Turkipedia
Menü

Sürümler karşılaştırılıyor

Dede Korkut Kitabı

Sayfa oluşturuldu

Vikipedi aktarımı tarafından 32 numaralı sürüm

Dede Korkut Kitabı (Dresden yazmasının adıyla: Kitāb-ı Dedem Ḳorḳud Alā Lisān-ı Tāife-i Oġuzân; Vatikan yazmasının adıyla: Hikâyet-i Oğuznâme, Kazan Beğ ve Gayrı), Oğuz Türklerinin bilinen en eski epik destansı hikâyeleridir. Hikâyeler, göçebe Türk halklarının sosyal yaşam tarzları ve İslam öncesi inançları için önemli olan ahlak ve değerleri taşır. Kitabın efsanevi anlatımı, başta Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan olmak üzere Oğuz kökenli halkların kültürel mirasının bir parçasıdır. Aslen sözlü bir edebî ürün olup, 14. veya 15. yüzyılda anonim bir yazar tarafından yazıya geçirilmiştir. Metnin Dresden yazması on iki, Vatikan yazması ise altı destansı hikâye ve bir önsözden oluşur. İçerdiği hikâyeler tarih boyunca dilden dile, anlatıcıdan anlatıcıya aktarılan birer sözlü gelenek ürünüdür. Hikâyeler kulaktan kulağa aktarıldığından dolayı gerçek hâlinin dışına çıkmıştır. 15. yüzyılın ikinci yarısında yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir. Oğuzların yaşam biçimlerinden ekonomisine, inançlarından giyinişlerine, beslenmelerinden içinde yaşadıkları doğaya kadar pek çok konuda bilgi sağlayan bir kaynaktır. Günümüze ulaşan üç el nüshası bulunmaktadır. Gonbad el yazmasının keşfedildiği 2018 yılına kadar biri Vatikan'da ve biri Dresden'de olmak üzere yalnızca iki el yazması biliniyordu. Dede Korkut Kitabı’ndaki bazı hikâyeler ile Batı mitolojisi arasında benzerlikler kurmak mümkündür. Özellikle Tepegöz anlatısı, Odysseia’da geçen tek gözlü dev Cyclops hikâyesini hatırlatır. Her iki metinde de insanlara zarar veren, güçlü bir dev vardır ve kahraman bu varlığı doğrudan güçle değil, daha çok zekâsını kullanarak yenmeyi başarır. Ancak bu benzerliklere rağmen anlatıların ait olduğu kültürel bağlamlar farklıdır. Dede Korkut’taki hikâye, Oğuz toplumunun değerlerini, yaşam tarzını ve kahramanlık anlayışını yansıtır. Bu nedenle söz konusu benzerlikler, birebir bir etkilenmeden çok, farklı toplumların benzer korkular ve anlatı kalıpları üretmesiyle açıklanabilir. Eser Dede Korkut Kitabı, destansı Oğuz hikâyelerinin mecmuasıdır. İçerdiği on iki hikâyenin büyük bölümü ilk defa X.-XI. yüzyıllar arasında Oğuzların eski yurdu olan Seyhun nehri boylarında ortaya çıkmış, XI. yüzyılda Oğuzlar'ın Kuzey İran, Güney Kafkasya ve Anadolu'yu ele geçirmeleri ile Yakındoğu'ya gelmiştir. “Alpamış” olarak da bilinen Bamsı Beyrek hikâyesi ise V.-VI. yüzyıllara kadar tarihlenmektedir. Hikâyelerin çoğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun iki büyük nehri Amıt suyu (Dicle) ve Aras nehrinin kollarından Kara Dere, Dereşam Suyu civarında geçer. "Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı Boyu” hikâyesinde Trabzon çevresi net bir şekilde tasvir edilir. Hikâyelerinin yazıya geçirildiği tarih olarak XV. yüzyılın ikinci yarısı kabul edilmektedir. Kars, Erzurum civarında hüküm süren Akkoyunluların bu destanları yazıya geçirttiği tahmin edilmektedir. Destan döneminden halk hikâyeciliğine geçiş döneminin en önemli ürünü Dede Korkut Hikâyeleridir. Hem şiir hem de düzyazı