# Şemseddin Sâmi

> Source: https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eemseddin_S%C3%A2mi
> Last updated: 2026-10-05
> License: CC BY-SA 4.0 (https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0/). Credit "Turkipedia contributors" and link to the source.
> Based on: Şemseddin Sâmi, https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eemseddin_S%C3%A2mi (CC-BY-SA-4.0)

![](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/9/96/Sami_Frash%C3%ABri_%28i_ri%29.jpg)
* (public-domain)*

- **Adı:** Şemseddin Sami
- **Doğum adı:** Sami Freşiri
- **Doğum yeri:** Fraşer, Permedi, Osmanlı İmparatorluğu
- **Ölüm yeri:** Erenköy, Kadıköy, İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu
- **Yattığı yer:** Feriköy Mezarlığı, İstanbul
- **Meslek:** Yazar, ansiklopedist ve sözlükçü
- **Milliyet:** Arnavut
- **Vatandaşlık:** Osmanlı İmparatorluğu
- **Dönem:** 1872-1904
- **İlk eser:** Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, (1872)
- **Evlilik:** Emine Hanım
- **Çocuklar:** Ali Sami Yen
- **Akrabalar:** Fraşirili Abdül Bey (ağabeyi); Naim Fraşiri (ağabeyi); Mehdi Fraşiri (yeğeni)
- **Dipnot:** Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat ilk Türkçe romandır.

**Şemseddin Sami (Fraşiri)** (1 Haziran 1850, [Fraşır](https://turkipedia.org/tr/wiki/Fra%C5%9F%C4%B1r) - 1 Temmuz 1904, [İstanbul](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0stanbul)), [Arnavut](https://turkipedia.org/tr/wiki/Arnavutlar) asıllı Osmanlı yazarı, ansiklopedist ve sözlükçüdür.

Çok yönlü bir Osmanlı aydınıdır. İlk Türkçe roman olan [*Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Taa%C5%9F%C5%9Fuk-%C4%B1_Talat_ve_Fitnat)ın (1872), ilk Türkçe ansiklopedi olan [*Kâmûsü'l-A'lâm*](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2m%C3%BBs%C3%BC%27l-A%27l%C3%A2m)ın (1889-1898) ve modern anlamdaki ilk geniş kapsamlı Türkçe sözlük olan [*Kâmûs-ı Türkî*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kam%C3%BBs-%C4%B1_T%C3%BCrk%C3%AE)nin (1901) yazarıdır. Ayrıca [*Kâmûs-ı Fransevî*](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2m%C3%BBs-%C4%B1_Fransev%C3%AE) adlı Fransızca ve [*Kâmûs-ı Arabî*](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2m%C3%BBs-%C4%B1_Arab%C3%AE) adlı Arapça sözlükleri kaleme almıştır. Yaptığı çalışmalarla devrinde [Türkoloji](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrkoloji)nin temellerini atmıştır. İsmi Osmanlı devrinde basılmış bazı sözlüklerde Latin harfleri ile Fraschery şeklinde yazılmıştır.[^1]

Aslen Arnavut olan Şemsettin Sami, ağabeyi [Fraşirili Abdül Bey](https://turkipedia.org/tr/wiki/Abd%C3%BCl_Fra%C5%9Feri) ile birlikte, Latin ve Yunan harflerini kullanan ilk Arnavut alfabesini geliştirmiş (1879) ve Arnavutça bir gramer kitabı yazmıştır (1886). Kardeşi [Naim Fraşıri](https://turkipedia.org/tr/wiki/Naim_Fra%C5%9Firi), Arnavut millî şiirinin kurucusu olarak kabul edilir. Şemsettin Sami ve Arnavut sorunlarıyla yakından ilgilendiği halde, Osmanlı devletinin modernleşerek güçlenmesini savunmuş, bunun için imparatorluğun ortak dili olan Türkçenin önemini vurgulamıştır. Oğullarından [Ali Sami Yen](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ali_Sami_Yen), [Galatasaray Spor Kulübü](https://turkipedia.org/tr/wiki/Galatasaray_SK)' nün kurucusudur.

