# İlmiye

> Source: https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0lmiye
> Last updated: 2026-10-05
> License: CC BY-SA 4.0 (https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0/). Credit "Turkipedia contributors" and link to the source.
> Based on: İlmiye, https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0lmiye (CC-BY-SA-4.0)

![Soldan sağa doğru- Baş Çuhadar, padişahın giyeceklerini muhafaza edip taşıyan; Dersvekili, şeyhülislam namına ders okutan; Şeyhülislam, ulema sınıfının başı ve müftü; Vekayici, resmi tarih yazarı (vakanüvis)](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/1/1a/%C4%B0mam_-_Vanmour.jpg)
*Soldan sağa doğru- Baş Çuhadar, padişahın giyeceklerini muhafaza edip taşıyan; Dersvekili, şeyhülislam namına ders okutan; Şeyhülislam, ulema sınıfının başı ve müftü; Vekayici, resmi tarih yazarı (vakanüvis) (Jean-Baptiste Vanmour, CC-BY-SA-4.0)*

**İlmiye** ([Osmanlı Türkçesi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1ca): علمیە), [Osmanlı Devleti](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu)'ndeki başlıca dört enstitüden biri. Diğer üçü ise *seyfiye*, *mülkiye* ve [''kalemiye''dir](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kalemiye). Devlet kontrolünde örgütlü bir sınıf olan ve tepesinde [Şeyhülislam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeyh%C3%BClislam)'ın bulunduğu[^1] ilmiyenin başlıca görevleri dini eğitim ve [şeriat](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeriat)in doğru bir şekilde uygulanmasıdır.

Bu zümrenin görevleri adalet hizmetleri, eğitim ve yargı görevlerini kapsamaktadır. Osmanlı Devleti'nin ilk dönemlerinde ve Osmanlı'dan önceki [İslam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0slam) devletlerinde [şeyhülislam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeyh%C3%BClislam) resmi bir anlam ifade etmemiş, resmi kullanımı ilk olarak [II. Mehmet](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Mehmed) döneminde olmuştur. Zamanla üst düzey yöneticilerin istismarıyla bilimsel özelliğini yitirmiş ve bu sınıfın önde gelenlerinin çocukları iyi mevkiilere gelir olmuştur. Niteliklerine bakılmaksızın aile üyelerinin atanması sonucunda, [18. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/18._y%C3%BCzy%C4%B1l)da artık ilmiye sınıfı tüm reformlara karşı çıkan, kendini yenilemekten uzak, gelişen bilim ve hukuk konusunda çağının gerisinde bir konuma gelmiştir.

## Ehl-i şer' i

Ehl-i şer' i (أهل شرع); Osmanlılar'da askerî kelimesiyle ifade edilen ve Ehl-i şer'i ile ehl-i örf diye ikiye ayrılan yönetici zümreden kadılık, müftülük ve müderrislik gibi görevler yapan ilmiye ricâline verilen ad.

[Osmanlı Devleti](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu)'nde adalet hizmetleri, eğitim ve yargı görevlerini ifa eden zümredir. Üç önemli görevleri şunlardır;

- **Tedris (Öğretim);** [Muallim](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%96%C4%9Fretmen)den [müderris](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCderris)e eğitim öğretime bakan görevliler.
- **Kaza (Yargı);** [Kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1)ların [şeriat](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeriat)a göre yargılama ve karar verme görevi.
- **İfta;** [Müftü](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCft%C3%BC), [kazasker](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kazasker) ve [şeyh-ül islam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeyh%C3%BClislam)'ın ifa ettiği herhangi bir şeyin [şeriat](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeriat)a uygunluğu konusunda [fetva](https://turkipedia.org/tr/wiki/Fetva) verme görevidir.

## İslam devletlerinde ilmiye sınıfının ortaya çıkışı

[Kur'an](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kur%27an), [hadis](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hadis) ve [Arapça](https://turkipedia.org/tr/wiki/Arap%C3%A7a) öğretimi ilk zamanlardan itibaren [cami](https://turkipedia.org/tr/wiki/Cami)lerde yapılmaktaydı. Kuruluşundan itibaren camilerde ders halkaları teşekkül etmeye başlamıştır. Bu manada [cami](https://turkipedia.org/tr/wiki/Cami)lere ilk eğitim müesseseleri de denilebilir. [Müslüman](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCsl%C3%BCman)ların fethettikleri yerlerde inşa ettikleri camiler gerek ibadet merkezi gerekse eğitim kurumları olarak büyük hizmetlerde bulunmuşlardır. Zamanla [fıkıh](https://turkipedia.org/tr/wiki/F%C4%B1k%C4%B1h) ve [ilahiyat](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0lahiyat) alanlarındaki gelişmeler neticesinde bu konularla ilgili dersler de camilerde okutulmaya başlanmıştır. Bu ilgi dallarının hepsinin bir arada okutulduğu camiler olduğu gibi birinin veya birkaçının bir arada okutulduğu camiler de vardı. Camilerde islamî ve lisanî bilimler dışında aklî bilimler de okutulurdu. Meselâ El-Ezher Camisi'nde [tıp](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C4%B1p) okutulduğundan bahsedilmektedir. Ancak [felsefe](https://turkipedia.org/tr/wiki/Felsefe) camilere girememiştir. Bununla beraber [İspanya](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0spanya)'da okutulduğu ve yakalananların şiddetle cezalandırıldıkları bilinmektedir.[^2]

[Şii](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eiilik) mezhebine mensup olanlar *Darü'l İlim*leri kurarken, [Sünni](https://turkipedia.org/tr/wiki/S%C3%BCnnilik)ler de *medrese*leri kurmuştur. Sünniler, her dört sünni mezhebi için ayrı ayrı medreseler kurdukları gibi, bunlardan birkaçının bir arada olduğu medreseler de kurmuşlardır. İslam Eğitim Tarihinde ilk [medrese](https://turkipedia.org/tr/wiki/Medrese)nin nerede, ne zaman ve hangi şartlarda ortaya çıktığına dair kesin bir bilgi yoktur. Ancak medreselerin esas ortaya çıkış yerinin miladi [9. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/9._y%C3%BCzy%C4%B1l)ın sonlarına doğru [Horasan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Horasan) ve [Türkistan](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrkistan) bölgelerinin olduğu bilinmektedir. Bununla beraber şu ana kadar yapılan araştırmalar [İslam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0slam) dünyasındaki medreselerin her İslam ülkesinde farklı zamanlarda ve farklı şartlar altında doğduklarını da ortaya koymuştur. Medreseler, Türklerin İslam kültürüne kazandırmış oldukları genel öğretim müesseseleridir. [Fıkıh](https://turkipedia.org/tr/wiki/F%C4%B1k%C4%B1h) okutmak için kurulmuşlardır.[^3]

Orta Çağ İslâm dünyasındaki medreselerde, eğitim iki kısma ayrılırdı. Birinci kısımda [matematik](https://turkipedia.org/tr/wiki/Matematik), [astronomi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Astronomi), [geometri](https://turkipedia.org/tr/wiki/Geometri), [fizik](https://turkipedia.org/tr/wiki/Fizik), [tıp](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C4%B1p), [dil bilgisi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Dilbilgisi) ve [felsefe](https://turkipedia.org/tr/wiki/Felsefe) tahsil edilirken; ikincisinde [usûl](https://turkipedia.org/tr/wiki/F%C4%B1k%C4%B1h_us%C3%BBl%C3%BC), [fıkıh](https://turkipedia.org/tr/wiki/F%C4%B1k%C4%B1h), [hadis](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hadis), [tefsir](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tefsir), [kelam](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kel%C3%A2m) gibi dersler verilirdi. Medreselerdeki dersler konularına göre ihtisaslara ayrılırdı; Darül Hadis, Fıkıh, Tıp gibi. Bu medreselerden mezun olanlara, aldıkları eğitime göre meslek ruhsatı verilirdi. Hekimler ile cerrahların bu ruhsatı alabilmeleri için ayrı ayrı imtihanlardan geçmeleri gerekiyordu.[^4]

### İhtisaslaşma medreseleri

İslam dünyasında ihtisaslaşma için kurulmuş medreseler de görülmektedir. Bu tür medreseler genel olarak üç gruba ayrılabilir.

