# Cevdet Bey ve Oğulları

> Source: https://turkipedia.org/tr/wiki/Cevdet_Bey_ve_O%C4%9Fullar%C4%B1
> Last updated: 2026-10-05
> License: CC BY-SA 4.0 (https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0/). Credit "Turkipedia contributors" and link to the source.
> Based on: Cevdet Bey ve Oğulları, https://tr.wikipedia.org/wiki/Cevdet_Bey_ve_O%C4%9Fullar%C4%B1 (CC-BY-SA-4.0)

- **Yayınevi:** Yapı Kredi Yayınları
- **Kitap adı:** Cevdet Bey ve Oğulları
- **Yazarı:** Orhan Pamuk
- **Basım tarihi:** 1982
- **Dili:** Türkçe
- **Sayfa:** 608
- **Türü:** Roman
- **İsbn id:** 9789750826313

**Cevdet Bey ve Oğulları**, [Orhan Pamuk](https://turkipedia.org/tr/wiki/Orhan_Pamuk)'un ilk kez 1982'de yayımlanmış; bir tüccar ailesinin 1905'ten 1970'e kadar yaşadıklarını ve bu hikâye etrafında [Türkiye Cumhuriyeti](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrkiye)'nin toplumsal, ekonomik ve kültürel tarihinin de anlatıldığı ilk romanıdır. Romanın ilk baskısı [Karacan Yayınları](https://turkipedia.org/tr/wiki/Erc%C3%BCment_Karacan) tarafından basılmıştır.

## Romanın yazılış hikayesi

Orhan Pamuk; "Cevdet Bey ve Oğulları"nı yazmaya 1974'te, 22 yaşındayken başlamış ve romanı 1978'de, 26 yaşında tamamlamıştır.[^1] Başlangıçta romanın *Karanlık ve Işık* başlığını taşıması tasarlanmış. *Cevdet Bey ve Oğulları*, 1979'da yayımlanmamış kitapların katılabildiği Milliyet Roman Armağanı'nı kazandı ve birincilik ödülünü [Mehmet Eroğlu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mehmet_Ero%C4%9Flu)'yla ([Issızlığın Ortasında](https://turkipedia.org/tr/wiki/Iss%C4%B1zl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n_Ortas%C4%B1nda)) paylaştı.

Yarışmada birinci olan eser ve eserlere *büyük ödül* olarak, kitapların Karacan Yayınları tarafından basılması vadedilmesine rağmen Türkiye'nin içinde bulunduğu çalkantılı siyâsî ve mâlî koşullarda, *kağıt kıtlığı* gibi ekonomik gerekçelerle roman basılamadı. Adı bilinmeyen bir yazarın 600 sayfa hacimli bu ilk romanı yarışmadan sonra da fazla ilgi görmedi.

Yayımlandıktan sonra yazara 1983 [Orhan Kemal Roman Armağanı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Orhan_Kemal_Roman_Arma%C4%9Fan%C4%B1)'nı getiren eser, bu ikinci ödülden sonra edebiyat dünyasının ilgisini çekti.

## Romanın konusu

Cevdet Bey ve Oğulları, tipik bir *aile romanıdır*. Roman, ana hikâye olarak Cevdet Işıkçı ve Işıkçı Ailesi'nin hikâyesini anlatır. Işıkçı Ailesi ile birlikte, bu aile etrafında Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu, dönemin kültürel özellikleri, toplumun orta ve üst gelir sınıflarının dünya görüşleri, yaşam biçimleri, ev hâlleri, tüketim alışkanlıkları da hikâyenin öğeleri arasındadır. Bu özelliği ile roman, 19'uncu yüzyıl romanının özelliklerini taşıyan, klasik bir [*çağ romanı*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bildungsroman) niteliklerini taşır. Türün başka örneklerinde olduğu gibi, toplumun belirli bir tarih dilimi içindeki değişimini anlatır.