## Hayatı

1850'de Güney [Arnavutluk](https://turkipedia.org/tr/wiki/Arnavutluk)'ta [Permet](https://turkipedia.org/tr/wiki/Permedi)'e yakın Fraşırî kasabasında doğdu. Tımar sahibi Fraşırî ailesinden Halit Bey ile [II. Bayezid](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Bayezid) devri Arnavut asıllı komutan [İmrahor İlyas Bey](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0mrahor_%C4%B0lyas_Bey)'in torunlarından olan[^2] Emine Hanım'ın altı oğlundan[^3] üçüncüsüdür. Diğer iki oğul, Naim ve Abdül, Arnavutluk tarihinde önemli roller oynamışlardır.

İlk eğitimini [Bektaşi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bekta%C5%9F%C3%AElik) tarikata ait olan [Nasîbi Tâhir Baba Tekkesi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Fra%C5%9Firi_Nas%C3%AEbi_T%C3%A2hir_Baba_Tekkesi)'nde aldı. 1859'da babası Halit Bey'i, 1861'de annesi Emine Hanım'ı kaybedince, kardeşlerine babalık eden ağabeyi Abdül, aileyi alarak Yanya'ya göç etti.[^4] Şemsettin Sami, ortaöğrenimini bugünkü [Yunanistan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Yunanistan) sınırları içinde kalan [Yanya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Yanya)'da ünlü [Zosimea](https://turkipedia.org/tr/wiki/Zosimea) Lisesi'nde tamamladı (1868). [Arnavutça](https://turkipedia.org/tr/wiki/Arnavut%C3%A7a), eski ve yeni [Yunanca](https://turkipedia.org/tr/wiki/Yunanca), [Fransızca](https://turkipedia.org/tr/wiki/Frans%C4%B1zca) ve [İtalyanca](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0talyanca)nın yanı sıra [Türkçe](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7e), [Arapça](https://turkipedia.org/tr/wiki/Arap%C3%A7a) ve [Farsça](https://turkipedia.org/tr/wiki/Fars%C3%A7a) öğrendi. Aile geleneği doğrultusunda [Bektaşi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bekta%C5%9F%C3%AElik) tekkesine devam etti.

Bir süre Yanya Mektubi Kalemi'nde çalışan Şemsettin Sami, 1872'de İstanbul'a geldi. Matbuat Kalemi'nde memur olarak göreve başladı.[^5] İstanbu'a geldikten sonra "Şemsettin Sami" olarak tanındı. Memurluk yaparken bir yandan da ilk telif eseri olan [*Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Taa%C5%9F%C5%9Fuk-%C4%B1_Talat_ve_Fitnat) adlı romanını 1872-1873 yıllarında forma forma yayınladı. [Ebüzziya Tevfik](https://turkipedia.org/tr/wiki/Eb%C3%BCzziya_Tevfik)'in çıkardığı *Sirac* ve *Hadika* gazetelerinde çalıştı. [*Vatan Yahut Silistre*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Vatan_yahut_Silistre) krizi esnasında bu gazete [Yeni Osmanlılar](https://turkipedia.org/tr/wiki/Yeni_Osmanl%C4%B1lar) lehine neşriyatta bulunduğu için kapatıldı. Yine Mektubi Kalemi'ne devam eden Şemsettin Sami, 1874'te Fransızcadan çevirdiği *İhtiyar Onbaşı* adlı trajedisinin sahnede kazandığı başarı üzerine, Arnavut sorunlarını ele alan *Besa* adlı oyunu da [Gedikpaşa Tiyatrosu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Gedikpa%C5%9Fa_Tiyatrosu)'nda sahnelendi.

