Turkipedia
Menü

Cemaleddin Efganî

İçindekiler5
  1. Milliyeti ve mezhebi
  2. Yaşamı
  3. Görüşleri
  4. el-Urvetü'l Vüska
  5. Ayrıca bakınız
  6. Kaynakça

Cemaleddin Efganî veya Cemalettin Afganî (Farsça: جمال‌‌‌الدین افغانی; Kasım 1838 - 9 Mart 1897,[1]Armstrong, Karen. "A History of God", Random House Publishing, s. 363 İstanbul), 19. yüzyıl fikir ve siyaset insanlarından biri olan Müslüman aktivist ve düşünür.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466[3]Landau, Jacob. "Pantürkizm", Sarmal yayınları, s. 65 İslami modernizmin[4]Jamal ad-Din al-Afghan. Jewish Virtual Library.[5]Sayyid Jamal ad-Din Muhammad b. Safdar al-Afghan (1838–1897). Center for Islam and Science, 2002. kurucularından ve ümmet birliğinin savunucularındandır.[6]Ludwig W. Adamec, Historical Dictionary of Islam (Lanham, Md.: Scarecrow Press, 2001), p. 32

Milliyeti ve mezhebi

Doğum yeri, milliyeti ve mezhebi özellikle muhalifleri arasında sürekli tartışma konusu olmuştur. İranlı ve Şii olduğunu savunanlar; onun, Hemedan'daki Esedabad'da doğduğunu ve burada akrabalarının bulunduğunu, İran'la ilgili faaliyetlerinin önemli bir seviyede olduğunu, Farsçayı düzgün telaffuz ettiğini, pederinin adının Safder olduğunu ileri sürerek yeğeni olduğunu iddia eden Mirza Lütfullah Han'ın eserine ve İranlı bir dostuna bıraktığı evraklarına dayanarak bu iddialarını delillendirmişlerdir.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466

Afganistanlı ve Sünni olduğunu savunanlar ise; onun Afganistan'ın doğusundaki Kuner kasabasının Esedabad köyünde doğduğuna, Efganî'nin yazılı ve sözlü ifadelerinde açıkça Afganistanlı olduğunu belirttiğine, Afganistan tarihi ile ilgili kitap yazdığına, bu ülkede akrabalarının bulunduğuna ve bazı arşiv belgelerinde Afganistanlı olduğuna dair kayıtların olduğuna dayanmaktadırlar.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466

Efganî, Ahmet Ağaoğlu'na kökeni hakkında şu açıklamayı yapmıştır: "Benim babam ve annem aslen Meragalı'dır, fakat sonra Hemedan'a gelmişler, ben Hemedan'da doğdum. Fakat ben daha süt emerken babamın işleri bozulduğu için Afganistan'a hicret mecburiyetinde bulunmuşuz."[7]Ağaoğlu Ahmed, "Siyasiyat: Türk Alemi", TY, 1/3 (1328). s. 70-74, 200 Bu açıklama Azerbaycan Türk'ü olduğu iddiasını desteklemektedir.

Efganî'nin İranlı olduğunu iddia edenler, bu konuda detaylı araştırmalar yapmış olan Nikki Keddie, Elie Kedourie, Huma Pakdamen ve A. Kudsizade gibi araştırmacılardır. Efganî'nin Afganistanlı ve Sünni olduğunu iddia edenler arasında ise, bazı Batılı araştırmacılar ile bir kısım öğrenci ve yakınları bulunmaktadır. Bunlar arasında Emir Şekib Arslan, Muhammed Abduh, Reşid Rıza, Corci Zeydan, Haydar Bammat, Ferid Vecdi, Edib İshak, Mahmud Kasım gibi yazar ve araştırmacılar yer almaktadır.

