Turkipedia
Menü

Ebezâde Abdullah Efendi Çeşmesi

İçindekiler3
  1. Tarihi
  2. Konumu ve mimarisi
  3. Ayrıca bakınız
  4. Kaynakça

Ebezâde Abdullah Efendi Çeşmesi, Ebezâde Çeşmesi ya da Hatice Hanım Çeşmesi; İstanbul'un Fatih ilçesindeki bir çeşmedir. Ebezâde Abdullah Efendi adına 1722 ya da 1723 yılında, eşi Hatice Hanım tarafından yaptırıldı. 1882 ya da 1883'te, Köstenceli el-Hac İsmail Ağa adına onarılan çeşme, tuğladan yeniden inşa edildi. Bu onarım için yapım kitâbesinin üstüne bir de onarım kitâbesi eklendi. 1943'te yayımlanan bir eserde suyunun akmadığı kaydedilen çeşme, o tarihten beri işlevsizdir.

Atikali Mahallesi'nde konumlanır. Ayna taşının çoğunluğu, lülesi, teknesi ve oturma sekileri zemine gömülüdür. Her iki yanından birer pilasterle sınırlanan, ayna taşı ve yapım kitâbesi hariç tuğladan örülmüş bir duvardan ibarettir. Cephesindeki bazı tuğla sıraları, duvarın kalan kısmına göre çıkıntı yapar. Ayna taşının yukarısındaki mermer yapım kitâbesinin yanları ile üstü, günümüzde bir bölümünün varlığını sürdürdüğü çinilerden meydana gelen bir bordürle çevrelenir. Sekiz kartuş içine yazılan kitâbe metni, iki sütun dört satır şeklinde düzenlenmiştir. Bu kitâbenin yukarısındaki iki sıra bordürdeki çiniler ile alttaki bordürün yukarısında yer alan, iki dizelik metne sahip, dikdörtgen şeklindeki mermer onarım kitâbesi günümüzde mevcut değildir.

Tarihi

Ebezâde Abdullah Efendi adına 1722 ya da 1723 yılında, eşi Hatice Hanım tarafından yaptırıldı.[1]İstanbul'un Çeşme ve Sebilleri. Ekim 1993, s. 255.[2]Aynur, Hatice. III. Ahmed Devri İstanbul Çeşmeleri (1703-1730). 2022, s. 243-244. İbrahim Hilmi Tanışık, 1943 tarihli eserinde kitâbesindeki inşa tarihini hatalı olarak 1725 ya da 1726 olarak verir.[3]İstanbul Çeşmeleri. 1943, s. 130. Kitâbesinin son dizesindeki ebced hesabı ise çeşmenin inşa tarihini 1723 ya da 1724 olarak gösterir.[2]Aynur, Hatice. III. Ahmed Devri İstanbul Çeşmeleri (1703-1730). 2022, s. 243-244.

Çeşme, Halkalı sularından Mihrimah su yolundan besleniyordu.[4]Aynur, Hatice. III. Ahmed Devri İstanbul Çeşmeleri (1703-1730). 1995, s. 157-158. 1882 ya da 1883'te, Köstenceli el-Hac İsmail Ağa adına onarılan çeşme, tuğladan yeniden inşa edildi. Bu onarım için yapım kitâbesinin üstüne bir de onarım kitâbesi eklendi. Tanışık ise bu tarihi hatalı olarak 1891 ya da 1892 olarak verir.[3]İstanbul Çeşmeleri. 1943, s. 130.[4]Aynur, Hatice. III. Ahmed Devri İstanbul Çeşmeleri (1703-1730). 1995, s. 157-158.

1943 tarihli eserinde Tanışık, çeşmenin suyunun akmadığını kaydeder.[3]İstanbul Çeşmeleri. 1943, s. 130. 1978'de çeşmeyi ziyaret eden Affan Egemen, 1993 tarihli kitabında işlevsiz olan çeşmenin teknesinin de zemine gömülü olduğunu belirtir.[1]İstanbul'un Çeşme ve Sebilleri. Ekim 1993, s. 255. Hatice Aynur ile Hakan T. Karateke, 1990'ların başında çeşmeye gerçekleştirdikleri ziyarette onarım kitâbesinin olduğunu yazarken[2]Aynur, Hatice. III. Ahmed Devri İstanbul Çeşmeleri (1703-1730). 2022, s. 243-244. Nisan 2004'teki ziyaretinde Aynur, bu kitâbenin yerinde olmadığını kaydetmişti.

2024'te Fatih Belediyesi Kültürel Miras Koruma Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren Miras Fatih birimi tarafından restorasyon projesi hazırlandı.[5]Tarihi Çeşmeler: Proje, Bakım-Onarım ve Restorasyon (2019-2024 Dönemi Projeleri). Fatih Belediyesi, Nisan 2024, s. 88. Ağustos 2025'te çeşme restorasyonuna başlandı.