1874'te vilayet gazetesini yönetmek üzere [Trablusgarp](https://turkipedia.org/tr/wiki/Trablusgarp)'a gitti. Dokuz ay orada kaldı. Vilayet gazetesini 256. sayısından başlayarak yönetti.[^6] Bu görevinden önce bir İtalya seyahati yaptı. Trablusgarp'tan İstanbul'a döndükten sonra, bir süre gazetelerde çalıştı, bu arada piyesler yazmaya devam etti. 1876'da [Mihran Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mihran_Efendi) Nakkaşyan'la ile birlikte [Sabah](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sabah) gazetesini yayımlamaya başladı ve bu gazetede bir yıl çalıştı. Gazete, kısa zamanda büyük bir popülerlik kazanarak Türk basınında o zamana kadar görülmemiş bir tiraja kavuştu.

![Şemseddin Sami ile eşi Emine Hanım'ın çekilmiş vesikalık bir resmi, 1884](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/1/18/Sami_Frasheri_with_his_wife_Emine.jpg)
*Şemseddin Sami ile eşi Emine Hanım'ın çekilmiş vesikalık bir resmi, 1884 (public-domain)*

![Şemseddin Sâmi'nin oğlu Ali Sami Yen ile birlikte yan yana bulunduğu kabri, Feriköy Mezarlığı, İstanbul](https://thumb.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/d6/Grave_of_Sami_Frash%C3%ABri_%28cropped%29.jpg/1280px-Grave_of_Sami_Frash%C3%ABri_%28cropped%29.jpg)
*Şemseddin Sâmi'nin oğlu Ali Sami Yen ile birlikte yan yana bulunduğu kabri, Feriköy Mezarlığı, İstanbul (Dr.Wiki54, CC-BY-SA-4.0)*

1877'de beş ay Rodos Valisi [Sava Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sava_Pa%C5%9Fa)'nın mühürdarlığı görevinde bulundu. İstanbul'a dönüşünde, daha önce Sabah'ta yazdığı "*Şundan Bundan*" başlıklı köşesini [Tercüman-ı Şark](https://turkipedia.org/tr/wiki/Terc%C3%BCman-%C4%B1_%C5%9Eark) gazetesinde sürdürdü. Bu sırada yoğun olarak Arnavut konularıyla ilgilendi. Bir yandan ağabeyi Abdül Fraşırî'nin önderliğindeki *Arnavut İttihadı* hareketini desteklerken, Arnavutluk'un Osmanlı Devleti'nden ayrılmasını savunan görüşlere karşı çıktı. Gazete, 1878 yılında 180. sayısında kapanınca Şemsettin Sami Fransızcadan romanlar çevirdi ve Mihran Efendi'nin yayımladığı Cep Kütüphanesi için küçük kitaplar hazırladı.[^7] "*Cem'iyyet-i llmiyye-i Arnavudiye*" adlı derneğe üye olan Şemsettin Sami "Arnavutçanın Alfabesi"ni ve "Arnavutçanın Grameri"ni meydana getirdi.[^8]

1880'de [II. Abdülhamit](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Abd%C3%BClhamid)'in isteği üzerine saraya alınarak mabeynde kurulan Teftiş-i Askeri Komisyonu'nun kâtipliğine getirildi. Ölümüne kadar koruduğu bu görev, onun ekonomik rahatlığa kavuşarak kitapları üzerinde çalışmasına imkân sağladı. Bu yıllarda [Daniel Defoe](https://turkipedia.org/tr/wiki/Daniel_Defoe)'dan [*Robenson Kruzo*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Robinson_Crusoe) ve [Victor Hugo](https://turkipedia.org/tr/wiki/Victor_Hugo)'dan [*Sefiller*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sefiller) romanlarını Türkçeye çevirdi. 1882-1883 yıllarında, büyük eserlerinin ilki olan Fransızca-Türkçe [*Kâmûs-ı Fransevi*](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2m%C3%BBs-%C4%B1_Fransevi)***yi, 1885'te de bu eserin Türkçe-Fransızca kısmını yayınladı. Bu eserden dolayı II. Abdülhamit tarafından İftihar Madalyası tevcih olundu.***