Yaşamı

On sekiz yaşına kadar Kâbil'de kalan Efgani, ilk öğrenimini alim babasından aldı.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 Ülkenin tanınmış alimlerinden çeşitli alanlarda dersler aldı ve daha sonrasında eğitimi için Hindistan'a gitti.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 Daha sonra Efgani hac sebebiyle gerçekleştirdiği yolculukta çok sayıda ülkeye de uğradı ve farklı kesimlerden insanlarla tanıştı.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 1857'de Mekke'ye ulaşarak hac ibadetini yerine getirdi. Hac seyahatinden sonra Afganistan'a dönen Efgani, Dost Muhammed Han'ın iktidarında devlet hizmetine girdi.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 Dost Muhammed Han'ın 1863 yılında ölmesi üzerine ortaya çıkan iktidar mücadelesinden sonra Efgani önemli bir göreve getirildi.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 Hindistan'a geçiş yapan Efgani'nin buraya gelişi kısa bir zamanda duyulunca büyük bir ilgiyle karşılaştı ve ona gösterilen büyük ilgiden rahatsız olan İngiliz yönetimi Efgani'nin derhal ülkeyi terk etmesini bildirdi.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 Bunun üzerine Efgani, İngilizleri hedef alan bazı sözler söyledi. 1871 yılında Kahire'ye giden Efgani orada büyük bir ilgiyle karşılaşınca Mısır'da kalmaya karar verdi.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 Mısır'daki ikameti boyunca dersleri Ezher'den ziyade kendi evinde veriyor ve Posta Kahvehanesi'nde sohbetler yapıyordu.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 Efgani'nin dersleri başlangıçta ilmi konudaydı ancak zamanla buna siyaset de dahil oldu.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 Kötü idaresiyle devleti borçlandırdığı ve bu nedenle ülkenin bağımsızlığını tehlikeye attığı gibi gerekçelerle Hidiv İsmail Paşa'nın muhalifi oldu.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 Mason localarının faaliyetleri ve etkileri hakkında bilgi edinen Efgani, kendi amaçları doğrultusunda İskoç mason locasına girdiyse de bu locanın siyasete karışmak istememesi nedeniyle çıkan tartışma neticesinde locadan ihraç edildi.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 Bunun üzerine French Grand Orient'a bağlı millî bir loca kurdu ve bazı alim ve devlet adamları da dahil tanınmış bazı kimseler bu locaya girdiler.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466

Efgani'nin faaliyetlerinden rahatsızlık duyan İngilizler onu ülkeden kovdurmaya çalıştı ve konsolosları aracılığıyla konu hakkında hidivle görüştüler.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 Hidiv hükûmeti de 1879'da yayımladığı bir resmî tebliğ ile Cemaleddin-i Efgani'nin ülkeden çıkarılmasını emretti.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466

Efgani tekrar Hindistan'a gitti ve Haydarabad'da tabiatçılığa reddiye konulu bir eser yazdı.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466 Efgani, Seyyid Ahmed Han'ın tabiatçılık konusundaki görüşlerini eleştiriyordu.[8]Kara, İsmail. "Türkiye'de İsmalcılık Düşüncesi", Cilt: I, Dergah yayınları, s. 36 Bu gibi görüşlerin yayılması nedeniyle İslam birliğinin zarar gördüğünü ve bu durumdan da İngilizlerin yararlandığını düşünüyordu.[2]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466[9]el-Urvetü’l-vüskā, s. 46, 412-417

Vefatından sonra (9 Mart 1897), Osmanlı Sarayının özel izniyle, İstanbul'un, Maçka semtinde bulunan Osmanlı Mezarlığına defnedildi.[10]1-‘Cemaleetin Afgani Üzerine Makaleler- Yazar: Malatyalı Muhammed Reşad. 2- Malumat Dergisi(Osmanlıca)- S. 20. Yıl:1896 1944 yılında Afganistan hükûmetinin isteği üzerine kemikleri bu ülkeye nakledildi.[11]TDV İslâm Ansiklopedisi. Türkiye Diyanet Vakfı, s. 459.

