Turkipedia
Menü

Cebel-i Şemmer Emirliği

İçindekiler4
  1. Tarihi
  2. Necid'de genişleme
  3. Osmanlı Devleti ile ilişkiler
  4. Âl-i Suûd ile mücadelenin yeniden başlaması
  5. Emirliğin yıkılışı
  6. Ekonomi
  7. Ticaret ve pazarlar
  8. Tarım ve hayvancılık
  9. Emirliğin gelirleri
  10. Ayrıca bakınız
  11. Konuyla ilgili yayınlar

Cebel-i Şemmer Emirliği veya Hail Emirliği, Necid bölgesinde kurulmuş, merkezi Hail olan bir Arap emirliğiydi. Cebel-i Şemmer'de emirliğin ortaya çıkmasından önce bölgede çeşitli kabile ve bedevi şeyhlikleri bulunuyordu. Âl-i Ali, Hail'de bölgenin ilk merkezî ve yerleşik yönetimini oluşturdu.

Âl-i Ali ile Âl-i Reşid, Şemmer kabilesinin Âl-i Cafer koluna mensup, birbiriyle akraba iki aileydi. 19. yüzyılın ilk yarısında Hail'de iki aile arasında yaşanan iktidar mücadelesi, Âl-i Ali yönetiminin sona ermesiyle sonuçlandı. 1834 yılında yönetim, akrabaları olan Âl-i Reşid'e geçti. Bu tarihten itibaren emirlik Âl-i Reşid Emirliği olarak da anılmaya başladı. Âl-i Reşid'in Hail ve Cebel-i Şemmer üzerindeki hâkimiyeti, Hail'in 1921 yılında düşmesine ve emirlik topraklarının Necid Sultanlığı'na katılmasına kadar devam etti.

Emirlik, Âl-i Reşid döneminde özellikle Muhammed bin Abdullah er-Reşid zamanında önemli ölçüde genişledi. En geniş döneminde Orta ve Kuzey Arabistan'ın geniş kesimleri üzerinde hâkimiyet kurarken nüfuzu günümüzde Ürdün, Suriye ve Irak sınırları içerisinde kalan bazı bölgelere kadar ulaştı. Böylece Cebel-i Şemmer Emirliği, 19. yüzyılın sonlarında Arap Yarımadası'nın başlıca siyasi güçlerinden biri hâline geldi.

Cebel-i Şemmer Emirliği, özellikle Âl-i Reşid döneminde Osmanlı İmparatorluğu ile yakın siyasi ve askerî ilişkiler geliştirdi. İki tarafın bölgesel çıkarları çeşitli dönemlerde örtüşürken, Hail'in Irak ve Hicaz'la olan bağlantıları bu ilişkilerde önemli rol oynadı. Emirlik ile Osmanlı yönetimi arasındaki ilişkiler, Cebel-i Şemmer'in 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarındaki bölgesel siyasetinde önemli bir unsur oluşturdu.

Tarihi

Cebel-i Şemmer Türkçede "Şemmer Dağı" anlamına gelir.

Necid'de genişleme

Cebel-i Şemmer Emirliği, Muhammed bin Abdullah er-Reşid döneminde siyasi ve askerî gücünün zirvesine ulaştı ve Necid'deki hâkimiyetini önemli ölçüde genişletti. Âl-i Reşid ile İkinci Suûdi Devleti arasındaki mücadelede dönüm noktası olan Mulayda Muharebesi, 1891'de Âl-i Reşid'in zaferiyle sonuçlandı. Bu yenilginin ardından İkinci Suûdi Devleti sona erdi ve Hail merkezli emirlik Necid'in büyük bölümünde hâkim güç hâline geldi. Suûd ailesinin önde gelen üyeleri ise Necid'den ayrılarak daha sonra Kuveyt'e sığındı.

Osmanlı Devleti ile ilişkiler

Âl-i Reşid, Osmanlı Devleti ile yakın siyasi ve askerî ilişkiler geliştirdi. Osmanlı yönetimi Hail'i Orta Arabistan'da önemli bir bölgesel müttefik olarak görürken, Cebel-i Şemmer Emirliği de özellikle Osmanlı idaresindeki Irak üzerinden kurduğu ilişkiler sayesinde siyasi ve askerî konumunu güçlendirdi.

Cebel-i Şemmer Emirliği, Osmanlı Devleti'ne yönelik siyasi bağlılığını korudu ve iki taraf arasındaki ittifak I. Dünya Savaşı sırasında da devam etti. Emirlik savaş boyunca bölgede Osmanlı Devleti'nin yanında yer aldı. Bu ilişkiler, Osmanlı kuvvetlerinin 1918'de bölgeden çekilmesine kadar sürdü.

Âl-i Suûd ile mücadelenin yeniden başlaması

Abdülaziz bin Abdurrahman Âl-i Suûd, 1902'de Riyad'ı Âl-i Reşid'in denetiminden geri aldı ve burayı Necid'de Suûd hâkimiyetini yeniden kurmak için merkez olarak kullandı. Sonraki yıllarda Âl-i Reşid ile Âl-i Suûd arasında Necid'in hâkimiyeti için bir dizi askerî çatışma yaşandı. Kasım bölgesi, bu mücadelenin başlıca sahalarından biri oldu.

Cebel-i Şemmer Emiri Abdülaziz bin Müteab er-Reşid'in 1906'da öldürülmesi, mücadelede önemli bir dönüm noktası oldu. Onun ölümünün ardından Âl-i Reşid içinde yaşanan iktidar mücadeleleri ve sık yaşanan emir değişiklikleri, emirliğin siyasi ve askerî gücünü zayıflattı. Aynı dönemde Abdülaziz Âl-i Suûd'un Necid'deki hâkimiyet alanını genişletmesiyle Cebel-i Şemmer Emirliği'nin kontrol ettiği topraklar giderek daraldı ve emirliğin gücü Hail ile Cebel-i Şemmer çevresinde yoğunlaştı.