#### Darül Kurra

Hicri ikinci asrın başlarında, cami gibi yerlerde oluşturulan gruplarda [kıraat](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1raat) ilmi tahsil edilmeye başlanmıştır. Bu çalışmalar birçok eserin yazılmasına zemin hazırlamıştır. Bu eserler *Kurra Halkaları*, *Darül Kur'an*, *Darül Huffaz* ve *Darül Kurra****ların ders programını meydana getirmiştir. Bu yerlerde *****ilm-i kıraat***** tahsil edilmiştir. ***[***Anadolu Selçuklu***](https://turkipedia.org/tr/wiki/Anadolu_Sel%C3%A7uklu_Devleti)***'larından önce Şam'da, *****Darül Kur'an***** adı ile *****Şeyh İbn Ömer***** ve *****İbnü'l Münca***** medreseleri vardı. ***[***Anadolu Selçuklu***](https://turkipedia.org/tr/wiki/Anadolu_Sel%C3%A7uklu_Devleti)***ları ve ***[***Karamanoğulları***](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karamano%C4%9Fullar%C4%B1_Beyli%C4%9Fi)***'nda bu kurumlar *****Darül Huffaz***** adını aldı. Yine ***[***Karamanoğulları***](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karamano%C4%9Fullar%C4%B1_Beyli%C4%9Fi)*** ve ***[***Anadolu Selçuklu***](https://turkipedia.org/tr/wiki/Anadolu_Sel%C3%A7uklu_Devleti)***ları döneminde birçok *****Darül Huffaz***** medresesi kurulmuştur.***[^5]

#### Darül Hadis

Sadece [hadis](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hadis) öğrenmek için kurulmuş kurumların ortaya çıkması ve *Darül Hadis* adıyla anılmaları miladi takvime göre [12. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/12._y%C3%BCzy%C4%B1l)da başlamıştır. Bundan önce hadis öğrenimi *talebu'l ilm* denilen seyyah alimler tarafından yapılmaktaydı. Önceleri tahsili camilerde yapılan [hadis](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hadis) ilminin öğretimi için kurulan [medrese](https://turkipedia.org/tr/wiki/Medrese)lerin ilki [Halep](https://turkipedia.org/tr/wiki/Halep) [Atabey](https://turkipedia.org/tr/wiki/Atabey)i [Nureddin Zengi](https://turkipedia.org/tr/wiki/N%C3%BBreddin_Mahmud_Zeng%C3%AE) tarafından [Şam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eam)'da inşa ettirilmiştir. [Eyyubi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Eyy%C3%BBb%C3%AEler) sultanlarından [Kamil Nasıruddin Muhammed](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kamil_Nas%C4%B1ruddin_Muhammed)'in 1225 yılında [Kahire](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kahire)'de kurduğu *Darül Hadis* de ilk hadis enstitülerinden sayılmaktadır. Anadolu'da ilk defa [Anadolu Selçuklu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Anadolu_Sel%C3%A7uklu_Devleti)'ların veziri [Sahip Ata](https://turkipedia.org/tr/wiki/S%C3%A2hib_Ata) tarafından [13. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/13._y%C3%BCzy%C4%B1l)ın ikinci yarısında [Konya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Konya)'da yaptırılmıştır.[^6]

#### Darüt Tıb

Ana|Darüşşifa [Tıp](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C4%B1p) eğitimi ile tedavinin birlikte yürütüldüğü bu kurumlara zaman içinde *Darüt Tıb*, *Darüş Şifa*, *Darül Merza*, *Darül Afiye*, *Maristan* ve *Bimaristan* gibi adlar da verilmiştir. Bu kurumların ilk olarak teşkilatlanması [Emevi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Emev%C3%AEler) [Halife](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hil%C3%A2fet)si [I. Velid](https://turkipedia.org/tr/wiki/I._Vel%C3%AEd) tarafından 707'de [Şam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eam)'da gerçekleştirilmiştir.[^7]

## Selçuklu dönemi

[Anadolu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Anadolu)'nun fethini müteakip bir taraftan iskân hareketleri vuku bulurken diğer taraftan ele geçirilen veya yeni kurulan şehirlerde medreseler açılmaya başlamış ve böylece [13.](https://turkipedia.org/tr/wiki/13._y%C3%BCzy%C4%B1l) ve [14. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/14._y%C3%BCzy%C4%B1l)da Orta Anadolu kentlerinde [Selçuklu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sel%C3%A7uklu_Hanedan%C4%B1) ve [Karamanlı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Karamano%C4%9Fullar%C4%B1_Beyli%C4%9Fi) devlet adamlarınca çok sayıda [medrese](https://turkipedia.org/tr/wiki/Medrese) yaptırılmıştır.[^8]

[Selçuklu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sel%C3%A7uklu_Hanedan%C4%B1)lar dönemine baktığımızda yükseköğretim kurumu olarak, bir Türk-İslam kurumu olarak *medreseleri* görmekteyiz. Bu medreseler içerisinde [*Nizamiye Medreseleri*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Nizamiye_medresesi) ayrı bir öneme sahiptir. [Büyük Selçuklu İmparatorluğu](https://turkipedia.org/tr/wiki/B%C3%BCy%C3%BCk_Sel%C3%A7uklu_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu) Veziri [Nizamülmülk](https://turkipedia.org/tr/wiki/Niz%C3%A2m%C3%BClm%C3%BClk)'ün 1068 yılında [Bağdat](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ba%C4%9Fdat)'ta açmış olduğu "[*Nizamiye Medresesi*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Nizamiye_medresesi)" Türk yükseköğretim tarihinde yükseköğretim kurumu olarak önemli bir kurumdur. [Nizamülmülk](https://turkipedia.org/tr/wiki/Niz%C3%A2m%C3%BClm%C3%BClk) daha sonra [Belh](https://turkipedia.org/tr/wiki/Belh), [Herat](https://turkipedia.org/tr/wiki/Herat), [İsfahan](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0sfahan), [Basra](https://turkipedia.org/tr/wiki/Basra), [Merv](https://turkipedia.org/tr/wiki/Merv), [Musul](https://turkipedia.org/tr/wiki/Musul), Amul, Harcird, Buçenc, [Rey](https://turkipedia.org/tr/wiki/Rey) medreselerini yaptırmıştır. Nizamülmülk medreselerinin başlıca amaçları; din adamı yetiştirmek, yoksul ve yetenekli öğrencileri okutup topluma kazandırmak, imparatorluğun yönetimi için memur yetiştirmek ve devlet adamlarını eğitmektir. Nizamiye medreselerinin bir başka amacı da [Nizamülmülk](https://turkipedia.org/tr/wiki/Niz%C3%A2m%C3%BClm%C3%BClk)'ün de belirttiği gibi bilginleri bir görev ve maaşla medreselere bağlayıp denetim altında tutmak ve böylece devlete karşı gizli hareketlere katılmaları ihtimalini ortadan kaldırmaktır. [Nizamiye Medreseleri](https://turkipedia.org/tr/wiki/Nizamiye_medresesi) esas olarak [din](https://turkipedia.org/tr/wiki/Din), [hukuk](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hukuk), [dil](https://turkipedia.org/tr/wiki/Dil) ve müspet bilim öğretimi yapmışlardır.[^9][^10]

