# Çıtak

> Source: https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87%C4%B1tak
> Last updated: 2026-10-05
> License: CC BY-SA 4.0 (https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0/). Credit "Turkipedia contributors" and link to the source.
> Based on: Çıtak, https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87%C4%B1tak (CC-BY-SA-4.0)

**Çıtak**, [Evliyâ Çelebi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Evliya_%C3%87elebi)'nin eseri [Seyahatnâme](https://turkipedia.org/tr/wiki/Seyahatn%C3%A2me_%28Evliya_%C3%87elebi%29)'de nakledildiğine göre, [Bulgaristan](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bulgaristan)'ın [Tuna](https://turkipedia.org/tr/wiki/Tuna) boylarında yaşayan bir Türk boyuydu. Çıtak Türkleri, [Orhan Gazi](https://turkipedia.org/tr/wiki/Orhan_Gazi)'nin oğlu [Süleyman Gazi](https://turkipedia.org/tr/wiki/S%C3%BCleyman_Pa%C5%9Fa_%28Orhan_Gazi%27nin_o%C4%9Flu%29)'nin ordusundaki Türk askerlerin zamanla Tuna boylarındaki [Bulgarlar](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bulgarlar) ve [Ulahlar](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ulahlar) ile karışıp kaynaşmasından ortaya çıktı. Çıtak Türkçesinde kullanılan bazı kelimeler ve ibâreler şunlardı: Alatla! (Acele et!), Kavra! (Getir!), Çoğaç (Güneş), Ocak getir! (Ateş getir!), hışır (kavun), hışırka (karpuz), alaf (saman), kalayık (câriye), defke (kız), börk (kalpak), çalma (sarık), baytal (at), Tahırla! (Bekle!), Ocak kavra! (Ateş getir!), Baytalı akıt! (Atı sula!), Selâm ayıttım! (Selâmün aleyküm).[^1]

## Anadolu'da

Çıtak sözcüğü özellikle [Bolu](https://turkipedia.org/tr/wiki/Bolu) [Seben](https://turkipedia.org/tr/wiki/Seben) ve [Kıbrıscık](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1br%C4%B1sc%C4%B1k)lı kimseler ile, [Ankara](https://turkipedia.org/tr/wiki/Ankara) [Kızılcahamam](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1z%C4%B1lcahamam), [Çubuk](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87ubuk%2C_Ankara) ve geçmişte Kızılcahamam'a bağlı Çay (bugünkü Çamlıdere) köylerinden olan kimselere verilen isimdir. Bunlardan Bolu çevresinden [çoban](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87oban) veya kışlak olarak geldikleri, yani hayvanları ile kışı çıkarıp karşılığında arâzisinde kaldığı ağanın koyunlarını keçilerini ücretsiz güdüp bakımını yapan, yazın tekrar köyüne dönen kışlakların, ertesi yıl geri döndüğü Beypazarı, Ayaş, Gölbaşı, Polatlı, Haymana köylerine dönüşte getirdikleri [katran](https://turkipedia.org/tr/wiki/Katran), [çıra](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87%C4%B1ra), [tokaç](https://turkipedia.org/tr/wiki/Toka%C3%A7), [oklava](https://turkipedia.org/tr/wiki/Oklava), [yaslahaç](https://turkipedia.org/tr/wiki/Yaslaha%C3%A7), ahşap su kabı, ağaç, alet edevat sapı ve [değnek](https://turkipedia.org/tr/wiki/De%C4%9Fnek), [çomak](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87omak) getirip satmasından yola çıkarak geçimini ormandan ağaç kesimi yapıp sağlayan kimselere Çıtak denir.

Geçmişte [Yabanâbad](https://turkipedia.org/tr/wiki/Yaban%C3%A2bad) olarak anılan Kızılcahamam ve çevre köylerinin [Oğuz Türkleri](https://turkipedia.org/tr/wiki/O%C4%9Fuzlar)nin değişik boyları [Malazgirt](https://turkipedia.org/tr/wiki/Malazgirt_Meydan_Muharebesi) sonrasında [Selçuklu Hanedanı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Sel%C3%A7uklu_Hanedan%C4%B1) beraberin de yerleşen [Peçenek](https://turkipedia.org/tr/wiki/Pe%C3%A7enekler), [Kayı](https://turkipedia.org/tr/wiki/Kay%C4%B1_boyu), [Yüreğil](https://turkipedia.org/tr/wiki/Y%C3%BCre%C4%9Fil), [Kıpçak](https://turkipedia.org/tr/wiki/K%C4%B1p%C3%A7aklar), [Çiğil](https://turkipedia.org/tr/wiki/%C3%87i%C4%9Fil)ler ile Çıtakların da bu çevreye yerleştiği rivayet edilir.

Bir başka rivayette kadınlarının beyaz baş örtüsü giymesi sebebi ile "çiti ak" dendiği, bunun zamanla "çıtak" kelimesine dönüştüğü de söylenmektedir. Kızılcahamam'ın Çıtak adında bir köyü vardır. Berçin Çatak köyünün ve Çatak Dağı'nın adlarındaki "Çatak" da zamanla değişime uğrayan Çıtak isminden gelmektedir. Çıtaklar'ın bir Balkan halkı olan Çitaklar ile hiçbir alakaları yoktur.

[^1]: Evliya Çelebi; Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnamesi; 3. Kitap, 2. Cilt, s. 441; hazırlayanlar, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı; Yapı Kredi Yayınları; 3. Baskı, İstanbul:Haziran 2012; ISBN 978-975-08-1101-1
