# Gaybi Sun'ullah

> Source: https://turkipedia.org/tr/wiki/Gaybi_Sun'ullah
> Last updated: 2026-10-05
> License: CC BY-SA 4.0 (https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0/). Credit "Turkipedia contributors" and link to the source.
> Based on: Gaybi Sun'ullah, https://tr.wikipedia.org/wiki/Gaybi_Sun%27ullah (CC-BY-SA-4.0)

![](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/8/82/Sunullah_gaybi_t%C3%BCrbesi.JPG)
* (Ömerserez, CC-BY-SA-3.0)*

- **Doğum yeri:** Kütahya
- **Ölüm tarihi:** 1665
- **Ölüm yeri:** Kütahya
- **Yattığı yer:** Sunullah Gaybi Türbesi
- **Milliyet:** Türk
- **Meslek:** Şair

![Sun'ullah Gaybi'nin Sandukası](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/d/d7/Sunullah_gaybi_t%C3%BCrbesi_i%C3%A7_g%C3%B6r%C3%BCn%C3%BC%C5%9F%C3%BC.JPG)
*Sun'ullah Gaybi'nin Sandukası (Ömerserez, CC-BY-SA-3.0)*

**Gaybî Sun'ullâh** (d. ?, [Kütahya](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%BCtahya_%28il%29) - ö. 1665, [Kütahya](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%BCtahya_%28il%29)), [şair](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eair) ve düşünce adamı.

## Kimliği

Miladi 1610-1615 yıllarında [Kütahya](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%BCtahya_%28il%29)'da doğmuştur. [Kalburcu Şeyhi (Çavdar Baba) Pir Seyyid Ahmed Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Pir_Ahmed_Efendi)'nin torununun oğludur. Babası müftü şeyh Ahmet Efendi, dedesi Beşir Efendi'dir.[^1] Şeyh Ali İlâhî isminde bir oğlu[^2] ve onun da Seyit Ahmed ve Seyit Osman isminde iki oğlu vardır.[^3]

Gaybî Sun'ullâh'ın erkek kardeşlerinin torunları vardır. Erkek kardeşlerinin isimleri belli değildir. 1743 senesinde hayatta olan yeğenlerinin isimleri Abdülhay ve Abdüsselam'dır.[^4]

## Yaşamı

Tahsilini Kütahya müftüsü ve [müderris](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCderris) olan babası Ahmed Efendi'den almaya başlamıştır. Zahiri ilimleri babasından tamamladıktan sonra Ledünni ilimleri ve [tasavvuf](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tasavvuf) terbiyesini alma aşkıyla yanan gönlünü bağlayacağı kamil bir [mürşit](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCr%C5%9Fit) aramaya başlamış ve [İstanbul](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0stanbul)'daki [Oğlanlar Şeyhi İbrahim Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0brahim_Efendi)'ye bağlanmıştır. 1649'dan 1655'e kadar sohbetlerine katıldığı [İbrahim Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0brahim_Efendi)’nin ahvalini ve sözlerini **"Sohbetnâme"** adını verdiği kitabında açıkça kaydetmiştir. Bu eser, [Melamilerin](https://turkipedia.org/tr/wiki/Melamilik) akide ve görüşlerini de dile getirmesi açısından oldukça önemli bir eserdir. Şeyhini hakkıyla temsil etmiş bir şahsiyet olan Gaybî, [İbrahim Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0brahim_Efendi)’nin tarikat silsilesini ve [Melami](https://turkipedia.org/tr/wiki/Melamilik) itikadını **“Biatnâme”** adlı risalesinde özetlemektedir.