Bu dönemde medreseler devlet girişimi ve devlet parası ile yaptırılmıştır. "[*Nizamiye Medreseleri*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Nizamiye_medresesi)" adı genelde bu medreseleri anlatan bir ortak isimdir. [Nizamülmülk](https://turkipedia.org/tr/wiki/Niz%C3%A2m%C3%BClm%C3%BClk)'ün sağlığında kendinin kurdurduğu medreselerin hepsi ona bağlıydı, onun ölümünden sonra [Sultan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sultan) ve [Halife](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hil%C3%A2fet)'ye bağlanmıştır.[^11]

[Nizamiye medreseleri](https://turkipedia.org/tr/wiki/Nizamiye_medresesi), "*eğitimde şans ve fırsat eşitliği*" gerçekleştirmeye çalışmıştır. O zamanlar yükseköğretim maddî problemi olmayan, kolayca kitap satın alabilen ve çeşitli yerlerde araştırma yapabilenlerin görebildiği bir eğitimdi. Devlet, medreseleri "*yatılı ve burslu*" bir eğitim kuruluşu haline getirmekle öğretimde imkân ve fırsat eşitliğini sağlama çalışmalarına girişmiş oluyordu. Selçuklu medreseleri müderris-öğrenci ilişkilerinde bir yenilik getirmemişti ama "öğrenci statüsü"nde bazı yenilikler getirmişti. Bu yenilikle, medrese öğrencilerinin büyük bir kısmının yatılı olması ve bu arada medrese vakfından burs alabilmeleridir.[^12][^13]

Gerek [Selçuklu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sel%C3%A7uklu_Hanedan%C4%B1)lar, gerekse bunun arkasından gelen [Beylikler](https://turkipedia.org/tr/wiki/Anadolu_beylikleri) ve [İlhanlı](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0lhanl%C4%B1lar)lar zamanında [Anadolu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Anadolu)'da; [Zengiler](https://turkipedia.org/tr/wiki/Zeng%C3%AEler) ve [Eyyubiler](https://turkipedia.org/tr/wiki/Eyy%C3%BBb%C3%AEler) devrinde Suriye ve Irak'ta olmak üzere Selçuklu geleneğinde birçok medreseler kurulmuştur. Bu sadece [Anadolu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Anadolu)'da olmamış; ayrıca Selçukluların yıkılmasından sonra hakim oldukları topraklarda yeni kurulan devletlerin hepsi, egemen oldukları yörelerde Selçuklu medrese geleneğini devam ettirmişlerdir.[^14][^15]

## Osmanlı dönemi

[Osmanlı Devleti](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu)'nde ilmiye sınıfı, bahsedilen farklı alanlarda bulunan görevlilerin hepsi, [medrese](https://turkipedia.org/tr/wiki/Medrese)de eğitim görmektedir. Medreseler, ilmiye sınıfını oluşturacak olan bireylere; hoca, yargı organı ve din görevlisi türünden görevler yüklenebilecek biçimde bir eğitim vermektedir.[^16] İlmiye sınıfı, hiyerarşik bir teşkilat olarak örgütlenmiştir. Dar anlamda ilmiye teşkilatı; *tarik-i tedris* ve *tarik-i kaza****dan oluşturulmuş olup ***[***şeyhülislam***](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeyh%C3%BClislam)*** bu teşkilatın en yüksek mevkiinde bulunmuştur. Yargıçlık ve öğretim görevini örgütleyen ilmiye teşkilatı, aynı zamanda ***[***padişah***](https://turkipedia.org/tr/wiki/Padi%C5%9Fah)*** tarafından bahşedilen, ayrıcalık ve onur olarak da nitelenebilir. Ulema sınıfının özerkliği, ayrıcalığın sağlanmasıyla birlikte gelişmiştir. Bu sıkı hiyerarşi kurallara uygun atama ve terfi usulünü sağlamış, dolayısıyla ulema atamalarında dış yetkililerin müdahaleleri önlenmiştir. Ayrıca, ***[***kadı***](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1)***lar mahkeme harçlarını, ***[***müderris***](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCderris)***ler ise vakıf ücretini alma hakkını kazanıyordu.***[^17]

### Kuruluşu

Osmanlılarda medrese eğitimi ilk olarak [Orhan Bey](https://turkipedia.org/tr/wiki/Orhan_Gazi) zamanında başlamıştır.[^18] İhtisaslaşma ise ilk Dârül-Hadis medresesinin [13. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/13._y%C3%BCzy%C4%B1l)ın ikinci yarısında, [I. Murat](https://turkipedia.org/tr/wiki/I._Murad) zamanında [Çandarlı Hayrettin Paşa](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87andarl%C4%B1_Kara_Halil_Hayreddin_Pa%C5%9Fa) tarafından [İznik](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0znik)'te kurulması ile başlamıştır. Diğer bir ihtisas medresesi olan *Darüt Tıb* kurumları ise ilk olarak [Yıldırım Bayezid](https://turkipedia.org/tr/wiki/I._Bayezid) tarafından Bursa'da yapılmış olup inşası 1389 tarihinde tamamlanmıştır.[^19] Zamanla sayıları artmış ve [15. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/15._y%C3%BCzy%C4%B1l)da Edirne'deki *Darülhadis* en önde gelen medrese konumuna gelmiştir.

[Fatih Sultan Mehmet](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Mehmed) tarafından, [İstanbul'un fethi](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0stanbul%27un_Fethi)ni takiben, sekiz kilise medreseye çevrilmiş ve ilk defa bir fakültenin temeli atılmıştır. Bu sekiz medreseye [*Sahn-ı Seman*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sahn-%C4%B1_Seman_Medresesi) adı verilmiştir. Ayrıca bu medreselere öğrenci yetiştirmek amacıyla, *musıla-ı sahn* veya *tetimme* medreseleri adıyla anılan lise hükmünde okullar da kurulmuştur.

![Soldan sağa: Baş Muhzir, sadaret dairesi muhafızı; Mekke Kadısı, mekke baş hakimi; Rumeli Kazaskeri, rumelideki kadıların amiri; Nakib-ül-eşraf, peygamber soyundan olanların başı; İstanbul Kadısı, İstanbul baş hakimi](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/d/d8/Mekke_Kadisi.jpg)
*Soldan sağa: Baş Muhzir, sadaret dairesi muhafızı; Mekke Kadısı, mekke baş hakimi; Rumeli Kazaskeri, rumelideki kadıların amiri; Nakib-ül-eşraf, peygamber soyundan olanların başı; İstanbul Kadısı, İstanbul baş hakimi (Original uploader was Erk at tr.wikipedia, public-domain)*

[*Sahn-ı Seman*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sahn-%C4%B1_Seman_Medresesi)***da ***[***Hukuk***](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hukuk)***, ***[***İlahiyat***](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0lahiyat)*** ve ***[***Edebiyat***](https://turkipedia.org/tr/wiki/Edebiyat)*** fakülteleri bulunmaktaydı. Bununla beraber öğrenciler önceki tahsillerinde fen ilimleri de gördüklerinden, öğrenciler fen bilgilerine de vakıftılar. ***[***Kanuni Sultan Süleyman***](https://turkipedia.org/tr/wiki/I._S%C3%BCleyman)*** zamanında fen bilimlerine mahsus adam yetiştirmek amacıyla yeni okullar yapılması öngörülmüş ve bunların inşası 1550 yılında başlayıp 1556 yılında tamamlanmıştır. Bu okullar; dört medrese, bir Darülhadis ve bir ***[***Tıp***](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C4%B1p)*** medresesidir. Dört medrese doğrudan doğruya ***[***matematik***](https://turkipedia.org/tr/wiki/Matematik)*** (riyaziye) eğitimi için yapılmıştır. Bu okullara girmek isteyenler *****musıla-ı süleymaniye***** adı verilen okullara gider, sonra *****sahn-ı süleymaniye***** adı verilen bu okullara girerdi. Böylece İstanbul'da ilk Dârü'l-Hadis medresesi kurulmuştur. Ayrıca Kanuni, kendisinin yaptırmış olduğu bu Dârü'l-Hadis medresesini, medrese sisteminin en üst derecesine yerleştirmiştir.***[^20][^21]

