](https://turkipedia.org/tr/wiki/Taif)'te çekilmek üzere müebbet hapse çevirdi. Taif'te zor koşullar altında hapis hayatı yaşayan Midhat Paşa ve Damat Mahmud Celaleddin Paşa 8 Mayıs 1884 gecesi muhafızları tarafından boğularak öldürüldüler. Eski şeyhülislam [Hasan Hayrullah Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hasan_Hayrullah_Efendi) 1898'de Taif'te öldü. Nuri Paşa suçsuzluğunu iddia etse de müebbet hapis cezası almaktan kurtulamadı.[^46] Böylece II. Abdülhamid kendisine karşı olan muhalif kitleyi geçici süreliğine bertaraf etmiş oldu.

[^1]: Yüzüncü yılında II. Meşrutiyet. Pınar Yayınları, 2008. <https://books.google.com/books?id=JGUMAQAAMAAJ&newbks=0&hl=tr>
[^2]: Bir Çöküşün Yeni Tarihi. 1993, s. sf. 159-160.
[^3]: İnal, İbnülemin Mahmut Kemal. Son sadrazamlar. Dergah Yayınları, 1982, s. 343. <https://books.google.com/books?id=a1vQAAAAMAAJ&newbks=0&hl=tr>
[^4]: Uzunçarşılı, İsmail Hakkı. Osmanlı tarihi. Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1995, s. 366. <https://books.google.com/books?id=EV3XQgAACAAJ&newbks=0&hl=tr>
[^5]: Kanun-i Esasi. <http://www.belgenet.com:80/arsiv/anayasa/1876.html>
[^6]: Berkes, Niyazi. Türkiyeʼde çağdaşlaşma. Bilgi Yayınevi, 1973, s. 173. <https://books.google.com/books?id=JigMAAAAIAAJ&newbks=0&hl=tr>
[^7]: Bulgarian Horrors and the Question of the East , W.E. Gladstone, 1876, s. 61-62.(Orijinal metnin pdf versiyonu ) <http://www.attackingthedevil.co.uk/related/bulgarian_horrors.php>
[^8]: Resimli Osmanlı Tarihi. Nesil Yayıncılık, 2009, s. 470, 471.
[^9]: Alpar, Güray. OSMANLI'NIN SON DÖNEMİNDE ORDU YAPISI VE SAVAŞ KÜLTÜRÜ. 15 Haziran 2018, s. 1-20. <https://dergipark.org.tr/tr/pub/erzisosbil/issue/37685/435557>
[^10]: Plevne'de 145 gün belgeseli TRT yayınları. <http://www.youtube.com/watch?v=RXT7fkyKYIk>
[^11]: Bu kişinin hayat hikayesi için bkz. <https://dergipark.org.tr/tr/pub/tariharastirmalari/issue/47740/603003>
[^12]: Özellikle Çırpanlı Abdülkerim Nadir Paşa'nın diğer Paşalarla anlaşmazlığı yetersiz davranışları, Süleyman Hüsnü Paşa-Mehmet Ali Paşa-Şıpka Geçidi ve Osman Paşa'ya yardım konusunda anlaşmazlıkları ve heyet-i müşaveredeki Serasker Mehmed Rauf Paşa'nın yanlış hatalı müdahaleleri, kararları cephe komutanları ile anlaşmazlıkları, kavgaları eserde eleştirilmekle birlikte Ahmed Saib'in aksine yazar, Şıpka konusunda Hüsnü Süleyman Paşa'yı değil, Mehmed Ali Paşa'yı haklı bulmaktadır.
[^13]: "...Çarın kardeşi ve saltanatın veliahtı idi.Bütün diğer prensler gibi savaşın ön hattında çarpıştı. Ya bizimkiler? Bizimkiler, sarayların kalın duvarları ardında ya keyif ve zevk içinde ya üzerlerine çevrilmiş tarassut bakışları altında dertli ve endişeli idiler....Batı (Tuna) Cephesinde çarın kardeşi Grandük Nikola, Doğu Cephesinde diğer kardeşi Grandük Michael yer almıştı. Çar da bizzat zaman zaman –Plevne'de olduğu gibi- cephede bulunmuştu..."