Daha önceki mürşitlerin de maruz kaldığı gibi o da devrinin mutaassıb zahiri hocaları tarafından [zındık](https://turkipedia.org/tr/wiki/Z%C4%B1nd%C4%B1k)lıkla ve [Hurûfîlik](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hur%C3%BBfilik) ile itham edilmiştir. Bu grup, halkı da aleyhine döndürme gayretine girince, "Hüda Rabbim, nebim Hak'ka Muhammed'dir Resulullah Hem İslam dinidir dinim, Kitabımdır Kelamullah" diye başlayan 22 beyitlik meşhur şiirini yazmıştır. [Tasavvuf](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tasavvuf)i düşünceyi ve ledünni ilmin inceliklerini bu gün bile kolaylıkla anlaşılabilecek duru bir [Türkçe](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7e) ile yazmıştır. 1655'te şeyhinin ölümünden sonra [Kütahya](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%BCtahya_%28il%29)'ya döndü ve burada bir zaviye yaparak halka nasihatler verdi ve 1665'te [Kütahya](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%BCtahya)’da öldü.[^5]

## Diğer

### Halk arasındaki itibarı

[Kütahya](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%BCtahya) halkı Gaybî Sun'ullah'ı **"Hüda Rabbim Sultan"** olarak bilir. Hatta dışarıdan gelen sanat aşıkları Gaybî Sun'ullah Türbesi'ni sorduklarında kimse cevap verememiş ve gelenler, bu kadar değerli bir [Allah](https://turkipedia.org/tr/wiki/Allah) dostunu bilmiyorlar diye halkı lakayıtlıkla ve değerlerine sahip çıkmamakla itham etmişlerdir.[^6]

Türbesi [Kütahya](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%BCtahya) Meydan Mahallesi'nde, içinde pek çok ulema ve evliya'nın medfun bulunduğu Musalla Mezarlığı'nın kuzeyindedir. Türbesi yakınında Gaybî Sun'ullâh'ın akrabaları da vardır. Harap olan türbe 1979, 1980 senelerinde [Ressam Ahmet Yakupoğlu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ahmet_Yakupo%C4%9Flu) ve Mehmed Dumlu hocanın o günkü Belediye Başkanı Erdoğan Yavuzlar'a manevi baskıları ile restore edilmiş ve kubbesi çini seramik ile kaplanmıştır.[^7]

## Eserleri

Sohbetnâme'de mürşidi [İbrahim Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0brahim_Efendi)'nin sohbetleri esnasında söyledikleri muhakkikane sözleri vardır. Aynı eserde [Hamzavîlik](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hamzavilik) ve [Melâmîlik](https://turkipedia.org/tr/wiki/Melamilik) hakkındaki fikirlerini açıkça belirtmiştir. Biatnâme'de [Melâmîlik](https://turkipedia.org/tr/wiki/Melamilik) hakkında fikirlerini beyan etmiştir ve [İbrahim Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0brahim_Efendi)'nin tarikat silsilesini göstermiştir.[^8]

Sun'ullâh Gaybî, eserleriyle Sofiye'nin [Vahdet-i Vücud](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sufi_metafizi%C4%9Fi) felsefesini ve kemali insaniyeti tamam ve çok açık olarak izah ve telkin etmiştir.

1. Gaybî Divanı
2. Biatnâme
3. Sohbetnâme
4. Tarik-ül Hak Fi teveccüh-ül mutlak
5. Ruh-ul hakîka
6. Akaitnâme
7. Maksûd-i Ayniye Tercemesi

[^1]: Gaybî Sun'ullâh, Biatnâme, Ruh-ul hakika
[^2]: 1714 tarihli bir beratta görüldü. Aynı beratın arka yüzünde onun oğullarının isimleri yazar.
[^3]: Müstakimzâde Süleyman Efendi, Mecelletü'n Nisâb
[^4]: Uzunçarşılı, İ.H. Kütahya Şehri, İstanbul Devlet Matbaası, 1932, s, 236
[^5]: 1665'te Yar Ali bin Siyâvüş'ün Makasıdı Ayniye sini İstanbul Süleymaniye Medreses'nde yazmıştır
[^6]: Yeşil, M. Kütahya İli'nin Kısa Tarihi. (1937). İstanbul Ziya
[^7]: Kalyon, M.M. Kütahya'da Selçuklu-Germiyan ve Osmanlı Eserleri. Kütahya Belediyesi Kültür
[^8]: İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Kütahya Şehri, İstanbul Devlet Matbaası, 1932, s, 235