### Hiyerarşik yapısı

[Osmanlı Devleti](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu)'nin ilk dönemlerinde ve Osmanlı'dan önceki İslam devletlerinde [şeyhülislam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeyh%C3%BClislam) kavramı bir *tazim lafzı* olarak kullanılmış ve resmi bir anlam ifade etmemiştir. [Şeyhülislam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeyh%C3%BClislam)lık unvanı ilk olarak [Fatih Sultan Mehmet](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Mehmed) devrinde kullanılmış ve; [Fatih Kanunnamesi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Fatih_Kanunn%C3%A2mesi)'nde "*Şeyhülislam ulemanın reisidir*" kuralı yer almıştır. Fatih döneminden önce "*başkent müftüsü*" olarak bilinen kimseler [fetva](https://turkipedia.org/tr/wiki/Fetva) vermekle görevlendirildikleri halde, şeyhülislam olarak anılmamışlardır. Daha sonraları ise, şeyhülislamlık kurumu resmi bir boyut kazanmış ve [şeyhülislam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeyh%C3%BClislam) başkanlığında dinsel-yönetsel bir yapılanmaya gidilmiştir.[^22][^23] Fatih'ten önce ilmiye teşkilatının en yüksek derecesi [kazasker](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kazasker)lik olarak kabul edilmekteydi.

Osmanlılarda devletin sembolü olarak görülen [kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1); kadı olarak görevlendirildiği andan itibaren hukukçu olarak nitelendirilebiliyordu. Fethedilen bir yerde kadının çalışmaya başlaması, o yerin Osmanlı egemenliğine girdiğinin en önemli kanıtı sayılıyordu. 1326 yılından itibaren kadıların [şeriat](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeriat) adına hüküm verdikleri görüşü iyice yerleşmiş, işlerine müdahale edilemeyeceği kuralı benimsenmişti. Bu dönemde devletin üst düzey görevlilerinin önemli bir kısmının [kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1)lık mesleğinden gelenlerden olduğunu görüyoruz.[^24]

### Öğretim metodu

Osmanlı Devleti'nde medreselerde kullanılan öğretim metodu dedüktif karakterde idi. Bu metodun esasını meseleleri naslara ve otoritelere dayandırmak teşkil etmektedir. Bu dedüktif metot, ilk zamanlarda ezberi esas almıştır. İlk önce [Kur'an](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kur%27an)'ı ezberlemek ve mümkün olduğu kadar çok sayıda [hadis](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hadis) öğrenmek gerekiyordu. Bir müddet sonra imla metodu gelişmeye başlamıştır. Buna göre talebeler ders esnasında hocanın karşısında halkalar halinde oturarak dersi takip etmekte ve gerektiği yerlerde not tutmaktaydılar. Bu not tutma yöntemi [Kur'an](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kur%27an) dersleri hariç hemen hemen bütün derslerde uygulanmaktaydı. Zamanla imla metodunun yanında şerh ve izah metodu da gelişmeye başlamıştır. Medreselerde okutulan kitapların nüshalarının çoğalması ve bunların öğrencilerin eline geçmesinden sonra yavaş yavaş imla metodu terk edilmeye başlanmıştır. Bundan sonra metni bir öğrenci yükse sesle okuyor, hoca da gerekli izahlarda bulunuyordu ve metin üzerinde düzeltmeler yapıyordu. Ayrıca hoca, kendisinin yapmış olduğu izahları talebelere yazdırıyordu. [Müderris](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCderris)ler, kimi zaman okuttukları derslerden herhangi bir bahis üzerine talebelerine münazaralar yaptırırlar ve neticede iki taraf arasında hakem olup mütalâalarını söylerlerdi.

Medreselerde soru-cevap metodu da kullanılmaktaydı. Hoca öğrencilere soru sorup cevabını beklediği gibi, öğrenciler de belirli bir nizama göre hocaya soru sorabilirlerdi. Yani derslerde takrir ve karşılıkla konuşmaya yer verilirdi. Belirli günlerde halka açık toplantılar da düzenlenirdi. Medreselerde her ne kadar kendi binalarında ders yapılıyorduysa da camilerde de sık sık ders yapılır ve bu dersi herkes izleyebilirdi. "*Ders-i âmm*" denen meşhur hocalar kent ve kasabaların büyük camilerinde *cami dersleri* adıyla herkese açık olarak dersler verirlerdi. Cemaat hocanın etrafında halka olur, anlatılanları dinlerdi. Bu derslerin düzenli izleyicileri bulunmaktaydı. İkindi namazından sonra daha sık yapıldıkları için *ikindi dersleri* de denilmekteydi. Osmanlı medreselerinde dersler kolaydan (*muhtasar*dan) zora (*mufassal*a) doğru bir seviyede okutulurdu.

Medreselerdeki öğretim metodu, daha sonraları müşahede, tecrübe, tetkîk ve tenkide yer vermeyen; sadece [ayet](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ayet)lerin, [hadis](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hadis)lerin veya diğer metinlerin [Aristo](https://turkipedia.org/tr/wiki/Aristoteles) mantığına göre şerh ve tefsirine inhisar eden bir metot halini almıştır. Manadan ziyade lafza kıymet veren, yazı öğretimine yer vermeyen skolastik bir nitelik halini kazanmıştır. [Müderris](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCderris)ler, [felsefî](https://turkipedia.org/tr/wiki/Felsefe) ve [kelam](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kel%C3%A2m)î meselelere çözüm bulmak ve tartışmak yerine, bu konuları eski bilgilerle geçiştirmeyi tercih etmişlerdir. Böylece medreselerde amaç; düşünen, araştıran ve sorgulayan insan yetiştirmek olmaktan çıkmış, sadece mevcut bilgilerle yetinen, sorgulamayan hazırla yetinen insan modeli yetiştirmek şekline dönüşmüştür. Bu kısır döngü talebenin zihninin gereksiz bilgilerle dolmasına, dolayısıyla öğrenci boyutunda zaman kaybının oluşmasına yol açmıştır.[^25]

### Özelliklerinin bozulması

![Soldan sağa: Kazasker, kadıların amiri ve hükümet azası; Kaptan Paşa, deniz kuvvetleri başkumandanı; Çuhadar, vezir saraylarında dış hizmet erbabından](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/7/7b/Kazaskier-Captan-Pacha-Tschokadar.jpg)
*Soldan sağa: Kazasker, kadıların amiri ve hükümet azası; Kaptan Paşa, deniz kuvvetleri başkumandanı; Çuhadar, vezir saraylarında dış hizmet erbabından (Brindesi, Jean -- Artist; Bour, Charles, 1814-1881 -- Lithographer, public-domain)*

Özellikle [İstanbul'un alınışı](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0stanbul%27un_Fethi) ve devlet merkezi olarak seçilmesinden sonra açılan yüksek dereceli medreseler, zamanla gelişerek devletin yönetici ve aydın kitlesini yetiştirecek bir düzeye erişmişse de [16. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/16._y%C3%BCzy%C4%B1l)ın sonundan itibaren medrese öğretimi kuruluş ve yükseliş devrindeki dinamikliğini yitirmeye başlamıştır.[^26]