80 sayfa ve 12 bölümden oluşan *ilksöz*, 24 Temmuz 1905'te İstanbul'da başlar. Evlilik hazırlıkları ile uğraşan nalbur Cevdet Bey'in tek bir gününü anlatır. 72 sayfa ve 10 bölümden müteşekkil *sonsöz* de, bu kez 12 Aralık 1970'i ve yine İstanbul'da yaşayan Cevdet Bey'in torunu Ahmet'in bir gününü anlatır. Romanın ve hikâyenin ana gövdesini ise, bu iki kısım arasındaki bölüm oluşturur. Bu orta bölüm, 62 bölüm hâlinde toplam 450 sayfadır. Orta bölüm, 1936'nın Şubat'ında İstanbul'da, artık yaşı ilerlemiş Cevdet Bey ile oğlu Refik'in hayatından bir kesiti ve 10 Aralık 1939'a kadar süren bir zaman dilimini anlatır.

*Cevdet Bey ve Oğulları*, [Jön Türkler](https://turkipedia.org/tr/wiki/J%C3%B6n_T%C3%BCrkler)'den başlayarak cumhuriyetin 50. yılına kadar uzanan bir zaman zarfında İstanbul'un ve Türkiye'nin toplumsal, kültürel, ekonomik ve siyasî durumunu da tasvir eder. Roman, bir yandan Türk edebiyatında ilk defa yüksek gelir sınıfına mensup, zengin bir [burjuva](https://turkipedia.org/tr/wiki/Burjuvazi) ailesinin günlük hayatını, alışkanlıklarını, gelenek ve göreneklerini anlatırken diğer yandan da 1930 ile 1970 arasında, varlıklı kesimin yaşadığı [Nişantaşı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ni%C5%9Fanta%C5%9F%C4%B1) semtini, yine Türk edebiyatında ilk defa, içerden ve tarafsız bir bakışla betimledi.

Hikâye boyunca *Cevdet Bey*, karısı *Nigân Hanım*; oğulları *Osman* ve *Refik Işıkçı*; Refik'in arkadaşları *Ömer* ve *Muhittin*; ve nihayet Refik Işıkçı'nın oğlu, Cevdet Bey'in torunu *Ahmet Işıkçı****nın hayatını okuruz. Roman, aslında Türkiye'nin modernleşme sürecini burjuva bir ailenin gözünden anlatmaktadır. Cevdet Bey ve ailesi ile Ömer, Muhittin, Muhtar Bey hep Türk modernleşmesinin farklı karakterleridir. Bir türlü benzenemeyen Avrupa ile uğraş, onları çeşitli hayal kırıklıkları ile başka yollara atmıştır.***

[Atilla Özkırımlı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Atilla_%C3%96zk%C4%B1r%C4%B1ml%C4%B1) romanda‚ "burjuvalığa soyunanların gerçek anlamda burjuva olamayışları, alaturkalık ve alafrangalık arasında yaşadıkları çelişkiler"in de üst izlek olarak irdelenen konular arasında sayıldığını belirtir.[^2]