1884 yılında Edremitli Kazasker Sadettin Efendi'­nin kızı Emine Veliye Hanım'la evlendi ve Sadettin Efendi'­nin [Kandilli](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kandilli)'deki yalısına taşındı. Bu evlilikten dört çocuğu oldu. 1889'dan itibaren tek başına yazdığı ve dokuz yılda altı cilt olarak forma forma yayımladığı [*Kâmûsü'l-A'lâm*](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2m%C3%BBs%C3%BC%27l-A%27l%C3%A2m) adlı ansiklopediyle, Türkiye'nin en popüler yazarlarından biri haline geldi. 1893'te Teftiş-i Askerî Komisyonu'nun başkâtipliğine atandı. Aynı yıl, eşi Emine Veliye Hanım'ı kaybetti. 1892'de ölmüş olan ağabeyi Abdül Bey'in dul eşi Belkıs Hanım'la 1894 yılında ikinci evliliğini yaptı. Bu evlilikten bir oğlu oldu ve ağabeyi Abdül Bey'in iki çocuğunu büyüttü.

*Kâmûsü'l-A'lâm* yayını sürmekte iken 1896-1897 arasında bir yıllık bir çalışmayla, bugüne dek hazırlanmış en kapsamlı Arapça-Türkçe lugat olan *Kâmûs-ı Arabî* adlı büyük sözlüğü fasıl fasıl çıkarmaya başladı. Ancak [Firuzabadi](https://turkipedia.org/tr/wiki/F%C3%AEr%C3%BBz%C3%A2b%C3%A2d%C3%AE) [Kâmûs](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2m%C3%BBs)'unun bir buçuk katı olacağı haber verilen bu eserin, ancak [*cim*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Cim_%28harf%29) harfinin sonuna kadar olan 504 sayfalık kısmı yayımlandı.

1898'de gazetelerde Şemseddin Sami'nin Türkçenin ıslahı üzerine bir dizi makalesi çıktı. 1899'da modern ilkelere göre hazırlanmış ilk Türkçe-Türkçe sözlük olan [Kâmûs-ı Türkî](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kam%C3%BBs-%C4%B1_T%C3%BCrk%C3%AE)'yi yazmaya başladı. 1901'de bu büyük eseri yayımladıktan sonra kendini tamamen Türk dili araştırmalarına verdi. 1902'de [Kutadgu Bilik](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kutadgu_Bilig)'in ve 1903'te [Orhun Abideleri](https://turkipedia.org/tr/wiki/Orhun_Yaz%C4%B1tlar%C4%B1)'nin izahlı çevirilerini hazırladı. [Ortaçağ Kıpçakçası](https://turkipedia.org/tr/wiki/Eski_K%C4%B1p%C3%A7ak%C3%A7a) hakkındaki eserini bitiremeden 1 Temmuz 1904'te [Erenköy](https://turkipedia.org/tr/wiki/Erenk%C3%B6y%2C_Kad%C4%B1k%C3%B6y)'deki evinde hayatını kaybetti.

Erenköy'deki [Sahrayıcedid Mezarlığı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sahray%C4%B1cedid_Mezarl%C4%B1%C4%9F%C4%B1)’nda birinci eşinin yanına gömülmüştür. 1968 yılında ailesinin isteği üzerine kemikleri [Feriköy Mezarlığı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ferik%C3%B6y_Mezarl%C4%B1%C4%9F%C4%B1)’na 23. adadaki aile kabristanına nakledildi.