[Kanuni Sultan Süleyman](https://turkipedia.org/tr/wiki/I._S%C3%BCleyman) döneminde, padişahın bazı kişileri alt kademelerde müderrislik yapmadan üst kademelere ataması, ilmiye mensupları arasındaki bozulmanın başlangıç noktaları olmuştur. [Hocazadeler](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hocazadeler), [Fenarizadeler](https://turkipedia.org/tr/wiki/Fenarizadeler) gibi bazı ulema soyları ortaya çıkmıştır. Bu durumu meşrulaştırmak için "*Hocazadeler Kanunu*" gibi resmî destekler sağlanmıştır. Bu tür bozulmalar daha sonra [II. Selim](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Selim), [III. Murad](https://turkipedia.org/tr/wiki/III._Murad) ve [III. Mehmet](https://turkipedia.org/tr/wiki/III._Mehmed) dönemlerinde çoğalmış; [16. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/16._y%C3%BCzy%C4%B1l) sonlarında ise hem medrese öğretimi hem de ilmiye sınıfı tamamen bir kargaşanın içine düşmüştür. Birçok "*mevali gözdeler*" soylarının adından faydalanarak kısa zamanda üst rütbelere yükselmişlerdir. İltimas ve rüşvetle pek çok kişi [kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1)lık ve [müderris](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCderris)lik görevlerine atanmışlardır. Bu şekilde müderris olanlar [medrese](https://turkipedia.org/tr/wiki/Medrese)de ders vermemeye başlamışlardır. Ayda bir kere bile medreseye varmayan müderrisler türemiştir. Bunlar medreseye varsalar ders dinleyecek öğrenci bulamamışlar; öğrenci bulsalar ders verecek bilgiden yoksun olmuşlardır. [Hocazadeler](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hocazadeler)e, büluğ çağına geldiğinde "*Dâhil elli*" derecesinde medreselerde [müderris](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCderris)likler, [Müftüzadeler](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCft%C3%BCzadeler)e "*Hariç*", [Kadıasker](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kazasker) oğullarına "*ibtidai kırklı*", İstanbul [kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1)larının oğullarına da "*yirmibeşli*", "*otuzlu*" derecesindeki medreselerde [müderris](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCderris)lik verilmesi adet olmuştur.[^27]

Bu sistem içinde [17. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/17._y%C3%BCzy%C4%B1l) ortalarına kadar pek çok değerli kadılar, hâkimler ve hukuk bilginleri yetişmiş ise de; [medrese](https://turkipedia.org/tr/wiki/Medrese)de uygulanan öğretim yöntemlerinin gelişmelere uyum sağlayamaması, bilakis gerilemesi ve devletin gücünün günden güne azalması nedeniyle, tüm kurumlarda olduğu gibi bu alanda da çöküş başlamıştır. [Kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1) atamalarında, [müderris](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCderris)lik unvanı ve mülâzımlık belgesi verilmesinde uyulması gereken kurallara uyulmamaya başlanmış; daha çok aile üyeleri atanmaya başlanmıştır.[^28] Bu uygulamanın ilk örneklerinden biri; [16. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/16._y%C3%BCzy%C4%B1l)'da [Hoca Sadettin Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Hoca_S%C3%A2deddin_Efendi)'nin yaptığı atamalardır. Hoca Sadettin Efendi'nin büyük oğlu Mehmed Efendi henüz oldukça gençken [Mekke](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mekke) [Kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1)sı ve hemen ardından [İstanbul](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C4%B0stanbul) [Kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1)sı tayin edildi. İki ay kadar sonra da Anadolu [Kazasker](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kazasker)i oldu; bu tarihte 29 yaşında idi. Diğer oğlu Esad Efendi medreseden birdenbire Edirne Kadılığına geçti ve arkasında İstanbul'a [kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1) oldu, henüz 25 yaşında idi.[^29] Medreselerde bu tarihten sonra ilmi hürriyet kalkmış, iltimas ve siyaset karışmaya başlamıştır. Önceleri medresede yükselmek için gerekli bilimsel yeterlilik aranırken, [16. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/16._y%C3%BCzy%C4%B1l)dan sonra, bilimsel yetki arka plana düşürülerek, kayırmacılık ön plana geçmiştir.[^30]

Tarihsel süreç içerisinde [müderris](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCderris)liğe tayin olunacak *mülazimler*, mülazim olduktan 7 yıl sonra "*Rüus*" sınavına girer, başarılı olanlara "*Ders-i Âmlık*" payesi ve *İptidâ-i Hâriç* medreselerde öğretim yapma yetkisini verecek olan "*İstanbul Rüûsu*" denilen bir diploma verilirdi. Göreve en düşük seviyedeki [medrese](https://turkipedia.org/tr/wiki/Medrese)den başlayan müderrisler, zamanla kademe kademe yükselerek daha üst dereceli medreselere kadar çıkabilirlerdi. Oysa 1592 yılından itibaren müderrislik görevi bir rütbe haline getirilmiş; müderrislik payesi, yüksek dereceli ulemanın çocuklarına daha küçük yaşlardan itibaren verilmeye başlanmıştır. Böylece, ilmî hiyerarşiye uyulmaksızın terfi, ilerleme, ölçme ve değerlendirme yapılması gibi olaylara sıkça rastlanır olunmuştur.[^31]

Rüşvet ve iltimasın alabildiğine arttığı bir toplumda, bilginin ve faziletin hiçbir ayırıcı ve üstün özelliği kalmamıştır. Bu ortamda [medrese](https://turkipedia.org/tr/wiki/Medrese)lerin öğretim programları alabildiğine karışmış; [16. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/16._y%C3%BCzy%C4%B1l)ın ilk yarısında 2-3 yıl olarak belirlenen öğretim süreleri, aynı yüzyılın ikinci yarısında bir yıl, altı ay, üç ay gibi giderek azalmıştır. Doğal olarak bu kısalan süre içinde uygulanması öngörülen ders programı da giderek küçültülmüştür. Üstelik bazı dersler hakkındaki tutum da değişmiş; [Fatih Sultan Mehmed](https://turkipedia.org/tr/wiki/II._Mehmed) zamanında "*kânün üzere şugl oluna*" diye okutulması yasalaştırılan bazı kitaplar ("*Şerh-i Mevâkıf*", "*Haşiye-i Tecrîd*"), "*bu dersler felsefiyattır*" denilerek daha sonraki dönemlerde "*Hidaye*", "*Ekmel*" gibi biraz daha az felsefî olan kitaplarla değiştirilmiş, daha sonra bunlar da ortadan kaldırılmış; medrese [felsefî](https://turkipedia.org/tr/wiki/Felsefe) ve müspet ilimlere düşman bir kurum haline getirilmiştir.[^32] Bu atamalarla hakiki alimler geri planda kalmış; [şeyhülislam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeyh%C3%BClislam), [kazasker](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kazasker), [padişah](https://turkipedia.org/tr/wiki/Padi%C5%9Fah) hocası gibi önde gelenlerin çocukları iyi mevkiilere gelir olmuştur. [18. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/18._y%C3%BCzy%C4%B1l)daki bazı büyük ilmiye ailelerinin hakimiyeti, ilmiye teşkilatının niteliklerinden meydana gelmiştir. Niteliklerine bakılmaksızın aile üyelerinin atanması sonucunda, [18. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/18._y%C3%BCzy%C4%B1l)da artık ilmiye sınıfı tüm reformlara karşı çıkan, kendini yenilemekten uzak, gelişen bilim ve hukuk konusunda çağının gerisinde bir konuma gelmiştir.

