Turkipedia
Menü

Abdürrezzâk Nevres

İçindekiler3
  1. Hayatı
  2. Edebi kişiliği
  3. Eserleri
  4. Kaynakça

Abdürrezzâk Nevres (d. ? - ö. 1762, Bursa), divan şairi.

Nevres, 18. yüzyıl Osmanlı şairlerindendir ve doğum tarihi bilinmemektedir. Sivri dilli olması sebebiyle birkaç kez cezalandrılmış ve sürgün edilmiştir. Bursa'da sürgündeyken 1762 yılında öldü ve Bursa'daki Üftade Camii haziresine defnedildi.[1]Akkaya, Hüseyin. NEVRES-İ KADÎM, Abdürrazzâk. 19 Ağustos 2013.

Hayatı

Abdürrezzâk Nevres Muhammed oğlu XVIII. yüzyılda Kerkük'te doğulmuştur. Şairin asıl adı Abdürrezzâk Nevres'tir. Eski kelimesini eserlerinde kullandığı mahlas olarak seçmiştir. Bu kelimeyi 19. yüzyıl şairlerinden Osman Nevres'ten ayıran bir farklılık olarak almıştır. Şairin tam doğum tarihi belli değildir. İlk eğitimini doğduğu Kerkük'te almıştır. Hem Türkçe hem Farsça eserler yazdığı, iyi bir ailede büyüdüğü, birkaç dil bildiği hakkında bilgiler vardır. Daha sonra Osmanlı Devleti'nde Diyarbakır valisi Hekimoğlu Ali Paşa'nın yanında çalışmaya başlamıştır. Nevres, Ali Paşa'nın doğudaki askeri ve vali görevleri sırasında katiplik yaparak onun yanında çeşitli yerlerde bulunmuş, Diyarbakır valisi olarak Hekimoğlu'nun liderliğinde 1143'te (m. 1731) Tebriz seferine katılmıştır. 1144'te (m. 1732) Zilkade ayında İstanbul'a dönmüştür. Abdürrezzâk Nevres, Hicri 1144'te Hocazade Abdullah'ın kızı ile evlenmiştir. Sonrasında Mavali-i Dövriye okuluna katılmıştır. Bir süre Tokat'ta valilik ve kaymakamlık yapmış, bir süre de Filibe valiliğinde görev aldığı "Münşeat" adlı eserinde yer alan çeşitli mektuplarda belirtilmiştir. Filibe valiliğinin sonlarına doğru önce Krit'in Resmo kasabasına sürgün edilmiştir, daha sonra sürgün yeri Bursa'ya değiştirilmiştir. Sürgünden sonra Kütahya valiliğine getirilmiştir. Hayatının sonlarında tekrar Bursa'ya sürgün edilmiştir ve 6 Mayıs 1762'de burada vefat etmiştir. Mezarı kesin olarak belirlenmemiş olsa da, mezar taşının Bursa Müzesi'nde olduğu söylenmektedir.

Edebi kişiliği

Nevres-i Kadîm, divan şiirinde önemli bir figür olup, Nâbî ve Nedîm gibi büyük şairlerin etkilerinin devam ettiği bir dönemde yaşamış ve kendi tarzını oluşturmuş bir sanatçıdır. 18. yüzyılın ortasında edebi gücüyle öne çıkmış, Koca Râgıb Paşa ile birlikte dönemin en parlak şiirlerini yazmıştır. Nevres, divan şiirinin klasik temalarını, özellikle aşk, bahar, şarap ve rint-zahit gibi sembollerle işlerken, bu temaları yenilikçi bir şekilde geliştirmiştir. Şiirlerinde sadece bireysel sıkıntılarını değil, sosyal eleştirilerini de dile getirmiştir. Şiirlerinde aynı zamanda çevresindeki aksaklıkları ve dönemin yanlış anlayışlarını eleştirmiştir.