biçiminde yazılmıştır. Olay içeren yerler düzyazı, duygu içerikli yerler şiir şeklinde yazılmıştır. Eserde nazım ve nesir bir arada verilmiştir. Dili Âzerî lehçesinin özelliklerini göstermekle birlikte bugünkü Azerî lehçesiyle karşılaştırıldığında bütün dil özelliklerinin bu lehçeye ait olmadığı görülür. Gereksiz edebiyat süsleri bulunmayan, kısa, yalın ifadelerle örülmüş, yapmacıksız, özensiz bir üslûp hâkimdir. Yer yer dünya mitoloji ve folklorik metinleri ile benzerlikler gösteren kısımlar mevcuttur. Eserin günümüze ulaşan üç adet el yazması mevcuttur. Biri 19. yüzyılda Dresden'de, diğeri 20. yüzyılda Vatikan'da, üçüncüsü ise 21. yüzyılda Kazakistan'da bulunmuştur. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirası Dede Korkut geleneği, Azerbaycan, Kazakistan ve Türkiye’nin ortak (çok uluslu) başvurusu üzerine 2018 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi’ne, “Heritage of Dede Qorqud/Korkyt Ata/Dede Korkut, epic culture, folk tales and music” adıyla kaydedilmiştir. UNESCO’ya göre bu unsur, on iki kahramanlık anlatısı ile on üç geleneksel müzik kompozisyonuna dayanan; sözlü anlatım, icra sanatları, kültürel kodlar ve müzik yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılan yaşayan bir epik kültürdür. Karar metninde, bu geleneğin Türk dilli toplulukların tarihini ve ortak değerlerini taşıdığı, kimlik ve aidiyet duygusunu güçlendirdiği; kahramanlık, diyalog, doğaya saygı, yaşlılara hürmet ve geleneksel bilginin aktarımı gibi değerleri yaşattığı belirtilmiştir. Dresden nüshası Kitâb-ı Dedem Korkud Alâ Lisân-ı Tâife-i Oğuzân (“Oğuz boyunun diliyle Dedem Korkud Kitabı”) adını taşır; giriş ile 12 hikâyeden oluşur. İlk defa H. O. Fleisch tarafından keşfedilmiş, bilim dünyasına ise 1815 yılında Heinrich Friedrich von Diez'in yayımladığı bir makale ile tanıtılmıştır. Günümüzde Saksonya Eyalet ve Üniversite Kütüphanesi Dresden'ın envanterinde yer almaktadır. Nüshanın tamamına kütüphanenin resmi internet sitesi üzerinden erişim sağlanabilmektedir. Von Diez'in Dresden nüshasını kopyalayarak oluşturduğu bir örnek, Berlin Kütüphanesi'nde bulunmakta olup, bu kopya "Berlin nüshası" olarak adlandırılmaktadır. Dresden nüshası, içerdiği 12 hikaye ile Dede Korkut anlatılarının en kapsamlı derlemelerinden biri olarak kabul edilmekte ve araştırmacılar tarafından temel başvuru kaynaklarından biri sayılmaktadır. Vatikan nüshası Hikâyet-i Oğuznâme, Kazan Beğ ve Gayrı ("Oğuzname hikâyesi, Kazan Bey ve diğerleri”) adını taşır; giriş ve 6 hikâyeyi içine almaktadır. Vatikan Kütüphanesi Türkçe kısmında 102 numarada kayıtlıdır. Nüshaların dil özellikleri ve kurguları birbirinden farklıdır. Kimi araştırmacılar iki nüshasının ortak bir dip nüshaya dayandığı görüşündedir; kimileri ise iki nüshanın da farklı anlatıcılardan ayrı ayrı derlenmiş olabileceği ihtimalini dile getirmiştir. Türkistan nüshası Bilinen 12 hikâyeye ek olarak 13. hikâyeyi (Salur Kazan'ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi) barındıran tek nüshadır. Diğer nüshalar 15. yüzyıla aittir ancak bu nüshanın 14. yüzyıla ait olduğu ifade edilmektedir. Kesinleştiği takdirde en eski nüsha olacaktır. Eserin basılması ve çevirileri Dede Korkut Hikâyeleri