[15.](https://turkipedia.org/tr/wiki/15._y%C3%BCzy%C4%B1l) ve [16. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/16._y%C3%BCzy%C4%B1l)larda Batı, bilimde yeni dallar ve yöntemlerle büyük gelişmeler gösterirken; [17. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/17._y%C3%BCzy%C4%B1l) başlarından itibaren [Osmanlı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu)'da müspet ve deneysel bilimlerin öğretim programlarından çıkarıldığı görülmektedir. [Kâtip Çelebi](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C3%A2tip_%C3%87elebi)'nin "*Keşfü'z-zünun*" adlı eseri, [Osmanlı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu)lar döneminde yazılan eserlerin açıklamalı bir dökümünü vermektedir. [17. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/17._y%C3%BCzy%C4%B1l)da yazılan bu esere göre, eserlerin %95'i [tasavvuf](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tasavvuf), [din](https://turkipedia.org/tr/wiki/Din), [tarih](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tarih) ve [edebiyat](https://turkipedia.org/tr/wiki/Edebiyat)a; sadece %5'i müspet bilimlere aittir. [16. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/16._y%C3%BCzy%C4%B1l) sonlarına kadar [astronomi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Astronomi)de [Kadızâde Rümî](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1z%C3%A2de-i_R%C3%BBm%C3%AE) ve [Takiyeddin Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Takiy%C3%BCddin) gibi büyük alimler sayesinde bilgi düzeyi çok düşmese de [17. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/17._y%C3%BCzy%C4%B1l)da böyle bilimadamları da bulunmadığından büyük bir gerileme olmuştur. [Coğrafya](https://turkipedia.org/tr/wiki/Co%C4%9Frafya) alanında da denizciler dolayısıyla önceleri çağdaş bir bilgi görülse de [17. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/17._y%C3%BCzy%C4%B1l)da bu bilimin de yüzüstü bırakılmıştır. Bu gerileme bütün alanlarda görülmüştür. Öyle ki, 17. yüzyılda [mimari](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mimarl%C4%B1k) bile yabancıların eline geçmiştir.[^33]

[17. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/17._y%C3%BCzy%C4%B1l)daki din yorumlaması da [medrese](https://turkipedia.org/tr/wiki/Medrese) programları üzerinde etkileyici olmuştur. [16. yüzyıl](https://turkipedia.org/tr/wiki/16._y%C3%BCzy%C4%B1l) sonlarında [Birgivî Mehmet Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Birgiv%C3%AE_Mehmet_Efendi), toplumdaki [din](https://turkipedia.org/tr/wiki/Din) ve [mezhep](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mezhep) sürtüşmelerini kaldırmak için "*Tarikat-ı Muhammediye*" adlı bir eser yazmıştır. Bu eser, geniş düşüncenin yerine şüphe ve tereddütün geçmesinde etkili olmuştur. Bu kitap dinen yasak olan bir sürü hareket belirlemiştir. Bu eserde bilimler de "[*mubah*](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BCbah)" ve "[*merdûd*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Wikt%3Amerd%C3%BBd)" (redd) ilimler diye ikiye ayrılmış; [kelam](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kel%C3%A2m), [astroloji](https://turkipedia.org/tr/wiki/Astroloji) ve birçok tabiat bilimleri ikinci sınıfa sokulmuştur. Birgivî'nin bu görüşü, daha sonraki yıllarda "[Kadızâdeler](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1z%C3%A2deler)" tarafından savunulmuştur. Dini konularda yorumlara açık görüşü savunanlara da "[Sivasizâdeler](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sivasiz%C3%A2deler)" denmiştir. Daha sonra [Ayasofya Camii](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ayasofya)nde vaazlar veren [Üstüvanî Mehmet Efendi](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%9Cst%C3%BCvan%C3%AE_Mehmed) de bir Risale yazarak, dinen yasak hareketler çerçevesini daha da genişletmiştir. Bunların açtıkları çığırda medrese programları giderek kısırlaşmıştır.[^34]

### Reformlar

Geleneksel medrese eğitiminden "ilk kopuş" [Osmanlı donanması](https://turkipedia.org/tr/wiki/Osmanl%C4%B1_donanmas%C4%B1)nın Ege kıyısında Çeşme'de Rus donanması'nca yok edilmesinin ardından Sultan [III. Mustafa](https://turkipedia.org/tr/wiki/III._Mustafa)'nın 1773'te İstanbul'da "[*Mühendishane-i Berri-i Hümayun*](https://turkipedia.org/tr/wiki/M%C3%BChendishane-i_Berr%C3%AE-i_H%C3%BCm%C3%A2y%C3%BBn)"'un kurulmasıyla gerçekleşti. Bu yükseköğretim kurumlarında çok önemli bir değişimin başlangıcıdır. Ayrıca [III. Selim](https://turkipedia.org/tr/wiki/III._Selim)'in 1795'teki [ferman](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ferman)ı, öğretim elemanlarının atanmaları için tam zamanlı çalışma, akademik ilerlemelerde yayın ve sınav gereklerini de içine alan usul ve esasları ayrıntılı olarak belirtiyordu.[^35] Medresenin yanında yeni eğitim kurumları kurulması sonucunda eğitimde ikilik olmuş; bu durum Cumhuriyet dönemine kadar devam etmiştir.

Yeniliklerin gerisinde kalan medreselerin reformuna ise ilk olarak 1826 yılında başlanmıştır. Bu yıl *Eski Ağa Kapısı*, [Şeyhülislam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeyh%C3%BClislam) dairesine *(Bab-i Fetva)* çevrilmiştir. Böylece, daha önce kendi konaklarında görev yapan [Şeyhülislam](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C5%9Eeyh%C3%BClislam), [Kazasker](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kazasker) ve İstanbul [Kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1)sı, bu yıldan itibaren resmi ofiste çalışmaya başlamıştır. Resmi ofislerin kuruluşundan sonra buralarda hizmet eden kâtipler, resmi memur sıfatını almıştır. 1855 yılında *Tevcihat-i Menasib-i Kaza Nizamnamesi* ve *Nuvvab hakkında Nizamname* ilan edilmiştir. Böylece [kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1)lık unvanının verilmesinde bir düzen kurulmuştur. Ancak yine aynı düzenlemeler ile [kadı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kad%C4%B1)lık mevkisinin eski yetkisi kalmamıştır. [Naib](https://turkipedia.org/tr/wiki/Naib)lik ise kadılığın yerine fiili şer'i hakimliğe çevrilmiştir. 1854 yılında *Mu'allimhane-i Nuvvab (Mekteb-i Nuvvab)* ve sonra *Meclis-i Intihab-i Hukkamu's-şer' (Şer'i Hakimler Seçim Meclisi)* kurulup [naib](https://turkipedia.org/tr/wiki/Naib)lerin seçim usulu düzenlenmiştir. Şer'i mahkemenin yargı usulu de çeşitli talimatnameler ile düzenlenmiştir. Naiblik teşkilatının yanında yeni yargı sistemi *(Mahakim-i nizamiye teşkilatı)* kurulduğundan [naib](https://turkipedia.org/tr/wiki/Naib)in yetkisi azalmıştır. 1888 tarihli *İrade-i Seniye****de; şer'i ve nizami mahkemelerin görevlerinin ayrılması belirlenmiştir. Bu yasa ile, şer'i mahkemelere sadece evlenme, miras ve vakıfla ilgili idare ve yargılama yetkileri bırakılmıştır.***[^36]

### Darülfünun'un kurulması

Ana|Darülfünun Osmanlı'da [üniversite](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%9Cniversite)nin karşılığı sayılabilecek kurum olan [darülfünun](https://turkipedia.org/tr/wiki/D%C3%A2r%C3%BClf%C3%BCn%C3%BBn)dur. Darülfünun açılmasına 1845 yılında açılmasına karar verildiyse de buna artık bozulan medrese tarafından karşı çıkılmıştır. Bu nedenle açılış 18 yıl gecikmiştir. 1863, 1870 ve 1874'te açılan darülfünunlar kısa süre sonra kapanmışlardır. Kapanmanın arkasında hep medrese baskısı olmuştur. Kesintisiz darülfünun ancak 1900 yılında kurulabilmiştir.[^37]