[^14]: Öter, Ahmed Saib'in "Son Osmanlı Rus Muharebesi" adlı Eserinin Transkripsiyonu ve Değerlendirilmesi s.86-87: Ahmed Saib'in kitabından aynen: ...Muhârebe esnâsında Osmanlı ordularının harekât-ı umûmîyyesine pek vahim bir tesîr icrâ eden meclis, işte şu umûr-u harbiyye meclisidir. Bu meclisin sebeb-i teşekkülü Hakkında irâde olunan delâilin pek zayıf olduğu âdet-i tedkîkatla anlaşılır. O vakît işin iç yüzüne vâkıf olamadıklarından nâşî bu meclisin teşekkülünü mâkûl görenler bulunduysa da meclisin tesisinden maksad-ı âlinin bambaşka olduğu pek çabuk meydana çıktı. Mecliste o zamanlar saraya pek ziyâde gergin bulunan Rauf Paşa ve kurenâdan ve saray ferikânından Said ve Nafız ve askerlikle hiç de münâsebeti olmayan Muhammed Rüştü ve Hâlim Paşaların bu meclise idhâli maksadın ne olduğunu apaçık gösteriyordu. Bundan maksad başka bir şeyi olmayıp umûm orduları merkezin daha Türkçesi sarayın idâre etmesi olduğu meydandaydı. Nitekim böyle oldu. Meclisin teşkîlinden birkaç gün sonra orduların harekâtı Hakkında Serdar'a emirler gitmeye başladı. Bu emirlerin hemen umumu ahvâle muvâfık değildi.Çünkü bu emirler mecliste bulunan Paşalar veyâhud birisi tarafından zât-ışâhâneye ilgâ edilen fikirleriydi. Hâlbuki da'rul harbte bulunan umerâ ahvâli iyi keşf ediyor. Ve ona göre tertîbât yapmak üzere bulunuyorken İstanbul'dan gelen bir telgraf ortalığı alt üst ediyordu. Evvelki tertîbât Terk olunarak yenisi yani umûr-u harbiyye meclisi tarafından irâe olunan üslûbta hareket olunuyordu. Şu hâl muhârebe-i mezkûrede ordularımızın mahvını ve Ruslar'ın galebesini teshîl eden esbâbın başlıcası olduğu erbâb-ı vukûfa mâlûmdur... (özellikle Çırpanlı Abdülkerim Nadir Paşa'nın diğer paşalarla anlaşmazlığı yetersiz davranışları, Süleyman Hüsnü Paşa-Mehmet Ali Paşa-Şıpka Geçidi ve Osman Paşa'ya yardım konusunda anlaşmazlıkları ve heyet-i müşaveredeki Serasker Mehmed Rauf Paşa'nın yanlış hatalı müdahaleleri,kararları cephe komutanları ile anlaşmazlıkları,kavgaları da eser de sıkça eleştirilmektedir)
[^15]: "...Osmanlı Ordusunun Abdülaziz tarafından alınan silahlar sayesinde o bakımdan iyi olduğu, fakat subay assubay niceliği bakımından Ruslardan hayli geride olduğu anlaşılıyor. Ruslar hızlı bir manevra savaşı sürdürürken, Rumeli ordusunun komutanı yaşlı Abdülkerim Nadir adeta bir bekle gör tutumu içindeydi. Onun azli üzerine yerine gelen (17/07/1877) Mehmed Ali Paşa da duruma egemen olamadığı gibi, Abdülhamit'in hastalıklı ruhunun yani kuruntularının bir ürünü olarak, İstanbul'da kurduğu Meclis-i Askerinin kumanda işlerine karışması işleri büsbütün çorbaya çevirdi,28 Eylül'de komuta Süleyman Paşa'ya verildi. Rus başarıları üzerine o kuvvetlerini dağıtmayıp Edirne ve Çatalca'ya toplamak fikrini savunmuşsa da, güya onu kıskanan Hassa Müşiri Çerkez Rauf Paşa, Abdülaziz'i tahttan indiren Süleyman Paşa'nın Edirne'ye gelmesinin tehlikeli olacağını söyleyerek padişahın "vehmini tahrik" ettiğinden müsade edilmemiş. Gerçekten de Edirne düştüğünde (20/01/1878) orayı savunan asker miktarı ancak 8.000 idi. Böylece Ruslar Yeşilköy'e kadar gelip I. Cihan Savaşı sırasında havaya uçurulacak olan Büyük Zafer anıtını inşa ettiler..."
