Turkipedia
Menü

Hersekli Arif Hikmet

Hersekli Arif Hikmet (23 Kasım 1839, Mostar - 20 Nisan 1903, İstanbul), 19. yüzyıl Osmanlı şairidir. Son dönem divan şairlerinden olan Hersekli Arif Hikmet, Encümen-i Şuara Topluluğu'nun doğuşunda önayak olmuş ve topluluğun toplantılarına ev sahipliği yapmış bir şairdir.

Hayatı

1839 yılında Mostar’da dünyaya geldi. Babası Sırp asıllı Hersek valisi İstolçali Ali Paşazade Zülfikâr Nâfiz Paşa, annesi ise Çerkes Ayşe Hanım'dır.[1]Aksoy, Hasan. Son Devir Şairlerimizden Hersekli Arif Hikmet Bey. 1997. Babası ve dedesinin ölümü üzerine Hersek'ten Bosna'ya, oradan Bursa'ya göç etti. Ailesinin yanında başlayan eğitimini 1854'te geldiği İstanbul’da sürdürdü.

Elli beş yıl boyunca askeri ve hukuki alanda çeşitli görevlerde Osmanlı Devleti’ne hizmet etti. Kısa süreli iki evliliği dışında yalnız yaşadı, çocuğu olmadı.

Edebiyat dünyasında şairliği ile tanındı. Daha çok tasavvufi şiirler yazdı ve şiirleri ile divan şiirine yeni bir hamle kazandırmaya çalıştı. Divan edebiyatındaki nazire geleneğine uyarak, Naili, Fehim, Neşati, Vecdi, Güfî, Nabî, Nedîm gibi şairlere nazireler yazdı. Leskofçalı Galib'i kendisine usta kabul etti. Onun tavsiyesiyle divan şairlerinden Nâilî-i Kadîm'in tarzını benimsedi. Nailî'ye yirmi dokuz, Fehim'e on altı nazire yazdı.[1]Aksoy, Hasan. Son Devir Şairlerimizden Hersekli Arif Hikmet Bey. 1997. Bazı şiirleri döneminin edebiyat dergilerinde yayınlandı.

1861-1862 yıllarında faaliyet gösteren Encümen-i Şuara Topluluğu, toplantılarının çoğunu o sırada henüz 22 yaşında olan en genç üyelerinden Hersekli Arif Hikmet’in Laleli’deki evinde yapardı Salı günleri gerçekleşen bu toplantılarda Hersekli'nin ezberinden pek çok Türkçe, Farsça ve Arapça şiiri ve kendi şiirlerini gür bir sesle okuduğu kaydedilmektedir.[1]Aksoy, Hasan. Son Devir Şairlerimizden Hersekli Arif Hikmet Bey. 1997.

Hersekli, felsefe, tasavvuf ve siyasetle ilgili eserler yazdı ama çoğunu yayınlamadığı için bu yönü ile fazla tanınmadı.

Yakalandığı kanser hastalığı sonucu 20 Nisan 1903'te İstanbul'da öldü. Topkapı mezarlığına defnedildi.[2]Özgül, Metin Kayahan. Hersekli Arif Hikmet. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 1987, s. 4.

Ölümü üzerine İbnülemin Mahmut Kemal ve Mehmet Âkif birer manzume yazmışlardır. Hersekli'nin dostu olan İbnülemin Mahmut Kemal İnal, onun hakkında Kemâlü’l-Hikmet adıyla bir kitap yazdı.[3]Karavelioğlu, Murat. İbnülemin’in Divan Neşirleri. 2010. Bu eser, Hersekli’nin ölümünden iki buçuk ay kadar sonra tamamlanıp Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrika edilmiş, ardından bazı değişikliklerle kitap olarak basılmıştır. Hersekli Arif Hikmet'in ölümünden önce hazırladığı divanı da İbnülemin tarafından "Hersekli Ârif Hikmet Bey Divan" adıyla basıldı. Divanı dışında yazma eserler halinde bulunan birkaç eserinde felsefi, dini, tasavvufi ve ahlaki konuları, Tanzimat'ın olumlu-olumsuz yönlerini, hürriyet, meşrutiyet, toplum meselelerini ele aldı. Basılmasını vasiyet ettiği külliyatının ilk eseri olan Divanı'ndan sonra diğer eserleri basılmamıştır.[3]Karavelioğlu, Murat. İbnülemin’in Divan Neşirleri. 2010.

Eserleri

  • Levâyihü’l-Hikem

  • Levâmi’ü’l-Efkâr

  • Sevânihü’l-Beyân

  • Misbâhü’l-Îzâh

  • Âsâr-ı Hikmet

Kaynakça

  1. 1.Aksoy, Hasan. Son Devir Şairlerimizden Hersekli Arif Hikmet Bey. 1997. dergipark.org.tr
  2. 2.Özgül, Metin Kayahan. Hersekli Arif Hikmet. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 1987, s. 4.
  3. 3.Karavelioğlu, Murat. İbnülemin’in Divan Neşirleri. 2010. devdergisi.com