[Cumhuriyetin kuruluşundan](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrkiye%27de_cumhuriyetin_ilan%C4%B1) sonra İsviçre'den [Prof. Albert Malche](https://turkipedia.org/tr/wiki/Albert_Malche) [Türkiye](https://turkipedia.org/tr/wiki/T%C3%BCrkiye)'ye davet edilerek mevcut Darülfünun ile ilgili incelemeler yapması istenmiştir. Prof. Malche, [Darülfünun](https://turkipedia.org/tr/wiki/D%C3%A2r%C3%BClf%C3%BCn%C3%BBn)da incelemeler yapmış ve sonunda 95 sayfalık "*İstanbul Darülfünunu Hakkında Rapor*"unu hazırlamıştır. Darülfünunun genel eleştirisini yaparken temelde şunu söylemiştir: "*Esas sorun şudur; bilim nakil yolu ile değil, yaratıcı düşünceyi ortaya çıkarıcı şekilde olmalıdır. Darülfünun bilimsel zihniyeti yaratmaktan sorumludur ve bunun dışında kurtuluş yoktur.*" Malche'nin raporunda Darülfünuna ait temel sorunların bazıları şunlardır; "*Öğretim üyeleri ders kitabı yazmıyor. Konusunda yenilikleri izlemiyor ve ders içerikleri değişmiyor. Zamanlarının çoğunu akçalı işleri nedeni ile darülfünun dışında geçiriyorlar. Bilimsel araştırma yapılmıyor. Sonraki kuşaklar için bilimsel kadro oluşturacak ortam yaratılmıyor. Toplumdan soyutlanmış ve ülkenin doğal ve toplumsal sorunlarına karşı ilgisiz.*".[^38] En sonunda bu eksiklikleri giderebilmek amacıyla *1933 Darülfünun devrimi* yapılmıştır. Bu yasayla [darülfünun](https://turkipedia.org/tr/wiki/D%C3%A2r%C3%BClf%C3%BCn%C3%BBn) lağvedilmiş ve yerine aynı gün [üniversite](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%9Cniversite) kurulmuştur.[^39][^40]

## Türkiye Cumhuriyeti dönemi

[Medrese](https://turkipedia.org/tr/wiki/Medrese)ler çağın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kaldığından, 3 Mart 1924 tarih ve 430 sayılı [*Tevhid-i Tedrisat Kanunu*](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tevh%C3%AEd-i_Tedr%C3%AEs%C3%A2t_Kanunu)***nun birinci maddesi olan "*****Türkiye dahilindeki bütün müessesât-ı ilmiye ve tedrisiye Maarif Vekâleti'ne merbuttur*****" ifadesi ile ***[***Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı***](https://turkipedia.org/tr/wiki/Mill%C3%AE_E%C4%9Fitim_Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1_%28T%C3%BCrkiye%29)***'na bağlanmış ve zamanın Millî Eğitim Bakanı Vasıf Bey de 13 Mart 1924 tarihli genelgesiyle medreseler üzerindeki tasarruf hakkını kullanarak medreseleri kapatmıştır.***[^41]