## Roman kişileri

*Cevdet (Bey) Işıkçı*: Romanın baş kahramanı, tüccar *Nigân Işıkçı*: Cevdet Bey'in eşi *Osman Işıkçı*: Cevdet Bey'in büyük oğlu, (d. 1906) *Ayşe Işıkçı*: Cevdet Bey'in kızı (d. 1920) *Refik Işıkçı*: Cevdet Bey'in küçük oğlu, romanın ikinci bölümünün baş kahramanı (d. 1910) *Nermin Işıkçı*: Cevdet Bey'in büyük gelini, Osman Işıkçı'nın eşi *Perihan Işıkçı*: Cevdet Bey'in küçük gelini, Refik Işıkçı'nın eşi *Ahmet Işıkçı*: Refik Işıkçı'nın oğlu, Cevdet Bey ile Nigân Hanım'ın torunu, romanın üçüncü bölümünün baş kahramanı *Nusret*: Cevdet Bey'in kardeşi, Jöntürk hareketi mensubu *Ziya*: Nusret'in oğlu, Cevdet Bey'in yeğeni *Şükrü Paşa*: Cevdet Bey'in kayınpederi, Nigân Hanım'ın babası (7. Bölüm, *Paşa Konağı'nda)* *Cemil Işıkçı*: Cevdet Bey'in torunu, Osman Işıkçı'nın oğlu, Mine Işıkçı'nın kocası *Melek*: Cevdet Bey'in torunu, Refik Işıkçı'nın kızı (d. 29.05.1937) *Ferit*: Melek'in kocası, Refik Işıkçı'nın damadı *Mine Işıkçı*: Osman Işıkçı'nın gelini, Cemil Işıkçı'nın karısı *Cevdet*: Osman Işıkçı'nın torunu, Cemil'in büyük oğlu *Kaya*: Osman Işıkçı'nın torunu, Cemil'in küçük oğlu *Lâle*: Osman Işıkçı'nın kızı, Cemil'in ablası *Necdet*: Cemil'in damadı, Lâle'nin kocası *Tamer*: Lâle ile Necdet'in oğlu *Füsun*: Lâle ile Necdet'in kızı *Fuat Güveniç*: Cevdet Bey'in arkadaşı, Jöntürk sempatizanı (6. Bölüm, *Öğle Yemeği*) *Ömer*: Refik Işıkçı'nın Mühendis Mektebi'nden arkadaşı *Muhittin*: Refik Işıkçı'nın Mühendis Mektebi'nden arkadaşı *Muhtar*: Ömer'in kayınpederi *Hasan*: Ahmet'in arkadaşı *İlknur*: Ahmet'in arkadaşı, Hasan'ın sevgilisi *Aşçı Nuri*: Cevdet Bey Konağı'nın aşçısı *Keriman*: Osman Işıkçı'nın metresi *Remzi*: Cevdet Bey'in damadı, Ayşe Işıkçı'nın kocası

## Romanın yapısı

*Cevdet Bey ve Oğulları*, *aile romanı* türünün hemen hemen bütün öğelerini barındırmaktadır. Ne var ki, Gürsel Aytaç, Orhan Pamuk'un *Işıkçı Ailesi* dışındaki karakterlere de yer vermekle, eserini *çağ romanı* türüne de yaklaştırdığını vurgular.[^3] Romanda [tasvir](https://turkipedia.org/tr/wiki/Betimleme), iç konuşma, bilinç akışı gibi farklı anlatım teknikleri kullanılmıştır. Anlatıcı olarak romanın büyük bölümünde üçüncü kişi kullanılmakla beraber, zaman zaman bazı karakterlerin birinci ağızdan anlatıcı görevini üstlendikleri görülür.

Romanın zaman kurgusu, geçmişten günümüze doğru ilerleyen geleneksel anlatım ile ilerler. 1905 yılında başlayan hikâye, 1936 ile 1939 yıllarında geçen olaylarla ilerler ve nihâyet 1970 yılında geçen olaylarla sonlanır. Bu geleneksel zaman akışı içerisinde şimdiki zaman ile gelecek zaman arasında, şimdiki zaman ile geçmiş zaman arasında sık sık gidiş gelişler olur.

Büyük bölümü 3'üncü tekil zamir *o* ile ikinci bir ağızdan anlatılan romanda, örneğin hatıra defteri gibi bölümler birinci tekil zamir *ben* ile birinci ağızdan anlatılır. Birinci ağızdan anlatılan söz konusu bölümler, [*içe bakış tekniği*](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0%C3%A7g%C3%B6zlem) kullanılarak, roman kişisi sanki kendi kendine konuşuyormuş ve biz onu dinliyormuşuz gibi anlatılır. Bu bölümlerde yazar, roman kişilerinin ne yaptıklarından ziyade, ne düşündüklerine, ne hissettiklerine odaklanmak istediği için, *içe bakış* açısından anlatımı tercih eder.

## Ödülleri

- 1979 [Milliyet Roman Armağanı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Milliyet_Roman_%C3%96d%C3%BClleri) (*Karanlık ve Işık* başlığıyla)
- 1983 [Orhan Kemal Roman Ödülü](https://turkipedia.org/tr/wiki/Orhan_Kemal_Roman_Arma%C4%9Fan%C4%B1)

## Eleştiriler

Roman, birçok eleştiri, makale ve akademik çalışmaya konu olmuştur.