## Görüşleri

Şemseddin Sami, modern Türk milliyetçiliğinin ilk ve bazı yönleriyle en ilginç biçimi olan [Osmanlıcılığın](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1c%C4%B1l%C4%B1k) en önemli temsilcilerinden biridir. Aslen Arnavut olduğu ve Arnavut sorunlarıyla yakından ilgilendiği halde, Osmanlı devletinin modernleşerek güçlenmesini savunmuş, bunun için imparatorluğun ortak dili olan Türkçenin önemini vurgulamıştır. Türkçeyi incelemek, modernize etmek, geliştirmek ve öğretmek alanlarında, yalnız kendi çağında değil, tüm dönemlerde, Şemseddin Sami kadar emek vermiş kimse azdır.

*Kâmûs-ı Türki*, Osmanlı Türkçesini üç dilden oluşan bir karma sayan eski zihniyetten, bağımsız ve bütünlüklü bir dil olarak gören yeni anlayışa geçişte kilit bir merhaleyi temsil eder. Arapça ve Farsça kelimeler eski sözlüklerdeki gibi gelişigüzel aktarılmamış, güncel yazı dilinde kullanılma ve yaşayan bir unsur olma özelliklerine dikkat edilmiştir. Arapça ve Farsça sözcüklerin özgün anlamları değil, (geleneksel bakışta "bozuk" sayılsa da) güncel Türkçe kullanımdaki anlamları verilmiştir. Batı dillerinden alınan yeni kelimelere yer vermeye özen gösterilmiştir. En önemlisi, dilin bel kemiğini oluşturan "Türkçe" unsurunun yapısı ve etimolojisi üzerinde dikkatle durulmuştur. Şemseddin Sami, dilin sadeleşmesini ve Türkçeleşmesini savunmuş, bunun için gerekirse Türkçenin en eski kaynaklarına ve Doğu Türkçesine ([Çağatayca](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87a%C4%9Fatayca)) başvurulmasını önermiştir. Ayrıca Şemseddin Sami İslamiyet ile Sosyalizmi bağdaştıran Osmanlı aydınlarından biridir. Kendisine göre, komünizm lanetlenmeli fakat sosyalizm yüceltilmelidir. Çünkü Şemseddin Sami'ye göre insanlığın kurtuluşu sosyalizmdedir.

## Arnavut milliyetçiliği

Modern Arnavut milliyetçiliğinin (*Rilindja Kombëtare*) manifestosu sayılan *Arnavutluk Ne idi, Nedir, Ne Olacak* başlıklı kitapçık, Arnavut ulusal geleneğinde Şemseddin Sami Bey'e atfedilir. Bu esere dayanarak Sami Fraşırî, kardeşleri Naim ve Abdül ile birlikte, Arnavut ulusal düşüncesinin babası sayılır. Arnavutluk başkenti [Tiran](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tiran%2C_Arnavutluk)'ın ana meydanlarından birinde üç kardeşin anıtı bulunur.

Adı geçen kitapçık ilk kez 1899'da yazar adı olmaksızın Arnavutça, daha sonra Fransızca yayımlanmış, 1904'te Şemseddin Sami'nin ölümünden hemen sonra Sofya'da onun adıyla ve "Arnavutçadan harfiyen tercüme" olduğu kaydıyla Türkçe olarak basılmıştır. Türk tarihçileri genellikle bu eserin Şemseddin Sami'ye ait olduğunu kabul etmezler ve olayı, Şemseddin Sami'nin ününü ve prestijini kullanarak Arnavut milliyetçiliğine itibar kazandırma çabası olarak değerlendirirler. Şemseddin Sami'nin özellikle son yıllarında Türklük ve Osmanlılık konularına gösterdiği yoğun ilgi göz önüne alınırsa, bu görüşte doğruluk payı olduğu düşünülebilir. Buna karşılık Arnavutça eserlerde, Arnavutluk manifestosunun Şemseddin Sami'ye aitliği konusunda en ufak bir kuşku dile getirilmemektedir.