Konumu ve mimarisi

Çeşmenin yer aldığı konum (Ocak 2025)
Çeşmenin yer aldığı konum (Ocak 2025)Bjelica, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

İstanbul'un Fatih ilçesinin Atikali Mahallesi'nde, Bakkalzade Sokağı'nın Fatih Caddesi ile kesiştiği noktada konumlanan bir duvar çeşmesidir.[2]Aynur, Hatice. III. Ahmed Devri İstanbul Çeşmeleri (1703-1730). 2022, s. 243-244. Çeşmenin yer aldığı, kırmızı tuğladan inşa edilen 2,4 m yükseklik ve 5,3 m genişliğindeki duvarın arkası boştur. Günümüzde üst kısımlarının bir bölümü yıkılmış hâldeki duvar, her iki yanından birer pilasterle sınırlanır.

Çeşmenin tuğlayla kaplanmamış ayna taşının çoğu, lülesi, teknesi ve oturma sekileri zemine gömülüdür.[1]İstanbul'un Çeşme ve Sebilleri. Ekim 1993, s. 255. Batıya bakan ön cephesinin alt kısmında, ayna taşının üst kısmında konumlanan 25 × 33 cm ölçülerindeki dikdörtgen bir tas yuvası vardır. Ayna taşının gözüken kısmının her iki yanında, birbiri ardına gelen bir tam bir yarım tuğlalar, duvarın kalan kısmına göre çıkıntı yapacak şekilde düzenlenmiştir. Zeminden 1,16 m yüksekliğindeki tuğla sırası da aynış şekilde çıkıntı yapar. Ayna taşının yukarısında, tuğlaların arasında yer alan mermer yapım kitâbesi, 110 × 55 cm ölçülerindedir. Ayna taşının yukarısındaki yapım kitâbenin her iki yanı ile üst kısmından, beyaz zemin üzerine mavi çiçek motiflerinin işlendiği birer sıra çinilerin oluşturduğu bir bordürle çevrelense de, günümüzde bu çinilerin yalnızca sol kısımdakileri mevcutur. Kitâbe metni, uçları kemerli dikdörtgen şeklindeki sekiz kartuşa işlenmişken inşa tarihi bilgisi de, daha küçük boyuttaki, uçları kemerli dikdörtgen bir kartuş içinde yer alır. Kartuşların arasında kalan boşluklar ve kartuş kenarları, birbirinden farklı rozet motifleriyle süslenmiştir. İki sütun dört satır şeklinde düzenlenen yapım kitâbesinin talik hatla yazılan metni şu şekildedir:[2]Aynur, Hatice. III. Ahmed Devri İstanbul Çeşmeleri (1703-1730). 2022, s. 243-244.[6]Kitabelerin Kitabı Fatih. Fatih Belediye Başkanlığı, 2016, s. 109.

Yapım kitâbesinin yukarısında, meander ve dört kollu geometrik motiflerin işlendiği ve beyaz, mavi ve sarı renklerin kullanıldığı çinilerle iki sıra bordür oluşturulmuşsa da bu çiniler günümüzde varlığını sürdürmez. Alttaki bordürün yukarısında yer alan, dalgalı bir kaş kemere sahip, 80 × 40 cm ölçülerindeki dikdörtgen şeklindeki mermer onarım kitâbesi günümüzde mevcut değildir. Talik hatla yazılan iki dizelik kitâbe metni şu şekildeydi:[1]İstanbul'un Çeşme ve Sebilleri. Ekim 1993, s. 255.[2]Aynur, Hatice. III. Ahmed Devri İstanbul Çeşmeleri (1703-1730). 2022, s. 243-244.

Tuğla ile inşa edilmesi ve çini kullanılmasından ötürü çeşme, Lale Devri'ndeki diğer çeşmelerden mimari açıdan farklılık gösterir. Sanat tarihçisi Fazilet Koçyiğit, kullanıldığı renklerden ötürü çeşmedeki çinilerin Kütahya çinisi ile Tekfur Sarayı'ndaki çinilerin özelliklerini taşıdığını belirterek bu dönemde çini atölyelerini barındırmasından ötürü bunların Tekfur Sarayı'nda imal edilmiş olma ihtimalinden bahseder. Koçyiğit ayrıca, desenlerinde bir devamlılık olmamasından ötürü çinilerin başka bir yapıdan getirilmiş olabileceği ihtimaline de değinir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. 1.İstanbul'un Çeşme ve Sebilleri. Ekim 1993, s. 255.
  2. 2.Aynur, Hatice. III. Ahmed Devri İstanbul Çeşmeleri (1703-1730). 2022, s. 243-244.
  3. 3.İstanbul Çeşmeleri. 1943, s. 130.
  4. 4.Aynur, Hatice. III. Ahmed Devri İstanbul Çeşmeleri (1703-1730). 1995, s. 157-158.
  5. 5.Tarihi Çeşmeler: Proje, Bakım-Onarım ve Restorasyon (2019-2024 Dönemi Projeleri). Fatih Belediyesi, Nisan 2024, s. 88. fatih.bel.tr
  6. 6.Kitabelerin Kitabı Fatih. Fatih Belediye Başkanlığı, 2016, s. 109.