[^16]: TDV İslâm Ansiklopedisi, 1988, İstanbul, 1.cild, s.216-224
[^17]: "...Osmanlı Ordusunun Abdülaziz tarafından alınan silahlar sayesinde o bakımdan iyi olduğu, fakat subay assubay niceliği bakımından Ruslardan hayli geride olduğu anlaşılıyor. Ruslar hızlı bir manevra savaşı sürdürürken, Rumeli ordusunun komutanı yaşlı Abdülkerim Nadir adeta bir bekle gör tutumu içindeydi. Onun azli üzerine yerine gelen (17/07/1877) Mehmed Ali Paşa da duruma egemen olamadığı gibi, Abdülhamit'in hastalıklı ruhunun yani kuruntularının bir ürünü olarak, İstanbul'da kurduğu Meclis-i Askerinin kumanda işlerine karışması işleri büsbütün çorbaya çevirdi,28 Eylül'de komuta Süleyman Paşa'ya verildi. Rus başarıları üzerine o kuvvetlerini dağıtmayıp Edirne ve Çatalca'ya toplamak fikrini savunmuşsa da, güya onu kıskanan Hassa Müşiri Çerkez Rauf Paşa, Abdülaziz'i tahttan indiren Süleyman Paşa'nın Edirne'ye gelmesinin tehlikeli olacağını söyleyerek padişahın "vehmini tahrik" ettiğinden müsade edilmemiş. Gerçekten de Edirne düştüğünde (20/01/1878) orayı savunan asker miktarı ancak 8.000 idi. Böylece Ruslar Yeşilköy'e kadar gelip I. Cihan Savaşı sırasında havaya uçurulacak olan Büyük Zafer anıtını inşa ettiler..."
[^18]: Hasan Demir Kânûn-ı Esâsî'nin Yürürlükten Kaldırıldığı Tarihi Yanlış Aktarmış. 14 Şubat 2018. <https://www.malumatfurus.org/hasan-demir-kanun-i-esasinin-yururlukten-kaldirildigi-tarihi-yanlis-aktarmis/>
[^19]: Abdülhamid hakkında yanlış bildiğimiz 10 şey. <http://www.mustafaarmagan.com.tr/yaziGoster.php?yaziNO=1214>
[^20]: Müftüoğlu, Mustafa. Her yönüyle Sultan Abdülhamid. Yüzleşme Kitap, 2017, s. 74-78. <https://books.google.com/books?id=L0_xswEACAAJ&newbks=0&hl=tr>
[^21]: ABDÜLHAMİD II - TDV İslâm Ansiklopedisi. <https://islamansiklopedisi.org.tr/abdulhamid-ii>
[^22]: DOKSANÜÇ HARBİ - TDV İslâm Ansiklopedisi. <https://islamansiklopedisi.org.tr/doksanuc-harbi>
[^23]: DOKSANÜÇ HARBİ - TDV İslâm Ansiklopedisi. <https://islamansiklopedisi.org.tr/doksanuc-harbi>
[^24]: ABDÜLHAMİD II - TDV İslâm Ansiklopedisi. <https://islamansiklopedisi.org.tr/abdulhamid-ii>
[^25]: Türkiye tarihi: Osmanlı Devleti 1600-1908. Cem Yayınevi, 1989, s. 163. <https://books.google.com/books?id=5Pp9oAEACAAJ&newbks=0&hl=tr>
[^26]: ABDÜLHAMİD II - TDV İslâm Ansiklopedisi. <https://islamansiklopedisi.org.tr/abdulhamid-ii>
[^27]: Osmanlı Devletince hazırlanan iş bu Fransızca kitap batı ajanslarına dağıtılmıştır. <http://ubsm.bg.ac.rs/engleski/dokument/1844/atrocits-russes-en-asie-et-en-roumlie-pendant-les-mois-juin-juillet-et-aout-1877>
[^28]: Blumi, Isa. Contesting the edges of the Ottoman Empire: Rethinking ethnic and sectarian boundaries in the Malësore, 1878–1912. International Journal of Middle East Studies, 2003, s. 237-256. <https://archive.org/details/sim_international-journal-of-middle-east-studies_2003-05_35_2/page/237>