Emirliğin yıkılışı

I. Dünya Savaşı'nın sona ermesi ve Osmanlı kuvvetlerinin 1918'de bölgeden çekilmesinin ardından Cebel-i Şemmer Emirliği önemli bir dış destekten mahrum kaldı. Sonraki yıllarda Abdülaziz Âl-i Suûd'un Hail üzerindeki askerî baskısı giderek arttı.

1921'de Hail'in Abdülaziz Âl-i Suûd'un kuvvetlerinin eline geçmesiyle Âl-i Reşid'in bölgedeki hâkimiyeti ve Cebel-i Şemmer Emirliği sona erdi. Emirliğin toprakları Abdülaziz Âl-i Suûd'un hâkimiyetindeki Necid'e ilhak edildi.

Ekonomi

Âl-i Reşid döneminde Hail ekonomisi başlıca ticaret, tarım ve hayvancılığa dayanıyordu. Hail'in Necid'i Irak, Hicaz ve Suriye'ye bağlayan kervan yolları üzerinde bulunması, şehrin bölgesel ticarette önem kazanmasına katkıda bulundu. Ticaret ve hac kervanlarının bölgeden geçmesi yerel pazarları desteklerken, tarımsal üretim ve hayvancılık da bölge ekonomisinde önemli bir yer tutuyordu.

Ticaret ve pazarlar

Hail'deki ticari faaliyetler Âl-i Reşid döneminde gelişme gösterdi. Abdullah bin Ali el-Reşid döneminde şehrin başlıca pazarı Lebde Mahallesi'nde, "el-Meshab" olarak bilinen bölgede bulunuyordu. Talal bin Abdullah el-Reşid döneminde ise ticari faaliyetlerin merkezi Berzan Sarayı çevresine kaydı. Talal burada yaklaşık seksen dükkân ve depo yaptırdı. Bu yapılaşma daha sonra Hail'in başlıca ticaret merkezlerinden biri hâline gelen Berzan Çarşısı'nın çekirdeğini oluşturdu. Irak'ın Necef, Vasıt ve Basra gibi bölgelerinden gelen bazı tüccarlar da Hail'e yerleşerek ticari faaliyetlerde bulundu.

Coğrafi yakınlığı nedeniyle Irak, Cebel-i Şemmer Emirliği'nin önemli ticaret bağlantılarından biriydi. Hail ile Irak pazarları arasında hayvanlar, tarım ve hayvancılık ürünleri, gıda maddeleri, kumaşlar ve çeşitli malların ticareti yapılıyordu. Kervan yollarının güvenli olduğu dönemlerde Hail ile çevre bölgeler arasındaki ticari hareketlilik arttı.

Tarım ve hayvancılık

Tarım, Hail ve çevresindeki başlıca geçim kaynaklarından biriydi. Kuyular ve yer altı su kaynaklarından yararlanılarak hurma, tahıl, sebze ve çeşitli yerel ürünler yetiştiriliyordu.

Hayvancılık da bölge ekonomisinin önemli unsurlarındandı. Özellikle deve, koyun ve at yetiştiriciliği hem yerel ihtiyaçların karşılanmasında hem de bölgesel ticarette rol oynuyordu. Develer ayrıca uzun mesafeli kervan taşımacılığında kullanılıyordu.

Emirliğin gelirleri

Cebel-i Şemmer Emirliği'nin gelir kaynakları arasında ticaret ve kervanlarla bağlantılı gelirlerin yanı sıra zekât ve dönemin siyasi ve askerî yapısından kaynaklanan diğer gelirler bulunuyordu. Ticaret ve hac yollarının denetimi emirliğin ekonomik yapısı açısından önem taşıyordu.

Ekonomik koşullar Âl-i Reşid yönetiminin tamamı boyunca aynı düzeyde kalmadı. Ticari faaliyetler siyasi istikrar ve kervan yollarının güvenliğiyle yakından ilişkiliydi. Güvenliğin sağlandığı dönemlerde ticaret canlanırken, özellikle emirliğin son dönemlerindeki siyasi ve askerî mücadeleler bölgesel ticareti ve ulaşımı olumsuz etkiledi.

Ayrıca bakınız

Konuyla ilgili yayınlar

  • (1854): Narrative of a Journey from Cairo to Medina and Mecca, by Suez, Arabia, Tawila, al-Jauf, Jublae, Hail and Negd in 1845, Journal of the Royal Geographical Society, vol 24: 115-201. (Travels in Arabia, New York: Oleander Press, 1979. yeniden basıldı.)

  • William Gifford Palgrave (1865): Personal Narrative of a Year's Journey through Central and Eastern Arabia (1862-1863) Webarşiv|url=https://web.archive.org/web/20160603115053/https://books.google.com/books?id=83UOAAAAQAAJ |tarih=3 Haziran 2016 , vol. I, Macmillan & Co., London,

  • (1881): A Pilgrimage to Nejd, The Cradle of the Arab Race: a Visit to the Court of the Arab Emir and `our Persian Campaign` (1968'da yeniden basıldı.)

  • (1888): Travels in Arabia Deserta. (Birçok kere yeniden basıldı)

  • Gertrude Bell (1907): The Desert and the Sown (1987'da yeniden yayınlandı)

  • David George Hogarth (1905): The Penetration of Arabia: a Record of Western Knowledge Concerning the Arabian Peninsula.

  • and : Explorers of Arabia from the Renaissance to the End of the Victorian Era, Allen & Unwin, London, 1978