[^1]: Ottoman Ulema, Turkish Republic: Agents of Change and Guardians of Tradition sf 4. <http://books.google.co.uk/books?id=D1xfDfgPJr8C&printsec=frontcover&dq=Ulema&hl=en&sa=X&ei=prtrVNuvNcGvadONgNAL&ved=0CCoQ6AEwAQ#v=onepage&q=Ulema&f=false>
[^2]: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şanal. Osmanlı Devleti'nde Medreselere Ders Programları, Öğretim Metodu, Ölçme ve Değerlendirme, Öğretimde İhtisaslaşma Bakımından Genel Bir Bakış. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 14 Yıl : 2003/1 (149-168 s.). Tam metin <http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_14/14_sanal.pdf>
[^3]: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şanal. Osmanlı Devleti'nde Medreselere Ders Programları, Öğretim Metodu, Ölçme ve Değerlendirme, Öğretimde İhtisaslaşma Bakımından Genel Bir Bakış. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 14 Yıl : 2003/1 (149-168 s.). Tam metin <http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_14/14_sanal.pdf>
[^4]: Dr. Abdullah Kaya. Selçuklular Dönemi Sivas'ta İlmi Hayat ve İlim Adamları (The scientific life and scientists in the period of Seljukians in Sivas.) Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi (The Journal Of International Social Research) Volume 1/2 Winter 2008. Tam metin <http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt1/sayi2/sayi2pdf/kaya_abdullah.pdf>
[^5]: Mefail Hızlı. Kuruluşundan Osmanlılara kadar medreseler. T.C Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Sayı:2, Cilt:2, Yıl:2; 1987. s.273-281. Tam metin <http://kutuphane.uludag.edu.tr/Univder/PDF/ilh/1987-2(2)/M28.pdf>
[^6]: Mefail Hızlı. Kuruluşundan Osmanlılara kadar medreseler. T.C Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Sayı:2, Cilt:2, Yıl:2; 1987. s.273-281. Tam metin <http://kutuphane.uludag.edu.tr/Univder/PDF/ilh/1987-2(2)/M28.pdf>
[^7]: Mefail Hızlı. Kuruluşundan Osmanlılara kadar medreseler. T.C Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Sayı:2, Cilt:2, Yıl:2; 1987. s.273-281. Tam metin <http://kutuphane.uludag.edu.tr/Univder/PDF/ilh/1987-2(2)/M28.pdf>
[^8]: Hüseyin Muşmal. XVIII. ve XIX. Yüzyıllarda Beyşehir Kenti'nde Bulunan Müesseseler ve Vakıfları (Institutions and Vaqifs in Beysehir Town in the XVIII. And XIX Centuries). Türkiyat Araştırmaları Dergisi Tam metin <http://www.turkiyat.selcuk.edu.tr/pdfdergi/s19/huseyinmusmal.pdf>
[^9]: Ali Rıza ERDEM. Üniversitelerimizin Bilim Tarihimizdeki Yeri. Bilim, Eğitim ve Düşünce Dergisi. Ocak 2005, Cilt 5, Sayı 1. Tam metin <http://www.universite-toplum.org/pdf/235.pdf>
[^10]: Prof. Dr. Mustafa ERGÜN. Türk Eğitim Tarihi: İslâmiyetten sonraki Türk eğitim tarihi. Tam metin <http://www.egitim.aku.edu.tr/tet02.htm>
[^11]: Prof. Dr. Mustafa ERGÜN. Türk Eğitim Tarihi: İslâmiyetten sonraki Türk eğitim tarihi. Tam metin <http://www.egitim.aku.edu.tr/tet02.htm>
[^12]: Ali Rıza ERDEM. Üniversitelerimizin Bilim Tarihimizdeki Yeri. Bilim, Eğitim ve Düşünce Dergisi. Ocak 2005, Cilt 5, Sayı 1. Tam metin <http://www.universite-toplum.org/pdf/235.pdf>
[^13]: Prof. Dr. Mustafa ERGÜN. Türk Eğitim Tarihi: İslâmiyetten sonraki Türk eğitim tarihi. Tam metin <http://www.egitim.aku.edu.tr/tet02.htm>
[^14]: Mefail Hızlı. Kuruluşundan Osmanlılara kadar medreseler. T.C Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Sayı:2, Cilt:2, Yıl:2; 1987. s.273-281. Tam metin <http://kutuphane.uludag.edu.tr/Univder/PDF/ilh/1987-2(2)/M28.pdf>
[^15]: Prof. Dr. Mustafa ERGÜN. Türk Eğitim Tarihi: İslâmiyetten sonraki Türk eğitim tarihi. Tam metin <http://www.egitim.aku.edu.tr/tet02.htm>
[^16]: Vahap Sağ. Toplumsal Değişim ve Eğitim Üzerine Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Mayıs 2003 Cilt: 27 No:1 11-25. Tam metin <http://www.cumhuriyet.edu.tr/edergi/makale/79.pdf>
[^17]: Akiba Jun. Son Devir Osmanlı İlmiye Teşkilatında Reform, 1826-1914 Annals of Japan Association for Middle East Studies, No.13(19980331) pp. 185-214. <http://ci.nii.ac.jp/naid/110004854283/>
[^18]: İsmail Hakkı Uzunçarşılı. Büyük Osmanlı Tarihi, Cilt II. Türk Tarih Kurumu Yayınları, 7. baskı. s. 583-590. ISBN 975-6945-11-7 ISBN 975-6945-13-3
[^19]: Mefail Hızlı. Kuruluşundan Osmanlılara kadar medreseler. T.C Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Sayı:2, Cilt:2, Yıl:2; 1987. s.273-281. Tam metin <http://kutuphane.uludag.edu.tr/Univder/PDF/ilh/1987-2(2)/M28.pdf>
[^20]: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şanal. Osmanlı Devleti'nde Medreselere Ders Programları, Öğretim Metodu, Ölçme ve Değerlendirme, Öğretimde İhtisaslaşma Bakımından Genel Bir Bakış. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 14 Yıl : 2003/1 (149-168 s.). Tam metin <http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_14/14_sanal.pdf>
[^21]: İsmail Hakkı Uzunçarşılı. Büyük Osmanlı Tarihi, Cilt II. Türk Tarih Kurumu Yayınları, 7. baskı. s. 583-590. ISBN 975-6945-11-7 ISBN 975-6945-13-3
[^22]: Ercan Türk, Dünden Bugüne Milli Eğitim Bakanlığı Kuruluş ve Tarihsel Süreç. Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi, Ekim 2003, Yıl: 4, Sayı: 44 Tam metin <http://yayim.meb.gov.tr/dergiler/sayi44/turk.htm>
[^23]: Dr. M. Cengiz Yıldız, Dinsel Bürokrasinin Türkiye'deki Serüvenine Kısa Bir Bakış; Din Görevlilerinin Sorunları ve Beklentileri Üzerine Sosyolojik Bir Araştırma: Elazığ Uygulaması (Basılmamış Doktora Tezi), Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Anabilim Dalı, Elazığ, 1999 adlı çalışmanın I. Bölümünün bazı alt başlıklarından yararlanılması ve içeriğinin zenginleştirilmesiyle oluşturulmuştur Tam metin <http://www.akader.info/KHUKA/7_2000_ekim/dinsel_burokrasi.htm>
[^24]: Prof. Dr. Ramazan Arslan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı. 70. yıldönümü açılış konuşması. http://auhf.ankara.edu.tr/dergiler/auhfd-arsiv/AUHF-1995-44-01-04/AUHF-1995-44-01-04-Arslan.pdf <http://auhf.ankara.edu.tr/dergiler/auhfd-arsiv/AUHF-1995-44-01-04/AUHF-1995-44-01-04-Arslan.pdf>
[^25]: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şanal. Osmanlı Devleti'nde Medreselere Ders Programları, Öğretim Metodu, Ölçme ve Değerlendirme, Öğretimde İhtisaslaşma Bakımından Genel Bir Bakış. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 14 Yıl : 2003/1 (149-168 s.). Tam metin <http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_14/14_sanal.pdf>
[^26]: Hüseyin Muşmal. XVIII. ve XIX. Yüzyıllarda Beyşehir Kenti'nde Bulunan Müesseseler ve Vakıfları (Institutions and Vaqifs in Beysehir Town in the XVIII. And XIX Centuries). Türkiyat Araştırmaları Dergisi Tam metin <http://www.turkiyat.selcuk.edu.tr/pdfdergi/s19/huseyinmusmal.pdf>
[^27]: Prof. Dr. Mustafa ERGÜN. Türk Eğitim Tarihi: İslâmiyetten sonraki Türk eğitim tarihi. Tam metin <http://www.egitim.aku.edu.tr/tet02.htm>
[^28]: Prof. Dr. Ramazan Arslan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı. 70. yıldönümü açılış konuşması. http://auhf.ankara.edu.tr/dergiler/auhfd-arsiv/AUHF-1995-44-01-04/AUHF-1995-44-01-04-Arslan.pdf <http://auhf.ankara.edu.tr/dergiler/auhfd-arsiv/AUHF-1995-44-01-04/AUHF-1995-44-01-04-Arslan.pdf>
[^29]: İsmail Hakkı Uzunçarşılı. Büyük Osmanlı Tarihi, Cilt II. Türk Tarih Kurumu Yayınları, 7. baskı. s. 583-590. ISBN 975-6945-11-7 ISBN 975-6945-13-3
[^30]: Vahap Sağ. Toplumsal Değişim ve Eğitim Üzerine Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Mayıs 2003 Cilt: 27 No:1 11-25. Tam metin <http://www.cumhuriyet.edu.tr/edergi/makale/79.pdf>
[^31]: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şanal. Osmanlı Devleti'nde Medreselere Ders Programları, Öğretim Metodu, Ölçme ve Değerlendirme, Öğretimde İhtisaslaşma Bakımından Genel Bir Bakış. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 14 Yıl : 2003/1 (149-168 s.). Tam metin <http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_14/14_sanal.pdf>
[^32]: Prof. Dr. Mustafa ERGÜN. Türk Eğitim Tarihi: İslâmiyetten sonraki Türk eğitim tarihi. Tam metin <http://www.egitim.aku.edu.tr/tet02.htm>
[^33]: Prof. Dr. Mustafa ERGÜN. Türk Eğitim Tarihi: İslâmiyetten sonraki Türk eğitim tarihi. Tam metin <http://www.egitim.aku.edu.tr/tet02.htm>
[^34]: Prof. Dr. Mustafa ERGÜN. Türk Eğitim Tarihi: İslâmiyetten sonraki Türk eğitim tarihi. Tam metin <http://www.egitim.aku.edu.tr/tet02.htm>
[^35]: Ali Rıza ERDEM. Üniversitelerimizin Bilim Tarihimizdeki Yeri. Bilim, Eğitim ve Düşünce Dergisi. Ocak 2005, Cilt 5, Sayı 1. Tam metin <http://www.universite-toplum.org/pdf/235.pdf>
[^36]: Akiba Jun. Son Devir Osmanlı İlmiye Teşkilatında Reform, 1826-1914 Annals of Japan Association for Middle East Studies, No.13(19980331) pp. 185-214. <http://ci.nii.ac.jp/naid/110004854283/>
[^37]: Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu. İstanbul Üniversitesi'nin Kuruluşu Üniversite ve Toplum 9.2003 Tam metin <http://www.universite-toplum.org/pdf/pdf.php?id=144>
[^38]: Cumhur Ertekin. Cumhuriyet Döneminde Üniversite, Bilim ve Etik. Anadolu Kardiyol Derg 2008; 8: 236-40. Tam metin <http://www.anakarder.com/eng/sayilar/44/236-240.pdf>
[^39]: Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu. İstanbul Üniversitesi'nin Kuruluşu Üniversite ve Toplum 9.2003 Tam metin <http://www.universite-toplum.org/pdf/pdf.php?id=144>
[^40]: Cumhur Ertekin. Cumhuriyet Döneminde Üniversite, Bilim ve Etik. Anadolu Kardiyol Derg 2008; 8: 236-40. Tam metin <http://www.anakarder.com/eng/sayilar/44/236-240.pdf>
[^41]: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şanal. Osmanlı Devleti'nde Medreselere Ders Programları, Öğretim Metodu, Ölçme ve Değerlendirme, Öğretimde İhtisaslaşma Bakımından Genel Bir Bakış. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 14 Yıl : 2003/1 (149-168 s.). Tam metin <http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_14/14_sanal.pdf>