Görüşleri

İslami farkındalığı aşılayan Efgani, Müslümanların yaşadığı topraklarda yabancı hakimiyetine karşı gelen sömürge karşıtı bir aktivistti.[12]Kassir, Samir. "Arap Talihsizliği", İletişim yayınları, s. 58 Müslümanlara uyuşukluklarından kurtulma ve kendi özlerine yeniden sahip çıkma çağrısında bulunarak ülke ülke dolaştı.[13]Esposito, John L. İslam Tehdidi Efsanesi, Ufuk yayınları, s. 113 İngiliz idarecilerin gözünde Efgani bir baş belasıydı.[13]Esposito, John L. İslam Tehdidi Efsanesi, Ufuk yayınları, s. 113 İngilizler'e nefretle bakan Efgani, İslam alemini Avrupalı devletlerin baskısından kurtarma kararlılığında olmakla birlikte başarılı olunabilmesi için Avrupa'daki bilim ve teknoloji eğitiminin alınması gerektiğine inanıyordu.[14]Aslan, Reza. "Tanrı Yoktur Allah'tan Başka", Okuyan Us yayınları, s. 318-320[15]Lutskiy, Vladimir Borisoviç. Arap Ülkelerinin Yakın Tarihi, Yordam yayınları, s. 188 Zira ona göre Batı her ne kadar İslam alemine saldırganlık gösteren bir düşman olsa da aynı zamanda yeniden güçlü bir toplum kurulmasına giden yolda üzerinde durulması gereken bir örnekti.[16]Cambridge Resimli İslam Ülkeleri Tarihi, editör: Francis Robinson, Kitap yayınları, s. 145 İslam'ın pozitif bilimlere karşıt bir tutumu olmadığını ifade ediyordu.[17]Mardin, Şerif. "Türkiye'de Din ve Siyaset", İletişim yayınları, s. 17 Diğer birçok modernist düşünür gibi o da Müslümanların kendi istikballerinden sorumlu olduklarını vurguluyordu. Ona göre Müslümanlar çağdaş bilimlerle ilgilenmeye karşı gelen ve "İslamın gerçek düşmanları" olduklarını böylelikle gösteren tutucu ulemanın tesirinden kurtarılmalıydı.[16]Cambridge Resimli İslam Ülkeleri Tarihi, editör: Francis Robinson, Kitap yayınları, s. 145 Efgani'ye göre İslam yasa ve teolojinin ötesinde büyük bir medeniyetti. Çünkü ona göre Batı'nın entelektüel temelleri İslam'dan alınmaydı.[14]Aslan, Reza. "Tanrı Yoktur Allah'tan Başka", Okuyan Us yayınları, s. 318-320 Emperyalizm karşıtlığı ve İslam birliği fikri onun bıraktığı mirasın en önemli unsurları oldu.[13]Esposito, John L. İslam Tehdidi Efsanesi, Ufuk yayınları, s. 113[18]Cleveland, William L. "Modern Ortadoğu Tarihi", Agora Kitaplığı, s. 141

Efgani, Rıza Nur'un Türk Tarihî eserinde aktardığı üzere şöyle demekteydi:[19]Rıza Nur, Türk Tarihi, 1. Cilt. Kutluğ Yayınları, s. 184.Bu Avrupalılardır ki, Türkler İstanbul'u alınca «din elden gidiyor!» diye korkup eğitim ve sanata sarılmışlardır. Böylece Doğu'ya üstün gelmişlerdir. Müslümanlar Sünnilik ve Şiiliği kaldırmalıdırlar. Yazı ve imlayı iyileştirmeli, dinde yenilik yapılmalıdır. Haçlı zihniyeti halen sünnektedir. Asya ve Avrupa sorunu vardır. Onlar bizim servetimizi almak, yurdumuzu sömürge ve bizi köle yapmak istiyorlar. Onlar Müslümanlara millet demezler. Onların gözünde hukuken bir şeyimiz yoktur. Bize vahşi derler. Müslümanlar arasına anlaşmazlıklar sokarlar. Osmanlı Devleti'ni Müslümanlığa direk olduğundan yıkmaya çalışırlar. Japonlar da «Din gidiyor!» diye gayrete gelip uygarlaştılar. Türk Müslümanlık direği olduğundan bütün Müslümanlar ona ve Pantürkizm'e hizmet etmekle yükümlüdürler.

