Budin Kuşatması (1686)
Budin Kuşatması, 1686 yılında Lorrain Dükü V. Karl komutasındaki Kutsal ittifak kuvvetlerinin Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetindeki Budin'i kuşatıp ele geçirmesiyle sonuçlanan kuşatmadır.

Daha önce 1684 yılında Kutsal Roma İmparatorluğu birlikleri tarafından kuşatılan fakat Kara Mehmed Paşa ve Şeytan İbrahim Paşa tarafından başarıyla savunulan Budin, Kutsal Roma İmparatorluğu orduları için stratejik bir önemdeydi. Bu sebeple 18 Haziran 1686'da Lorraine Dükü V. Charles ve Bavyera Elektörü II. Maximilian idaresindeki ordular tarafından yeniden kuşatıldı.[1]İnalcık, Halil, Devlet-i 'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar - III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, ss. 294-298.
Kalede Arnavut Abdurrahman Abdi Paşa'nın emrindeki Osmanlı ordusu neredeyse üç aylık kuşatma süresince Kutsal Roma ordularının başlıcaları 13 Temmuz, 27 Temmuz, 3 Ağustos'ta olmak üzere art arda on sekiz taarruzunu püskürttü ve düşmanın teslim tekliflerini de geri çevirdi. 9 Temmuz, 22 Temmuz ve 10 Ağustos'ta kaledeki Osmanlı kuvvetleri kuşatmayı yarmak için saldırılar düzenlese de başarısız oldu. Bu sırada Abdurrahman Abdi Paşa ön saflarda savaşıyordu. Savaş sırasındaki talihsizliklere 22 Temmuz'da gerçekleşen ve 1.500 Osmanlı askerini aynı anda öldüren cephanelik patlaması da eklenince savunma zorlaştı. Gittikçe azalan kuvvetler şehre hakim tepeleri ele geçiren Kutsal İttifak ordusu yüzünden yardım da alamıyordu. 8 Ağustos'ta Vezir-i Âzam Sarı Süleyman Paşa'nın yardım ordularının öncüleri kale yakınlarına ulaşsa da Kutsal Roma orduları bu öncüleri geri püskürtmeyi başardı. 14 Ağustos'ta ise Sadrazam Sarı Süleyman Paşa komutasındaki yardım orduları Dük V. Charles komutasındaki ordular tarafından tam bir bozguna uğratıldı. 20 Ağustos'ta küçük bir yardım Budin Kalesi'ne girebildiyse de bunun da etkisi sınırlı oldu. Osmanlı orduları yardım alamazken kuşatma orduları Ağustos ayının sonlarında güçlü bir yardım kolordusuyla takviye edilmişti. 29 Ağustos'ta Sarı Süleyman Paşa'nın son yardım ulaştırma girişimi de başarısız olunca kaleden ümitler tamamen kesilmeye başlamıştı.[2]İnalcık, Halil, Devlet-i 'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar - III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, ss. 297-298.
2 Eylül 1686 günü Kutsal ittifak birlikleri altı koldan genel taarruza geçti. Yaşanan çarpışmalarda 70 yaşındaki Abdurrrahman Abdi Paşa Beç Kapısı'nda öldü.
Kalede kalan bir avuç Osmanlı askeri ilk Budin Beylerbeyi Bali Paşa'nın adını taşıyan Bali Paşa Meydanı'nda ölene kadar direndiler. İçeride kalan Osmanlı halkı düşmana birkaç ok ve taş attı. Saldırıya devam edilmemesi için sağ salim dışarı çıkmak istediler. Kutsal İttifak ordusu bunu kabul etti; ama daha sonra ihtiyar ve çocuk demeden bütün Müslümanları katlettiler. Ertesi gün ise tüm Osmanlı eserlerini ve camileri yakıp yıktılar. Sefere katılan Marsigli kontu Luigi Ferdinando Marsigli kütüphanelerdeki Osmanlı eserlerini toplayıp kendi şehri Bologna'ya götürdü ve burada bir kütüphane kurdu.
Şehre daha sonra yerleşen Macarlar ise Abdi Paşa'nın kahramanlıklarını asırlar boyunca unutmadılar ve şehit düştüğü yere çok daha sonraları üzerinde son derece şık ifadelerin yazılı olduğu bir mezartaşı diktiler. Bu taşta
145 yıllık Türk egemenliğinin son Budin Valisi Abdurrahman Abdi Arnavut Paşa, bu yerin yakınında 1686 Eylül ayının 2. günü öğleden sonra yaşamının 70. yılında maktul düştü. Kahraman düşmandı, rahat uyusun! yazılıdır.
Budin'in 145 yıllık Osmanlı hakimiyetinden çıkması Orta Avrupa'daki Türk topraklarının kontrolden çıkmasının önünü açtı. Şehrin ele geçmesi İstanbul ve Osmanlı İmparatorluğu'nun diğer bölgelerinde derin üzüntü yarattı, halk arasında "Aldı Nemçe, bizim nazlı Budin'i" gibi ağıtların okunmasına yol açtı.
Yahudilerin ve Müslümanların katledilmesi
Kuşatmadan sonra şehre giren Avusturya askerleri tarafından 3,000 kadar Türk katledildi. Katliam sadece Türkleri hedef almıyordu ve kentin Yahudi nüfusu da katliamlara maruz kalmıştı.[3]Jewish Budapest: Memories, Rites, History, by Kinga Frojimovics, Géza Komoróczy, 1999, p.504-505 Osmanlı İmparatorluğu'nda dini özgürlüğe büyük ölçüde sahip olan Yahudiler kuşatmada Türkler ile beraber savaşmıştı ve Türk müttefikleri olarak görülüyorlardı.[4]The Dutch Intersection: The Jews and the Netherlands in Modern History, by Yosef Kaplan, 2008, p.214 Şehrin 1,000 kişilik Yahudi nüfusunun yarısı katledildi.[5]The Holocaust and the Book: Destruction and Preservation, by Jonathan Rose, 2008, p.268-270 Yüzlerce Yahudi ve 6,000 Müslüman ise köle olarak satılmak veya fidye için esir alındı.[4]The Dutch Intersection: The Jews and the Netherlands in Modern History, by Yosef Kaplan, 2008, p.214[6]Frommer's Budapest and the Best of Hungary, by Ryan James, 2010, p.174
Genel
Bin Atlının Akınları, Prof. Dr. İsmet Miroğlu
Kaynakça
- 1.İnalcık, Halil, Devlet-i 'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar - III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, ss. 294-298.
- 2.İnalcık, Halil, Devlet-i 'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar - III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, ss. 297-298.
- 3.Jewish Budapest: Memories, Rites, History, by Kinga Frojimovics, Géza Komoróczy, 1999, p.504-505
- 4.The Dutch Intersection: The Jews and the Netherlands in Modern History, by Yosef Kaplan, 2008, p.214
- 5.The Holocaust and the Book: Destruction and Preservation, by Jonathan Rose, 2008, p.268-270
- 6.Frommer's Budapest and the Best of Hungary, by Ryan James, 2010, p.174