Birçok romancıda olduğu üzere, Pamuk da ilk eserinde kendi hayatından paralellikler kurar. Romandaki ikinci kuşak olan Refik'in Pamuk'un babasıyla, üçüncü kuşak olan Ahmet'in yazarla benzeştiği noktalar bulunur. Örneğin Ahmet'in ressam olması, Pamuk'un da gençliğinde uzun süre ressamlık ve yazarlık arasında karar verememesiyle ilişkilendirilmektedir.[^4]

Fatma Akerson'un bir makalesinde,[^5] romandaki [Müslüman](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCsl%C3%BCman) bir kişinin tüccar olma sorunsalının romandaki işlenme biçimi üzerinde durur. Osmanlı'da Müslümanlar'ın ticaretle fazla ilgilenmemeleri hakkında üç temel sav bulunur. Bunlardan ilki, [İslam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0slam) dininin ticareti hor gördüğü iddiasıdır. Bizzat [Muhammed](https://turkipedia.org/tr/wiki/Muhammed)'in tüccar olması bu iddianın zayıf noktasıdır. İkinci sav, Avrupa ülkelerinin ticaret yaparken daha kolay anlaşabildiği [Gayrimüslimler'i](https://turkipedia.org/tr/wiki/Gayrim%C3%BCslim) tercih ve teşvik etmesidir ki bu etmen daha çok katalizör olarak değerlendirilebilir. Pamuk ise romanında diğer savın doğruluğunu işlemiştir. Bu sava göre, [Tanzimat](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tanzimat)'ın 1839'da ilan edilmesiyle hızlanan ve modern biçim alan bir bürokrasi oluşmuştur ve Müslüman nüfusa daha cazip iş olanakları oluşmuştur. Ticaret ise devlet ricâli tarafından ikinci sınıf bir statü olarak görülmüştür. Romanın *Müslüman ve Tüccar* ile *Bir Paşa Konağı* bölümlerinde işlendiği üzere, Paşa'nın Cevdet Bey'i sorgulayıcı ve ikinci sınıf görüşünün yanında, bizzat Cevdet Bey de kardeşinin arkadaşı olan doktorla karşılaştığında, geçmişi hatırlarken *mecburen* ticarete atıldığını vurgular. Yoksa tercih edilecek olanın, toplumda daha saygın olan ve kabul görenin ticaret olmadığını düşünmektedir.[^6]

[Fethi Naci](https://turkipedia.org/tr/wiki/Fethi_Naci) ise eleştiri yazısında Türkiye aydınının doğu ile batı arasındaki sıkışmışlığını incelemiştir. Romanda üçüncü kuşak olan Ahmet'in babasının [Jean-Paul Sartre](https://turkipedia.org/tr/wiki/Jean-Paul_Sartre) ile tanışmış olduğunu hatırlar ve ikisinin konuşmalarını hayâl eder. Konuşmanın sonunda ortaya çıkan "Aydınlık, Türkiye'ye nasıl gelir?" sorusu karşısında Sartre şöyle bir tavsiyede bulunur: "Mösyö, sizin yerinizde ben olsaydım, bir az [gelişmiş ülke](https://turkipedia.org/tr/wiki/Geli%C5%9Fmi%C5%9F_%C3%BClke) aydını olarak burada sütlü kahve içmez, ülkemde öğretmenlik yapardım."[^7]

[^1]: Pamuk, Orhan, 1952-. Öteki renkler : seçme yazılar ve bir hikâye. <https://www.worldcat.org/oclc/880896766>
[^2]: Öykülerle Romanlarda Yaşamak. Ümit Yayınları, 1 Ocak 1995, s. 37.
[^3]: Orhan Pamuk'u Anlamak. Iletişim, 1999. <https://www.worldcat.org/oclc/47104372>
[^4]: Anlatımda Kurgunun İşlevi, Fatma Erkman Akerson, Çağdaş Eleştiri dergisi, Ekim 1982.
[^5]: Akerson, Fatma. Anlatımda Kurgunun İşlevi. Çağdaş Eleştiri, İstanbul, Ekim 1982.
[^6]: Akerson, Fatma. Anlatımda Kurgunun İşlevi. Çağdaş Eleştiri, İstanbul, Ekim 1982.
[^7]: Fethi Naci. Romanda Büyük Bir Yetenek. Yazko Somut dergisi. İstanbul, 15 Nisan 1983.