[^29]: Blumi, Isa. Reinstating the Ottomans, Alternative Balkan Modernities: 1800–1912. Palgrave MacMillan, 2011. <https://books.google.com/books?id=ca3IAAAAQBAJ&q=Reinstating+the+Ottomans%2C+Alternative+Balkan+Modernities%3A+1800-1912+multicultural+history&pg=PA32>
[^30]: Blumi, Isa. Foundations of Modernity: Human Agency and the Imperial State. Routledge, 2012. <https://www.academia.edu/1575162>
[^31]: Kaya Mutlu, Dilek. The Russian Monument at Ayastefanos (San Stefano): Between Defeat and Revenge, Remembering and Forgetting. Taylor & Francis, 2007, s. 75-86.
[^32]: Ayastefanos Rus Anıtı. Haber Revizyon Dergisi, 6 Ağustos 2014. <http://www.revizyondergi.com/ayastefanos-rus-aniti-ayastefanos-russian-memorial/>
[^33]: Çırağan Vak‘ası. <https://islamansiklopedisi.org.tr/ciragan-vakasi>
[^34]: Erhan Afyoncu-II. Abdülhamid'in hayatını Çırağan baskını değiştirdi. <https://www.sabah.com.tr/yazarlar/erhan-afyoncu/2021/02/14/ii-abdulhamidin-hayatini-ciragan-baskini-degistirdi>
[^35]: Darbeler ve sıkıyönetimler gizli servisi de vurdu. 10 Ağustos 2007. <http://www.sabah.com.tr/2007/07/15/haber,87519121252A47DB905CBFCF55DE17F7.html>
[^36]: İlter, Erdal. Milli İstihbarat Teşkilatı tarihçesi. Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, 2002, s. 7-8. <https://books.google.com/books?id=od9FAQAAIAAJ&newbks=0&hl=tr>
[^37]: II. Abdülhamid'in Hafiye Teşkilatı Hakkında Bir Risale. <http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/24/100.pdf>
[^38]: Saraydan Sürgüne Osmanlı Tarihi. 2006, s. 588-626.
[^39]: İlter, Erdal. Milli İstihbarat Teşkilatı tarihçesi. Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, 2002, s. 7-8. <https://books.google.com/books?id=od9FAQAAIAAJ&newbks=0&hl=tr>
[^40]: MÜCAHEDE-I MİLLİYE. Mahmut Bey Matbaası, 1908, s. 234.
[^41]: Meclisi Mebusan Zabıt Ceridesi; Yüzyedinci İnikad 24 Haziran 1325 Çarşamba. 7 Temmuz 1909. <https://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/MECMEB/mmbd01ic01c005/mmbd01ic01c005ink107.pdf>
[^42]: Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Yıldız Esas Evrakı, 22/85
[^43]: Türkiye tarihi: Osmanlı Devleti 1600-1908. Cem Yayınevi, 1989, s. 165-166. <https://books.google.com/books?id=5Pp9oAEACAAJ&newbks=0&hl=tr>
[^44]: Türkiye tarihi: Osmanlı Devleti 1600-1908. Cem Yayınevi, 1989, s. 168. <https://books.google.com.tr/books?id=5Pp9oAEACAAJ&newbks=0&hl=tr&redir_esc=y>
[^45]: II. Abdülhamid'in Yıldız'da Kurdurduğu Mahkeme Bir Kumpas Davası Olabilir mi?. <https://onedio.com/haber/ii-abdulhamid-in-yildiz-da-kurdurdugu-mahkeme-bir-kumpas-davasi-olabilir-mi-854345>
[^46]: Göl,s.410