el-Urvetü'l Vüska

1882'de Mısır'ın İngilizlerce işgal edilmesinden iki yıl sonra Efgani, Müslümanların esaretine son vermeyi ve İngiliz işgaline karşı gelmeyi hedefleyen el-Urvetü'l Vüska dergisini çıkardı.[20]Taslaman, Caner. Küreselleşme Sürecinde Türkiye'de İslam, Türkiye yayınları, s. 77 Her ne kadar kendini gazete olarak tanıtsa da yayın formatına bakıldığında daha ziyade bir dergi olarak sayılmaktadır. İslami reform çağrısı yapan derginin ilk sayfasında Cemaleddin Efgani derginin siyasi müdürü, Muhammed Abduh ise başyazar olarak geçiyordu.[21]TDV İslam Ansiklopedisi, Cilt: 42, s. 186[22]Hourani, Albert. "Batı Düşüncesinde İslam", Doruk yayınları, s. 148 Derginin İngiliz yayılmacılığına yönelik eleştirileri nedeniyle Hindistan ve Mısır'da dağıtımı ve bulundurulması yasaklanmış ancak yine de muhtelif yollarla okuyucusuna ulaştırılmaya çalışılmıştır.[21]TDV İslam Ansiklopedisi, Cilt: 42, s. 186 Toplam on sekiz sayı çıkan derginin her ne kadar ömrü kısa sürse de İslam alemine ciddi bir etkisi olmuştur.[21]TDV İslam Ansiklopedisi, Cilt: 42, s. 186

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. 1.Armstrong, Karen. "A History of God", Random House Publishing, s. 363
  2. 2.TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466
  3. 3.Landau, Jacob. "Pantürkizm", Sarmal yayınları, s. 65
  4. 4.Jamal ad-Din al-Afghan. Jewish Virtual Library. jewishvirtuallibrary.org
  5. 5.Sayyid Jamal ad-Din Muhammad b. Safdar al-Afghan (1838–1897). Center for Islam and Science, 2002. cis-ca.org
  6. 6.Ludwig W. Adamec, Historical Dictionary of Islam (Lanham, Md.: Scarecrow Press, 2001), p. 32
  7. 7.Ağaoğlu Ahmed, "Siyasiyat: Türk Alemi", TY, 1/3 (1328). s. 70-74, 200
  8. 8.Kara, İsmail. "Türkiye'de İsmalcılık Düşüncesi", Cilt: I, Dergah yayınları, s. 36
  9. 9.el-Urvetü’l-vüskā, s. 46, 412-417
  10. 10.1-‘Cemaleetin Afgani Üzerine Makaleler- Yazar: Malatyalı Muhammed Reşad. 2- Malumat Dergisi(Osmanlıca)- S. 20. Yıl:1896
  11. 11.TDV İslâm Ansiklopedisi. Türkiye Diyanet Vakfı, s. 459. islamansiklopedisi.org.tr
  12. 12.Kassir, Samir. "Arap Talihsizliği", İletişim yayınları, s. 58
  13. 13.Esposito, John L. İslam Tehdidi Efsanesi, Ufuk yayınları, s. 113
  14. 14.Aslan, Reza. "Tanrı Yoktur Allah'tan Başka", Okuyan Us yayınları, s. 318-320
  15. 15.Lutskiy, Vladimir Borisoviç. Arap Ülkelerinin Yakın Tarihi, Yordam yayınları, s. 188
  16. 16.Cambridge Resimli İslam Ülkeleri Tarihi, editör: Francis Robinson, Kitap yayınları, s. 145
  17. 17.Mardin, Şerif. "Türkiye'de Din ve Siyaset", İletişim yayınları, s. 17
  18. 18.Cleveland, William L. "Modern Ortadoğu Tarihi", Agora Kitaplığı, s. 141
  19. 19.Rıza Nur, Türk Tarihi, 1. Cilt. Kutluğ Yayınları, s. 184.
  20. 20.Taslaman, Caner. Küreselleşme Sürecinde Türkiye'de İslam, Türkiye yayınları, s. 77
  21. 21.TDV İslam Ansiklopedisi, Cilt: 42, s. 186
  22. 22.Hourani, Albert. "Batı Düşüncesinde İslam", Doruk yayınları, s. 148