Turkipedia
Menü

Eminüddin Mikail

İçindekiler4
  1. Hayatı ve Eğitimi
  2. Karamanoğulları İsyanı ve Konya'nın Düşüşü
  3. Yakalanması ve Ölümü
  4. İmar Faaliyetleri
  5. Kaynakça

Emînüddîn Mîkâîl (ö. Mayıs 1277, Konya), Anadolu Selçuklu Devleti'nin Moğol İlhanlı bağımlılığı döneminde görev yapmış devlet adamı ve Selçuklu saltanat nâibidir. 1277 yılında Karamanoğlu I. Mehmed ve Cimri'nin Konya üzerine gerçekleştirdiği harekât sırasında Mehmed Bey'in emriyle idam edilmiştir.

Hayatı ve Eğitimi

Anadolu'nun Rum kökenli ailelerinden birine mensup olan Emînüddîn Mîkâîl, gençlik yıllarında Anadolu Selçuklu Devleti'nin müstevfîsi (maliye idarecisi) Sadeddîn Ebû Bekir'in hizmetinde yetişti.[1]İbn Bîbî, el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-Umûri'l-Alâiyye (Selçuknâme) (çev. Mürsel Öztürk), T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1996, s. 207. Bu süreçte saray terbiyesi alarak hadis, fıkıh ve felsefe (hikmet) ilimlerinde uzmanlaştı.[1]İbn Bîbî, el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-Umûri'l-Alâiyye (Selçuknâme) (çev. Mürsel Öztürk), T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1996, s. 207. Dönemin Selçuklu tarihçisi İbn Bîbî, onun zekasını ve birikimini ünlü Arap hatip Utârid b. Hâcib ile antik Yunan bilgini Batlamyus'a benzeterek methetmiştir.[1]İbn Bîbî, el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-Umûri'l-Alâiyye (Selçuknâme) (çev. Mürsel Öztürk), T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1996, s. 207.

Karamanoğulları İsyanı ve Konya'nın Düşüşü

Emînüddîn Mîkâîl hakkındaki tarihsel bilgiler esas olarak Karamanoğlu I. Mehmed Bey'in Moğol ve Selçuklu idaresine karşı başlattığı isyan dönemine dayanmaktadır. Mehmed Bey'in Göksu Geçidi'nde eski Ermenek subaşısı Bedreddin İbrahim'i ağır bir yenilgiye uğratması üzerine, Kırşehir ve Yozgat arasındaki Moğol birlikleri duruma müdahale etmek için Saltanat Nâibi Emînüddîn Mîkâîl ile iletişime geçti.[2]İbn Bîbî, el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-Umûri'l-Alâiyye (Selçuknâme) (çev. Mürsel Öztürk), T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1996.

Mîkâîl, beraberindeki Moğol kuvvetleriyle birlikte Karamanoğulları tarafından kuşatılan kaleye ulaşarak Bedreddin İbrahim'i kurtarmayı başardı. Ancak Moğol birliklerinin Mehmed Bey karşısında tekrar mağlup olması üzerine Mîkâîl, Konya'ya çekilmek zorunda kaldı.[3]Turan, Osman. Selçuklular Zamanında Türkiye Tarihi. 1984.

Kısa süre sonra Karamanoğlu Mehmed Bey, Türkmen birlikleriyle birlikte Selçuklu başkenti Konya'yı kuşattı. Emînüddîn Mîkâîl elindeki kısıtlı kuvvetlerle kaleden dışarı çıkarak Türkmenleri durdurmaya çalışsa da başarılı olamayarak surların arkasına çekildi. Konya sur kapılarını ateşe veren Mehmed Bey şehre girmeyi başardı.[2]İbn Bîbî, el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-Umûri'l-Alâiyye (Selçuknâme) (çev. Mürsel Öztürk), T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1996.

Yakalanması ve Ölümü

Şehrin düşmesiyle birlikte Türkmen askerleri Mîkâîl'i aramaya başladı. Şehirdeki kargaşadan yararlanan Mîkâîl, kendisini arayan askerlerin arasında "Nâib nerede? Nâib nerede?" diyerek bağırmış ve kimliğini gizleyerek Konya'dan kaçmayı başarmıştır.[2]İbn Bîbî, el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-Umûri'l-Alâiyye (Selçuknâme) (çev. Mürsel Öztürk), T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1996.

Konya'dan uzaklaşarak bir kervansaraya sığınan Mîkâîl, burada Karamanoğullarına bağlı Türkmenler tarafından tanınarak yakalandı ve Mehmed Bey'in huzuruna getirildi. Mehmed Bey, Selçuklu devlet hazinesinin ve değerli malların yerini öğrenmek amacıyla Mîkâîl'e işkence yaptırdı.[2]İbn Bîbî, el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-Umûri'l-Alâiyye (Selçuknâme) (çev. Mürsel Öztürk), T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1996. İşkence sırasında Mîkâîl'in sarığının altına gizlenmiş düğümlü bir kâğıt bulundu. Bu kâğıttan hazinenin gizlendiği yer öğrenilerek devlet hazinesine el konuldu.[2]İbn Bîbî, el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-Umûri'l-Alâiyye (Selçuknâme) (çev. Mürsel Öztürk), T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1996.

Hazinenin ele geçirilmesinin ardından Emînüddîn Mîkâîl, Bahaeddin Muhammed ile birlikte Karamanoğulları tarafından öldürüldü.[2]İbn Bîbî, el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-Umûri'l-Alâiyye (Selçuknâme) (çev. Mürsel Öztürk), T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1996.

İmar Faaliyetleri

  • Sivrihisar Ulu Camii (1274)[4]Ulu Cami (Sivrihisar). T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü.

Kaynakça

  1. 1.İbn Bîbî, el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-Umûri'l-Alâiyye (Selçuknâme) (çev. Mürsel Öztürk), T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1996, s. 207.
  2. 2.İbn Bîbî, el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-Umûri'l-Alâiyye (Selçuknâme) (çev. Mürsel Öztürk), T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1996.
  3. 3.Turan, Osman. Selçuklular Zamanında Türkiye Tarihi. 1984.
  4. 4.Ulu Cami (Sivrihisar). T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü. eskisehir.ktb.gov.tr