## İlk Türkçe (yerli) roman

Şemseddin Sami'nin **Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat** adlı romanı 1872 Kasım'ından itibaren Hadika gazetesinde tefrika edildi; 1873 yazında tamamlandı. (Yeni harflerle basımı Sedid Yüksel, Ankara 1964.) Talat ile Fitnat'ın aşkını anlatan roman, Türk edebiyat tarihine ilişkin birçok eserde "İlk Türkçe Roman" olarak değerlendirilir. Ancak bu doğru değildir. Bugüne dek ortaya çıkarılmış olan ilk Türkçe roman, [Vartan Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Vartan_Pa%C5%9Fa) (Hovsep Vartanyan) tarafından Türkçe olarak yazılıp Ermeni harfleriyle basılan [Akabi Hikayesi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Akabi_Hikayesi)'dir. 1851'de yayımlanan bu romanı 1991'de Andreas Tietze modern transkripsiyonla yayımlamıştır. (Eren Kitabevi, İstanbul.) 1851-1872 arasında da çok sayıda Ermenice harfli Türkçe roman yayımlandığı anlaşılmaktadır.

Şemseddin Sami'nin eserinin Türkçe yazıyla ilk Türkçe telif roman olup olmadığı yeterince aydınlatılmış bir konu değildir. Ancak popülerlik kazanan ilk Türkçe roman olduğu muhakkaktır.

## Eserleri

- **Roman**: [*Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Taa%C5%9F%C5%9Fuk-%C4%B1_Talat_ve_Fitnat)
- **İlk Türkçe Sözlük**: [*Kâmûs-ı Türkî*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kam%C3%BBs-%C4%B1_T%C3%BCrk%C3%AE)
- **Sözlük**: *Kâmûs-ı Fransevî*, *Kâmûs-ı Arabî*
- **Ansiklopedi:** [*Kâmûsü'l-A'lâm*](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2m%C3%BBs%C3%BC%27l-A%27l%C3%A2m)
- **Tiyatro**: Besa yahut Ahde Vefa, Gave, [*Seydî Yahya*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Seyd%C3%AE_Yahya)
- **Çeviri:** Sefiller, Robinson Crusoe
- **Makale:** Lisan-ı Türkî Makalesi

## Ayrıca bakınız

- [Mustafa Celâleddin Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mustafa_Cel%C3%A2leddin_Pa%C5%9Fa)

[^1]: K. Dursun, Türk Yazı Dillerinin Sözlükbilimi I: Osmanlı Türkçesi, Türkiyat Mecmuası 29, 2 (2019)
[^2]: Ertan, Veli. Ölümünün 78. Yılı Dolayısıyla Değerli İlim Adamlarımızdan Türkolog Şemseddin Sami. Milli Kültür, Haziran 1983. <https://core.ac.uk/download/pdf/45609837.pdf>
[^3]: Arşivlenmiş kopya. <http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/3200/278543.pdf?sequence=1&isAllowed=y>
[^4]: Levent, Agâh Sırrı. Şemsettin Sami. Ankara Üniversitesi Basımevi, 1969. <http://esgici.net/021_020/Semsettin%20Sami%20%20Agah%20Sirri%20Levend.pdf>
[^5]: Arşivlenmiş kopya. <http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/3200/278543.pdf?sequence=1&isAllowed=y>
[^6]: Levent, Agâh Sırrı. Şemsettin Sami. Ankara Üniversitesi Basımevi, 1969. <http://esgici.net/021_020/Semsettin%20Sami%20%20Agah%20Sirri%20Levend.pdf>
[^7]: Levent, Agâh Sırrı. Şemsettin Sami. Ankara Üniversitesi Basımevi, 1969. <http://esgici.net/021_020/Semsettin%20Sami%20%20Agah%20Sirri%20Levend.pdf>
[^8]: Levent, Agâh Sırrı. Şemsettin Sami. Ankara Üniversitesi Basımevi, 1969. <http://esgici.net/021_020/Semsettin%20Sami%20%20Agah%20Sirri%20Levend.pdf>