ilk olarak Berlin nüshasına dayanarak Kilisli Rıfat tarafından 1916'da Arap harfleriyle Kitâb-ı Dede Korkud alâ Tâife-i Oğuzân adıyla İstanbul'da yayımlandı. Orhan Şaik Gökyay, Berlin nüshasını Dresden nüshasının fotoğrafları ile karşılaştırarak “Dede Korkut” adıyla (1938) yayımlamıştır. Ardından Gökyay, Dresden nüshasını esas alarak Vatikan nüshasındaki fazlalıkları da eklemek suretiyle geniş bir incelemeyi “Dedem Korkud’un Kitabı” adıyla yeniden yayımladı (1973). Muharrem Ergin ise Dresden ve Vatikan nüshalarının tıpkı basımlarını vererek eseri Dede Korkut Kitabı I ([Giriş-Metin-Faksimile], Ankara 1958), II ([İndeks-Gramer], Ankara 1963) adıyla neşretmiştir. Eser Rusçaya (1950 ve 1951), İtalyancaya (1952), Almancaya (1958), İngilizceye (1972 ve 1978), Sırpçaya (1981) çevrilmiştir. Farsçaya İngilizce tercümesinden Bâbâ Korkud adıyla ve Türkçe aslından Hamâse-i Dede Korkut adıyla çevrilmiştir. Hikâyelerde Yer Alan Eski Türk Gelenekleri Hikâyelerin hepsinin bir toyla (eğlenceyle) başlaması eski bir Türk geleneğinin göstergesidir. Çocuklara ad verilirken yaptıkları işin gözetilmesi de eski bir Türk geleneği olarak kabul edilmelidir. Örneğin Boğaç Han, ismini boğayı öldürmesiyle almıştır. Toy etme: Oğuzlar mühim konularda karar vermek için toplantı yaparlardı.Kudretli Oğuz beylerini hep çağırdılar evlerine getirdiler. Ağır misafirlik eylediler. İçerik Giriş Kitabın girişi iki kısımdan oluşur: Birincisi hikâyelerin kopyalanması sırasında yazılmış olan ve Dede Korkut'u tanıtan kısımdır. İkinci kısmı ise Dede Korkut'un sözlerine ayrılmıştır. Bu ikinci kısımda önce Dede Korkut'un söylemiş olduğu vecizeler sıralanmakta sonra da kadınları dörde ayıran sözleri gelmektedir. Aynı zamanda Dede Korkut’un Oğuz toplumundaki bilge, rehber ve norm belirleyici rolü, toplumsal değerler sistemi ve anlatıların anlam çerçevesini oluşturan temel unsurlar da yer almaktadır. Giriş bölümünde ayrıca Oğuz toplumunun temel değerleri olan yiğitlik, cömertlik, misafirperverlik ve büyüklere saygı gibi kavramlar Dede Korkut’un ağzından dile getirilir. Kopuz eşliğinde söylenen bu hikmetli sözler, hem ahlaki bir çerçeve çizer hem de hikâyelerin anlaşılması için gerekli kültürel zemini hazırlar. Hikâyeler Dresden nüshasına göre eserde sırasıyla şu Oğuz hikâyeleri gelmektedir: Dirse Han Oğlu Boğaç Han Salur Kazan'ın Evi Yağmalanması Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek Kazan Bey Oğlu Uruz'un Tutsak Olması Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Kanlı Koca Oğlu Kanturalı Kazılık Koca Oğlu Yegenek Basat'ın Tepegöz'ü Öldürmesi Begin Oğlu Emren Uşun Koca Oğlu Segrek Salur Kazanın Tutsak Olup Oğlu Uruz'un Çıkarması İç Oğuz'a Taş Oğuz Asi Olup Beyrek Öldüğü Vatikan yazmasında altı öykü vardır: Hikayet-i Han Oğlu Boğaç Han Hikayet-i Bamsı Beyrek Hikayet-i Salur Kazan'ın Evi Yağmalanduğudur Hikayet-i Kazan Begün Oğlu Uruz Han Tutsak Olduğudur Hikayet-i Kazılık Koca Oğlu Yegenek Bey Hikayet-i Taş Oğuz İç Oğuz'a Asi Olup Beyrek Vefatı Ayrıca bakınız Korkut Ata Dede Korkut Hikayeleri (çizgi film) MEB 100 Türk edebiyatçısı listesi Türk mitolojisi Dış bağlantılar TRT arşivinden Dede Korkut Hikâyeleri Özeti Dede Korkut Kitabı Dresden Nüshası