Gürcü Boğazı
Gürcü Boğazı (Gürcüce: ქართლის ყელი), Türkiye'nin doğu kesimindeki boğazlardan biridir. Fırat Nehri'nin bir kolu olan Karasu ile Çoruh Nehri'nin bir kolu olan Tortum Çayı arasındaki su ayrımı çizgisidir. Erzurum tarafından tarihsel Gürcistan'a geçişi sağladığı için bu şekilde adlandırılmıştır. Bu boğazdan geçen yol tarihsel Gürcüce kaynaklarda "Gza Kartlisa" (გზა ქართლისა), yani "Kartli Yolu" olarak ifade edilmiştir.[1]Tao (ტაო), Mamia Pağava, Meri Tsintsadze, Maia Baramidze, Malhaz Çoharadze, Tina Şioşvili, Ramaz Halvaşi, Nugzar Mgeladze, Zaza Şaşikadze, Merab Halvaşi, Cimşer Çhvimiani, Cemal Karalidze, Batum, 2020, s. 20. ISBN 978-9941-25-828-2 Erzurum kentinden tarihsel Gürcistan'a açılan kapı ise, Gürcü Kapı adını taşımaktadır.[2]"Erzurum Kapıları".
Vahuşti’nin tarifine göre Gürcü Boğazı, Deveboynu Dağından İspir Çayına kadar uzanır. Bu boğaz, dar, kayalık ve dağlık bir vadidir. Bayburt Dağına kadar uzanan Gürcü Boğazı, Osmanlı dönemi öncesinde Gürcistan ile Bizans arasındaki sınırı oluşturuyordu.[3]Roin Malakmadze, Şuşana Putkaradze, Elza Putkaradze ve Şorena Putkaradze - İstanbul Gürcü Manastırından Yazılar (წერილები სტამბოლის ქართული სავანიდან), Batum, 2020, s. 106. Gürcistan tarihinde Tao-Klarceti olarak ifade edilen bölgeler de Gürcü Boğazı’ndan başlayıp Küçük Kafkaslar’a değin uzanıyordu.
Osmanlı seyyah Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Erzurum'dan Tortum, İspir ve Bayburt'a doğru seyahat ederken Fırat Nehri üzerindeki bir köprüyü Gürcü Boğazı Köprüsü olarak isimlendirmiş, bu noktadan altı saatte Gürcü Boğazı'nı geçtiğini yazmıştır. Erzurum sınırında bir yerleşimin de Gürcü Boğazı köyü adını taşıdığını belirtmiştir.[4]Evliye Çelebi (Hazırlayanlar: Yücel Dağlı-Seyit Ali Kahraman), Evliya Çelebi Seyahatnamesi, İstanbul, 2005, 2. Cilt, 2. Kitap, s. 397, ISBN 978-975-08-0954-8
Kuzeyde, Otu ve Tortum'dan gelen yollar Gürcü Boğazı'ndan geçerek Erzurum kentine ulaşır. Bundan dolayı bu boğaz Osmanlı tarihinde de önemli bir yere sahip olmuştur. Tao-Klarceti bölgesini 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın bir sonucu olarak Rusların egemenliğine girmesinin ardından Osmanlı idaresi, Karagöbek köyünün 1 kilometre güneyinde, Gürcü Boğazı'nda 1884 - 1896 yılları arasında Karagöbek Tabyası'nı inşa etmiştir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Ruslar, Gürcü Boğazı'ndan Erzurum'a girmek için bu tabyayı hedef almış ve buradaki muharebelerde tabya ağır hasar görmüştür.[5]"Ruslar ile Yapılan Muharebelerde En Ağır Hasar Gören Karagöbek Tabya!" - Erzurum Portalı.
Kaynakça
- 1.Tao (ტაო), Mamia Pağava, Meri Tsintsadze, Maia Baramidze, Malhaz Çoharadze, Tina Şioşvili, Ramaz Halvaşi, Nugzar Mgeladze, Zaza Şaşikadze, Merab Halvaşi, Cimşer Çhvimiani, Cemal Karalidze, Batum, 2020, s. 20. ISBN 978-9941-25-828-2 dspace.nplg.gov.ge
- 2."Erzurum Kapıları". erzurum.ktb.gov.tr
- 3.Roin Malakmadze, Şuşana Putkaradze, Elza Putkaradze ve Şorena Putkaradze - İstanbul Gürcü Manastırından Yazılar (წერილები სტამბოლის ქართული სავანიდან), Batum, 2020, s. 106. dspace.nplg.gov.ge
- 4.Evliye Çelebi (Hazırlayanlar: Yücel Dağlı-Seyit Ali Kahraman), Evliya Çelebi Seyahatnamesi, İstanbul, 2005, 2. Cilt, 2. Kitap, s. 397, ISBN 978-975-08-0954-8
- 5."Ruslar ile Yapılan Muharebelerde En Ağır Hasar Gören Karagöbek Tabya!" - Erzurum Portalı. erzurumportali.com