Nevres'in dilinde basit ve anlaşılır söyleyişlerle birlikte, karmaşık ve derin anlamlar taşıyan cümle yapıları da yer almaktadır. Bu çift yönlü dil kullanımı, divan şiirinin tipik özelliklerinden biridir. Ayrıca, Nevres, Sa’dî, ‘Urfî ve Şevket gibi İranlı şairlerin etkilerini de hissettirmiştir. Nazireciliğin yaygın olduğu dönemde, kendisinden önceki şairlere nazireler yazmış ve birçok şairin gazellerini tanzir etmiştir.

Eserleri

Nevres-i Kadîm'in eserleri oldukça geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Bu eserlerden bazıları şunlardır:

  1. Türkçe Dîvân: Nevres'in Türkçe eserlerinden oluşan bu dîvân, 23 yazma nüshadan seçilen 7 nüshanın karşılaştırılmasıyla tenkitli metin olarak yayımlanmıştır. Türkçe Dîvân, 27 kaside, 77 tarih, 148 gazel, 16 muamma, 8 rubai, 11 kıta ve diğer birçok şiir içerir.[1]Akkaya, Hüseyin. NEVRES-İ KADÎM, Abdürrazzâk. 19 Ağustos 2013.

  2. Farsça Dîvân: Nevres'in Farsça dilindeki eseridir ve 1132 beyitten oluşur. Bu dîvânda 65 gazel, 35 muamma, 8 rubai ve 12 müfret bulunur. Ayrıca İranlı şairlerden Sa’dî ve Urfî'ye nazireler yazılmıştır.[1]Akkaya, Hüseyin. NEVRES-İ KADÎM, Abdürrazzâk. 19 Ağustos 2013.

  3. Gazve-i Bedr: Muhammed'in Bedir Gazvesi'ni konu alan 371 beyitlik kısa bir mesnevidir. Eserin tek nüshası İstanbul Üniversitesi'nde bulunmaktadır.[1]Akkaya, Hüseyin. NEVRES-İ KADÎM, Abdürrazzâk. 19 Ağustos 2013.

  4. Târîhçe-i Nevres: 1731'de Osmanlılar ve Safevîler arasındaki Revan savaşı hakkında yazılmış küçük bir mensur eserdir. Hekimoğlu Ali Paşa'nın zaferini ve sonrasındaki olayları anlatır.[1]Akkaya, Hüseyin. NEVRES-İ KADÎM, Abdürrazzâk. 19 Ağustos 2013.

  5. Münşe’ât: Arapça ve Farsça kelimelerle zenginleştirilmiş 83 mensur parça içerir. Bu eser, Nevres'in sosyal sıkıntılarını ve gurbet acılarını dile getirdiği mektuplardan oluşur.[1]Akkaya, Hüseyin. NEVRES-İ KADÎM, Abdürrazzâk. 19 Ağustos 2013.

  6. Mebâligu'l-Hikem: Abdullâh-ı Ensârî'nin tasavvufi eserinin Nevres tarafından Türkçeye çevrilmiş halidir. Nevres, eseri genişleterek ve açıklamalar ekleyerek zenginleştirmiştir.[1]Akkaya, Hüseyin. NEVRES-İ KADÎM, Abdürrazzâk. 19 Ağustos 2013.

  7. Tercüme-i Târîh-i Cihângîr Şâh: Cihangîr Şah’ın tarihî hatıratının Türkçeye tercümesidir. Bu eser, Hint tarihine dair önemli bilgiler içerir ve Nevres'in yaptığı ilk büyük tercümelerden biridir.[1]Akkaya, Hüseyin. NEVRES-İ KADÎM, Abdürrazzâk. 19 Ağustos 2013.

Bu eserler, Nevres-i Kadîm'in dil ve edebiyatındaki derinliğini, çok yönlülüğünü ve dönemin önemli kültürel akımlarına olan etkisini yansıtmaktadır.

Kaynakça

  1. 1.Akkaya, Hüseyin. NEVRES-İ KADÎM, Abdürrazzâk. 19 Ağustos 2013. teis.yesevi.edu.tr